Hell in Paradise

Hell in Paradise

Laadige alla Turkish subtiiter

Väljalaske info

Hell In Paradise 2025 1080p WEBRip x264 AAC-[YTS GG - YTS BZ]
Kommenteerib Takaya
v2 - @TakayaSubs

Sildid

webdl
Avaldatud: 2026-07-10
Allalaadimised: 3
Kuulmispuudega: No
FPS: 24

Turkish subtiitrite eelvaade

Esimesed 200 rida.

Basında çıkan haberlerden esinlenilmiş olsa da bu film bir kurgu ürünüdür. Karakterler, mekanlar ve yaşanan olaylar kurgusaldır...

ve gerçekliği yansıttığı veya gerçek kişi ve olaylar hakkında görüş belirttiği düşünülmemelidir.

Zincir atınca nasıl takılırmış öğren.

Julien, ellemesene. Git oyna!

Lan!

N'oluyor lan!

Bittin oğlum sen!

Julien!

Julien!

Şimdi n'apacaksın? Ha? N'apacaksın?

Julien!

CENNETTEKİ CEHENNEM

Neden kovuldunuz peki?

Benden kaynaklı değildi aslında.

Restoranın personel çıkarması gerekiyordu...

- Peki. - Beni çıkardılar işte.

Mesaili çalışır mısınız?

Evet, çalışmayı çok severim. Ben hep çalıştım.

Öğrenciyken bile anneme kuaförde yardım ederdim.

Yeni 30 olmuşsunuz.

- Çocuk var mı, evlilik düşünüyor musunuz? - Hayır.

Hamilelik izni için endişe etmenize gerek yok.

İleride de düşünmez misiniz çocuk?

Pek bana göre değil.

Tamam, size çocuklarla ilişkili işleri önermeyelim.

Turizm mezunu olduğunuzu görüyorum.

Kendinizi güçlü gördüğünüz yönler neler?

İnsanlar, müşteriler diyebilirim. İnsanlarla olmayı seviyorum.

- Onları memnun etmeyi. - Yetişkin insanları.

Yetişkin insanları, evet.

Yabancı diller konusunda da iyiyimdir.

İngilizceniz çok iyi.

Annem Amerikalıdır.

- Yaa? - Evet. - Neresinden? - Key West.

- Hiç gittiniz mi? - Hayır.

Marsilya dışına hiç çıkmadım aslında.

Denizci belgeniz var?

12 yaşındayken katamaran yarışında birinci olmuştum.

Söylemeden edemedim.

Babam denizciydi, o alanda çok iyiyimdir.

Babanızdan geçmiş.

- Niteliklerinizle tam örtüşen bir iş var elimizde. - Öyle mi?

Ancak Marsilya'dan uzakta.

Nerede?

- Bu araba ne? - Bin işte.

Hayır, Julien. Soruma cevap ver.

- Bu araba ne? - Araba işte.

Ee, anlatsana?

- Nasıldı anlat. - Kimle konuşuyorsun? - Axel'le. Nasıldı görüşme?

- İyi. - Beğendiler mi seni?

- Aferin kız! - Yapma!

Yapma. Delirtme beni.

Kaçığın tekisin zaten.

O ne?

Düşündüğün gibi değil.

Nasıl değil! Koko o!

Yok, bir şey değil.

- Koko mu değil mi? - Yok, değil.

Bıraktım demiştin hâlâ torbacılık yapıyorsun. Yalan söylüyorsun. Bana işimi kaybettiriyorsun.

Boktan restorandı işte.

Ne olacak senin bu hâlin? Torbacılık, arabalar, ipsiz sapsız arkadaşlar!

- Kes şunu ya! Delirtme adamı! - Tamam tamam.

- Fazla kasıyorsun! - İndir beni. İndir diyorum!

Seninle artık uğraşamam, Julien! Anlıyor musun beni?

- Araban bile yok. Geldim aldım seni. Nankör olma. - Ne diyorsun be!

Şaka mısın sen ya!

Yettin artık!

Kapıyı vurma lan!

Siktir ya!

Aramadı göt herif.

Ne yazsam?

Romantik mi olsun yoksa seksi mi?

Anne, barda tanıştığın herif işte.

Anne, ben gidiyorum.

Peki.

Komik bir şey yazsam? Erkekler komik kadınları sever.

Anne, duyuyor musun beni? Ben gidiyorum. İş buldum.

Ne diyorsun sen?

- İş buldum. - Marsilya'dan gidiyorsun? - Evet.

Yok artık daha neler!

Evi kim çekip çevirecek?

Ne olacaktı? Ömür boyu kanepende yatmamı mı bekliyordun?

Ee, iş nerede?

Buradan çok uzakta bir yerde.

Bayanlar baylar, kaptanınız konuşuyor.

Solunuza bakarsanız ana ada Mathara'yı çevreleyen pek çok güzel adayı görebilirsiniz. Hava açık ve...

- Merhaba! - Nina? - Evet.

Merhaba, Mathara'ya hoş geldin.

- Teşekkürler. - Bavulunu ver lütfen.

- Emin misin? - Evet. Ver bana, lütfen. Lütfen.

- Mathara'ya ilk gelişin mi? - Evet.

Bak, şurası bizim cami.

- Gerçekten mi! - Ne kadar kalacaksın?

Ömür boyu!

Pardon!

Bayan Lafont.

Ben Ezan. Blue Coral'a hoş geldin.

Memnun oldum. Teşekkürler.

Biz Mathara'da şöyle deriz...

- Huş takbar. - Huş takbar.

Buyurun.

İnsanlar buraya konaklamaya geliyor. Bizim de yapmamız gereken...

o konaklamayı unutulmaz kılmak.

Memnuniyetsiz bir müşterinin deneyimini dönüştürmek o kadar zor ki anlatamam.

Ama eminim o güzel gülüşünle sen hiç sıkıntı yaşamazsın.

Çoklu görevlerde de eminim iyisindir.

- Umarım öyleyimdir. - Oda arkadaşın, Valeria.

- Merhaba, nasılsın? - Hoş geldin. - Sarılalım...

- Çok memnun oldum. - Ben de.

Çok şey duydum hakkında. Umarım beğenirsin burayı.

Benim işe dönmem gerek ama sonra laflarız.

Ve spesiyalimiz...

Gel.

Muhteşem Blue Coral Hotel'in kuşbakışı görünümü.

Ne kadar güzel, değil mi?

Merhaba, nasılsınız?

- Memnun oldum. - Memnun oldum.

- Günaydın, günaydın! - Saat kaç?

8'i 25 geçiyor. Nasıl hissediyorsun?

- Yorgun. - Tabii ki.

Bu ses ne?

Sıradan pazartesi akşamı. Alışırsın.

- Ezan etrafı göstermiştir, patron pozlarıyla? - Evet, kibar biri.

Al.

Kilerden yürüttüm.

Tarık!

Mutfakta işin varsa bu adamı bulacaksın.

- Yemek konusunda en iyisidir. - Nasılsın?

Merhaba! Evet, tanıştık.

Getir götür işleri vermedikleri zaman kendi işimi yapıyorum.

- Şef yardımcısı. - Şeften iyidir.

Tavuk?

- İyi mi? - Yürü, kocakarı.

- Duşlar bu tarafta. - Yine göndeririz.

- Çok iyi. - Gidelim.

- Görüşürüz. - Görüşürüz!

Bırak bana.

İşte.

Bu da...

Çok hoş.

- Telefonunu al! - Ha? - Telefon!

Gel.

Merhaba.

Blue Coral Hotel'e hoş geldiniz.

- Merhaba. - Soğuk ikramlarımızdan alın. - Buyurun.

Huş takbar.

Tamam, benim gitmem gerek. Soracağın bir şey var mı?

- İyiyim ben. - İyi şanslar sana. Yaparsın sen. - Teşekkürler.

Çocuklar için kulübünüz var mı?

Evet, minikler kulübümüz var. Sabah 7 ile akşam 7 arası açık.

Buyurun, çocuk aktivitelerimiz bunlar.

- Pardon, spa ne tarafta? - Bir saniye, lütfen.

Bizi odamıza götürebilir misin?

Olur.

Özel havuzunuz burada.

Okyanus manzarası da önünüzde.

Masaj yatağınız.

Masaj yaptırabilirsiniz.

Bugün ilk gününmüş diye duydum.

Evet, efendim.

- Yolun açık olsun. - Teşekkür ederim, efendim.

- Keyifli tatiller. - Hem de ne keyif! - Hoşça kal, Nina.

Paralar cepte! Paralar cepte!

Paralar cepte, cepte, cepte!

- Nina. Dinle beni. - Oldu mu?

Nina, dinle lütfen. Önemli.

Dinliyorum.

- Beni dinle. Valideyle konuştun mu? - Hayır. Sen neredesin?

- Al, buradayım. İşte. - Hastir ya! Ciddi misin sen!

Valideyle konuşursan, söyle bana ulaşsın. Para lazım. Durumum çok boktan.

Bana ne? Hapishanenin tadını çıkar, küçük bey!

Dur, Nina...

202. Evet, teşekkürler.

Ne çok yıldız var. Ne çok.

Biraz ilham alın, millet.

Aramıza yeni katılan arkadaşınız ayın yıldızı oldu.

Tebrikler!

Yaralandım.

Blue Coral'a hoş geldiniz.

N'apıyorsun sen?

Ha? Ne?

- Ben etrafımda uyuşturucu istemiyorum. - Ay, sakin ol. Her yerde satıyorlar.

Müebbet yersin o haltlar için burada.

Kendileri için o, Nina. Turistler için değil.

Bir çözüm bulmanız gerek!

Özür dileriz. Elimizden geleni yapacağız.

Dün şnorkelle yüzmek istemiştik doluydu. Spa ve minikler kulübü de dolu.

Nihayet teniste yer bulduk ama çocuk bakıcınız yok.

Anlıyorum, anlıyorum. Ama Mathara'da tatil günlerindeyiz.

Mesele nedir?

Bakıcı istiyorlar ama personelimiz yok. Ama ben seve seve yardımcı olurum.

Tamam o zaman, çok iyi. Çözüm bulundu.

- Aslında iki bakıcı istiyorlar. - Üç çocuğumuz var.

Her gün havuzdayız. Havuzdan da okyanustan da nefret ediyorum.

Ben buraya sizin için geldim.

Bugün benim günüm ve ben tenis oynamak istiyorum!

- Biliyorum, hayatım. - Dünya kadar para ödüyoruz bu otele!

- Mükemmel tatil için gelmiştik buraya. - Mükemmel de olacak, Bayan Latner. Endişeniz olmasın.

Buyurun lütfen, oturun siz. Ben hemen geliyorum.

İnanılır gibi değil!

Kommentaarid

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left