نخستین 200 خط.
74. Berlin Uluslararası Film Festivali Karşılaşmalar Bölümü
Adım Travis Wilkerson.
54 yaşındayım.
Boyum 1.80 metre ve son tartıldığımda 86 kilogramdım...
...ki bu da açıkçası biraz moral bozucuydu.
Erin adında bir sanatçıyla evliyim...
...ve Adva, Matilda ve Dalton adında üç çocuğum var.
Ayrıca, hem ülkenin hem de rüzgârın ismini verdiğimiz...
...Jugo adında bir yavru köpeğimiz var.
Hırvatistan'ın Split şehrinde yaşıyoruz...
...ve yerel standartlara göre oldukça iyi bir hayatımız ve dört odalı bir evimiz var.
Bunun sebebi, geçimimi bir üniversite hocası olarak sağlıyor olmam.
Ama aynı zamanda film de yapıyorum...
...ve Yugoslavya'nın çöküşü hakkında bir film çekebilmem için buraya taşındık.
Ama dürüst olmak gerekirse...
...böyle bir şey hakkında nasıl film çekilebilir ki?
Ben de onun yerine bu filmi çektim.
Tito'nun Ölümü Split'te Duyuruldu
Yoldaş Tito
Sana Yeminimiz Olsun Ki
Sana Yeminimiz Olsun Ki
Çizdiğin Yoldan
Asla Sapmayacağız
Hırvatistan'daki günümüz yaşamını simgeleyen biri varsa...
...o da bir balıkçının oğlu olan polis dedektifi Ivan Perić'tir.
Hırvatistan'ın son zamanlardaki tek gerçek endüstrisi olan...
...turizm sektöründe çalışmaktan kaçınmak için dedektif oldu.
Şimdiyse hayatını...
...esasen çözülemeyen bir dizi turist cinayetini çözmeye çalışmakla geçiriyor.
Çünkü turistler yaygın olarak hor görülüyor; ve kimse Perić'e yardım etmiyor.
Elde ettiği kanıtlar, bürokrasinin labirentinde kayboluyor.
Toplum içinde, internette ve yerel basında aşağılanıyor.
Patronu ona “uhljeb” diyor...
...Hırvatça'da “tembel bürokratik parazit” anlamına gelen bir hakaret.
Yarasına tuz basmak için, patronu Ivan'ın cinayetleri çözememesini...
...anti-uhljeb platformuyla milletvekili adayı olmak için kullanıyor.
Ivan Perić'in kaderi, büyük Salvadorlu şair Roque Dalton'un bir dizesini akla getiriyor.
“Tüm gençlik gider boşa”
“Keder de katır gibi sürüklenir ardı sıra”
Mezarların Arasından Esen Rüzgâr
Kara Dalga Bir Uyarıydı
Ee, beni neden buraya getirdin?
İşte, bu terk edilmiş oteldeyiz.
Ve gördüğün gibi, oldukça harap durumda.
Biliyorsun, Split'te böyle harap durumda çok fazla otel yok.
Otellerin çoğu, yeni turizm dönemi için yeniden inşa edildi...
...ama cesedi saklayabileceğin birkaç yer var.
Boğulduğunu söylüyorlar. Boğulmuş ve dövülmüş.
Ama biliyorsun, bu günlerde boğularak öldürülmek biraz sıra dışı...
...çünkü bu, oldukça eski moda bir yöntem.
Çünkü buradaki insanlar çoğunlukla silah, bıçak...
...ya da arabaların altına bomba koymak gibi yöntemler kullanıyor.
Kimliğinden, bu adamın 27 yaşında olduğunu söyleyebilirim.
Adı Fabio'ydu. Yani İtalyan'dı.
Alberobello adlı İtalya'nın güneyindeki bir yerden gelmiş.
Kimliğini aldım ve polis meslektaşlarımla kontrol ettim...
...nerede kaldığını öğrendik.
Şehrin merkezindeki bu ucuz otelde kalıyordu.
Ve Fabio ile arkadaş gibiydiler.
Onları da aramaya gittim tabii; ama Split'ten kaçmaya çalışıyorlardı.
Neyse ki havaalanında onları durdurabildim...
...çünkü trafik çok yoğundu...
...trafikte sıkışıp kaldılar ve onları bulup sorgulama için karakola götürdüm.
Ve evet, onlarla konuştum...
...ve açıkçası biraz korktular...
...çünkü çok genç insanlardı.
Ve bence korkmalarının sebebi, arkadaşlarının ölmesinden ziyade...
...polisin orada olmasıydı ki bu biraz garip.
Bu, İtalyanlar hakkında birkaç şey söylüyor; ama neyse.
Aslında Fabio, tanınan biriydi, yani...
...polise ya da bana göre değil; ama sosyal medyada tanınıyordu.
Ama tanınmasının sebebi...
...şehir merkezindeki o meşhur çeşmede işerken çekilmiş bir fotoğrafının olmasıydı.
Adı “Pirja”.
Biz ona “Pirja” diyoruz. Orada işiyordu.
Ve bu yerin de oraya benzer bir kokusu olduğunu fark edebilirsin.
Yani, bilmiyorum, belki de tesadüftür.
Ve arkadaşları...
...Fabio'nun arkadaşları bana, sürekli içki içtikleri...
...ve sıkıntı çıkardıkları için komşularıyla aralarının limoni olduğunu söyledi.
Yani evet, belki de oradaki bazı insanların Fabio'yla ilgili bir sıkıntısı vardı.
Belki de yerel halkla ilişkilerinde çizgiyi aşmıştı.
Belki de bazıları...
...onun için bir şeyler yapmaya çalışıyordu; ama bence bu tür şeyler sürekli oluyor...
...ve yerel halk turistlere kızgın, bu yüzden böyle düşünüyorum.
Ama bence, birini öldürmek oldukça ağır bir şey.
Ama belki de bu, turistlerle ilgili bu durum yıllardır devam ettiği için böyledir.
Belki de bu, insanların artık tahammül edemediği bir noktaya ulaştığı içindir.
Ve bu adam, ne bileyim, aklını kaçırmıştır.
Bence birini öldürmek çok ağır bir şey.
Ama, bilirsin, şaşırmazdım çünkü, yani...
...insanlar sürekli Hırvatistan’a geliyor ve sonra da çekip gidiyor.
Burada yaşamak giderek zorlaşıyor...
...belki de birisi artık dayanamadı ve...
...“yeter artık, yapamıyorum, birini öldüreceğim” dedi.
Bir şekilde ona sempati duyduğunu hissediyorum.
- Turistler hakkında ne düşünüyorsun? - Turistler hakkkında mı? Evet...
Yani, ben şehrin dışında yaşıyorum.
Merkeze gitmiyorum.
Merkeze gitmiyorum çünkü, senin de dediğin gibi...
...çeşmeye işeyen insanlar var ve ben bu tür şeylerden hoşlanmıyorum.
Bu yüzden, genellikle biri öldüğünde beni arıyorlar.
Yani turistlerle, öldüklerinde tanışıyorum ve öldüklerinde bana iyi davranıyorlar.
Neden dedektif oldun?
Balıkçı olmak istemediğim için.
Turizm sektöründe çalışmak da istemedim.
Ve psikoloji okudum.
Ayrıca, dedektif filmlerini de severim.
İş ilanı da çıkmışlardı.
Sonuçta yine turizm sektöründe çalışmaya başladım.
Sohbetimiz, Koteks'in kalıntılarındaki Ivan'ın ofisinin yakınında...
...terk edilmiş bir oyukta gerçekleşti.
Koteks, Yugoslavya'da inşa edilen ilk alışveriş merkeziydi.
Sosyalist sistemin başarılarının bir göstergesi olarak tasarlanmış...
...ve 1979'da Split'te düzenlenen Akdeniz Oyunları'na yetiştirilmişti.
Alışveriş merkezinin açılışı büyük bir ulusal olaydı...
...siyasi liderler ve üst düzey bürokratlar da dahil olmak üzere...
...açılışa 100 bin'den fazla kişi katıldı.
On yıldan biraz fazla bir süre sonra...
...savaş patlak verdiğinde ve ülke paramparça olduğunda...
...aynı insanların bazıları...
...Koteks Sırp Donanması tarafından bombalandığında...
...geçici barınaklarda toplandılar.
Yugoslavya'nın dağılmasından sonra, alışveriş merkezi özelleştirildi...
...ve hiçbir zaman tutulmayan yenileme vaatleriyle elden ele geçti...
...bir zamanlar ütopik olan duvarları...
...şimdi faşist grafitilerle yazılanmış bir hâlde, toza dönüşerek çöküyor.
Limanı gören sâkin bir yamaçta...
...turistlerin gürültüsünden uzakta...
...İlk Split Partizan Müfrezesi'nin anıtı yükselir.
Anıtı tanıtan herhangi bir levha yoktur ve anıtın ziyaretçisi de çok azdır.
İnsanlar köpeklerini, anıtı çevreleyen yeşil alanda koşturmak için buraya getirir.
Mihver devletleri, 1941 yılının Nisan ayında Yugoslavya Krallığı'nı işgal etti.
Sadece dört gün sonra...
...Bağımsız Hırvatistan Devleti gibi absürt bir isim taşıyan...
...bir kukla devlet ilan edildi.
Bu devlet, görünüşte önce Faşist İtalyan yönetiminin işgali altında...
...daha sonraysa doğrudan Nazi'lerin himayesindeki...
...Hırvat Faşist Partisi Ustaša tarafından yönetiliyordu.
Split, yeni rejimin kontrolü altına girince...
...Ustaša, siyasî düşman olarak gördüğü yüzlerce kişiyi tutukladı.
Antifaşist olduğundan şüphelendiği herkesi işkenceden geçirdi...
...onlara zulmetti ve onları yargısız infaz etti.
Ustaša'ya karşı direniş neredeyse ânında başladı.
Genç komünistler, Hırvat'lar, Sırp'lar ve Yahudi'ler...
...faşistlerin silah depolarına girerek...
...tüfek, makineli tüfek, cephane ve el bombaları çalmaya başladı.
Komünistlerin çoğu henüz gençti ve askerî eğitimleri çok azdı veya hiç yoktu...
...ancak şehirlerinin kâbusa dönüşmesini pasif bir şekilde izlemeyi reddettiler.
Ağustos ayında, 25 yaşındaki Mirko Kovačević...
...isyanı organize etmelerine yardım etmek için Karadağ'dan geldi.
İspanya İç Savaşı gazisi olan Kovačević, yaşı ve tecrübesiyle onlara güven verdi.
Plan, diğer partizanlarla buluşmak ve bir isyan üssü oluşturmak için...
...Split'in kuzeyindeki Bosna sınırına yakın dağlara gitmekti.
Ağustos ayının ortasında bir gece, dağlara doğru yürüyüşlerine başladılar.
Ancak daha yeni başlamışlardı ki...
...Birinci Split Partizan Müfrezesi sorunlarla karşılaştı.
Rehberler, yürüyüşün ortasında nereye gittiklerini bilmiyor gibiydiler.
Kovačević'in liderliğindeki bir grup diğerlerinden ayrıldı.
Rehberleri ortadan kaybolduktan sonra, karanlıkta yönlerini tamamen kaybettiler.
Aç ve susuz kalmışlardı.
Kovačević, su ve yiyecek bulmak için...
...çaresizce iki grup üyesini küçük bir köye gönderdi.
Ancak köylüler düşmanca tavır sergiliyor ve önce öfkeyle...
...ardından da en yakındaki Ustaša ve İtalyan tugaylarına haber vererek...
...şiddetle karşılık verdi.
Faşistler'le deneyimsiz partizanlar arasında çatışma çıktı...
...ve partizanlar kısa sürede yenilgiye uğradı.
Kovačević ilk ölen kişi oldu...
...ve hayatta kalan deneyimsiz partizanlar paniklemeye başladı.
Hızla bozguna uğradılar.
Toplamda 4 partizan olay yerinde öldürüldü ve 28'i de yakalandı.
13'üyse korku içinde çevredeki dağlara kaçtı.
Yakalananların bazıları yargısız infaz edildi...
...diğerleriyse yakındaki bir kasabaya götürülerek orada vuruldu.
Dalmaçya'daki partizan hareketi, doğduğu kadar çabuk öldü.
O cehennemin içine girip onu sıfırdan yeniden inşa etme göreviyse...
...başka birine düşecekti.
Yugoslavya'nın dağılmasından bu yana anıt...
...defalarca faşist grafitiyle tahrip edildi.
Ancak, hâlâ büyük fedakârlıkları hatırlamak isteyen insanlar var.
O çok yürekli çocuklar anıtı temizlemek için geri gelmeye devam ediyor.
Şu anda Diocletian Sarayı'ndayız.
Burası, Diocletian Sarayı'ndaki ana yerlerden biridir.
Bu, MS 340 yılı civarında Roma İmparatoru tarafından inşa edilmiş bir saraydı.
Ayrıca, günümüzde kilise olarak kullanılan...
...Aziz Dominus Kulesi de var.
Maalesef burada da yine bir cinayet işlendi.
Yani, tam burada değil, ama o çan kulesinde işlendi.
Gördüğün gibi, burası Split'in simge yapılarından biri...
...ve birçok turist şehri seyretmek için buraya tırmanıyor.
Duyduğuma göre orada...
...uzun süre kalıp selfie falan çeken bir turist varmış.
Ve yerel halktan biri, rahatsız olmuş...
...ve “çok fazla selfie çekiyorsun” deyip...
...orayı terk etmesini söyleyerek adamı itmiş.
Yani, bunu kasten yaptığından emin değilim.
Yoksa, niyeti bu muydu acaba?
Onu kuleden aşağı atıp öldürmeye mi niyetlenmişti?
Bu davadaki kurban hakkında ne biliyoruz?
No comments yet. Be the first to leave one.