Life After Fighting

Life After Fighting

Laadige alla Turkish subtiiter

Väljalaske info

Life After Fighting 2024 1080p AMZN WEBRip 1400MB DD5 1 x264-GalaxyRG
Kommenteerib Takaya
@TakayaSubs

Sildid

webdl
Avaldatud: 2024-07-16
Allalaadimised: 101
Kuulmispuudega: No
FPS: 23.976

Turkish subtiitrite eelvaade

Esimesed 200 rida.

Şimdi sıradaki teknik.

Sol yumruk, sol kroşe, dairesel tekme. Çapraz, dairesel tekme, geri kanca tekme.

Haydi, elle dövüş.

Elle dövüş. Haydi!

Haydi!

O boğaz sıkma kasıtlı değildi, Michael.

Biliyorum, hocam.

Rakibe yenilmek normaldir.

Ama pes etmek veya korkuna yenilmek değildir.

Devam etmek için hep bir nedenin olsun.

- Tamam? - Tamam, hocam.

Devam!

Hey, bu hafta şimdiden dört yeni üyemiz oldu.

- Çocuk, yetişkin? - Üç çocuk, bir yetişkin.

- Çok iyi. - Evet.

Bir de Arrio Gomez var.

Sürekli arayıp duruyor.

Cidden dövüşmek istiyor seninle.

Sosyal medya hesaplarımıza yükleniyor sürekli. Gel, şuna bak.

Şu an Avustralya'da aslında. Konferanslar veriyor.

Alex asla yenilmemeliydi.

O son maçı bilerek kaybettiği bile söyleniyor.

Emekli oldu çünkü benim yükselişimi gördü...

ve beni yenemeyeceğini biliyordu. Korktu.

Hayranları onu efsane olarak görüyor ve...

gerçek şampiyonun ben olduğumu görmezden geliyorlar. Tabii onu yenersem başka.

Benimle son bir maça çıkmaya yanaşmıyor.

O bir korkak.

Yanıt verdin, değil mi?

Profesyonelce hallettim.

Açıkçası ona haddini bildirdiğini görmek için evimi ipotek bile ettirirdim.

Ben yazmazdım öyle bir şey.

Arrio sağlam biri ve ben artık eskisi kadar iyi değilim.

Seninle seans yapan eğitmenler öyle demiyor ama!

Ayrıca müsabakaları çok erken bıraktın.

Merhaba.

Merhaba.

Oğlumu kursa yazdırmak istiyordum.

Merhaba. Evet, yapalım tabii.

Ama ben sizi Alex Hoca'ya yönlendireyim. Okulun sahibidir.

Ben kızımı alacağım da.

- Sonra görüşürüz. - Görüşürüz.

- Alex Hoca? - Lütfen. Alex diyebilirsin.

Ben Samantha. Bu da Terry.

Terry! Demek dövüş eğitimi almak istiyorsun?

- Kaç yaşındasın? - Beş.

- Vay, 25 yaş için biraz bodursun. - Hayır, beş.

Pardon, 35! Tamamdır.

- Oğlan çok akıllı. - Evet, fena değildir.

Terry'ye uygun iki programımız var.

Çocuk tekvandosu ve Brezilya jiujitsusu.

- Ki daha çok güreş şeklindedir. - Tamam.

Yapalım!

Tamam mı?

Yetişkin kurslarınız vardır mutlaka ama özel ders de veriyor musunuz?

Evet, veriyoruz.

Mükemmel!

- İyi misin? - Evet.

- İyi aşama kaydediyorsun. - Birazcık.

Ben toparlanayım, sen de üstünü değiştirirsin.

Tamam.

- Evet, tabii ki. - Tamam.

Hemen bakıyorum.

- Beraberiz. - Terry'nin babası. Eski eşim.

Terry'nin ödemesini o yapacak.

- Hey. - Hey.

Niye terlisin sen?

- Niye terlisin? - Ben de kurstaydım çünkü.

Ne kursu? Başka öğrenci yok ortalıkta.

Özel dersti.

Çocuklarını yeni kaydettiren tüm anne babalara verdiğimiz bir şey.

- Sen de almak ister misin? - Yok lan!

Ben çok yaptım dövüş sporu. Epey oldu ama hâlâ bilirim.

Ne bilirsin tam olarak?

Arkadaşlar var, onlar çok ilgilenir.

Ben sadece bahçede kum torbası yumrukluyorum.

Bahçede antrenman en güzeli.

Terry'nin kaydını tamamlayalım mı?

Evet, lütfen.

Güzel.

Üyelik ve ödeme formumuz.

Violet! Gel buraya! Yumruk! Balta tekme!

Tamam. Hazır! Haydi bakalım!

İyi misin?

Tamam.

Çok gerginsin.

Biraz gevşemeni istiyorum.

Hafif ol, hızlı ol.

Gergin olmak seni yavaşlatır. Baştan başlayalım.

Evet! Çok daha iyi.

Aferin sana. Evet, aferin.

Bir daha, bir daha! Güzel.

- İyi misin? - İyiyim, hocam.

Çok iyi.

Tamam.

O tekmeleri dimdik yapman gerek.

Öyle rastgele tekme olmaz, tamam?

Peki, devam.

Arkanı dön. Eller havada.

Güzel. Üç adım ileri.

- Eyvah! Tüh. - İyi misin?

Evet, kendi terimde kaydım.

"Sakın düşme gülerim" deseydim keşke.

Peki! Deseydin keşke.

Sen peki? Bu akşam planın var mı?

- Terry'yleyiz işte. - Güzel.

Oldu o zaman. Pazartesi Terry'nin dersinde görüşürüz.

- Evet, görüşürüz. - Peki.

Aslında nasılsa akşam bir şey yapmıyorsun...

belki beraber yemek yeriz.

Samantha. Çok isterdim ama...

prensip gereği velilerle okul dışında görüşmüyorum.

Evet, tabii ki. Çok iyi anlıyorum.

- Başka koşullarda olsaydı... - Sorun değil, gerçekten.

- Pazartesi görüşürüz o zaman? - Evet. Pazartesi görüşürüz.

Samantha.

Özür dilerim.

Yemek teklifin hâlâ geçerliyse size katılmayı çok isterim.

Emin misin?

Aramızda bir tuhaflık olsun istemezdim. Bilsem sormazdım.

Yemeğe çıkmak isterim, eğer senin için de uygunsa.

Olur, uygun ne kelime!

Toplamda beş omurga ameliyatı oldum. Omuzdan iki operasyon.

Bacakta metal plaka ve dokuz vida.

Son maçımı kaybettim, ünvanım gitti.

Doktorlar artık emekli ol dediler.

Ben de artık bıraktım hepsini.

Tek önceliğim okul oldu.

- Özlüyor musun? - Müsabakaları mı?

Evet. Evet, bazen.

Ama en çok hocalığı seviyorum ve hâlâ devam edebiliyorum.

Hocalığı seviyorsun, belli.

Evet, seviyorum.

Öğrencilerin gelişimini izlemeyi seviyorum, özellikle çocukların.

Buyurun. Başka bir isteğiniz var mı?

- Hayır, bu kadar yeterli. - Peki.

- Teşekkürler. - Afiyet olsun.

Ee...

- Terry Victor'la oğlunuz? - Evet.

- Ayrı mısınız, boşandınız mı? - Boşandık, üç yıl oluyor.

Neden bana daha yeniymiş gibi geldi?

Victor pek kabullenemedi.

Çok sinir bozucu olabiliyor.

Ben geçmişi geride bıraktım. Onun da böyle yapması gerek.

Geride bırakmana sevindim.

- Biraz tuhaf görünüyor. - Fark etmedim bile.

Merhaba!

Oğlumun üyeliğini iptal ettirmek istiyorum.

Terry'ninki mi?

Nedenini sorabilir miyim?

Şu hıyar yüzünden.

Herif karıma halleniyor.

- Anlamadım? - Pardon?

İkisini restorandan çıkarken gördüm.

Herif karıma çakıyor.

Geldiğin için teşekkürler, Victor. Biz hemen hallederiz.

Öyle kolay olmaz.

Bence de gitmelisin artık.

İstersen dışarıda tartışabiliriz.

Ama gitmen gerek. Hemen.

Ha içeride ha dışarıda! Ne fark eder ki?

Aman kameralarda görünmesin?

Tartışma dedim, yani konuşabiliriz.

Tesisin dışında kamera yok.

Şimdi mümkünse...

Tamam.

Haydi konuşalım.

Bak...

Birazdan öğrenciler ve veliler gelmeye başlayacak.

Ne yani, insanlar aile yıktığını bilmesinler mi istiyorsun?

Biliyorum kızgınsın, Victor.

Ama en iyisi gitmen. Başka zaman konuşuruz.

Yapma!

Bir daha sizi burada görmek istemiyorum. Anladın mı?

Sanki nefesimi kesiyor gibi geliyor.

Ne kadar kendimi ondan koparmak için uğraşsam da...

o beni...

bir türlü bırakmıyor.

Biraz ağır kaçabilir ama...

belki de uzaklaştırma kararı için polise başvurmalısın.

Çıkarttım zaten.

Niye rahat bırakmıyor o zaman seni?

Çünkü yasal kararları takmıyor.

Ne yapabilirim ki?

Oğlumun babası için polisi mi arayayım?

Tutuklatayım mı onu?

Onu durdurmak istiyorsan belki de yapmalısın.

Ben...

Victor konusunda gerçekten dikkatli olmam gerekiyor.

Hep fiziki şiddet uygulayan partnerden uzaklaşın derler ya...

Bana psikolojik olarak yaptıkları...

bin kat beterdi.

- Özür dilerim. - Dileme. Gel buraya.

Son müsabakamdan bir hafta önce...

kısır olduğumu öğrendim.

Omurga ameliyatlarım neden olmuştu.

İşte o son maça çıkarken...

kafam yerinde değildi.

Aslında ben...

o son maçı kaybetmedim.

Life After Fighting subtitles in other languages

Kommentaarid

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left