نخستین 200 خط.
NETFLIX SUNAR
Ona orospu mu dedin?
Orospu çocuğu!
Buraya gel orospu çocuğu!
Dikkat et!
Evimin dışında bir kavga var.
Biri ateş etti.
Emilio Raboso, bir numara.
Acele edin lütfen.
Evet, yarım saat önce aradım çünkü sokakta silah sesi duydum
ve kimse gelmedi.
Hayır, üzgünüm ama ben orduda yüzbaşıydım.
Bosna Savaşı'ndaydım, maytapla ateşli silah sesini ayırt etmeyi bilirim
ve duyduğum silah sesi yarı otomatikten geliyordu.
Zaten söylemiştim. Emilio Raboso, bir numara.
Peki.
Merhaba, evimin dışında bir silah sesi duyduğum için iki kez aramıştım.
Sizi rahatsız ettiğimi ve bu mahallenin serserilerle dolmasını
umursamadığınızı biliyorum.
Dışarıda birini öldürmüş ya da öldürmeyi düşünüyor olabilecek
silahlı bir pislik var.
Artık benim sokağımda değil,
yani bu artık benim sorunum değil, artık sizin.
Sikeyim.
İyi sabahlar Tirso.
Bunun nesi iyiyse?
AÇIK
Hey!
Hey!
Şunu kapatır mısınız?
Yapma dostum.
Herkese merhaba.
-Merhaba. -Kardeşim. Nihayet geldin.
-Üzgünüm, saçımı yaptırıyordum. -Tamam.
Selam Jimena. Nasılsın?
-Nasılsın Pepe? -İyiyim.
-Sence bunu beğenir mi? -Tabii ki.
Beğenmezse onda kalabilir çünkü torunları çizdi.
Merhaba.
-Geliyor. -Hazır mısınız?
Nereye gidiyor?
Gidiyor.
-Ona gelmesini söyledin mi Pepe? -Dükkânı kapatınca geleceğini söylemişti.
Git o şeyle evinde oyna, lanet olsun!
Orospu çocuğu!
Dur!
Deli misin sen?
Buraya gel seni yaşlı pislik!
-Ona vuracaklar. -Baban ne yapacağını bilir.
-Ne? -İşte sigorta bilgilerim.
-Bak! -Neler oluyor?
Şimdi git buradan, herkesi rahatsız ediyorsun.
Herkesi mi?
Şimdi bunu senin…
Siktirin gidin buradan, bir daha da gelmeyin.
Lütfen.
Onca gürültüden sağır mı oldun yoksa?
Defol. Gidin.
Gidin!
Delirmiş.
Siktir!
Geliyor. Hadi, geliyor.
Hadi.
Gelin çocuklar.
Sürpriz!
Kahretsin.
İYİ Kİ DOĞDUN BÜYÜKBABA!
Beni yakalayamayacaksın.
Süper güçlü patates!
-Kesin artık çocuklar! -Kes şunu Hugo.
Baba.
O silah evde bile bulunmamalı, neden taşıyorsun?
Çocuklar.
Ben de aletin için bunu düşünüyorum. Bu kadar dışarı çıkarma.
Bu kız nerede?
-Tatlıyı kaçıracak. -Hiçbir fikrim yok!
Kızın 17 yaşında, değil mi? Ve yerini bilmiyor musun?
Ona GPS cihazı mı takayım?
İşte geliyor.
Bana bunun yeni rahibe üniforması olduğunu söyleme.
Ne üniforması? Okulu bıraktı.
Ne?
-Okulunu bıraktı mı? -Buna karışma baba.
O bir ergen, bir evreden geçiyor.
Bu doğru.
Belki biri düzene sokarsa iyi olur.
Kim o?
Nelson, onun erkek arkadaşı.
Bir şey söyleyecek misin
yoksa onu gözümüzün önünde hamile mi bıraksın?
Abartma baba.
Merhaba, nasılsınız?
-Merhaba. -Saat 14.00'te burada ol demiştim.
Bu çok saygısızca.
-Özür dilerim büyükbaba. -Ben takmıyorum.
Ben olsam gelmezdim.
Geçen hafta bir emlak yatırımcısı geldi.
Bu bölgedeki binalara bakıyordu.
Öyle mi? İyi bir meblağ teklif ediyor mu?
Bu numaranızı kendinize saklayın.
Beni evimden ancak ölünce çıkarırsınız.
Hadi ama. Dramatikleşme. Tekliflerini öğrenmekten zarar gelmez.
Bir değişiklik fena olmaz. Bu mahalle kötüye gidiyor.
Parka gittin mi?
Çocukların gözü önünde uyuşturucu satıyorlar. Kumda şırıngalar var.
Geçen gün iki adam bıçaklı kavga etti. Keşlerle hırsızlar her gün artıyor.
-O zaman gitsinler. Buraya ilk ben geldim. -Senin için en iyisini istiyoruz.
Saçmalık.
Bütün bunlar, bu sürpriz parti,
iki ahmak boyamış gibi duran bu tabela.
Sizce ben aptal mıyım?
Saçma sapan işlerini finanse etmesi için
kardeşine borç vermekten bıktın, değil mi?
Eminim. Şimdi büyükbabayı evden çıkararak para kazanır mıyız acaba diyorsunuz.
Nasıl bir bencillik bu?
-Bir dakika. -Hayır. O ev çocuklarına da ait.
Maricarmen onlara bıraktı. Onların da sözü var, değil mi?
Benim yanımda ondan asla bahsetmemeni söylemiştim.
İstediğimi konuşurum. Ve haklısın, paraya ihtiyacımız var, ne olmuş?
Mesele şu, tavşanlar gibi
çocuk yapmak için paranız olduğundan emin olmalıydınız.
Fanny!
Bunun için seni affetmeyeceğim.
-Gelin çocuklar. -Ama pasta…
Gidiyoruz.
Hoşça kal tatlım.
Iván'la biz gidiyoruz.
Sabah bu yüzden mi uçağa bindim?
Bunu arabada konuşabiliriz, tamam mı?
Buyur baba. Mutlu yıllar.
Hey.
Bir şey unutmuyor musunuz?
Hayır, beni merak etmeyin. Nelson beni almaya geliyor.
-Evde görüşürüz. -Gerçekten mi?
-Merhaba bayım. -Selam.
-Nasıl geçti? -İyi.
Her şey hazır.
Bu gece yapıyoruz.
Bu mahallede özleyeceğim tek yer burası.
Peki ya sen?
Seninleysem
hiçbir şeyi özlemem.
Yarın bu saatlerde buradan çok uzakta olacağız.
Her şeyden uzak.
-Kimsiniz? -Büyükbaba? Büyükbaba, benim.
-Irene? -Büyükbaba…
Irene, sen misin?
Gelip beni al lütfen. Korkuyorum.
-Ne bu? Bir şaka mı? -Lütfen telefonu kapatma.
Annemle babam telefonu açmıyor ve şarjım bitiyor.
-Lütfen beni buradan al. -Neredesin?
-Mahalledeyim. Kule Bölgesi'nde. -Kule Bölgesi'nde mi?
Orada ne halt ediyorsun? Orası tehlikeli.
Beni lütfen buradan çıkar…
Irene? Ire…
Çekil yoldan.
Çekil yoldan.
Ne istiyorsun dostum?
Nereye gidiyorsun tatlım? Buraya gel.
Arabayı yeni temizlettim,
kusacaksan pencere dışında yap.
Saat 04.00'te orada ne yapıyordun?
Eve gitmek için bir taksi çağırdım
ve param olmadığı için piç beni orada bıraktı.
Paran yok muydu?
Bunu annemle konuş.
Kredi kartlarımı elimden aldı.
Zavallı kız. Kredi kartları yokmuş.
Kahve içmem.
Ne yapıyorsun? Sadece biraz içki içtim, o kadar.
Ahmak değilim ben.
Göreceğiz bakalım.
Kahveyi iç. Hemen.
Bu ne amına koyayım?
Hepsini iç.
Tuzlu kahve.
Tuzlu kahve mi? Ne bu…
Hangi cehennemdesin?
Kızın benim evimde, beni ara.
Hemen.
Daha iyi misin?
Şimdi yatağa git, eskiden annenin uyuduğu yatağa.
Yarın hesap verirsin ve eğer bir tavsiye istiyorsan
taksi şoföründen daha iyi bir bahane bul.
Bu numara şu anda kullanılmıyor…
Sandrito.
Bana verdiğin şifreli telefon ücretli.
-Sen beni ara, ben gelirim. Bu kadar. -Tamam.
Ama aramalarıma cevap vermeyince bir şoför göndermek zorunda kaldım.
Uyuşturucum nerede?
Biraz gergin gibisin.
Sattığın o boku
biraz koklayıp rahatlasana.
Bu bok rahatlamana yardımcı olur, biraz gerginsin de.
Belki bir kilo kaybettiğim için gerginimdir.
Her zamanki gibi şişman görünüyorsun.
Komedyen misin sen?
Şaka yapmayı kesip
uyuşturucularım hangi cehennemde söyle.
Uyuşturucuların mı?
No comments yet. Be the first to leave one.