Esimesed 194 rida.
Dış İşleri Bakanı iken
Thomas Jefferson'nın Angelville hakkında
"Kalbinize kazınıp, ayrılamayacağınız bir yer" dediği söylenir.
Şimdi, şurada, hediye mağazası var.
YILLAR ÖNCE
İşe yaradığını nasıl anlayacağım?
Teşekkür ederim.
Hazır mısınız? Nasıl geçti?
Bu gerçekten başarılı bir ayık kalma büyüsü gibi görünüyor.
Hadi, temizleyip, biraz temiz hava alalım.
Onu tavsiye etmekte haklıydın. İnanılmaz biri.
Teşekkürler Meclis Üyesi. Yardım edebildiğime sevindim.
Dışarı buradan çıkabilirsiniz.
Sıra kocan ve sende. Libido büyüsü için mi buradasın?
Harika. Sadece bir dakika verin sonra Madam L'Angelle sizi görecek.
Geri istiyorum.
Bana yardım et. Lütfen.
Yapamam. Üzgünüm.
Yardım et...
Sallanıyor, ama düşüyor da.
TC, lanet olsun, nasıl dışarı çıktı?
Üzgünüm Bayan Christina.
Bu ev üzgünümlerle ayakta durmuyor.
Şimdi, onu al ve biri görmeden diğerlerinin yanına geri koy.
Ayrıca Bayan Marie'nin ofisinin temizlenmesi gerekiyor.
Merhaba. Kaybolmuş olmalısınız.
Selam, çiftlik turunu arıyoruz.
O dışarıda başlıyor. Yol boyunca. Biri size gösterecektir.
Teşekkürler. Gerçi bu küçük,
satılıp, götürüleceği konusunda biraz endişeli.
Merak etme.
Annen yanında olduğu sürece iyi olacaksın.
Hadi.
- Miss Marie seni soruyor. - Başım ağrıyor, hemen ineceğim.
Aspirin ister misin?
Hayır Jody. Zaten aldım.
- Kucağındaki ne? - Ne?
- Kucağındaki. - Hiçbir şey.
- Nedir o? - Hemen çık!
O zaman ona ineceğini söyleyeceğim.
New Orleans 56 kilometre
Sabrınız için teşekkürler çocuklar. Bir dakika içinde yola çıkacaksınız.
Oraya geri dönmeyeceğim!
Sadece film izlemeye şehre gidiyordum.
Temelli gitmiyordum.
Son kontrol ettiğimde film izlemeye karşı bir yasa yoktu.
Jody, benden bir şey sakladığını söylüyor.
İşte size yeni bir haber, Jody lanet bir yalancı.
Arayın onu.
Neydi o?
Bilmek istemezsin seni manyak kaltak.
Evet.
Doğrusu,
isterim.
Anne, yapamazsın. Beni seviyorsun.
Her şeyden çok.
Onu yatırın.
Tutun!
Hayır! Bekle! Dur!
Onu rahat bırak!
Geri geldim. Bana sahipsin!
Sana geri döndüm! Bana sahipsin! Onu rahat bırak!
Hayır! Lütfen!
Onu rahat bırak!
Cüret etme.
Benim Jesse'me dokunmaya kalkma.
Onu şimdi dikelim mi Bayan Marie?
Hayır. Onu makineye bağla.
Büyükanne!
Büyükanne! Merhaba!
Büyükanne!
Büyükanne! Merhaba!
Burada kimse yok.
Merhaba!
Merhaba!
Büyükanne!
İşe yaramıyor.
Ne olduğunu bilmiyorum.
Tanrı'yı oynadın ve benim gibi olmaması için onu ölüme terk ettin.
Sen bir pisliksin. Onu sen öldürdün.
- Olan bu. - Hayır, onu sevdim.
Evet, sen ve ben, ikimiz Jesse.
Seni de gerçekten sevdi Cass.
Haklısın. Haklısın, beni gerçekten sevdi.
Beni o kadar çok seviyordu ki, benimle yattı, bu nasıl?
Evet. Teksas'a döndüğümüzde, kafamız iyiydi.
Sonrasında bilirsin, arabanın arkasındaydık
ve arkada bir çift hayvan gibi seviştik.
Yerlerimi kirletiyorsunuz ibneler.
Lil Jesse. Bayan Marie!
Bakın kimler gelmiş!
Büyükanne.
O senin büyükannen mi?
Lanet olsun, çekici biri değil, o...
Yardımına ihtiyacım var.
O ölüyor.
İsmi Tulip ve öldü.
Başka ne yapabilirim bilemedim ve sana getirdim.
- Nereye gidiyorsun? - Açım.
Çok fazla zamanı yok, değil mi? Tamamen geri gelmeden önce.
Bana yardım etmelisin.
Her neyse sana ödeyeceğim.
Ne kadar?
Ne kadara ihtiyacın var?
Dokuz milyar, dört yüz bin, bu bizi eski hâlimize döndürür.
- Değil mi Bayan Marie? - Size silah bulabilirim.
Ben ve Tulip, Meksika'da
Rodríguez Kardeşler ile çalışıyorduk. Sizi tanıştırabilirim.
Her zaman çalışkan Meksikalılara dikkat ederiz Lil Jesse.
Ama zaten silahlarımız var.
Lil Jesse, o benim dolabım.
Bana yardım etmelisin.
Hemen.
Bir haine mi?
Ailesi onu kaçıran rakiplerle mücadele edip, çürürken
onları terk eden bir çocuğa mı?
Kimseye yardım etmek zorunda değilim.
Her şeyi yaparım.
Sadece onu geri getir.
Lütfen.
Her şey. Bu büyük bir söz.
Ne istediğimi biliyorsun.
Ya da belki, o buna değmez.
Değer.
ARAF
Sürgüyü geri çekmelisin.
Onlar mı?
Küçük kız beni hatırladın mı?
Neye bakıp duruyorsun öyle?
Hadi buraya gel ve babana bir kucak ver.
Bak, gördün mü, işte bilet.
Nasıl oluyor da okulda değilsin?
- Kavga ettim. - Artık kavga etmek yok.
Hapishanede öğrendiğim tek şey, öfkeni kontrol etmelisin, tamam mı?
- O annen mi? - Çalışıyor.
Daha fazla çalışması gerekmeyecek
çünkü Monday's Bistro'ya görüşmeye gideceğim.
Hadi, gidelim.
Vay canına, burada korkunç bir sürü kurban var Bay O'Hare.
Evet efendim. O'Hare'e yıllar boyunca kendinizi adamak
şüpheli bir meseledir.
Bazıları buna aile laneti diyor.
Uzun bir kaybedenler, aldatanlar ve suçlular listesi.
Ama artık bu değişiyor.
Tanığım olan buradaki küçük kızımla
yemin ederim, bugün itibariyle,
O'Hareler işleri berbat hâle getiremeyecek.
Tamam, salı sabahı ilk iş Monday's'e gel.
Teşekkürler efendim.
Başardın babacığım! İşi aldın!
Tabii ki başardım. Bunu kutlamalıyız.
Hâlâ şeker rulolarını seviyor musun?
Necco Gofretleri mi?
Markete gidip
sana yiyebileceğin kadar Necco Gofretler'den alacağım.
- Teşekkürler babacığım. - Tamam.
Pekâlâ, hemen döneceğim, tamam mı?
- Söz mü? - Yemin ederim.
Neye gülüyorsun? Ne geliyor biliyorsun.
Onlar sandım.
Hayır, babamdı! İşi aldı!
Bana şeker almaya gitti böylece kutlama yapacağız!
Priscilla Jean, bir tane daha memem olma şansı o adamın
dışarı çıkıp, bir iş bulup sana şekerle dönmesinden fazla.
Bu doğru. Yemin etti.
Ne zaman büyüyüp, bir şeyler öğreneceksin?
O da sadece değersiz O'Hare'lerden biri.
Ama ben de O'Hare'im!
Evet, öylesin.
Kaltak!
Orada sessiz ol.
Babam geldi! İş nasıldı?
- Neden okulda değilsin? - Kavga ettim.
Şimdi, bak, hapishanede öğrendiğim tek bir şey var.
Orospu çocuklarının seni itmelerine izin verme. Bana yardım et.
Bulaşıkçı müdürü. Sanki bundan etkilenmem gerekiyormuş gibi.
- Benimle aptal gibi konuşuyor. - Belki de öylesindir.
Ve ona dedim ki, tabaklar lekeli çıkıyor
çünkü az değil, çok fazla bulaşık sabunu kullanıyorsun.
Ama beni dinlemek istemedi.
Hayır, bela istedi.
Ne dilediğine dikkat et dostum.
Şekerimi aldın mı?
Neden hiç doğru bir şey yapamıyorum?
Sorun değil babacığım.
Gidip şu orospu çocuklarını alalım.
Güzel, hâlâ Araf'ta.
İçinde biraz mücadele var.
Yani bunu yapabilir misin? Onu geri getirebilir misin?
Araf bir bekleme odasıdır ama sonsuza kadar bekleyemezsin.
Çok yakında, dediğim gibi,
yakında, ölüm kapıya gelir.
Ve cevap verdiğinde, tamamen gitmiş olacak.
Neye ihtiyacım var biliyor musun?
No comments yet. Be the first to leave one.