Unconditional

Unconditional (הבת)

Laadige alla Turkish subtiiter

Hooaeg 1

Väljalaske info

Unconditional 2026 S01E02 1080p WEB h264-GRACE
Kommenteerib desprite

Sildid

webdl
Avaldatud: 2026-05-08
Allalaadimised: 25
Kuulmispuudega: No
FPS: 23.976

Turkish subtiitrite eelvaade

Esimesed 200 rida.

BU DİZİ KURGUDUR.

YAŞAYAN VEYA ÖLÜ GERÇEK KİŞİ, GERÇEK OLAY VEYA YERLERE BENZERLİKLER RASTLANTISALDIR.

Merhaba Orna. Ben Dışişleri Bakanlığından Ido.

Bugün öğlen Kudüs'te toplantımız olduğunu hatırlatmak istedim.

Bir ihtiyacın olursa lütfen ara.

Görüşürüz.

"KIZIM BİR RUS HAPİSHANESİNDE…"

"HER TÜRLÜ YARDIM MAKBULE GEÇER…"

"BAĞIŞ YAPTIM. PAYLAŞTIM. METİN OL."

Pardon, anahtarı unuttuk.

- Sorun yok. Evet. - Hazır mısın?

Ne yapmışlar, gördün mü? İnanılmaz.

Ne?

Ahşap kaldırım yapılmış, yangından mal kaçırır gibi.

- İş hanında mı? - Evet.

Alelacele yapmışlar. Ben avlu için bile izin alamadım.

- Bir yere mi gidiyoruz? - Yok, ben gidiyorum.

- Gali'yle mi? - Yok, Gali hâlâ Hindistan'da.

Unuttun mu? Tek başına seyahat etmek için

- daha uzun kalacak. - Doğru.

Ne zaman döner?

Birkaç haftaya.

Ben iki güne dönerim ama Yelena seninle kalacak, tamam mı?

Peki.

Kendime kahve yapacağım. Sen de ister misin Benny?

Zahmet olmazsa.

Onu görürsen bu hafta sonu burada kalmak ister mi diye sor.

Yağmur yağacakmış.

Sorarım.

- İyi yolculuklar Orna'cığım. - Sağ ol.

AVRUPA BİRLİĞİ POLONYA - PASAPORT

Selam Theo.

Baban nerede?

Girebilir miyim?

Tabii. Gel buraya Theo.

Çay ister misin?

Olur.

Bunları Ellie mi çizdi?

- Evet. Güzel çizmiş, değil mi? - Evet.

On yaş güzel bir yaş.

Otursana.

Buralara kadar neden geldin?

Bugün Dışişleri Bakanlığında toplantım var.

İki güne de Channel 12'de bir röportaj vereceğim, yani…

Gali için bir seferberlik oluşturmaya çalışıyorum. Duymuşsundur.

Evet, tabii.

İnternetten bağış yaptım.

Evet, gördüm.

Biraz sinirimi bozdu.

Aslında aramak istedim.

Gerçekten istedim.

İkiniz için de şu an bu iyi olur mu bilemedim.

Özür dilerim.

Sen nasılsın? Benny nasıl?

Ben…

Benny de… O hiçbir şey bilmiyor

ama ondan bir şey sakladığımızı hissetmeye başladı.

Benny'yi arayabilirsin, konuşmaktan memnun olur.

- Arayamam. - Arayabilirsin.

Arayamam.

Hiçbir şey bilmiyor.

Aramızda olanları bilmiyor.

Tamam ama ben biliyorum.

Çayın otları bahçeden.

- Cidden mi? - Yok.

Niye öyle dedim bilmiyorum.

Dori, buraya gelmemin sebebi

aslında…

Yardıma ihtiyacım var.

Hâlâ çalışıyor musun?

Şin Bet'te yani.

Belki.

Bunu nerede buldun?

Söyleyemem.

Peki.

Bir telefon numarası ya da e-posta adresi bulabilir misin? Herhangi bir bilgi.

Google'da aradım, bulamadım.

Hemen söyleyeyim, bunu yolda bulmuş, öylesine almış.

Peki. Hindistan'da yanında senin dışında biri var mıydı?

Bilmiyorum.

Şimdi ne yapacağımızı sana söyleyeyim.

Öncelikle sen bunu kafaya takmayacaksın.

Bu sırada ben de bunu araştırmanın bir yolunu bulacağım.

Bir şey çıkmaz, görürsün.

Tamam mı?

Tamam.

Sağ ol Dori.

Sadece…

…bir şey söyleyeceğim.

Sahneyi tekeline aldın gibi hissediyorum.

Gali hapiste, anlıyorum, üzgünsün,

uyuyamıyorsun ama…

Yine de biraz nezaket serpiştirsek mi?

Bir dahaki sefer denerim.

İSRAİL DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI

"Bir gülümseme, bir iletişim, gece veya gündüz olmadan bir ay."

Paylaşımın bizi duygulandırdı.

- Bir anne olarak söylüyorum. - Popüler olması normal.

Facebook sayfan harika. Halkla ilişkiler sorumlun Orit Kadmon mu?

Yok, Gali'nin liseden arkadaşı.

Ama TV röportajını Orit ayarlamış.

Evet.

Orit'e bayılıyorum, çok yetenekli.

- Çok da pahalıdır. - Evet.

Bağışçılarımız olmadan paramız yetmezdi.

Amnon! Bir dakika gelsene.

Amnon, bu Orna.

Orna, Gali'nin annesi.

- Yazdıkların dokunaklıydı. - Sağ olun.

Sadece şunu söyleyeyim, endişelenme.

Teşekkürler.

- O kim? - Dışişleri Bakanlığında Genel Müdür.

Vay be.

Başlayalım mı?

Şu anki durumu bize anlat.

Gali bir aydır orada.

Sorun şu ki sürekli yerini değiştiriyorlar.

Yeni bir hapishaneye gidiyor ve ziyaretçi hakkı kazanamadan

başka bir hapishaneye gönderiliyor.

- Avukatıyla görüştü mü? - Ben de avukatı da görüşemedik.

İki hafta önce oraya gittim ama yine içeri sokmadılar.

Ayrıca delillerini de paylaşmıyorlar. Uyuşturucu bulduklarını söylüyorlar ama…

Ayrıca duruşma için tarih de belirlemediler.

Dayanılmaz.

Bir ayı böyle geçirmek nasıldır, aklım almıyor.

Ama en azından artık biz varız.

Ido, Moskova'yla bir Zoom toplantısı ayarla.

- Keren hâlâ orada mı? İyi. - Evet.

Bu olayı olabildiğince sessiz tutmamıza yardım etmen lazım.

Kimse köşeye sıkışmasın.

Bu da demek ki Facebook yok, medya yok, televizyon röportajı da yok.

Senin için zor olacak.

Yani…

Bakın, burada olmaktan çok memnunum ama bir aydır size ulaşmaya çalışıyordum

ve o paylaşımlar sayesinde sonunda dikkatinizi çekebildim.

Ve "Paylaşımları kaldır" diyorsunuz…

Bakış açımızı değiştirsek olmaz mı?

Sen üstüne düşeni yaptın, seferberliğin işe yaradı.

Ama artık süvariler geldi, sonrasını biz hallederiz.

Ayrıca ne kadar sessiz tutarsak

anlaşmaya varmamız o kadar kolay olur. Bu iş böyle.

Çünkü çıkarcı gibi görünmek istemem

ama Gali "herkesin kızı" hâline gelirse işler bizim için karmaşıklaşır.

Gürültü kızını geri getirmez ama biz geri getirebiliriz.

Zor bir karar, bizi henüz tanımıyor.

Orna, bence yanıtını bize yarın ver. Nasıl ilerleyeceğimize de o zaman bakalım.

- Bir gece düşünebilir, değil mi Betty? - Tabii ki.

Her zaman derim, ebeveynlik içgüdüsü elimizdeki en değerli varlıktır.

Kesinlikle.

Merhaba Orna, mesajını aldım. Kudüs'e gelmene sevindim.

Bu gece buraya gelebilirsin

ve evet, burada Gali'nin birkaç eşyası var.

Umarım faydası olur. Seni bekliyorum.

ÜSTÜN YETENEKLİLER PROGRAMI: GALI LEVY

Neden Gali'nin "topluma katkısı" kısmı boş?

Herkesin o kısmı boş.

Üstün yetenekli programı, şaka o.

- Komikmiş. - Evet.

Harika, yarınki röportaj için insanlar Gali'yi tanıyabilsin diye

birkaç fotoğraf lazım.

İyi oldu.

Eski bilgisayarı bende. Onda fotoğraf vardır

- ama şarj aleti yok. - Peki.

Sana bir şey soracaktım.

Geçen sene Doğu'ya gittiniz ya,

başka arkadaşlarınız da sizinle geldi mi?

Orada kimseyle tanıştınız mı?

Yok, sadece pansiyonda tanıştığımız insanlar vardı.

Çünkü o zamanlar Gali bana demişti ki

sizden büyük birkaç erkek varmış.

Birisi de Polonyalı falanmış.

Ignacy… Adı öyle bir şeydi.

Ben tanımıyorum.

Öğütücü orada mı?

Gali masum.

Gali sigara bile içmez.

Uyuşturucu kaçırması mümkün değil.

Hafta sonu eve döndüm, Neta'yla buluştuk.

Tutuklandığımız zamanı yâd ettik.

Efendim?

Yok. Neta esrarla parkta yakalandığında Gali de yanımızdaydı,

- hepimizi emniyete götürmüşlerdi. - Bu ne zaman oldu?

Biz 11. sınıftayken.

Gali inek görünüyor diye düşünmüşlerdi,

o yüzden baskı uygularlarsa bizi ele verir sandılar.

Ama avukat gibi karşılarına dikildi.

İki saat falan susma hakkını kullandı.

Gali'ye çok gıcık oldukları için bizi saldılar bence.

Bizi gecenin bir yarısı sinirli sinirli serbest bıraktılar.

Ben bunu nasıl… Bunu ilk kez duyuyorum.

Benny'nin ilk hastalandığı zamanlara denk gelmiştir belki.

Gali sizi rahatsız etmek istememiştir.

İşiniz başınızdan aşkın diye söylemedi herhâlde.

Yok, harikasın, bende yalan yok.

Sağ ol.

Harikasın ama bir şeyler yolunda gitmiyor.

- Niye sürekli kaybettiğini konuşalım mı? - Yok, istemem.

- Stratejinde açıklar var. - Neyim varmış?

Taktik ve strateji… Farkları ne, biliyor musun?

Tabii ki.

Kommentaarid

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left