نخستین 200 خط.
NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ
2003 - 2020 JOHN B ROUTLEDGE - ÖLÜMÜNE YOKSUL
John B'ye.
Ve Sarah'ya.
İlginç bir bilgi.
Hazır mısınız?
Başlıyoruz. Tanıdığınız herkes…
…ölecek.
Herkes derken
ciddi anlamda herkesi kastediyorum.
Anneniz.
Erkek kardeşiniz. Kız kardeşiniz.
Babanız.
Tüm arkadaşlarınız.
ÖLÜMÜNE YOKSUL
Ve tüm düşmanlarınız.
Aramızdan ayrılmış olsa da
cesaretini ve görevi için yaptığı fedakârlıkları saygıyla analım.
Herkes yani.
Onun anısına saygımızla adaletin ve doğrunun izinden gidelim.
Naaşını toprağa verirken…
Küller küllere, toprak toprağa.
Temsil ettiği fikirleri savunmayı bir an olsun unutmayalım.
Hayır, o çocuğun dedikleri zerre kadar umurumda değil. Peterkin'ı o öldürdü.
Zaman çizelgesi çıkarıyorum. Uçak kalktı diyorsun.
Nereye gidiyordu?
Bu konuda hiç endişe etmene gerek yok. Ellerinde hiçbir şey yok.
İyi durumdayız.
Tabii bu duruma farklı açıdan da bakılabilir.
Her şeyin çok kısa sürüp çok hızlı bitmesi…
…her şeyi anlamlı kılıyor.
Her şey bir defaya mahsus.
Sarah.
Evlenmek ister misin?
Hayır.
Hayır mı?
Hayır.
-Neden peki? -Geleceğe dair umut vermiyorsun.
-Sen de geleceğe dair umut vermiyorsun. -Kırıldım.
Artık yani.
Konu para değil mi yani?
Sanırım değil. Çok güzelsin, ondan.
Kes be.
Çok ciddiyim. Gel buraya.
Uyumaya çalışıyorum.
Ölümüne Yoksul olur musun?
Evet dersem
ölmen yasak.
Millet, şuna bakın.
Nedir o?
Vay be. Şuna da bakın!
Neye bakalım?
Görünüşe aldanmamak gerek.
O oğlanın polis katili olduğunu sanmazdım.
-50 bin dolar ödül var. -Vay canına!
Arayıp ihbar edeyim mi?
İhbar etmek mi?
Bu gemide altı çeşit kaçak mal var.
Çocuk bir yere kaçamaz nasılsa. Nassau'ya varınca teslim ederiz.
Hadi.
Emin değilim ama bizi görebilirler.
Çok da umurumdaydı. Evlerini ateşe vermediğime şükretsinler.
Tamam da… Acele edebilir misin?
Biraz olsun sinirlendirmiyor mu seni bu?
Tabii ki sinirlendiriyor. Ama ben…
Ama öfkemi farklı vektörlere yönlendiriyorum.
Tamam.
KATİLLER
Fena olmadı.
Orada biri var galiba.
Kahretsin. Rafe.
-Ne yaptığını biliyoruz! -Yapma.
-Katiller! -Yapma, şimdi zamanı değil.
Hayret bir şeysin.
Rafe bir psikopat. Peşimize düşebilirdi.
Denesin bakalım.
Ben de cezasını bulsun isterim…
Sahi mi? Çünkü beni kandırabilirdin. Yoksul musun cidden?
Böyle aptalca şeylerle uğraşamam.
Yarın okulumuz var. Dikkat çekmemeye çalışmalıyız.
Yiyişmek ister misin?
-Ne? -Önceden öpüşmüştük nasılsa.
Kiara, kafan çok iyi. Açıkçası bunu istediğini sanmıyorum.
Kiara.
İyi.
Demek planın bu, ha?
Kitaplarına gömülüp hiçbir şey olmamış gibi mi yapacaksın?
Yoldan çıktım, bursumu kaybettim ve en iyi arkadaşım öldü.
Kafayı bulup aşırı tepkiler vermenin bir faydası yok.
Bana var ama.
-Olanları duydun mu? -Kızı kaçırmış diye duydum.
Yoksulun teki sonuçta. Ne bekliyordun?
O çocuk katil.
-Şerifi o öldürdü. -İyi ki öldü.
John B olacakları anlamış bari.
Mahkeme masraflarından kurtulmuş oldu.
John B, Şerif'e yaptığı için cehenneme gidecek.
Soruşturma hâlâ sürüyor.
Evet, nedenini anlamıyorum. Kimin yaptığı belli.
Evet, aynen.
-Kes sesini! -Bak…
-Kes sesini. -Git hadi, sırası değil.
Seninle konuşmuyorduk Yoksul.
Herkes dinleyebilir mi lütfen? Ufak bir duyurum olacak.
En iyi arkadaşım John B, Şerif Peterkin'ı öldürmedi.
Şerif'i, Rafe Cameron gözünü kırpmadan vurup öldürdü.
-Aynen böyle oldu. -Vay be.
Buna inanmak çok mu zor?
İnanması gerçekten zor
çünkü suç hep Züppeler'de, asla Yoksullar'da olmaz.
-Yapmayın. -Ciddi misin sen?
-Gidelim. -Kesin şunu!
-Durun! -Bırakın beni!
-Sırası değil, demiştim. -JJ.
Evet, biliyorum Raz.
Kovuldum.
Kesik'e iyi yolculuklar dostum.
İşte böyle JJ, defol git buradan hadi.
Şu yaptığına bak!
Defol git buradan.
Kesik'e geri dön!
John B, biri geliyor.
Günaydın muhabbet kuşları. Limana giriyoruz.
Pasaportunuz yoksa güvertede durmayın. Anlatabildim mi?
Evet, anladım.
Kaptan köşküne çıkın.
Buradan mı?
Tamam.
Hadi, çabuk olun. Acele edin.
Çok teşekkür ederiz Kaptan.
Sağ olun.
-Burada kalın, çıkmayın. -Tamamdır, sağ ol.
Onları kilitliyor musun?
Kötü hissettim şimdi.
50 bin dolar moralini düzeltir.
Bu da ne?
Daha önce hiç yabancı bir ülkeye gitmemiştim.
Nassau'ya hoş geldin.
Vay be, çok güzelmiş.
Orası ailemin evi.
Süper Züppe ötesi!
Birkaç gece orada kalsak olur mu?
Selam baba, ben yaşıyorum bu arada.
Bir de evlenmeyi düşünüyorum. Kalabilir miyiz?
Evde bıraktığın birkaç şeyi de ararız bu arada belki.
Bizden çaldığın altın gibi mesela.
John B, biz kaçağız.
Evet.
-Yabancı bir ülkede. -Anlıyorum.
Evet.
Dikkatli olmalıyız.
Evet, anlıyorum. Merak etme.
NASSAU, BAHAMALAR
Günaydın efendim.
Gümrük görevlileri. Tekneye geliyoruz.
Ne haber T? Bugün de her zamanki gibi mi?
İnanmazsın ama bugün bir şey beyan edeceğim.
Dur tahmin edeyim. Yardım malzemeleri.
Yok, hayır.
Büyük bir balık yakaladım.
Onları kaptan köşküne kilitledim.
Frying Pan sığlığından geçince aldık onları.
Bu çocuk işte.
-Bana pek ölü görünmedi. -Gerisini biz hallederiz.
Ben ödülümü alayım da.
Hop, dur!
Dur!
Gidelim.
Yakalayın onu!
Çabuk! Hayır! Koş!
-Yakalayın! -Pardon.
-Pardon. -Gidelim! Yakalayın.
Soldan!
Pardon, arkanızdayım.
-Soldan. -Tamam. Hadi!
Çekilin!
Nereye gittiler? O tarafa!
Yakalayın onları!
Gizlenebileceğimiz bir yer biliyorum galiba. Benimle gel.
KILDARE LİSESİ TEKRAR HOŞ GELDİNİZ
Sakin ol bak.
Şuurumu kaybedersem hatırlatmayın.
Komik değil.
-Onlar. -Gelmişler cidden.
Geleceklerinden emin değildim.
-Tutuklandıklarını duymuştum. -Hiç şaşırmazdım.
-Bu olayla ilgilileri var mı dersin? -Kesin vardır.
Herkes bize bakıyor sanki.
Evet.
Geç kalamam.
-Dur. -Bir arada durmamız gerek.
Bir arada duralım, evet.
-Bundan emin misin? -Burası bizim için en güvenli yer.
-Beş yıldızlı bir otel mi? -Güven bana.
Pahalı görünüyor.
-Ne yaptığını biliyormuşsun gibi davran. -Peki.
-Bir de gülümseyip insanlara selam var. -Tamam, oldu ama…
-Selam. -Nereye be? Bu taraftan.
-Pardon. -Pardon.
-Önemli değil. -Affedersiniz.
No comments yet. Be the first to leave one.