Esimesed 200 rida.
GECEDOĞAN
Vay be..
Haklıymışsın. Bu harika.
Sen küçükken bütün bu çöpler orada mıydı?
Hayır. Sadece orman vardı.
Ah, yani bu Finlandiya kırsalında olan bir şey mi?
Bütün çöplerini ormana atmak?
Hayır.
Şeyy belki biraz.
- Aah! - Ah, evet!
Seni taşımam gerek.
Evet. Aah!
Ah! Aah!
Ha.
Tamam.
Bu...
Evet.
- Evet? - Evet.
Bu biraz daha iş gerektirecek.
Ve biraz düzeltme.
Yama yapmalı. Oraya biraz halı koymak lazım.
İşten sonra bolca vakit olur.
Ben... sana bir şey göstermek istiyorum.
Yazları burada büyükannemle,
geçirdiğimizde burası benim ve Taru'nun yatak odasıydı.
Şu şey vardı... güzel yeşil duvar kağıdı.
Hala burada!
Vay be.
Hmm.
Doğanın içinde olmak istedik.
- Bu... - Ondan kurtuluruz.
Bak.
Burada yatmadan önce hikayeler
okumak için bir koltuk olur.
Ve burada da bir oyuncak bebek evi.
Burada eski sevimli sallanan bir at.
Sonra da bebek için beşiği buraya koyabiliriz.
Kesinlikle yeterli yer var.
Üç çocuk için de.
Üç çocuk için de.
Ve...
Peki ya Londra?
Londra'nın AQ Sana birşey olmasın..
Hmm.
- Evet! - Evet!
Vay!
Türkçe'ye çeviren ; ufukbaba
Vay!
Saga?
Tanrım..
Saga!
Aman Tanrım!
Dinle.
Bağırdıkça, orman da sana cevap verir.
Ne?
Finlandiya'da bir deyiş var.
Eskiden buraya gizlice gelirdim.
Neden?
Büyükannem gelmemi yasaklamıştı.
Orman, kendine ait olanı alır.
Aah. Gerçekten mi?
Beni anne yap.
Epeyce bir dikiş atılacak.
O iyi mi?
Bu ne?
İyi mi?
Neler oluyor? Neler oluyor?
Sorun ne?
Neler oluyor?
Sorun nedir?
Şşş.
Çok endişelendim.
Bunlar senin için.
Bebek iyi mi?
Evet. Evet. O...
İkiniz de iyisiniz.
Onu görmek istiyorum.
Tamam.
Tamam. Bekle.
Onu buraya getir. Tutmak istiyorum.
Yıkılmayacak.
Ah evet. Biliyorum.
Sana gösterebilirim.
Onu bu şekilde tutabilirsin.
Ve annemin kollarına.
Scooch. - Evet.
Baba bu aşamada bir destek ağı gibidir.
Evet...
Anne kucağı sakinleştirir.
Hiç bu kadar kıllı bir bebek görmemiştim.
Bu...
Sağlıklı bir erkek çocuğunuz var.
Çok zor bir doğum oldu,
o yüzden terapi alabilirsiniz eğer...
Hayır, her şey yolunda. Tamamen iyiyim.
O ne?
Hiç bir şey. Her şey yolunda.
- Tamam. - Tamam.
Çiçekleri de al.
Evet.
Ah. Bir tane daha al.
Bekle tatlım. Yardım edebilirim.
Hayır, hayır. İyiyim.
Her şeyin başladığı yer burası.
Bizim.
İşte başlıyoruz.
Burası senin yeni evin.
Bak baban senin için her şeyi nasıl yeniledi.
- Jon. O aç. - Üst katta.
Aşağıda mutfak var.
Şuna bak.
Büyük bir pencere.
Ve burası da çok özel bir oda...
Anne senin için özel olarak hazırladı.
Sevgisini kattı..
- Evet? - Evet.
Şşş.
Annesinin küçük sevgilisi, yakında biraz yiyecek alacaksın.
Canım.
Evet.
Orada.
Ah!
Acıtıyor mu?
Hayır. Hayır, hayır.
İyi misin?
Evet.
Ebenin söylediklerini hatırla.
Göz teması çok önemlidir.
Evet.
Belki döşeme biraz ters duruyordur.
Şunu düzelteyim.
Nasıl yapacağımı biliyorum.
Meme ucu damağa mı çarpıyor?
-Sadece... -Kes şunu!
Üzgünüm.
Annesinin sevgilisi, merhaba!
Dikkatli ol! Düşebilir!
Dokunduğumda canı acıyor.
Ben senin babanım. Sana zarar vermeyeceğiz, değil mi?
İşte bu.
İşte başlıyoruz. Bu daha iyi.
Minicik bir kuyruk filizine benziyor.
Çok tatlı.
Daha iyi mi?
İyi akşamlar, iyi geceler, Güllerle
süslenmiş, Karanfillerle
kaplanmış, Yorganın altına gir, Yarın
erkenden Tanrı'nın izniyle, Yarın yine erkenden uyanacaksın...
Ne... Ya şarkı söylemeyi bırakırsan?
Elimden geleni yapıyorum.
Biliyorum. Ben... sadece yardım etmeye çalışıyorum.
Evet ama uyumak istemiyor.
Hayır, yalnız uyumak istemiyor, değil mi?
Şimdi daha iyi, değil mi?
Başını yukarı kaldırıyor.
Bunu nasıl yapıyor?
Sen ne kadar küçük bir mucizesin Christian, değil mi?
Sana bir Christian gibi mi görünüyor?
Saga.
Ona şu parti kıyafetlerini giydir!
Gelmeniz çok hoş.
Saga?
Gelmeniz çok hoş oldu.
- Anne. - Sürpriz!
- Sana yardım etmeye geldik. - Merhaba!
Küçük prensi görmek için sabırsızlanıyorduk!
- Çok güzel bir elbise! - Teşekkür ederim.
Gerçekten yorgun görünüyorsun.
Ben iyiyim.
Düğmen açılmış.
Sorun değil.
Bebek erken doğduğu için henüz
tamamlanmadı, zaman yoktu.
Ama her şey bittiğinde, dışarının manzarası çok güzel olacak.
Bu kadar bitkinken bütün bunları yapmak zorunda mıydın?
Gerçekten çok güzel.
- Vay! - Bak, Anna!
Ne rüya odası Teyze yaptı!
İyi değil mi? - Evet!
- Bu duvar kağıdı değil mi... - Tıpkı çocukluğumuzdaki gibi.
Çok hoş.
Ne zaman işe döneceksin?
Ah...
Beş yıl ara veriyorum.
- Ne? - Evet.
İki bebeğimiz daha olacak.
Çocuklar çok kısa bir süre küçük kalıyorlar.
Eğer o güzel anları kaçırırsan,
onları geri alamazsın.
Evet ama...
Evet, şu anda pek mutlu değil.
Taşıma kolluğum var.. Deneyelim mi?
Ah evet.
- Giysiler ona zarar veriyor. - Seni küçük sevgilim!
Şimdi buraya gel. Sen büyük bir çocuksun!
Seni büyükannene verelim.
Dikkatli ol, biraz ağır.
- Burada kim var... - Bunu kaldırabilirim...
İkinizi de ben büyüttüm.
Acıkmış gibi görünüyor. Emdi mi?
No comments yet. Be the first to leave one.