نخستین 200 خط.
Yakında, göğsümün sağ tarafından vurulacağım.
Mermi akciğerime girecek.
Sonra bir bomba patlayacak ve sağ bacağımı parçalayacak.
Öldüğümde beni kim hatırlayacak?
Ateş!
Teşekkürler. Bunu sizin için hazırlamak uzun ve meşakkatli bir süreçti.
Aramıza katılmak isterseniz bara gidebilir...
...ya da canlandırma ekibimizden biriyle görüşebilirsiniz.
Burada, Florida'dan Alaska'ya, Washington'dan Virginia'ya...
...ülkenin dört bir yanından insanlar var. Bu iş için gece gündüz demeden çalıştılar.
Hadi onları yürekten alkışlayalım!
Pekâlâ, hemen arkandayım, bebeğim, tamam mı?
Pekâlâ millet, şimdi çubuklarınızı önünüzde uzatın...
...ve bacaklarınızı kaldırarak suyun üzerinde yatay duruşa geçin.
Sırtınızı kamburlaştırmayın, gözüm üzerinizde!
Pekâlâ, benim havuzuma işeyebileceğinizi mi sanıyorsunuz?
Bilesiniz ki suya bir boya koyduk.
İşediğinizde tüm havuz kocaman, ışıl ışıl sarıya dönüyor.
Utanç verici, biliyorum... tecrübeyle sabit!
Başka bir havuzdaydı; endişelenmeyin!
Tamam, sıra sizlerde, asi ekibim!
Çubuğunuzu arkadan böyle tutun ve 12 tekrar makaslama yapacağız.
- 12 tekrar mı? - 12 tekrar, aynen.
Bay Sands!
En sevdiğiniz egzersize tam zamanında yetiştiniz.
Karın kaslarınızın sizin için ne kadar önemli olduğunu biliyorum.
Pekâlâ, doğrudan izlemiyorum diye sizi görmediğimi sanmayın!
Sadece Bayan Woodman'dan 3 makaslama saydım geri kalanınız tembellik ediyorsunuz.
Tamam, hadi bakalım!
Bay Horowitz, Bayan Woodman'la oynaşmayın.
Dikkatimi dağıtıyorsunuz, sizi başka bir sınıfa alacağım.
Sanırım benden çok hoşlanıyor!
Hepimiz bunu daha önce duymuşuzdur, değil mi?
Bakın, bu beni ne hâle getirdi!
Vay! Pekâlâ, bu etkileyiciydi.
Ve üç, iki, bir.
Aferin.
Bayan Woodman, çok güzel bir deniz kızı gibi görünüyorsunuz!
Bay Sands, biraz hızlanalım.
Önce havuz, sonra uyku!
Harikaydınız millet; kendinizle gurur duyabilirsiniz!
Devam edelim!
İşte bu!
Sonraya da saklayalım.
Şu bebeğe bak!
O serseme ihtiyacın yok.
Onun hakkında konuşmak istemiyorum... tam bir göt...
Oğlum gibi.
Erkekler işte, bilirsin...
- Vay canına... - N'oldu?
Bu senin aşk çizgin, canım.
Tatlım, o aşk çizgisi değil, sadece başka bir kırışıklık.
Hayır, beni dinle Carol. Talihin dönüyor.
Görüyorum...
- Bir “H” görüyorum. - Bir “H” mi görüyorsun?
Şey olabilir mi...
Sanırım Bay Horowitz.
Havuzda seni keserken gördüm.
Yok artık! Adam kör! Bir bok göremiyor!
Çok yaşlı!
Tamam, yaşlı olabilir; ama yakışıklı ve eminim yatakta harikadır.
Kesin öyledir amına koyayım!
Harika bir vücudu var.
Mick Jagger tişörtüyle çok çekici.
İlahi ya!
Bu partide çok eğleniyorum!
- Sen de eğleniyor musun? - Hayır, hayır.
Paranı kabul edemem.
Bu para değil, bir hediye, canım.
- Olmaz. - Franny!
Vaktimi harcatma bana, tatlım.
- Zaten ondan geriye pek bir şey kalmadı. - Teşekkür ederim.
Selam.
- Jordan, nasılsın? - İyiyim.
- Selam, Billie. - Selam.
Nasıl gidiyor?
Kalacak bir yer buldun mu?
Böyle iyiyim.
Neredeyse bir ay oldu.
Hayatını düzene sokman lazım. Şartlı tahliye koşullarını biliyorsun.
Ve adresin olmadan iş bulmanın çok zor olduğunu da biliyorsun.
Hoş geldin, Shonda.
Pekâlâ. Başlayalım.
Test birkaç saniye içinde başlayacak.
Ekrana gelen soruları mikrofonu kullanarak evet veya hayır şeklinde yanıtlayın.
B grubu, unutmayın, yarın saat 11'de terapi seansımız var.
Billie, bu sefer kaçırma.
Görüşürüz millet.
Ruh Sağlığı Değerlendirmesi
Şiddet sizde hiç cinsel bir heyecan uyandırdı mı?
Evet.
Arkadaşlarınız ve aileniz arasında güvenebileceğiniz biri var mı?
Hayır.
Hapse girmenize neden olan eylemlerinizden pişman mısınız?
Hayır.
Hiç ölmek istediğiniz oldu mu?
Billie!
Çıktığını bilmiyordum.
Ben de Afganistan'dan döndüğünü bilmiyordum.
Dün atımı almak için üsse gittim.
- Johnny burada olacağını söyledi. - Evet, artık böyle antrenman yapıyoruz.
Ne istemiştin?
Annemle babam çıktığını biliyor mu?
Hayır, muharebede onları görmeyi umuyordum.
Eve uğradın mı?
- Evet, ama... - Tabelayı gördün o zaman.
- Ne tabelası? - Ev gelecek hafta açık artırmaya çıkacak.
- Ne? - Tıbbi masrafları karşılamak için evi yeniden ipotek ettiler.
Ve şimdi Sheffield Bank onları sikip atıyor.
- O bir veteriner, masrafları karşılanmalı. - Senin tıbbi masraflarını kastettim.
- Senin bokunu temizlemek için; avukat masrafları da cabası. - Ne?
- Gitmeliyim. - Neden bana söylemediler?
Söyleseler ne olacaktı ki? 50 bin doların var mı?
Gümüş Yıldız Madalyası'nı almak benim için bir onurdur.
Öncelikle, ABD Ordusu'na katılan ilk siyahi kadın olan...
...seçkin atam Cathay Williams'a teşekkür etmek istiyorum.
Kendisi, bir erkek kılığına girerek...
...Buffalo Soldiers'ın 38. Piyade Alayı'nda görev yaptı.
Kariyerimi ona borçluyum.
Umarım o, gelecek nesillere ilham vermeye devam eder...
...ve çocuklarım Billie ile Tyrone da...
...ülkelerini savunur ve onu gururlandırır.
Teğmen Henry Sands...
...Wildcat Kampı Muharebe'sinin 143. Yıl Dönümü'nde Gümüş Yıldız Madalyası alıyor.
Hadi bakalım millet, şimdi kollarımızı kaldıracağız, bir dizimizi yukarı çekeceğiz.
Sola döneceğiz. Beş kere kurbağa zıplayışı, tamam mı?
Bir, iki, üç, dört... Sola, sola.
Güzel. Beş, çok güzel!
Çok güzel!
Şimdi de diğer dizimizi kaldırıp diğer yöne dönelim.
Bir, iki...
- Hop! - ...üç, dört...
- Baksana, ne halt ediyorsun sen? - Asıl sen ne halt ediyorsun, kaşar?
- Bu benim sınıfım. - Hadi ya, senin sınıfın mı?
Kimin olduğunu neden Bayan Clark'a sormuyorsun? Başın büyük belada.
- Kaşar! - Kes lan sesini!
Baksana, o burada ne arıyor? Bu benim sınıfım.
Sen açığa alındın, Franny.
- Ne diyorsun ya? - Konuşmamız lazım.
Lütfen beni takip et.
Buradaki yaşlılar beni çok seviyor ve ben de harika bir iş çıkarıyorum.
Burada konuşamayız. Beni takip et.
Tamam. Boş verin, boş verin.
Sağ dizimizi tekrar kaldırıyoruz.
- Ne haltlar döndüğünü söyler misin bana? - Bayan Woodman'ın oğlu şikayette bulundu.
- Ne? - Uyuşturucu satarken yakalandın, Franny.
Uyuşturucu mu? Altı üstü ağrı kesici amına koyayım, yasal!
Tıbbi bir ilaç. Bayan Woodman'a sor; kendini hiç bu kadar iyi hissetmemişti.
Soruşturmayı başlattığımızda bunu daha ayrıntılı konuşabiliriz.
Hayır, soruşturmaya gerek yok, tamam mı? Gidip Bayan Woodman'la konuşalım!
Bak, beni açığa alamazsın.
Biliyorsun ki doğum izni parası alabilmem için buradaki saatleri doldurmam lazım.
Davranışının sonuçlarını düşünmeliydin.
Gerekirse maaşımı kes, ama bunu...
Dokunma bana!
Bu insanlar umurunda bile değil.
Buradaki her şey çakma ve ucuz...
...onlara ucuz, iğrenç yemekler yediriyorsun ve bok gibi davranıyorsun!
Yeter!
Umarım sen de bir gün böyle berbat bir yerde yaşamak zorunda kalırsın.
- Sosyal hizmet görevlini arıyorum. - Aramazsan amına koyayım!
Benim sana ihtiyacım yok. Asıl senin bana ihtiyacın var!
Bırak lan sen de!
Pekâlâ, Billie. Hazır olduğunda, bir deneme yapalım.
- Kontağı kapat. - İyi akşamlar. Bir şey mi yaptık?
- Ehliyet ve ruhsat. - Neden? Bir sorun mu var?
Bir sorun mu var?
Araçtan inin.
Babamı bu işe karıştırmayın.
- Yine n'oldu?! - Hadi ama ya!
Tek yapman gereken satırları okumak; o kadar da zor değil!
- Ben böyle bir şey demedim, bu saçmalık. - Billie, devam et lütfen.
Sadece rolüne sadık kal ve senaryoyu takip et.
Tutuklandığın gün olanları gözünde canlandır ve kendini polisin yerine koymaya çalış.
Araçtan inin, yoksa zorla indirmek zorunda kalacağım.
Hayırdır? Şimdi de bizi tehdit mi ediyorsunuz?
- Araçtan inin. - Kes şunu Billie; polisin dediğini yap ve sâkin ol.
- Kızımın kusuruna bakmayın, lütfen. - Sen de in.
Babam engelli. İnemez.
- Neden durdurulduk ki? - Billie, bırak ben halledeyim...
Arabadan in yoksa seni mermi manyağı yaparım şimdi!
Tamam. İniyorum. İniyorum.
- N'apıyorsun amına koyayım? - Görmüyor musun? Tekerlekli sandalye işte!
Araçtasın, tekerlekli sandalye bagajda, gerzek.
Hadi ama, arkadaşlar. Sâkin olun.
Baştan alalım.
Dokunma ona!
Babam bir gazi, hayatı boyunca ülkesine hizmet etti; sıkıntın ne senin?
Sıkıntın ne lan senin?
- Hop, durun! - Arkadaşlar, yapmayın!
Delirdin mi sen? Dokunma lan bana!
Billie, dur! Sâkin olun arkadaşlar!
Siktir git!
- Herkes sâkin olsun! - Kal orada!
Onun sıkıntısı ne lan?
Billie, gel şöyle geçelim.
Gözü kör olsun o polisin ki seni gebertemedi!
Gördün mü?
Onun sıkıntısı ne lan?
Duyguların alevleniyor Bille, farkındayım.
No comments yet. Be the first to leave one.