Esimesed 200 rida.
SPOOKY IN LOVE
Şimdi döneminin büyük şairi ve aynı zamanda saygın bir ressam olan
Hwagyeongdang'ın aşk mektubunu tanıtmak istiyorum.
-Kırılıyor mu? -Ne oluyor?
Prens Gangpyeong'un mezarı taşınırken bulunduğuna göre
mektup tabutun içinde miydi?
Evet.
Ne kadar romantik, değil mi?
Eski vakalara baktığını söyledin.
Evet.
O zaman yapalım mı?
Üç yüz yıllık bir vakaya bakalım mı?
Beraber çalışalım.
6. BÖLÜM
Ortak soruşturmada birinci kural.
Bütün bilgileri paylaş
ve araştırma yerlerine iki kişilik bir ekip hâlinde git.
İkinci kural.
Yan yana yürürken mesafeyi koru.
Üçüncü kural.
Yan yana otururken arada en az bir yerlik boşluk bırak.
Vakayı özetliyorum:
Prens Gangpyeong'un mezarı taşınırken bulunan
300 yıllık aşk mektubunun kamuoyuna tanıtımı sırasında
bir adamın hayaleti belirdi.
Dile kolay, 300 yıl.
Soruşturulan en eski vaka olabilir.
Peki sana görünen hayalet kimmiş?
Ressammış.
Yeeon'da sergilenen Hwagyeongdang portresini o yapmış.
Yani onun kemiklerini bulmalıyız.
Hayır. Bizden kendisinin değil, Hwagyeongdang'ın
kemiklerinin bulunmasını istedi.
Neden başka birinin kemiklerini?
Üstelik de
Prens Gangpyeong'a aşk mektubu yazan bir kadının.
Mesele şu ki Dowon'un bana anlattığı hikâye
bunun tam tersi.
Bana Hwagyeong'un kendi sevgilisi olduğunu
ve Prens Gangpyeong'un ona göz koyduğunu söyledi.
Araştırdın mı?
Çocukluktan beri tanıdığı, Dowon adlı bir ressammış.
Adından bana ne!
Ben sadece nasıl olacağını bilmek istiyorum.
Ne ve nasıl.
O adamı devre dışı bırakıp
Hwagyeong'u kazanmak için ne yapmalıyım?
Benimle gel seni şıllık!
Niye söz dinlemiyorsun?
Bana ne cüretle hakaret edersin? Lanet olsun sana!
-Tanrım. -Sen kimsin?
Aman Tanrım.
-Bu dangalak bir soyluya saldırdı! -O bir soylu.
Bir soyluya saldırdı! Şu işe bak…
-Lütfen yapmayın. -Aman Tanrım!
-Lütfen yapmayın. -Tanrım!
Bir soyluya saldırı.
Polis Teşkilatı'nın desteğiyle,
onun Ahlak Yasası'nı ihlalden idam edilmesini sağlayabilirsiniz.
Hangi korkunç suçu işlemiş?
Lütfen hayatını bağışlayın!
Durun!
Durun!
Lütfen durun…
Dur!
Prens Gangpyeong'un takıntısı çılgınlık derecesine ulaştı.
Dowon'un hayatını bağışlama karşılığında
Hwagyeong'u ikinci karısı olmaya zorladı.
Böyle koşa koşa nereye gidiyorsun?
Ne hakla?
Bir soyluyu aldatmanın cezasını çekeceksin.
Hayır!
Hwagyeong, Prens Gangpyeong'un zulmünden kaçmaya çalıştı
-ama Dowon'un gözleri önünde öldürüldü. -Hayır!
Affet beni…
Prens Gangpyeong işi Hwagyeong'un öldürülmesini örtbas etmeye vardırdı.
Yanında boş bir tahtırevanla Geumgang Dağı'na gitti
ve Hwagyeongdang'ın dağlarda bir yerde ortadan kaybolduğu
şeklinde gülünç bir söylenti yaydı.
Naaşının nereye gömüldüğünü
kimse bilmiyor.
Dowon'un yalan söylüyor olması olasılığı nedir?
İnsanlar ve hele de
çiftler arasındaki meselelerde iki tarafı da dinlemek gerekir.
Üstelik aşk mektubunun Prens Gangpyeong'un tabutunda bulunduğu söyleniyor.
Dowon bunu çürüten kanıtlar olduğunu söyledi.
Buna sen bak.
Yaşayanlarla ilgili.
Ben de biraz araştırdım.
Dowon yaşarken tanınmamış
ama Hwajeopdo tarzı resimleriyle sonradan ünlü olmuş.
Burası nedir böyle?
Benden çok Cheon'un alanına giriyor gibi.
Dowon yanlış bilgi vermiş olabilir mi?
Merhaba.
Neden elinde orak var?
Buraya ne için geldin?
Sizde Ressam Dowon'un
nesilden nesile aktarılarak bugüne kadar gelen bazı eşyaları varmış.
Efendim.
Buraya bakabilir miyim?
Aşk mektupları aslında bir mektubun iki yarısı.
Evet ve diğer mektup Prens Gangpyeong'a değil, Dowon'a yazılmış.
Hayalet'in Joseon dönemi versiyonu değil, tam bir psikopat.
Kraliyet mensubu
ama boş tahtırevanla insanları kandıracağını sanmış.
Tam da kraliyet mensubu olduğu için Hwagyeongdang'ın
başkasını sevmesini kabullenememiş.
Kemiklerini bulup Dowon'un yanında yatmasını sağlamak istiyorum.
Üç yüz yıldır Prens Gangpyeong'un tutsağı.
Özgürleşmesi gerekiyor.
Böyle yapmayın.
Şimdi geri adım mı atacaksınız?
Aynı gemideyken geri adım atma şansım yok.
Mesele şu ki
savcılar son işlemimizden şüphelendiler ve soruşturmaya çalıştılar.
Kardeşim örtbas etmekte zorlandı.
En azından ortalık yatışana kadar…
-Direktör Ok. -Her durumda,
-Ju Sin-ho'nun resmi sayesinde… -Bir saniye.
Cheon Yeo-ri arıyor.
Sizi neden arıyor?
Evet, merhaba Bayan Cheon.
Son zamanlarda sık sık görüşüyoruz.
Evet.
Elbette, ne demek.
Tamam, yarın görüşürüz.
Sizce Yeo-ri bizden şüpheleniyor mu?
İhtimal vermiyorum.
Neyse, onunla konuşunca öğreneceğim.
Yarın Yeeon'un müdürüyle görüşeceğim.
Yeni bir şey bulmaya çalışacağım.
Tamam. İşim biter bitmez gelirim.
Tek başıma halledebilirim.
Hayır, edemezsin.
İlk kuralımızı unuttun mu?
Bütün bilgileri paylaşmalı
ve araştırma yerlerine iki kişilik ekip hâlinde gitmeliyiz.
Ayrıca sonrasında ekip yemeğimiz var.
-Ekip yemeği mi? -Evet.
Yoğun geçen günlerden sonra ekip yemeği yenir.
Yine domuz derisi mi yiyeceğiz?
O zaman yedek gömlek getirsem iyi olur, değil mi?
Cheon, aslında…
Biraz bilgi edindikten sonra sana soracağım bir şey vardı.
Oteldeki sanat eserlerini nasıl alıyorsunuz?
Bu işle ilgilenen bir Sanat Ekibi var.
İşlemleri genellikle yengemin yönettiği Cheon Galerisi üzerinden yaparlar.
Neden?
Bir sorun mu var?
Hayır. Reina'da ya da Cheon Galerisi'nde bir sorun olduğunu iddia etmiyorum.
Sadece sanat eseri satışıyla ilgili bir işte Reina'nın adı geçti.
OTELDE YER ALAN SANAT ESERLERİNİN SATIN ALINMA VE İŞLEM KAYITLARI
Bu, otelde sergilenen tüm sanat eserlerinin listesi mi?
Evet. Dosyayı e-postayla da gönderdim.
Ayrıca son on yılda
Reina'nın Cheon Galerisi'nden
satın aldığı sanat eserlerinin o dönemki piyasa değerlerine
ve bizim ödediğimiz paralara da bakar mısınız?
Ayrıntılı bir rapor istiyorum.
Ve bunu gizli tutun.
Elbette.
Yine ne oldu? İşim var.
Otursana.
Ne var?
Geçen gün bahsettiğin Reina Oteli soruşturması nasıldı?
Niye soruyorsun?
Sadece merak ettim.
Neyi merak ettin?
Kapatılmadan önce dosyaya kim bakıyordu?
Peki, senden sır saklayamayacağımı biliyorsun.
Üçüncü Birim'den Nam Ji-hun yürütüyordu
ama yukarıdan emir gelince bırakmak zorunda kaldı.
Şimdi dosya bende.
Para kaybolduysa muhtemelen kara para aklama,
tablo kaybolduysa muhtemelen rüşvet olayıdır, değil mi?
Benim şu anki teorim de o yönde.
Ama Başsavcı Ok neden makamını riske atarak
-bu işe bulaştı? -Kesinlikle.
Bunu ben de garip buldum ve araştırıyorum.
Paranın nereye gittiğini bulmayı başardım.
Reina'ya mı?
Senden şüphelenmeye başladım.
Ağzında hep Reina var.
Onları soruşturacak mısın?
Niye soruşturayım?
Eski vakalarla işim başımdan aşkın.
Yani para Reina'ya gitmemiş mi?
Başka bir yere gitmiş.
Beraber bakalım mı?
Hayır, başka bir yere gitmem lazım. Görüşürüz.
Bana bak.
Bu kadar duygusal olduğunuzu bilmiyordum.
Ben bir atamla ilgili olduğu için hikâyeyi önemsiyorum
ama siz 300 yıllık bir aşk mektubunu niye bu kadar önemsiyorsunuz?
Evet, değil mi?
İlk bakışta sıradan bir aşk mektubu gibi görünüyor
ama sanki yazarı sevgilisinden ayrılacağını ya da öleceğini biliyor gibi.
Bu beni çok etkiledi.
Sizce Hwagyeongdang nereye gömülmüş olabilir?
No comments yet. Be the first to leave one.