Esimesed 200 rida.
SPOOKY IN LOVE
Benim suçum.
Benim yüzümden…
5. BÖLÜM
Ma?
Gang-uk.
Olamaz…
Benim yüzümden
hayalete dönüştün ve beni görmeye mi geldin?
Olamaz…
Aman Tanrım…
Hayalet değilim.
Hayattayım.
Ama demin seni kesinlikle…
Gang-uk!
-200 jule ayarlayın. -200 jul.
-Çekilin. -Ma!
-Ma! -Çekilin.
Bay Ma.
Çekilin.
İşe yaradı. Nabzı atıyor.
Geri döndü. Yaşıyor.
Hayatta mısın?
Hayatta olduğundan emin misin?
Evet.
Başım ağrıyor
ama araba çarpmış biri için gayet iyiyim.
Benim yüzümden öldüğünü sandım.
Ne kadar korktuğumu biliyor musun?
Üzgünüm.
Sen iyisin, değil mi?
Bay Ma!
Gelmen gerekiyor.
-Bir sorun mu var? -Hayır.
Artık tehlikeli bir durum yok
ama doktor her ihtimale karşı birkaç test yapmak istiyor.
Hepimizin yüreği ağzına geldi.
Siz hâlâ şokta gibisiniz.
O zaman biz gidelim.
Bay Ma'ya iyi bakın.
Sen git.
-Ben daha kalacağım. -Ne?
Zor bir gün oldu. Evine git.
Geç oldu. Karın merak etmiştir.
Niye tek başına endişe yaşasın?
Birimizin kalması lazım.
Evet ve o kişi de…
Ne? Ha, o…
-O mu kalacak? -Evet.
-Evet, o kalacak. -Öyle mi?
Ona iyi bakın. Teşekkür ederiz.
-En azından uyuyana kadar… -İyi günler.
Bana bak.
Kontrast maddenin vücuttan hızlı atılması için bol su için.
Geceyi hastanede geçireceksiniz
ve yarın doktor size sonuçları bildirecek.
Tamam. Teşekkür ederim.
Rica ederim.
BT GÖRÜNTÜLEME ODASI
Hâlâ burada mısın Yeo-ri?
Henüz bir ay bitmedi.
Şafak vakti ay batana kadar devam edecek.
Dişini sık.
Tamam.
Odana gelmemeyi kabul ettiler.
Onlara nasıl kabul ettirdin?
Her zamanki gibi,
çok konuşmak istiyorlarsa evime gelmelerini istedim.
Şampanyayı bir gün erken patlattığımız için mi oldu?
Ne yaparsan yap, olması gerekenler olur.
Sadece başkalarıyla aynı şeyleri görüp duymak.
Bunun kutlanacak bir şey olmasına inanamıyorum.
Yeo-ri.
Ay birazdan batacak. Çok yorgunsundur. Evine git.
Evde endişe yaşamaktansa burada kalmayı tercih ederim.
Bir aylık süren bitmek üzere. Burada seninle kalacağım.
Olanlar yüzünden sormaya fırsat bulamadım.
Park Seung-jae seni neden kaçırdı?
Onu mahkûm ettiren benim.
Sanırım sırrımı öğrenmiş.
Ama nasıl?
Aile içi bir mesele.
Peki sen beni nasıl buldun?
Şey…
BENİ BUL
BENİ BUL
Sanırım bir hayalet söyledi.
-Hayalet mi? -Evet.
Girin.
Merhaba.
-Serumunuzu değiştirecektim. -Tamam.
Daha dikkatli olabilir misiniz? Geçen sefer acıdı.
-İğne korkum var. -Tamam.
HANKUK ULUSAL ÜNİVERSİTE HASTANESİ
Benim yüzümden
hayalete dönüştün ve beni görmeye mi geldin?
Olamaz…
Sanırım bir ay doldu.
Biraz esnemem lazım.
BÖLGESEL ACİL BAKIM MERKEZİ
İyileşeceğimi söylemiştim. Endişelenmene gerek yoktu.
Yine de sonuçları bizzat görünce içim rahatladı.
Sanırım bugün hayalet görmemenin ilk günü.
Evet, şu ana kadarki deneyimim böyle.
Gerçekten artık onları
görmeyeceğim, değil mi?
İnanmakta zorluk çekiyorum
ama dünyamızda böyle doğaüstü varlıkların olduğunu bilmek…
Değil mi?
Neyse, tebrikler.
Artık normal hayatına dönebilirsin.
Sadece ben kurtulduğum için kendimi kötü hissediyorum.
Hissetme.
Hiç değilse senin bu kaderden kurtulman beni rahatlattı.
Yeo-ri.
Sen hayalet görmeye devam edecek olsan da
ben görmeyi bırakmayacaktım.
Artık el sıkışamayız,
o yüzden burada ayrılalım.
Bundan sonra yollarımız hiç kesişmesin.
Kendine iyi bak.
Her şey için sağ ol.
PİRİNCİ VE ÇORBAYI ISIT VE GÜZEL BİR YEMEK YE
Bundan sonra yollarımız hiç kesişmesin.
Kendine iyi bak.
Her şey için sağ ol.
Şunu netleştirelim, hiçbir zaman onu kaçırmanı istemedim.
Bir daha beni arama. Avukatının telefonundan da.
Dur Ha-ri, ben…
Alo? Cheon Ha-ri!
Lanet olsun.
Milletvekili artık size yardım edemeyecek.
Bir şey yapamayacağını size söylememi istedi.
Dur…
Lanet olsun.
Bay Ma, iyi misin?
Biraz ağrım var. Yemek yediniz mi?
Senin için bir günlük izin aldığımı söylemiştim.
Niye bu kadar inatçısın?
Yapma, bugün bir yakalama kararı duruşması var.
Başsavcının halledeceğini söylemiştim.
-Bay Ma. -Efendim?
Buna bakman lazım.
Neden?
Nedir?
PARK SEUNG-JAE, CEO'YU KAÇIRDI
Gazeteciler Reina'nın önüne doluşmuş bile.
PARK SEUNG-JAE, CEO'YU KAÇIRDI
Lütfen gidin. Açıklama yapılacak.
Bay Ma.
-Röportaj vermeyecek. -İzin verin…
-Hayır, yapamazsınız… -Durur musunuz?
-Sadece birkaç kare. -Katiyen olmaz!
-Durun! Geri çekilin! -Fotoğraf çekmeyin!
-Çekemezsiniz. -Görüntü almak yasak!
-Bir demeç alabilir miyiz? -Çekmeyin lütfen!
-Ne yaşandı? -Çekmeyin!
-Söylenenler doğru mu? -Çekmeyin, dedim.
-Yorumunuz nedir? -Kısa bir demeç verin.
Vay be, ne kadar kalabalıklar.
-Nasılsınız? -Çok kısa.
-Açıklamanız? -Kesin.
-Bir şey söyler misiniz? -Lütfen geri çekilin.
-Geri çekilin. -Pardon Bayan Cheon.
-Uzaklaşın. -Röportaj verin.
CEO'yla beraber misiniz?
Doğrulanmamış bilgiler, spekülatif yorumlar
ya da fotoğraflar yayınlarsanız…
…Reina her türlü yasal yola başvuracaktır.
Sorularınızı sekreterliğe yöneltin
ve lütfen geri çekilin.
Daha önce gelmeliydim.
İyi misin?
Evet.
Sağ ol.
Seni endişelendirdiğim için üzgünüm.
Bir şeyin var mı?
Dr. Kim'i arayayım mı?
Seni yatırıp testler yapsınlar.
Hayır.
Bugün Dış İşleri Bakanlığı, GA21 yemeği için denetim yapacak.
Ona odaklanmış durumdayım.
Hem Park Seung-jae'ye
hem de milletvekili babasına karşı her türlü yasal girişimde bulunacağız.
Onları kafaya takma ve kendine odaklan.
Tamam.
Sana sormak istediğim çok şey var
ama bugün olmasın.
Denetimi takip et, sonra eve gidip dinlen.
Beni merak etme büyükanne.
Ne oluyor?
Ne istiyorsun?
Ne?
Sekreterler doğruladı.
Park Seung-jae beni kaçırmadan önce iki kez hapishanede ziyaretine gitmişsin.
Ondan beni kaçırmasını mı istedin?
Seni kaçırmasını mı?
Gitseydim bile…
Peki, ziyaretine gittim.
Ama sadece bana yalvardığı için.
No comments yet. Be the first to leave one.