Alien: Earth

Alien: Earth

Laadige alla Turkish subtiiter

Hooaeg 1

Väljalaske info

Alien Earth S01E01-02 1080p WEB H264-SuccessfulCrab
Kommenteerib pitiko
Süreler: (1) 01:03:50 (2) 55:11 [NTb, FENiX uyumlu)

Sildid

webdl
Avaldatud: 2025-08-14
Allalaadimised: 157
Kuulmispuudega: No
FPS: 23.976

Turkish subtiitrite eelvaade

Esimesed 200 rida.

Hadi be.

Hey.

Düşen bir gemide kim ameliyat yapar ki?

Gemi düşünce öldüklerini sanmıyorum.

Yüzlerine bak.

Boğulmaya benziyor.

Ya da kabinin basıncı düşmüş olabilir.

Birden içine hava yerine uzay çekmiş.

Hayır, bak dudakları mavi.

Bir tür zehir.

Sindirim sisteminde yabancı cisimler vardı.

Vaka kodu var. 1562.

Artık gitmiş gibi görünüyor.

Tamam, hadi.

Biz arama kurtarma ekibiyiz.

Bırak da adli tıp Agatha Christie'lik yapsın.

Arama kurtarma!

Rashidi.

Kod 1562, yabancı cisimler…

Evet, öyle dedin.

Durum kötü.

Nasıl kötü?

Yabancı derken ne demek istiyorsun?

Uzaylı.

Gün gittikçe güzelleşiyor.

Yukarı mı aşağı mı?

Şef aşağı inmemizi söyledi, aşağı iniyoruz.

Gidelim.

Hey.

Wendy'yi çok seviyorum çünkü onu hiç sahip olmadığım

bir abla gibi görüyorum.

PRODIGY "NEVERLAND" ARAŞTIRMA ADASI

Herkesin çok nazik olduğunu biliyorum ve tüm çocukları seviyorum.

Artık hasta olmamak için sabırsızlanıyorum.

Çok kötü.

Gerçekten nefret ediyorum.

Çok akıllı ve zeki olmak için sabırsızlanıyorum.

Her sorunu çözebilirim.

Heyecanlıyım.

Korkuyorum ama bu…

Bence buna değecek.

Ne potansiyel ama.

Çocuklar için hep öyle derler.

Ne olabilirler diye.

Başarıdan bahsediyorsun.

Ama bu, biri olmakla ilgili.

Gelebilecekleri en iyi duruma gelmelerini öğretmek.

Evet.

Yapay zekâ konusunda en büyük korku

harika bir makine yapmamız

ve sonra o makinenin daha da zeki bir makine yapması falan.

Ta ki biz yok olana kadar.

Burada seninle benim yaptığım şey

insan potansiyelini uçurmak.

Makineler her şeyi mahvetmeden önce ne kuracaklarını göreceğiz.

Bu bir zekâ yarışı.

Ama insan olarak kalmazlarsa ne kazanmış olacağız?

Ciddiyim.

Kimsenin mümkün olabileceğini düşünmediği bir şey yaptık.

Ölüme sona verdik.

Şimdi yaşam kalitelerini yükseltmeliyiz

yoksa tek yaptığımız şey tüketicileri ölümsüz kılmak olur.

Mesele para değil.

İnsanlar hep trilyonerlerin derdi para sanıyor.

Ya da ego.

Ama asıl istediğim ne, biliyor musun?

Benden daha zeki biriyle konuşmak.

Sağ ol.

Evet, zekisin.

Sadece daha zeki değilsin.

Ya Kirsh?

Kirsh bilgi konusunda zeki.

Tüm büyük filozofların fikirleriyle verileri karşılaştırıyor

ama bu bilgelik değil.

Hayatımda bir kez olsun dağın zirvesine tırmanıp

aklımı başımdan alan biriyle tartışmak istiyorum.

Sence o kişi çocuklar mı?

Belki de.

En azından Wendy'ye

beyin olarak bir süper bilgisayar verip

paranın sağlayabileceği en iyi dehalardan eğitim almasını sağlayarak

nihayet ilginç bir sohbet edebileceğimi umuyorum.

Cidden uzay gemisi mi düştü?

Orada cesetler olacak mı?

Bunu…

Bunu düşünme.

Sen ne düşünüyorsun?

Bu bir sır.

Tamam mı?

Bir abim var.

Şehirde çalışıyor. Sağlıkçı, yani doktor gibi.

Ve işinde de çok iyi.

Şu anda aşağıda hayat kurtarıyor

ama ya…

Yani bizim gibi değil Slightly. Üstün değil.

Kırılabilir, kanayabilir ve yanabilir. Ve ben onun kalmasını sağladım.

O yüzden onu bulacağım.

Babam Mumbai'de grip oldu ve öldü.

Onu bir odun yığınında yaktık. Çok kutsal bir şeydir.

Ama her gece ya ölmediyse diye endişeleniyorum.

Yine de onu yaktık.

Hazır olun.

Giyinin.

Merak etme. Onu bulacağız.

- Kimi? - Abisini. Aşağıda doktor.

Sırdı.

Atlamamız gerekecek.

Hadi lan.

Si, hadi.

Bak şimdi.

Siberian!

- Sakın beni düşürme. - Yakaladım seni.

Hermit.

Hey! Çabuk ol!

Hermit. Tamam.

Eyvah.

Ben Hermit. Cevap ver.

Ben Prodigy Sağlık Görevlisi Hermit. Cevap ver.

Destek istiyorum.

Güneydeki asansördeyim. Yukarı çıkıyorum.

Serbest kalmış bir yaratık var. Yaklaşık iki buçuk metre boyunda.

Zırhlı.

Beni duyan var mı?

Hay sıçayım.

Tamam.

Sıradaki numara 21801.

BİR GÜN ÖNCE

Prodigy Sağlık Görevlisi Hermit,

lütfen bugünkü ziyaret sebebini söyle.

İlettiğim istifa dilekçesinin takibi için geldim.

Lütfen bekle Prodigy Sağlık Görevlisi Hermit.

Birim talebini gözden geçiriyor.

Dosyana göre sözleşmenin bitmesine yedi ay kalmış.

Evet.

Özel izin istiyorum çünkü…

Çünkü babama tıp fakültesine döneceğime söz verdim.

Baba: Frank J. Hermit. Geçen yıl 16 Ocak'ta öldü.

Evet, o en son hayatta kalan…

Uzun hikâye.

Konuşabileceğim bir kişi yok mu? İnsan falan?

Bak, iki kez yaralandım ve…

Onu her gün izliyor. Bazen günde iki üç kez.

Hayatıma devam etmeliyim.

Sözümü tutmalıyım.

Sence ona erişim vermek hata mıydı?

Benden beklenenleri…

Bence dikkatini dağıtıyor.

Onu rahatlatıyor.

Bu adam kayırma.

Benim için bir yer açıldı. Bak? Okulda, Mars'ta tıp fakültesi.

Bana burs verdiler

ama dersler gelecek ay başlıyor, yani…

Ben sonuncuyum, tamam mı?

Bunu şimdi yapmalıyım.

Şimdi yapmalıyım.

Biraz insaflı ol.

Ya da gazabımla yüzleş.

Erik gaz yapıyorsa yeme!

Ne dedin sen?

Az önce…

Az önce ne oldu?

Bir şekilde kodu değiştirmiş.

O… Bunu biliyor muyduk?

Ona bu yeteneği biz mi verdik?

İki taraftan da ayarlarını ve veri akışını izleyebilmemiz için

Prodigy ağına bağlı ama onun böyle bir şey yapacağı hiç aklımıza…

Ne dedin sen?

Sen az önce…

Teşekkürler Prodigy Sağlık Görevlisi Hermit. Talebin reddedildi.

Kontratının kalan süresini bu konumda tamamlayacaksın.

Verimli günler dilerim.

Sesi duyuyor musun?

Neyi?

Vızıltı gibi.

Albay Nagg. Kriz müdahale ekibi.

Kirsh. Bilim insanı…

Bu taraftan.

Yüz katlı bir kule. Yerin üstünde 80, altında 20 kat.

İletişim hâlâ kesik.

Hasar raporu gelmeye devam ediyor.

Yakıt boruları ve yangınlar beni endişelendiriyor.

Gemideki yakıt kaynağından da endişeliyim. Dengesiz.

Cephane güvende değil.

Radyasyondan hiç bahsetmeyeyim.

Üç saat önce şehirden destek sözü verilmişti

ama sadece siz yediniz geldiniz.

Kurucunun emrine istinaden gelen özel bir ekibiz.

Ne gibi bir emir?

Bunu bilmene gerek yok.

Hey.

Şef.

- Ne yapıyor? - Birliğinde sağlıkçı var mı? Hermit?

Rashidi'nin ekibinde. Rapor vermediler.

Benjamin Rashidi, 32 yaşında, çavuş.

Ne yapıyor?

Bu kaçıncı kat?

Kaçıncı kat bu?

Altmış beş.

Wendy? Wendy.

Slightly,

Kommentaarid

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left