نخستین 200 خط.
CHILDREN OF HEAVEN -CENNET ÇOCUKLARI-
İşte burada. Borcun 30 Toman.
- Çok teşekkürler. Hoşçakal. - Hoşçakal.
Merhaba Ekber Ağa. Biraz patates alacağım.
Hayır, onlara dokunma. Alttakilerden al.
Selamün aleyküm Ekber Ağa. Müsaadenle.
Allaha emanet ol.
Bu 65 Toman eder.
Annem, hesabı deftere yazmanızı istiyor.
Hesabınız oldukça kabardı.
Annene söyle, en azından borcun bir kısmını ödesin.
Tamam efendim.
Yaptığını görüyor musun?
Senin derdin ne?
Kızkardeşimin ayakkabılarını bulamıyorum.
Kaybol! Defol!
Kızkardeşimin ayakkabılarını buraya bırakmıştım.
Sana defolmanı söyledim!
Yine mi geldin...
Çimleri fazla sulama.
Yavaş yavaş...
Çamaşır yıkıyordum, ne yapabilirim?
Niçin bu kadar birikmiş?
Şey, Ekber Bey, siz çamaşır yıkamayacak mısınız?
Yeterince var.
Seni artık evimde istemiyorum.
Kardeşim, ben bu çamaşırları ne yapacağım peki?
Dışarı çık. Hepsini topla.
Her zaman kiranı geciktiriyorsun, müsrifin tekisin.
Ee, çamaşırları yıkamıyor musun?
Bu, son.
Niçin sana laf yetiştirecek insanlar buradayken gelmiyorsun?
Ali, Zehra'ya söyle, eğer bebek uyuduysa patatesleri soysun.
Ali, ayakkabılarımı alabildin mi?
Annem, eğer bebek uyuduysa, patatesleri soymanı istiyor.
Ayakkabılarımı alabildin mi dedim?
- Evet. - Ayakkabıları iyi tamir etmiş mi?
Nereye gidiyorsun?
Ayakkabıların nasıl göründüğüne bakmak istiyorum.
- Onları alamadım. - Şaka yapıyorsun.
Vallahi doğru söylüyorum.
Ekber Ağa'nın dükkanından patates alıyordum,..
...geri döndüğümde ayakkabılar yerinde yoktu.
Her yerde aradım, ama onları bulamadım.
Yoksa onları kaybettin mi?
Sakın anneme söyleme. Onları bulurum.
Ama ben yarın okula nasıl gideceğim?
Ağlama. Şimdi gidip onları bulacağım.
Ama her yerde aradığını söylemiştin.
Şey, her yerde değil.
Anneme söyleme lütfen.
Ali? Gelip bana bir örtü ver.
Ali! Nereye gidiyorsun?
Yarın, Şahin'e karşı oynuyoruz.
Nereye gidiyorsun, Ali?
80 Toman lütfen.
Yine mi sen? Defol ve bir daha sakın geri gelme!
Ne inatçı bir çocuk!
- Merhaba, Said Ağa. - Merhaba. Nasılsın?
- Eve mi gidiyorsun? - Evet.
Küp şeker al.
Babana, gelecek haftanın matem günü için,..
...onları doğramasını söyle.
- Peki efendim. - İyi çocuk.
Ev sahibi seninle konuşmamalıydı!
Kiradan ben sorumluyum ve onunla nasıl başa çıkacağımı biliyorum!
O, çok cimri!
Onunla tartışmamalısın!
Onun boynunu kıracağım!
Doktorunun önerilerini niçin ihmal ediyorsun?
Kendine yazık ediyorsun. Deli olma!
Çamaşırların hepsini bitirmemeliydin.
Islandığı zaman,..
...bir örtünün ağırlığı 100 kilo oluyor.
Ve sen, Ali! Annen senden yardım istediğinde, niçin ona yardım etmedin?
Beni beklemeliydin.
Kendim halledebilirdim.
Sen, çocuk! Yemek, uyku ve oyun dışında, başka birşey bilmez misin?
Artık küçük bir çocuk değilsin,..
...9 yaşında oldun.
Senin yaşındayken, ben anne-babama yardım ederdim.
Niçin beni delirtiyorsun?
Bütün bunlar sana birşey ifade etmiyor mu?
Yaptığın tek şey, etrafta oynayıp durmak.
Ya annen hastalansaydı?
Tamam. Heyecanlanma.
Beni çok kızdırıyorsunuz.
Merak ediyorum, niçin bebek bütün gün mızıldanıp duruyor ki?
Zehra, babana bir bardak çay ver.
Bütün gün işyerinde çay servisi yapıyorum,..
...ama Zehra'nın elinden içtiğim çayın tadı bir başka.
Şekerliği getirmedin, tatlım..
Ama burada yeterince şeker var.
Bunlar caminin.
Bunlar bize güvenilerek verildi.
Kavanozdan biraz şeker al.
Şekersiz mi içeceğiz?
Kuponlarım var, ama...
...bakkal kuponlarla nasıl şeker dağıtacağını...
...hâlâ bilmiyor.
Bakkalı boşver.
O, hiç radyo dinlemez.
Kuponları bana ver.
Ben yarın şekeri marketten alırım.
Örtünün altında.
Ali, ben yarın ne yapacağım?
Ayakkabısız okula gidemem.
Öğretmenim beni cezalandırır.
Bebek için biraz süt tozu al.
Tamam.
Rahim Bey'in karısı, disk kayması yüzünden acı çekiyormuş.
Ameliyat olduktan sonra, daha da kötüleşti.
Disk kayması yüzünden ameliyat olunmamalı.
İnsan, bununla birlikte yaşamayı öğrenmeli.
Pekâlâ, birşey yapmamı bekleme.
Tamam, terliklerini giyebilirsin.
Ne kadar aptalsın!
Ayakkabılarımı kaybettin ve şimdi terliklerle okula gitmemi istiyorsun.
Babama söyleyeceğim.
Eğer babama söylersen,..
...ikimizi de döver.
Çünkü, ayakkabı alacak parası bile yok.
O zaman ben ne yapacağım?
Benim bez ayakkabılarımı giyebilirsin.
Sen eve döndükten sonra, okula ben giderim.
- Bunu sevmedim. - Allah aşkına.
Lütfen, ayakkabılarımı giy.
Sonraki.
Sen Nilüfer.
Şimdi Meryem.
Sonraki. Sonraki.
Kalk! İyi misin?
Çocuklar dinleyin, Meryem ayakkabıları yüzünden, iyi zıplayamıyor.
Size sık sık söylüyorum, sporda, doğru ayakkabı seçimi çok önemlidir.
Ve dikkat ediyorum,..
...maalesef bazılarınız spor ayakkabısını giymiyor.
Pekâlâ, giymeyenler onları giysin.
Sıra sende Bahar.
Haydi!
Niçin geciktin?
Bu benim suçum değil. Bütün yolu koştum.
Haydi, ayakkabıları çıkar. Okula geç kalacağım.
Okula zamanında varabildin mi?
Hayır, gittiğimde ders başlamıştı.
Eve daha erken dönmelisin.
Ders biter bitmez ayrıldım.
Anneme söylemedin, değil mi?
Söz veriyorum, söylemedim ve söylemeyeceğim.
Ayakkabılar çok kirli.
Onları yıprattığım için üzgünüm.
Bu affedilir birşey.
Hayır, çok pisler.
Tamam, onları yıkayabiliriz.
Haydi Ali, biraz antreman yapalım.
Meşgulüm.
- Uzun sürmez. - Annem hasta.
Unut gitsin.
Benim tatlı kızım, bugün bütün ev işlerini yaptı...
...ve Ali de ona yardım etti.
Ekmek ve sebze aldım.
Halıyı süpürdüm ve sebzeleri yıkadım.
İşte benim hayırlı kızım.
Ayağa kalktığım zaman, sana güzel şeyler alacağım.
Şimdi kendine dikkat etmelisin.
Ev işini çocuklara bırak.
Biraz daha istirahat et.
Birkaç gün içinde tamamen iyileşmiş olursun.
- Ali! Kalk. - Ne?
Yağmur yağıyor. Ayakkabılar ıslanacak.
Avluya gitmeye korkuyorum.
Afedersiniz efendim, saat kaç?
Hâlâ yazmak için zaman var, devam edebilirsin.
Afedersiniz efendim, şimdi gidebilir miyim?
Niçin acele ediyorsun?
Gidebilirsin.
Ne oldu cici kız?
Niçin burada oturuyorsun?
Ayakkabılarımı dereye düşürdüm,..
...köprünün altına sıkışıp kaldı.
Pekâlâ ağlama, onları alacağım.
Koşup onu yakalayalım.
Yakala onu, dostum. Ayakkabıyı yakala.
Neredeydin?
Geciktin.
Bu niçin ıslak?
Artık bez ayakkabı giymek istemiyorum.
- Ama bu niçin ıslak? - Su kanalına düştü.
Şimdi bu ıslak ayakkabılarla, okula nasıl giderim?
Bollaşmışlar, ayaklarım dolanıyor.
Bu sadece bir mazeret.
Hepsi senin hatan.
Ayakkabılarımı kaybetmemeliydin.
Onları bul, yoksa babama söylerim.
Söyle haydi! Dayak yiyecek olsam da umrumda değil!
Ama ayakkabı alacak parası yok...
...ve bu yüzden borç bulmak zorunda kalacak.
Sanırım, durumu anladın.
Bekle bir dakika.
Buraya gel.
Nerede kaldın?
No comments yet. Be the first to leave one.