The Husband

The Husband (결혼의 완성)

Laadige alla Turkish subtiiter

Hooaeg 1

Väljalaske info

the husband 2026 s01e10 1080p web h264-kbbq
Kommenteerib desprite
dizi sitesinden aldım.

Sildid

webdl
Avaldatud: 2026-08-02
Allalaadimised: 0
Kuulmispuudega: No
FPS: 23.976

Turkish subtiitrite eelvaade

Esimesed 200 rida.

The Husband

10. Bölüm

Hadi gidelim.

Evet, geliyorum.

Rezervasyonu yaptım.

Soju mu, bira mı?

-İkisini de içelim. - O konuda emin değilim.

Hepsinden içelim işte.

Ji Bilgisayar

İyi akşamlar.

Merhaba.

Pardon, bir dakika bakar mısınız?

Bir dakika.

Merhaba.

Bir saniye bekleyin.

Bir süredir komşuyuz.

Sizi sürekli görüyorum ama sanırım hiç düzgün bir şekilde tanışmadık.

Bakın, sokağın aşağısında tavukçunun hemen yanında

küçük bir kuaför salonu işletiyorum.

-Dükkan hemen sokağın sonunda. - Tamam.

Saçınızı kestirmek isterseniz uğrayın.

Gerçekten çok üzgünüm.

Şu anda harika görünüyorsunuz

ama saçlarınızın önünü birazcık kestirseniz

çok daha iyi görünürdünüz.

- Bir ara uğrayın. - Tamam.

Durun, bekleyin biraz.

Bunu tek başıma bitirebileceğimi sanmıyorum.

- Buyurun. - Tamam.

Bir dakika.

Onun yerine bunu alın.

Bekleyin.

Bir ara saçınızı kestirmek için uğrayın!

Çok tatlı.

Kim Gyeongae!

Kapıyı aç.

Orada olduğunu biliyorum.

Az önceye kadar ışıkların yanıyordu. Hala nazik davranırken kapıyı aç.

Eli boş dönmeyeceğim.

Dışarı çık artık!

Kapıyı tekmelemeden önce açsan iyi olur.

Yoksa seni öldürürüm.

Bir. İki.

Bakın kim buradaymış. Evdesin işte.

Gecenin bir yarısı böyle gelemezsin.

Bugün para kazandığını biliyorum. Ver şunu.

Hepsini birkaç gün önce aldın.

Şu anda param yok.

Bu çöplükte tek bir kuruş bile bulursam seni geberteceğim.

Sana ders vereceğim!

Buraya gel buraya!

Şaka yaptığımı mı sanıyorsun?

- Yapmayın. - Bana bak.

- Yapmayın. - Defol git!

Buraya gel.

Buraya gel.

Kendine şimdiden başka bir erkek mi buldun?

Saçmalık.

Buraya gel.

Demek bütün o parayı ona veriyordun?

Öyle mi? Buraya gel.

Demek bana ödeyecek paran yok

ama ona verecek paran var, öyle mi?

Demek aşk hayatınla meşguldün.

Buraya gel dedim!

Dur biraz. Dur.

Yapma demiştim.

Yapma demiştim!

Yapma dedim.

Söyledim, değil mi?

Ne yapıyorsun?

Polisi arıyorum.

Bir bana bak.

Bu adamı öldürmemiş olsaydın

ben ölmüş olurdum.

Bundan sonra, sadece dediklerimi yap.

İçeri gir. Yağmur yağıyor.

Rahatlatıcı, değil mi?

Bitti.

Ben, beni kurtardığın için

teşekkür ederim.

Teşekkür ederim.

The Husband

Bu, bu hastanenin en büyük sponsorlarının listesi. Bir bak.

Diğeri ise deneye kabul edilenlerin listesi.

Aynı isimler.

Lee Seonguk, Park Dohyeon, Oh Minseok

Her şey parayla ilgiliydi.

Yerini kaybetmedin. Başından beri hiç yerin yoktu.

Ama

o zaman neden bana bunun eski bir mahkum olduğum için olduğunu söylediler?

Kim söyledi?

Kim sana neden böyle bir yalan söyledi?

Bay Ha'nın öldüğü gün aynı asansörde olmanız,

ayrıca Kim Gyeongae ile son zamanlarda kurduğunuz temas,

bunların hepsi tesadüf müydü?

Soruma cevap verin.

Bayan Kim Gyeongae hapisteyken,

psikiyatrik tedavisini ben üstlendim.

Bunu hastanede işe başlamadan önce gönüllü olarak yaptım.

Tahliye olduktan sonra onunla birkaç kez görüştüm.

Onunla yemek yedim ve durumunu kontrol ettim.

İyi bir insana benziyordu.

Böyle bir şey yapacağını hiç tahmin etmemiştim.

Hepsi bu.

- Bu yüzden mi bunu bizden sakladınız? - Evet.

Bu işe karışmak istemedim.

Bu kadar çok tesadüf üst üste geliyorsa bu birinin yalan söylediği anlamına gelir.

O zaman gidip kimin yalan söylediğini bulun.

Ve bir dahaki sefere,

bana suçlamalar değil, kanıt getirin.

Ne?

Şu anda mı?

Anladım.

Başka bir zaman devam edelim.

Şimdilik, güvenli bir yere gidin.

Noh Manhui hastaneye geliyor.

Woori Birlik Tıp Merkezi

Buyurun, Dedektif Jang.

Ne?

Gelen Arama Kocam

Bayan Ko.

Uzun zaman oldu.

Bay Kang nerede?

Cevapsız Arama

Kıpırdama.

Kıpırdama dedim!

Yerinde kal dedim.

İyi misin?

Hayatım.

Orada kal.

Hayır! Oraya gitme!

Bayan Ko!

İyi misiniz?

Şu tarafa gitti.

- Peşinden git! - Anlaşıldı.

Bodrumun merdiven boşluğuna sağlık ekibi gönderin.

Affedersiniz.

Affedersiniz!

Dışarıda bir şey mi oluyor?

Affedersiniz! Dışarıda bir şey mi oluyor dedim!

Bayan Ko, derin nefes alın.

Bekleyin.

Ona ne oldu?

Onu bodrum katındaki otoparkta bulduk. Şiddetli hiperventilasyon geçiriyor.

Ben de sizinle geleceğim. Seyun, emin ellerdesin.

Sadece nefes al. Yavaşça nefes al.

Bay Kang. Biliyor musun?

Hepsi senin suçun.

Eğer sen

bana söz verdiğin parayı verseydin

bunların hiçbiri olmazdı.

Seni kim kışkırttı?

Kim...

Karımı kaçırmanı kim emretti?

Bilmek istediğin bu, değil mi?

Çok yazık.

Her şeyi yanlış anladın.

Yanlış anlamışsın.

Ne?

Karının peşinde değildim.

Senin peşindeydim.

Öldüreceğim kişi sendin.

Neden bahsediyorsun?

Ben mi...

Kim emretti? Kim neden emretti?

Gerçekten önemli mi? Her halükarda öleceksin.

Senin karın da ölecek.

Ne?

Karını

öldürecekler.

Zaten bir kez denediler.

Biri onu öldürmeye mi çalıştı?

Doktor Ha Jeongsoo'ya

karını öldürmesi emrini verdiler.

Bunu nereden biliyorsun?

Çünkü onu kurtardım.

Ama onu tekrar öldürmeye çalışacaklar.

Sakinleştirici verdim. Yakında kendini daha iyi hissedeceksin.

Bay Kang, iyi misiniz?

Evet, iyiyim.

Öylece tek başınıza peşinden gidemezsin.

Woori Birlik Tıp Merkezi

Affedersiniz. Dışarıda neler oluyor?

- Damar yolunuzdaki torbayı değiştirmek için geldim. - Hayır, tamam

ama dışarıda bir şey mi oluyor?

Sizinle konuşuyorum.

-Neden cevap vermiyorsunuz? -Lütfen kıpırdamayın.

Eşiniz az önce buradaydı.

Chiung.

Seyun nasıl?

Şu an sakinleştirici etkisinde.

Bu akut stres.

Daha önce yaşadığı travmaya benzediği için vücudu tepki gösterdi.

Sen nasılsın?

Evet, iyiyim.

Müdür Ko da içeride.

Öyle mi? Anladım.

Bunu hak edecek ne yaptı ki?

Şu lanet polisler ne yapıyor?

More Turkish subtitles for The Husband

Kommentaarid

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left