Twister

Twister

دانلود زیرنویس Turkish

هماهنگ با نسخه‌های زیر

safe harbour s01e04 hdtv x264-w4f
ناشر Henoka

برچسب‌ها

HDTV
hdtv
x264
HD
تاریخ انتشار: 2018-12-10
تعداد دانلود: 31
مخصوص ناشنوایان: No

پیش‌نمایش زیرنویس Turkish

نخستین 200 خط.

Çeviri ve Senkron: HENOK

Ryan...

Aranızda İngilizce bilen var?

Onları gemiye de alsak veya onların teknesini de çeksek,

bu her açıdan riskli.

Oylama yapacağız.

- Dörde karşı bir. - Dörde karşı bir ne?

Onları çekeceğiz.

- Ryan Gallagher? - Ne için soruyorsunuz?

Adınız bir Commonwealth suç raporunda geçiyor.

O zaman neden teknenin rotasını değiştirip Endonezya'ya gittiniz?

Yolumuzda bir fırtına belirtisi vardı.

Yedi kişi öldü!

Kızımı öldürdünüz!

Buraya geldim çünkü sorumluluk almam gerekiyordu.

- İpi sen mi kestin? - Hayır, Hayır. Ben... İpi sen kestin.

Yıllardır yok ve şimdi aniden geri geldi. Ne istiyor?

- Seni aldattım, Liv. - Kiminle?

Bree'yle.

- Sadece seni korumak istedim... - Kendini koruyordun!

Özür dilerim.

Burada.

- Daha eski anılar mı? - Onun gibi bir şey.

- Hâlâ Bilal'i bulamadım. - Geri dönecek o.

Adalet verilmez, İsmail. Adalet alınır.

Bir suç ihbarında bulunmak istiyorum.

- Neden onu ihbar ettin? - Teknedeydi.

Biliyor musun, bırak gitsin. Bu hiç bitmeyecek mi?

- Sen yine baba olacaksın. - Zahra asla bana anlatmadı.

Henüz sonlandırmak isteyip istemediğime karar vermedim

- Okulun nasıl gidiyor, Maddie? - Okul iyi.

Seni gördüm. İpi kesen sendin.

Hayır, dün gece seninle kaldığını düşündüm.

Hayır, o bir yerlerde olacak. Nasıl olduklarını biliyorsun. Ben...

Endişelenmiyorum.

Evet, bunu denedim. Telefonu kapalı.

Dinle, Carly'in numarası var mı? Göremiyorum ki ...

Tamam.

Eğer Maddie'yi görürsen, hemen beni aramasını sağlayabilir misin?

Tamam. Hoşçakal.

Polis ne dedi?

Hiçbir şey demedi. Bir form doldurdum.

Onlara bir fotoğraf verdim. Uyuşturucu kullanıp kullanmadığını sordular.

Uyuşturucu mu?

Evet, okulda bunu satan birileri varmış.

Hayır, uyuşturucu kullanmazdı.

Ve onlara saldırıdan bahsettin mi? Kundakçılıktan?

Evet, anlattım onlara.

Maddie!

O nerede?

Kızım nerede?

- Maddie? Maddie! - Hey!

Kızınızın nerede olduğunu bilmiyoruz.

İki gece önce akşam yemeği için buradaydı

ama onu o zamandan beri görmedik.

- Asad? - Dün onunla konuştum.

Dün geceden beri gitmiş.

Derhal terket burayı.

Eğer ona bir şey yaptıysan seni geberteceğim.

Tamam.

Burada neler oluyor?

Onun kızı kaçıyor.

Bu bizi ilgilendirmez.

bunun nasıl hissettirdiğini biliyoruz, İsmail.

Kimsenin başına gelmesini dilemeyiz.

Dileyemez miyiz?

Senkron ve Çeviri: HENOK

Avukatınız beceriksizin teki

ve onunla çalışırsanız davayı kaybedersiniz.

Doğrusu sizin mahkum edilmemenizi garanti edemem ama

size çok kaliteli bir savunma yapacağımı garanti edebilirim.

Şimdi yardım etmek mi istiyorsun?

Ha?

Teknenin uzaklaştığını...

ipinin kesildiğini görünce...

sen ne yaptın, Helen?

Yolumuza devam ettik.

Endonezya'ya.

Yani tatil mi yaptın?

Irak'ta bir söz var, biliyor musun?

Nasıl dersiniz?

"Denize düşen

yılana sarılır."

Anladın mı?

Bu sorunu düzelteceğime söz veriyorum.

Bazı sonuçlara vardığımızı biliyorsun, değil mi?

O bir çocuk. Çocuklar zaman zaman kaçarlar

sonra da geri dönerler ve...

aramızda olan biten tüm bu

boktan şeyler...

Bendim.

- Ne demek istiyorsun? - Ben...

Mültecilerin teknesinin ipini kesen bendim.

Ne?

Ben yaptım.

Ve bence Maddie bunu biliyor, ve diğerleri de biliyor.

- Hayır. - Bree...

- Olamaz. - Hayır, Bree, dinle...

- Bunu duymak istemiyorum. - Sanırım nerede olduğunu biliyorlar.

Maddie ile konuşabilirsem, onlarla konuşabilirsem sorun olmaz.

Ne yaptın?

Tanrım...

- Tamam? - Biz ne yaptık?

Ben...

Maddie'yi duydum.

Ne yapacağımdan gerçekten emin değilim.

Biliyorum.

Üzgünüm.

Ben de oraya gidiyorum.

Neler olduğunu öğrendiğimde seni ararım.

Bir şeyimiz vardı, değil mi?

Vardı.

Hoşça kal, Damien.

Hoşça kal, Liv.

Onun güzel bir savunmaya hakkı var.

Beni küçümseyip patronluk taslama, Helen.

Bütün bunların da ötesinde bu, sınırda bir etik davranıştır.

Bu insanlara çok yakınsın.

Kendini tehlikeye atıyorsun.

Onlara senin yargıç olman için tavsiyede bulunmakla

bir hata yaptığımı söyleyeceğim.

Henüz hazır değilsin.

Anlıyorum.

Gerçekten bunun senin için işleri düzeltebileceğini ve geçmişin ,

yanlışlarını telafi edebileceğini mi düşünüyorsun?

Bilmiyorum.

Ama bir şeyler yapmam gerektiğini biliyorum.

Pekâlâ...

her ne olursa olsun,

umarım yapacağın bu fedakârlığa değer.

Arkadaşımıza saldırdılar, arabalarımıza zarar verdiler,

teknemizi yaktılar

ve tüm bunları onlarla konuşalım mı?

Bunun için vergi ödüyorum,

polis tüm gün kıçımızı kollasın diye!

Hayır.

Hayır!

Hayır, beni dinlemelisin. Onlarla konuşmak işe yaramaz.

Onları tutuklatmak zorundasın.

Onları tutuklatıp Maddie'nin nerede olduğunu söyletmeniz lazım

çünkü o hâlâ oralarda bir yerlerde

ve lanet olasıca onu bulmak için her şeyi yapmalısın!

Sıcak bir şeye ihtiyacın olabileceğini düşündüm.

Sence biz......

Hayır. Kimse ölmedi.

Burada ne arıyorsun meraklı fahişe! Siktir ol git!

- Siktir git! - Hey, hey...

Breathe.

Breathe. Nefes al ve ver.

Derin bir nefes al.

Breathe.

- Tamam mı? - Tamam...

O burada değil.

Tamam, o zaman.

Madison Gallagher'dan haber alırsanız bize haber vereceksiniz, değil mi?

Burada olmak asla bizim için iyi olmayacak.

Asla.

Her zaman başka bir şey olacağız.

Biliyorum.

Tekneyi yakan sendin, biliyorum.

Bilal...

gerçeği söylememe izin vermedi.

O zaman söyle bana.

Sence benim...

İsmail...

Maddie’nin nerede olduğunu bildiğimi mi düşünüyorsun?

Evde olman gerekiyor.

Maddie'nin gitmesi benim suçum.

Eğer teknenin yönünü çevirmeseydim

sen de yapmış olduğun şeyi yapmazdın.

Bu yalnızca senin hatan değil.

Hepimiz asil bir şekilde siktik bıraktık.

Ama evine dön.

Maddie'yi bul.

- Selam. - Selam. Kaçamadım.

- Üzgünüm. - Önemli değil.

Açlıktan ölüyorum, teşekkürler.

Baban evimize geldi.

Adam kafayı yemiş gibiydi.

İyi. Planım da bu.

Polis de hemen arkasından geldi.

Siktir!

Geri dönmeliyim.

Neden polisi arıyorlar ki?

Bir sorun mu var?

Biz yanlış bir şey yapmadık.

Bu yeri sen ayarladın.

Kaçmanın bir suç olduğunu düşünmüyorum.

Yani sen kendin söyledin.

Babanın birini kaybetmenin insana...

ne hissettirdiğini bilmesini istedin.

Şimdi geri dönersen, ne anlamı kalır yaptığının?

O incinmeli.

Bunu gerçekten hissetmeli.

Gitsem iyi olur.

Açmadım ama

çok ayartıcı.

Bunu benim için saklar mısın?

Uyuyakaldım.

Neden kimse beni uyandırmadı? Neler oluyor?

Twister subtitles in other languages

More Turkish subtitles for Twister

نظرات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left