Esimesed 200 rida.
Helaena.
Helaena.
Helaena.
Uykunu böldüğüm için üzgünüm.
Annemden haber var mı?
Hayır.
Daha haber gelmez. Henüz...
Aemond, ejderhanla savaşa katılmanı istedi mi?
Lort Corlys tahmin etmişti.
Küçükken uçmak isterdim.
Ama şimdi...
Dreamfyre'a binmek...
...çok...
Çok fazla.
Bence babamız da böyle düşünüyordu.
Ejderhaların kuvvetini reddedip daha sakin bir hayat sürdü.
Çünkü değişmek istemiyordu.
Sence ejderhalar bizi değiştiriyor mu?
Bir sürü ejderhanız var.
Değişmediniz mi sizce?
Hayır.
Değişmek istemiyorum.
Yalnızca bu çekişmeye bir son verip nizamı geri getirmek istiyorum.
Helaena.
Kardeşim.
Senin bir Rüyacı olabileceğini düşünüyorum.
Bazı şeyleri
görebildiğini.
Bazen parlamalar görüyorum.
Bazıları daha net oluyor.
En son ne gördün?
Kır bir kısrak.
Ya Daemon? Onu gördün mü?
Peki ya Kış Kurtları?
Ya da Tumbleton?
Ormund Hightower yenilecek mi?
Bilmiyorum.
Bilmiyor musun yoksa söylemiyor musun?
Ablana söylemeyi reddedebilirsin ama kraliçene söylemeye mecbursun.
Şimdi bana bildiklerini söyle!
Bir yanlışlık olmadığını,
muzaffer olacağımı, tanrıların böyle istediğini söyle.
Hadi.
Anne.
Gelebilirsem geleceğim demiştim.
Seni alıkoymadılar mı?
Ablanı yakaladılar.
Ama ben gizlenmeyi başarıp kaçtım.
Burada kalıp gizlenerek çok akıllıca davranmışsın.
Herkes beni terk etti sanmıştım.
En iyi oğlumu
nasıl terk ederim?
Şehir düştü Aemond.
Senden başka kimsem yok.
Yol çok uzun ve tehlikeliydi, hemen yatacağım.
Peki Aegon?
Aegon, muhtemelen öldü.
Elimden geleni yaptım.
Senin için de.
Ama seni ihmal ettim Aemond.
Hayır.
- Çok küçüktüm. - Öyle deme.
Ben de çocuktum.
Şimdi sana bir erkek çocuğu vereceğim.
Aemond. Aemond.
Ne gördün?
Aemond.
Aç kapıyı!
Yolu aç!
Kereste tamam mı?
- Karasu Nehrini geçtiler. - Kaç kişi?
20 bin. Bir günlük mesafedeler. Ya da iki günlük.
Yani ahmak ama hırslı Dorne'lu dostun çamurda boşuna öldü.
Mühim değil.
Artık elimde o kaltağı bitirecek bir koz var.
Neymiş o koz?
- Prensim! - Çekil!
Nerede o? Rhaena nerede?
Artık nezaketi çöpe atmışız demek.
Burada mı?
Gitti. Size haber gönderdikten sonra.
Zapt edemedim.
Gerekirse zincire vursaydın, hücreye tıksaydın.
Bir ejderha biniciyi istemediğine zorlamak
kolay mı sizce?
Beni de dinlemiyor.
Bana yalvardı, gözlerinde yaşlarla
burada gizleneceğine yemin etti.
Vadi'de herkes bir ejder biniciden bahsediyor.
Dağlarda koyunlarla ısırganlar arasında yaşayan
vahşi bir kızı konuşuyor.
Bu konu benim için kapandı.
Kraliçeye bildirmem en iyisi...
Hayır.
Rhaenyra'nın gazabını azaltsan da kurtulamazsın. Bir gün ver.
Lütfen.
Dolaşıp duruyor, Vhagar'dan haber arıyor.
Panayır Pazarı yakınında görülmüş.
O yüzden de...
Aemond'dan en az iki gün gerideyiz.
Bu bitmek bilmez aramadan çok yoruldum.
Rhaenyra'nın beni cezalandırdığını düşünüyorum
veya beni görmek istemiyor.
Bizi kullanılacak aletler olarak görüyor.
Leydim, acaba sizden bir iyilik isteyebilir miyim?
Babam, Alyn'in ve benim meşrulaştırılıp
Velaryon olmamızı istiyordu.
Kraliçe bu konuda isteksiz.
Düşüncemi Boğaz'da göstermiştim.
Sözüme pek değer vereceğini sanmıyorum.
Ama belki babanız...
Adlar ve ünvanlar niye birden öneme bindi?
Derdini anlıyorum fakat ejderhanın olması
soylu ünvanların hepsinden değerlidir.
İkimizden biri evlenecek olursa diye.
Örneğin
birimiz soylu bir leydinin kalbini kazanırsa...
Sana söyledi mi yani? Abin.
Vhagar mı?
Hayır.
Kızıl Kale'den kaçacağımıza ihtimal vermiyordum
ama Sör Adrian kararlı ve azimliydi.
Gizli bir kapıdan geçirtti
ve atlara yetecek kadar param vardı.
Yoldan uzak durmayı denedik
fakat ormanlar geçmeye müsait değildi.
Ormanlara vahşi adamlar dolmuş.
O olmasaydı buraya gelemezdim.
Rhaenyra kaleyi alsa da o bize bağlı kaldı.
Yardım ederek hayatını riske attı.
O büyük...
Seni gücendirdim mi?
Hayır.
Senden başka kimsem yok.
Bu Sör Adrian. Benim koruyucum ve rehberim.
Majesteleri.
Görünüşe göre sana borçluyum.
Yalnızca vicdanımın sesini dinledim.
Dul kraliçeye kötü davranılıyordu.
Aemond!
Üzgünüm anne.
Burada bazı sırlar var ve hiçbir yabancıya güvenemem.
Buldum sizi.
Yemeğe yetiştiniz, hadi.
Üstatlar hayvanın yağının kemiklere iyi geldiğini söylüyor.
Bu kadar kaypak bir şeyin aslında faydalı olması çok tuhaf geliyor.
Şarabı deneyin Lort Corlys.
İçerideki bu pis kokuyu gideriyor.
Amacın ne Hightower?
Benim için son yemek mi bu?
İnfaz edilmeden önce verilen güvercin turtası.
Aksine.
Sizinle uzun süre vakit geçirmeyi umuyoruz.
Hedefimize ilerlerken bize büyük yardımınız dokunacak.
Nasıl? Rehinken mi?
Vahşi kraliçe, dik kafalı El'i için
tacından feragat edecek kadar yufka yürekli mi?
Sanmıyorum.
Ancak Velaryonlar...
Driftmark'ın askerleri,
lortları başlarında değilken Kral'ın Toprakları'na girmekten vazgeçecekler.
Onlar olmayınca da şehirde kargaşa artmaya devam edecek.
Peki Kış Kurtları kapımızdayken bu ne işimize yarayacak?
Gittikçe
artık yediklerimi meyve sebzeyle sınırlamayı
düşünmeye başladım.
Naath halkının yaptığı gibi.
Eğer diyeceklerin bittiyse...
Onlarda ne buluyorsunuz ki?
Şu Targaryen
unsurunda.
Gezgin bir adamsınız. Dünyanın harikalarını görmüşsünüz.
Niye bu vahşilerle yaptığınız meşakkatli bir ittifakla kendinizi kısıtlıyorsunuz?
Elbette karınız onların kanındandı.
Yaşadığı son da hiç şaşırtmadı.
Nihayetinde birbirlerini nasıl parçaladıklarını görünce...
Hücreme dönmek istiyorum.
Nasıl isterseniz.
Lort Corlys, gitmeden...
Beklemediğim kadar keyifliydi.
Sanki büyük bir zaferin arifesinde gibi.
Lort Corlys'i rehin tutarak muhtemelen...
Kozu bu muymuş yani?
Kral'ın Toprakları'nın asayişinin ne önemi var?
Kapıda ordu bekliyor.
Kral olmam gerekiyor.
Nasıl bir hükümdarım ben?
Bir deli bizi ve adamlarımızı ölüme sürüklerken
boş boş bekleyecek miyim?
Bundan kaçış yok gibi duruyor.
Bazısı kendini sonsuz şana layık görür.
İnsanlığın müşterek kaderini aşmış gibi.
Üzgünüm...
Arkadaşın için.
O kaderine teslim oldu.
Orduya teslim olma emri verebilirim.
Ya sonra?
Hep birlikte darağacına mı yürüyeceğiz?
Sen Tessarion'a binip kaçabilirsin.
- Sen olmadan da... - Başladığı gibi devam eder.
No comments yet. Be the first to leave one.