نخستین 200 خط.
NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ
İstediğimi alırım, istediğimi alırım,
Arabamda giderken patron gibi yatarım
Sen de benim gibiysen, Kaldır ellerini yukarı,
Yukarı, aşağı, yukarı, aşağı, yukarı, aşağı
Son günümde düşündüğüm, yeni bir hayata başlamak.
O kapılardan çıkmak.
İnanılmaz bir his.
Dünyanın en iyi hissi.
Dışarıya ulaşmaya hazırsındır.
Çıktığım gün, muhtemelen ne bulursam yiyeceğim.
Alırım kendi ayakkabımı,
Alırım kendi arabamı,
Değilim beş yıldız,
Ederim 10 yıldız
Ön kapıdan çık ve bunları arkanda bırak.
Evet be.
Tekrar dışarıdayım.
Gerçekleştiğine inanamıyorum.
Güneş tenime değiyor, saçlarım açık.
Gitmeliyim.
O kapılardan çıkmak, dünyadaki en iyi his.
Dünyadaki en iyi his.
Özgürlük.
Gitmeye hazırım.
O lanet kapıdan çıkmaya hazırım.
- Koşarak çıkacağım. - Hazır mısın?
- 11, 12 gibi mi gidiyorsun? - Cidden hazır mısın?
- 12'de. Cidden hazırım, tamam mı? - Burayı kastettim.
Hazırım.
Adım Toyea Whittard, 23 yaşındayım.
Taksirli davranış, huzuru bozma ve suistimal sebebiyle
şartlı tahliyeyi ihlal ettiğimden buradayım.
45 gündür buradayım.
Çocuklarım yüzünden bir sürtüğü benzettiğim için bu suçlamaları yedim.
Teyzemin bir arkadaşı çocuklarıyla bize gelmişti.
Oğlu kızımı kucaklamış ve kafası evin altındaki tuğlalara çarpmış.
Ben işteydim. Kızım beyin sarsıntısı geçirdiği için arandım.
Eve gittim.
Teyzemin arkadaşı, mahalle ağzıyla konuşuyordu.
Ve ona bir şey söylediğimde,
ağzına geleni söylemeye başladı.
Benim de gözüm karardı ve...
...üstüne yürüdüm.
Suratına vurdum.
Sonra, ben bunu yaptığım için, polis geldi.
Hâlâ evdeydim, çünkü hapse gireceğimi biliyordum.
Yani öfke sorunum var. Küçüklüğümden beri.
Annem anaokulundayken bile,
zor biri olduğumu söylüyor.
Okuldayken,
söz dinlemek istemezdim.
Kendi istediğimi yapmak isterdim
ve sık sık olay çıkarırdım.
Büyürken, başım hep belaya girdi.
Neden o kadar kızgındım, bilmiyorum.
Hâlâ da kızgınım.
Telefonda artistlik yapıyordu. Dedim ki...
Böyle sinirlendiğim zaman,
her şey önemsizleşir.
Hiçbir şey, istediğimi yapmamı...
...engelleyemez. Adrenalin patlaması yaşarım.
Hislerimi kontrol etmeyi bilmiyorum.
- Bu zor... - Gözüm dönüyor, boş versene.
- Ben de onu diyorum. - Evet, doğru.
Bunu yapmaya devam edemem.
Çocuklarımın annemle veya sevgilimle kalmasını istemiyorum.
Çocuklarıma kendim bakmak istiyorum.
Tek etkilenen biz değiliz.
Çocuklar da var.
- Kaç çocuğum var demiştin? - Dört.
Dört çocuk. Evlendim ayrıldım, hepsini yaşadım.
- Tamam mı? - Genç bir kadın için çok, çok uzun...
Uzun bir hikaye. Çok şey yaşadım.
Soyadın ne?
- Rice. - Eşyaları kimde?
- Buraya hiç geldin mi? - Bir kez.
Bir kez mi?
Tişörtünü giy.
Tişörtünü giyince, bir numaralı kameraya bak.
- Bir numaraya mı? - Evet.
Tamam. Bugün doğum günün mü?
Evet, bugün doğum günüm. Sonunda 21 oldum, dostum.
Doğum günümde bana bunu yapmayın lütfen.
Gerçekten.
Metal dedektöründen geç.
Kız arkadaşımın arabasını çarptım.
Saçmalık. Tam da doğum günümde.
- İçeriye mi? - Evet, sarı ayak izinde dur.
Saat sekizden öğleden sonra bire kadar çalıştım.
Sonra çıkıp, eve gittim.
Biraz içtim, babamın evine gittim.
Biraz daha içip, Walmart'a uğradım. Dönüşte direğe çarptım.
Doğum gününde uçmaya çalışırsan böyle olur.
İşler çığırından çıktı. Eğlenirken, bir bakmışsın...
...hücrede oturuyorsun.
Vay be.
Bir daha hapse girmeyeceğim demiştim.
Şu hâlime bakın.
O lanet direğe tosladım.
Beni serbest bırakmayacaklar, dostum.
Çürüyene kadar burada oturacağım.
Serbest kalamayabilirim...
...çünkü zaten ev hapsindeydim.
Son gelişimde,
beni bir dizi silahlı soygunla falan suçlamaya çalıştılar ama...
suçlu değildim.
Yukarı çıkmadan önce bu haltı çıkaracaklar mı, merak ediyorum.
Buradan ayrılırken, herkes mutlaka,
"Sakın geri gelme." diyor.
Ama bir şekilde geliyorsun.
İnsanın evi gibisi yoktur.
Siyahi adamın evi hapishanedir.
Gerçekten.
Sıraya geçin.
- Jambonlu sandviç. - Ne olduğunu bilmiyorum.
Hiç mutlu değilim.
Hiç meyve suyu yok.
Bize bok gibi davranıyorlar.
Meyve suyuma baksanıza.
- Buradan çıkmaya çalışıyorum. - Hepimiz öyle.
Hepimizin çocukları var. Ailesi var. Ve bir...
...işi var.
Biçmemiz gereken bir bahçemiz var. Kimse burada olmak istemiyor.
Buraya cuma günü saat 6 gibi geldim.
Ama sanki çok uzun zaman olmuş gibi.
Aptalca bir sebepten, aptalca bir hata yüzünden.
Marihuana bulundurmaktan şartlı tahliyedeydim.
Süreci tamamladım, cezamı ödedim.
Ama, şartlı tahliye, kendinizi hep kontrol etmenizi gerektiren bir şey.
Ne için tutuklandın?
- Şu anda mı? - Evet.
- Hırsızlık. - Ne?
- Hırsızlık. - Tamam, anladım.
Birkaç arkadaşımlaydım. Walmart'a gittik.
Arkadaşlarım bir şeyler çaldı.
Yakalandılar, ben de onlarlaydım.
Polis geldiğinde, bana arkamı dönmemi söyledi.
Ben de, "Ne? Ne oluyor?" dedim.
Sadece, "Hakkında tutuklama emri var." dedi.
Şartlı tahliye ihlaliymiş.
Hırsızlık suçu için bir kefaletim vardı, ama kefaletle çıkamayacağımı söylediler.
Bana ne olacak, bilmiyorum.
Kalacak mıyım, çıkacak mıyım?
Bu çok kötü.
Sevgilimi özledim dostum. Manitamı özledim.
Ben de, dostum.
Benim yarın evlenmem gerekiyordu, dostum.
Kahretsin be!
- Hadi be. - Saçmalık bu.
Her şeyi planlamıştım. Yüzükler evde, hazır.
Nişanlım gelinliğini çoktan aldı.
Buradan çıkabilmeyi umuyorum.
- Alo? - Merhaba bebeğim.
Merhaba.
- Nasılsın? - Çok gerginim.
Umarım buradan çıkabilirim.
- Benim istediğim de bu. - Tutuklama emri geri çekilmeli.
Sadece ne olacağını bilmek istiyorum.
Unutma, ne olursa olsun, hep yanında olacağım.
Bugün doğum günüm.
Veintiuno oldum. Bugün veintiuno oldum.
İKİ SAAT ÖNCE TUTUKLANDI
Uzun zamandır bu günü bekliyordum,
şu an hâlâ biraz sarhoşum.
- Rice? - Bunları alayım mı?
Evet, kağıtlarını al.
Canım sıkkın. Sinirim bozuk.
Şu sarı karenin içinde dur. Ellerini yana indir.
Sadece burada, Atlanta'dayken tutuklandım. Ülkemde hiç tutuklanmadım.
Nerede doğdun?
Atlanta, Georgia.
Burada doğdum ama Virjin Adaları'nda büyüdüm.
Buraya 19 yaşımda geldim. Hiç sabıkam yoktu.
Hiç yoktu. Ama buraya gelince...
Boyun ve kilon?
Boyum yaklaşık 180 cm.
Kilom...
Zayıf işte.
Tamam, zayıf yazamam. 64 kiloya ne dersin, olur mu?
- Evet. - Kaç dövmen var?
Zayıfım, değil mi? İki dövmem var.
Pekala.
Üç suçlaman var.
Şerit ihlali, ehliyetsiz araba kullanma ve hız sınırı kuralı ihlali.
Toplam kefaletin 953 dolar.
Çıkmak için kefaleti nakit ödeyebilirsin. Tamamı ödenmeli.
- Çıkabilirim, öyle mi? - Beni dinledin mi?
- Dinledim. Çıkabileceğimi duydum. - Çıkabilirsin.
Aksi hâlde, pazartesi sekizde mahkemeye gideceksin.
- Bugün cumartesi. - Cumartesi.
Tanrım!
Sadece uyumak istiyorum.
Umarım birkaç saat içinde dışarı çıkarım.
Bu günü öyle çok bekledim ki.
21 yaşımı gördüğüme şanslıyım.
Kağıtlarını buraya koy.
Ağabeyim 19 yaşındayken öldürüldü.
Benim yaşım 15'ti, ağabeyim 19.
O yüzden bu dövmeyi yaptırdım. Yani...
No comments yet. Be the first to leave one.