Witness for the Prosecution

Witness for the Prosecution

Laadige alla Turkish subtiiter

Väljalaske info

Witness for the Prosecution 1957 1080p BluRay FLAC 1 0 x264-rttr
Witness for the Prosecution 1957 1080p BluRay X264-AMIABLE
Witness for the Prosecution 1957 1080p Remux AVC FLAC 2 0-playBD
Witness for the Prosecution 1957 BluRay 1080p DTS-HD MA 2 0 x265 10bit-BeiTai
Witness For The Prosecution 1957 1080p BluRay MOC Plus Comm FLAC x264-MaG
Witness for the Prosecution (1957) (1080p BluRay x265 Silence)
Kommenteerib 1see0ne
Amazon Prime altyazısıdır. Süre: 01:56:25.470

Sildid

bluray
hd
1080p
remux
bluray
x264
x265
Avaldatud: 2025-02-03
Allalaadimised: 152
Kuulmispuudega: No
FPS: 23.976

Turkish subtiitrite eelvaade

Esimesed 200 rida.

Sessizlik! Salon ayağa kalksın.

Kraliçenin yargıçları Oyer ve Terminer'ın ve

Merkezî Ceza Mahkemesi'nde yargılanmak için getirilen suçluların

huzurunda yapacak bir şeyi olan herkes lütfen yaklaşıp duruşmaya katılsın.

Tanrı, kraliçeyi korusun.

Ne güzel bir gün!

Eve dönerken biraz güneş görmeyi umuyordum.

Güneş ışığını takdir edeceksek bunca sise değer demişimdir hep!

Esinti fazla mı? Camı kapatayım mı?

Ağzını kapa yeter. Çok konuşuyorsun.

Bu kadar konuştuğunu bilsem komadan hiç çıkmazdım.

Bu şey bir ton!

İki aydır sırtüstü yatıyorsun.

Dikkatli olsak iyi olur.

Ne güzel!

Mahkeme Hanları'nda yaşamak ve çalışmak çok güzel olmalı.

Siz avukatlar ne kadar şanslısınız.

Ben de bir avukatla evlenecektim.

Apandis ameliyatına katılmıştım ve oturabildiği an nişanlandık.

Sonra peritonit oldu ve şıp diye öldü.

Kesinlikle şanslı bir avukatmış.

Minik adımlarla Sör Wilfrid. Minik bir kalp krizi geçirdik, unutmayın.

Kapa çeneni!

Williams, bastonum.

İşte geliyor!

Tünaydın.

Çok teşekkür ederim. Herkes işe dönsün.

Sör Wilfrid,

dönüşünüz için yazdığımız bir şiiri okumak isterim.

Çok dokunaklı

ama mesai saatleri dışında okursunuz, Bayan McHugh.

Şimdi işe dönün.

- Sizin neyiniz var? - Hiç.

Eski hâlinize dönmenize sevindim sadece.

Biraz daha duygusallık olursa hastaneye döneceğim!

Pek olası değil, onu geri almazlar. Taburcu olmadı aslında.

Bir kalp hastasına yakışmayan davranışları yüzünden kovuldu.

Bunları suya koy boşboğaz.

İçeri gel Carter.

Şu odaya bak.

Çirkin, eski ve küflü.

Ama hiçbir şeyi bu kadar özleyeceğimi düşünmezdim.

- Seni de özledim küflü ihtiyar akbaba! - Teşekkürler efendim.

Ben dindar biri değilim

ama sizi ambulansla götürdüklerinde gidip bir mum yaktım.

Teşekkürler Carter.

Aslında kendim için yakmıştım.

Size bir şey olsa 37 yıldan sonra bana ne olurdu?

Otuz yedi yıl mı? O kadar oldu mu?

Evet efendim. 1952 yılındayız. Ekim 1915'te başlamıştım.

Shepherd's Bush cinayeti.

Kimyager, amcasının diş macununa siyanür koymakla suçlanmıştı.

İlk cinayet duruşmam. Davalıdan daha çok korkuyordum.

İlk itirazımda kalktığımda peruğum düşmüştü.

- Peruğum nerede? - Burada.

Onu canım pahasına korudum.

Umarım hâlâ oluyordur.

O lanet hastanede 14 kilo verdim.

Yine de kafam küçülmemiştir herhâlde.

Bunlar ne?

- Peruğu güve ilacına koyduk. - Güve ilacı mı?

- Artık avukatlık yapmayacak mıyım? - Yapacaksınız tabii.

Kâtipler kapımızdan ayrılmıyor.

Sizin için ilginç davalar hazırladım.

Böylesi daha iyi.

Boşanma davası, vergi temyizi ve önemli bir deniz sigortası hak talebi.

Harika ücretleri olan kolay meseleler.

- Hayır Carter. - Üzgünüm ama

artık ceza davaları almayacaksınız efendim.

- Doktorlarınız… - Doktorlar!

Beni her şeyden mahrum bıraktılar. Alkol, tütün, hanımlar…

İşimde anlamlı bir şey yapmama bile izin yok.

Üzgünüm Sör Wilfrid.

Daha büyük bir kutu ve güve ilacı alıp beni de kenara atın bari.

Saat 14.30 Sör Wilfrid. Kestirme zamanı.

Çık git!

Yatma zamanı.

Üst kata çıkıp soyunmamız ve uzanmamız iyi olur.

İkimiz mi? Ne mide bulandırıcı bir fikir.

Üst kata lütfen.

Hasta yatağımdayken lastik tüplerinizden biriyle

sizi boğmayı düşündüğümü biliyor musunuz Bayan Plimsoll?

Sonra suçumu itiraf edip savunmamı kendim yapacaktım.

"Sayın yargıç ve jüri üyeleri,

bunun adil bir cinayet olduğunu iddia ediyorum.

Bu sözde merhamet meleği

dört ay boyunca âciz vücudumu pençeledi, dürttü, deldi,

talan etti ve yağmaladı.

Aynı sırada benimle bebekmişim gibi konuşarak zihnime işkence etti."

Uslu bir çocuk olup benimle gelin. Hayır…

Elinizi üstümden çekin yoksa size bastonumla vururum.

Bunu yapmazsınız, purolar kırılabilir.

- Puro mu? Ne purosu? - Bastonunuzda gizlice taşıdıklarınız.

Baston mu?

Bunun için hapse girebilirsiniz. Bastonumu arama izniniz yok.

Hastanede her yere puro ve brendi saklıyordu.

Ona Tilki Wilfrid derdik.

Bunlara el koyuyorum.

Bir tane bile içemez miyim?

Hayır! Üst kata!

Yemeklerden sonra birkaç nefes? Lütfen!

Bunu yapacağım!

Karanlık bir gece arkası dönükken termometresini kapıp

kürek kemiklerinin arasına sokacağım. Yapacağım bunu.

Hayır efendim. Yürüyerek çıkmayın. Sizin için bir şey kurduk.

Asansör bu.

Asansör mü? Beni âciz bir yatalak yapma komplonuzdan bıkmaya başladım.

Bence bu harika bir fikir! Deneyelim, olmaz mı?

Kalkın oradan, ben denerim.

Kalp krizi benimdi, asansör de benim.

Buyurun.

Bu tuşla yukarı çıkıyor, bu tuşla aşağı iniyorsunuz.

Carter, uyarayım, bu zımbırtı çökerse,

avukat tırabzandan ayrılıp fırlarsa…

Çok etkileyici Carter!

- Yıllardır yaptığım en iyi uçuş! - Kalkın bakalım.

Bir kez daha, kontrollere alışayım.

Tünaydın Carter. Sör Wilfrid'le görüşebilir miyim?

Randevu almadım, kusura bakma ama acil bir durum.

Dava için geldiyseniz üzgünüm ama doluyuz Bay Mayhew.

Sör Wilfrid'in yeterince davası var.

Bu davayı isteyeceğine eminim. Ciddi bir suç vakası.

Kesinlikle olmaz Bay Mayhew, Sör Wilfrid hâlâ iyileşmekte.

Aşırı heyecan içeren bir davayı kabul edemez.

Beni tatsız hukuk davası diyetine soktular. Merhaba Mayhew.

Merhaba Wilfrid. Sağlığın endişe verici bir haber.

Endişe verici mi? Trajik. Genç arterli genç bir adam bulsan iyi olur.

Birkaç dakikan var mı? Müvekkilim burada.

Bay Leonard Vole'la tanış. Maalesef zor bir durumda.

Nasılsınız Bay Vole?

Bay Mayhew'a göre hiç iyi değilim.

Sör Wilfrid. Sör Wilfrid! Yine oyalanıyorsunuz.

Kapa çeneni!

Üzgünüm Mayhew.

Heyecan yaratmayacak bir davan olunca gel.

Sokak köpeğinin ısırdığı bir postacı gibi.

Keşke bize yardım edebilsen Wilfrid ama seni anlıyorum.

Kendine iyi bak.

Mayhew! Mayhew!

Olamaz. Sör Wilfrid, lütfen.

Endişelenme, davayı almayacağız. Ama Bay Mayhew yardım istiyor.

Ona biraz tavsiye verebilirim.

Gel Mayhew, sana beş dakika ayıracağım.

Sizi istemiyorum, sadece Mayhew.

Şekerlememiz! Sör Wilfrid, şekerlememiz!

Siz gidin, bensiz başlayın!

Sizin hatanız Bay Carter. Buna izin vermemeliydiniz.

Benim hatam değil.

Sör Wilfrid'e ceza davası yok demiştim.

Bu birinin hatasıysa benim olsa gerek.

Bana saçma geliyor ama Bay Mayhew'a göre acil.

Her an tutuklanabileceğimi düşünüyor.

Ne için?

Cinayet için.

Bayan Emily French'in davası. Basında haberini görmüşsündür.

Varlıklı ve orta yaşlı bir duldu. Hampstead'de bir hizmetçiyle yaşıyordu.

Bay Vole akşamın başlarında onunlaydı.

Hizmetçi izinden döndüğünde kadını ölü bulmuş, başının arkasına vurulmuş.

Anladım.

Vole dolaylı kanıt ağına düşmüş zararsız birine benziyor.

Sana biraz daha detay versem belki en güçlü savunma savını söylersin.

Bana puro verirsen muhtemelen daha iyi düşünürüm.

Tabii.

Daha önce hüküm giymemiş tabii.

İyi bir adam o ve savaş sicili de harika.

Onu çok seversin.

Kibritlere de el koymuşlar. Ateş ver lütfen.

Bence savunma makamı cinayet gecesi için bir bahane bulabilir.

Üzgünüm, kibritim yok. Alıp getireyim.

Hayır, Bayan Plimsoll'ı tanımıyorsun. Kurnazlık gerektirecek bu.

Genç adam, gel lütfen.

Avukatın ve ben önemli bir konuda beni aydınlatabileceğini düşünüyoruz.

- Tabii, teşekkürler. - Ama Sör Wilfrid…

Hâlâ yatmadınız mı? Yukarı!

- Kibrit ver. - Üzgünüm, üstümde taşımıyorum.

- Ne? Onu severim demiştin. - Ama çakmağım var.

Haklıymışsın Mayhew, onu sevdim. Teşekkürler.

Şimdi beni görse Bayan Plimsoll'ın yüzünü hayal edebiliyor musunuz?

Öyleyse görmemesini garantileyelim.

Fevkalade.

Becerikli bir suçlunun içgüdülerine sahip.

- Teşekkürler bayım. - Al.

Orta yaşlı bir dulu öldürmüş olabilirsin ama

yaşlı bir avukatın hayatını kurtardığın kesin.

Kimseyi öldürmedim ben. Çok saçma bu.

Karım Christine'e göre suçla ilişkilendirilebilirim ve avukat lazım.

Bu yüzden Bay Mayhew'a başvurdum.

Ona da avukat lazımmış ve şimdi iki avukatım var.

- Çok saçma… - Bay Vole, ben kâtibim.

Sör Wilfrid avukat.

Sadece bir avukat mahkemede sav savunabilir.

Anladım.

Külleri bile bulamayacak.

Oturun.

Teşekkürler.

Gazeteye göre zavallı Bayan French ölü bulunmuş.

Başına vurulmuş.

Polis de beni sorgulamak istiyormuş çünkü o akşam onu ziyaret ettim.

O yüzden tabii ki karakola gittim.

Uyarıldınız mı?

More Turkish subtitles for Witness for the Prosecution

Kommentaarid

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left