فصل 4

هماهنگ با نسخه‌های زیر

ReZERO Starting Life in Another World - S04E13 tr
ناشر alycann

برچسب‌ها

other
تاریخ انتشار: 2026-08-24
تعداد دانلود: 2
مخصوص ناشنوایان: No

پیش‌نمایش زیرنویس Turkish

نخستین 200 خط.

~acs~ İyi seyirler dilerim

Neden hepimiz kütüphaneye gidip Reid'in kitabının orada olup olmadığına bakmıyoruz?

Yani ölülerin kitabını onu yenmek için

bir rehber olarak kullanmak istiyorsun, sanırım?

Evet.

Ölülerin kitapları bize birinin nasıl öldüğünü anlatır.

Reid bir istisna olmamalı.

Bu gerçekten mantıklı.

Onur yerine hilekarlık.

Tam Barusu'ya göre bir çözüm.

Mhm, doğru.

Subaru kurnazca ihanet konusunda gerçekten çok iyi.

Bu devirde kim 'kurnazca ihanet' der ki?

Ancak,

Reid Astrea'nın kitabı en başta o arşivde var mı ki?

Dört yüz yıl önce yaşadığı kesin, ama...

Kimse o şekilde yüzyıllarca yaşayamaz.

Eminim o da herkes gibi ölmüştür.

Bu illa ki doğru olmak zorunda değil, sanırım.

Ne de olsa, Betty dört yüz yıldır hayatta.

Ben de yüz yaşından büyüğüm herhalde?

Yaratıldığım zamandan sayarsak, ben de yaklaşık 400 yaşındayım.

Ve zavallı küçük ben 400 yıldır burada bekliyorum!

Dostum, burada ne kadar çok antik tip var!

Sen bile mi, Emilia-chan?!

Ancak, mizacı göz önüne alındığında,

uzun ömürlü ırklardan biri olması pek olası değil.

Mizacı mı?

Ne kadar enerjik olduğunu mu kastediyorsun?

Enerjikten ziyade, "çileden çıkarıcı" daha uygun bir terim olurdu.

Eğer uzun ömürlü ırklardan biri olsaydı bile,

400 yıl boyunca kulede sessizce kalabileceğini hayal edemiyorum.

Gerçekten de.

Pek tek bir yerde duracak tipe benzemiyor.

Yani, Reid'in hayat dolu bir ölü olduğu fikrine itirazı olan var mı?

O zaman karar verildi.

Bu kuleyi yenmek için gerekiyorsa,

hadi yapalım.

Sorun ne? Hâlâ ikna olmadın mı?

Hayır, ondan değil. Başka alternatifimiz yok.

Fikrinin en iyi seçeneğimiz olduğunu kabul ediyorum.

Yine de canını sıkan bir şey mi var?

Bu benim kişisel bir meselem.

Lütfen kafanıza takmayın.

Ram.

Biraz herkesle ilgilenir misin?

Peki, benimle ne konuşmak istiyorsun?

Gerçekten Reid'i yenmeyi planlıyor musun?

Subaru, sen...

Üzgünüm.

İdeal olan, kendini toparlaman için

sana gereken tüm zamanı vermekti.

Ama o kadar zamanımız yok.

O yüzden açık açık söyleyeceğim, Julius.

Dinliyorum.

O ayrı konu, bu ayrı konu.

Bak, yanımdayken neden garip davrandığını anlıyorum.

Dünkü ben muhtemelen sana bir şey yaptı.

Ama bunun şu anki "ben"le hiçbir ilgisi yok.

Grubumuzdaki en güçlü kişi sensin.

Yani kazanmak için bir strateji bulsak bile,

Reid'i yenmek senin omuzlarında olacak.

Ona zaten iki kez yenildim.

Biliyorum.

O zaman bir dahaki sefere kazan.

Dövüşün nasıl bittiğini görmedim.

Dünden öncesine dair hiçbir şey hatırlamıyorum.

Yani senin Reid'e yenildiğini bir kez bile görmedim.

Sende eksik olan şey cesaret değil.

Kazanma kararlılığı, kaybetmeme iradesi.

Burada yeterince cesaretin var.

Reid Astrea'yı sana bırakıyorum.

Şimdiye kadarki en zorlu düşmanımızı yenecek olan sensin.

Neden benden bu kadar çok şey bekliyorsun

dünden önceki her şeyi unutmuşken?

Sadece...

sahip olduğum imaj, bıraktığın izlenim.

Seninle ilgili her şey bana bunu hissettiriyor.

Öyle mi?

Havam sana bunu hissettirdi.

Dünya tarafından unutulmuş,

ustamın varlığını doğrulayamayan, böyle bir duruma düşmüş...

Ama yine de, bu noktaya kadar geliştirdiğim her şey yok olmadı.

Söylemek istediğin bu mu?

Ben o kadar süslü söylemedim gerçi.

Şimdi biraz daha motive hissediyor musun?

Kim bilebilir?

Sözlerin tamamen duygusal ve sağlam bir temele dayanmıyor.

Hadi ama, dostum.

Ancak...

O ayrı bir konu, bu ayrı bir konu.

Ah! Subaru, bak!

Reid'in kitabını bulduk!

Bekle, ciddi misin?!

Onu bulan Meili. Etkileyici, değil mi?

P-Pek sayılmaz.

Sadece şans eseri gözüme çarptı.

Aptal olma.

Başardığın şeyle gurur duy.

Aferin kızıma, Meili.

Saçımı bozuyorsun.

Yine de, bulması sadece şansa bağlıysa...

Ne yazık ki, bu kütüphanenin ardındaki mantığı çözemediğimiz anlamına geliyor.

Aslında nasıl yapılacağını bilseydik aramak istediğim bir kitap vardı.

Bayım, sakın bana...

Sana söylemiştim, değil mi?

Seni düzgün yetiştirmek söz konusu olduğunda kolaya kaçmayacağım.

Yani,

Reid'in kitabını henüz kimsenin okumadığını söylemek doğru olur mu?

Elbette okumadık.

Kimsenin senin gibi aceleyle hareket edip hafızasını kaybetmesine izin veremeyiz.

Kayda geçsin diye söylüyorum, hafıza kaybıma bu kitapların neden olduğundan hâlâ emin değiliz.

Bunun kulağa çok bencilce geleceğini biliyorum,

ama bence onu benim okumam en güvenlisi olacak.

Subaru...

Biz bir takımız, ve burada her birimizin bir rolü var.

Julius bizim öncü savaşçımız,

Echidna bizim bilginimiz,

Ram bizim sözlü tacizcimiz,

Meili bizim tatlı çöreğimiz,

Beatrice de bizim tatlı çöreğimiz,

Shaula fan servisinden sorumlu,

Emilia-chan bizim güzel ana kahramanımız,

ve oynamam gereken rol de bu.

Sanki araya gerçekten tuhaf roller karışmış gibi hissediyorum,

Yok ya, uyduruyorsun!

Senin için seve seve soyunurum, Usta!

Evet, üstüm çıktı bile!

Yok, ben almayayım. Bundan daha fazla soyunursan,

Aklımı kaçırırım.

Dışarıda kaldım!

Bunu hallettiğimize göre...

Buradaki herkesin onu okumama itirazı yok mu?

Evet. -

Bana geri döneceğine söz ver... aslında hayır.

Sana söz verdirirsem, sonunda onu bozarsın.

Eğer hafızam tekrar silinirse,

bana buzdan bir kafeste güzel, uzun bir azar çekmekten çekinme.

Burada kimse o kadar aşırı bir şey yapmaz, sanırım.

Biliyorum.

Bunun için çok iyisiniz.

Subaru...

Pekala, ben gidiyorum.

Geç dönebilirim, bu yüzden akşam yemeğini bensiz yiyebilirsiniz.

Aptal.

Bunlar...

Reid'in anıları mı?

Oh?

Geri döndün, bayım?

Kim...

Hayır, neresi?

Hangi sorudan başlamalıyım ki?

Vay, ne kadar da açgözlüsün?

Ama senin bu huyun hoşumuza gitmiyor değil.

Ne de olsa biz açgözlü insanları çok severiz.

Ruhun takıntılarının son dinlenme yerine hoş geldin.

Od Lagna'nın beşiğine,

Anılar Salonu'na.

Anılar Salonu mu?

Kesinlikle, Anılar Salonu!

Ve bizler Cadı Tarikatı'nın Oburluk Başpiskoposu,

Rui Arneb'iz.

Şey, muhtemelen bu sefer de uzun kalmayacaksın,

ama iyi geçinelim, bayım.

Bak, Başpiskopos veya Cadı Tarikatı ne anlama geliyor onu bile anlamıyorum.

Basitçe ifade etmek gerekirse, Cadı Tarikatı

bu dünyanın en nefret edilen dışlanmışlarının bir araya geldiği bir topluluktur.

Evet, bu kesinlikle bir grup kötü adama benziyor.

Yani bu seni de mi kötü adam yapıyor?

Zavallı, masum kızlara böyle zorbalık etmemelisin, bayım.

Bizim de hislerimiz var, biliyorsun değil mi?

Konuşma şeklini sürekli değiştiriyorsun.

Bu sadece senin karakteristik özelliğin mi?

Bunu kafana takma.

Biraz fazla egomuz var, anlarsın ya.

O yüzden hangisinin başa geçeceği biraz havada kalıyor.

Ama benim pek de bir seçeneğim yok.

Onlar Sevgili Abim ve Büyük Abimden bir hediye.

O yüzden onu almalıyız,

yoksa onların küçük kız kardeşi olmaktan geri kalırız.

Yani sen ağabeylerini önemseyen sevimli bir kız kardeşsin.

Tek çocuk olarak kıskandım.

Öyle mi?

Şimdiye kadar bir kız veya erkek kardeşin olmuş olabilir, biliyorsun değil mi?

Böyle korkutucu şeyler söylemesen olmaz mı? Hayal etmek bile istemiyorum!

Anlıyoruz, bayım.

Ailen için kendini suçlu hissediyorsun, değil mi?

Veda bile edemeyen kötü bir oğul olduğuna pişmansın.

Nasıl bildiğimizi mi merak ediyorsun?

Tabii ki biliyoruz.

Çünkü dışarıda seni bizden daha iyi anlayan

başka hiç kimse yok.

Bana dokunma!

Biz sadece rahat hissetmeni istiyoruz, bayım.

Sen de neyin nesisin?

Ne söylemeye çalışıyorsun?!

Od Lagna'nın beşiği, Anılar Salonu...

Pis ağzından çıkan hiçbir şey mantıklı gelmiyor!

Basitçe ifade etmek gerekirse, burası ruhların filtrelendiği yerdir.

Ruhların... filtrelendiği yer mi?

More Turkish subtitles for Re:ZERO -Starting Life in Another World-

نظرات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left