Esimesed 200 rida.
Tamam, başka kim var?
Wilson'ları almamız lazım.
Kahretsin!
- Wilson'ları unutamayız. -Wilson'lar.
Başka kimse var mı?
Teşekkür ederim.
Hayır.
Bence bu kadar.
Peki o zaman.
Yapalım mı?
Temiz mi?
Tertemiz
Aha..
- Hayır. - Kapanış zili.
Hadi akalım.
Merhaba, bu Mitch.
Lütfen mesaj bırakın, size dönüş yaparım.
Lütfen bana iyi olduğunu söyle.
Tesis'i denedim ama kimse yanıt vermiyor.
Haberlerde diyorlar ki...
Çok korkuyorum.
sana ihtiyacım var.
Seni seviyorum.
Denemeye devam edeceğim.
Denemeye devam edeceğim.
ÖLÜLERİ GÖMERİZ
Türkçe'ye çeviren; ufukbaba İyi seyirler dilerim.
Trajik görüntüler ortaya çıkmaya devam ediyor
ABD Ordusunun kazara konuşlandırılmasının ardından
deneysel bir silah
Geçen hafta Tazmanya açıklarında
Hobart'ın büyük kısmının yok olmasına neden oldu
ve ada genelinde can kayıplarına neden oldu.
Washington D.C.'deki protestolar arttı
BM ve Avustralya Başbakanı'nın baskısı nedeniyle
ABD Başkanı'ndan hesap sormak
yeniden alevlendi.
Haber muhabirlerinin felaket bölgelerine gidememesinin nedeni...
Horlamıyordum değil mi?
Çıt çıkmadı.
Görünüşe göre hiçbir şey
hissetmemişler, sadece uykuya dalmışlar.
Umarım uyanan şanslı kişilerden biridir.
...şekil almaya başladı.
Patlamanın merkezinde ateş topunun ötesine uzanan
elektromanyetik darbe
yıkıcı sinirsel kusurla sonuçlandı
adadaki tüm canlıların
ölümüne neden oldu.
Tazmanya'da bu felaketin ardından acilen,
yardım edecek gönüllülere ihtiyaç var.
Bu görevin, daha önce eşi benzeri görülmemiştir.
Ulus, sizi dirençli ruhumuzu göstermek için
harekete çağırmaktadır.
Milletimiz, bu karanlık dönemde gönüllü yapacağınız
hizmetlere müteşekkirdir.
telefonunlarınızı küvete bırakın,
ve kaydolmak için hangara doğru ilerleyin.
Adadan ayrılırken,
telefonlarınız, iade edilecektir.
Teşekkür ederiz!
Devonport'a hoş geldiniz!
Milletimiz size minnettar...
Sonraki! Güzel ve hızlı.
Oraya lütfen.
Bu bilgi doğru mu? Bu sen misin?
Gidip setini al...
- Sıradaki! - Lanet karımı görmek istiyorum!
- Anladık! - Sonraki!
Kayıp? Kimlik. Şapkayı çıkartın.
Mağdurların kimlik tespiti muafiyeti ile buradayım.
Ceset alma birimine katılmak istiyorum.
adanın güneyinde.
Woodbridge adında küçük bir kasabaya gitmem gerekiyor.
Kimse Hobart'ın güneyine gitmiyor.
Pardon?
Bütün şehir hâlâ yanıyor.
Yangınlar sönünceye kadar beklemeniz gerekecek.
Bak, birimine bağlı kal.
Eninde sonunda güneye gidersin.
Kim vardı orada?
Kocam.
Üzgünüm.
Yapacak bir şey yok.
Git kitini al.
Yakında Birim 209'la birlikte ayrılırsın.
-Sonraki lütfen! -Dinle.
Ben fizyoterapistim.
Belki beklerken yardımcı olabilirim.
Muafiyetin afet
mağdurlarının kimlik tespiti içindi
vücut toplanması..
Adadayken ya da eve
dönerken bunu yapabilirsin..
Söyledikleri doğru mu?
Eminim hepiniz söylentileri duymuşsunuzdur
ve doğru olduklarını söyleyebilirim..
Nadir durumlarda ölenlerin bazılarında
alışılmadık davranışlar gözlemliyoruz.
Şu an, bir kurbanın ne zaman tekrar,
çevrimiçi olacağını bilmemizin, hiçbir yolu yok.
Ama benden duymuş olun ki;
Işıklar açık, evde kimseler yok.
Dinleyin! Dinleyin!
Eğer faaliyet sinyalleri veren,
bir kurbanla karşılaşırsanız,
ordu verimli bir şekilde, hak ettikleri itibarla, onlarla
ilgilenmek için orada olacak,
Tekrar çevrimiçi olan tuhaflar,
uysal ve yavaş hareket ediyorlar.
Korkacak hiçbir şeyiniz yok.
O yüzden sakin olun ve bırakın işimizi yapalım.
Hey dostum? Dostum? Acaba...
Kaç tanesi gerçekten geri döndü?
Bak.
Eğer biriyle karşılaşırsan, işaret fişeğini patlat,
ben ve çocuklar içeri girip hallederiz.
Hey, iyileşeceksin.
Neden sadece bazıları dönebiliyor?
Her şey çok güzel olacak.♥
Bir eve iki tane! Ortak seçin. Hadi hareket!
Teşekkür ederim. Aciliyet duygusu görmek istiyorum millet!
Yürü!
Buraya!
Biliyorsun, onlara veda etmek zordu ama...
Burada görev almam gerektiğini hissettim.
Senden ne haber? Çocuk var mı?
Hayır.
Üst katı kontrol edeceğim!
İyi misin?
Ah, benim...
Gitmem gerek.
Kızlarıma sarılmam lazım.
Tamam
Üzgünüm dostum.
İşim bitti..
Başka birini bulman gerekecek.
Evde kimse var mı? Orada mısın Hey!
Onu almam.
Neden hepsi değil de sadece bir kısmı geri dönüyor?
Biliyorsam siksinler. Zavallı piçler.
İki kere öldüğünü hayal etsene.
Siktir et.
Orada öylece duracak mısın yoksa?
Kahretsin.
Ah, koku seni rahatsız etmiyor mu?
-Elbette ediyor. -Masken nerede?
Seninki nasıl?
Kiraz aromalı falan mı? Yukarı!
Harika. Harika amına koyayım!
-Nereye gidiyorsun? -Sıçmaya.
-Senin için uygun mu? -Şimdi mi?
Bilmiyorum. Lanet bir ip falan bul.
Onun o koca kıçını buradan
çıkarmamızın tek yolu beygir gücü.
Bu yüzükle ben...
Eğer başarabilirsem.
Hayatımı seninkine bağlıyorum... sonsuza kadar.
Kafası kesildikten sonra, 18 ay daha
yaşayan Mucize Mike adında bir,
tavuk olduğunu biliyor muydun?
- Siktir git. - Hayır, bu doğru.
Onu vurmaya çalışan çiftçi çok yükseğe
nişan almış ve beyninin bir kısmı sağlam kalmış.
Çünkü kuşların göz yuvaları çok büyük.
Ve beyinleri kafatasına sığmıyor
yani bir kısmı boynuna sıkışıyor.
Başsız ahmaklar... Sen neden bahsediyorsun?
Şey, sinir sistemi gibi şeyler hakkında bu kadar
çok şey bildiklerine inanmıyor musun?
Kafalarını uçurmak yerine geri dönenlerden
birini inceleselerdi ya?
Sana önemli bir tüyo vereceğim, tamam mı?
Şunu, bunu hatta üçüncüyü, istediğin kadar
düşünebilirsin ama buradayken birlikteyiz.
- O Uyanacak! - Beni anladın mı?
Uyanacak! Öyle olacak biliyorum! Uyanacak!
Uyanacak... Hayır!
Uyan! Uyan!
Hadi.
Hayır!
Uyan. Ah oğlum!
Oğlum...
Ne? Yani masöz gibi mi?
Hayır, masöz değil. Fizyoterapist gibi.
Yani masaj yapmıyor musun?
İşin içinde masaj da var.
Bütün bu ölüleri kaldırmaya
başladığımızdan beri omzum beni öldürüyor.
Bir bakabilir misin?
- Belki. - Mükemmel!
-Teşekkür ederim Ava. -Belki dedim.
Olacak.
Söz veriyorum.
Dünya kadar zamanımız var.
- Hey! Burada! - Hey, acele et!
-Acele et! -Orada! O orada!
Yürü! Yürü! Yürü!
Siktir et şunu!
Ah, sakın yardım etme!
No comments yet. Be the first to leave one.