نخستین 176 خط.
VAR OLMAK VE ZAMAN
RAHATSIZ ETMEYİN
ÖĞÜN: YEMEK TADINDA
TAHKİM DEVİR
N'aber bebek?
BİR ADET KUSURSUZ GRIMALDIA PATATESİ
Hadi biraz içki bilimi yapalım.
Eh, selam Rick!
Rick!
Rick, duymazdan mı geliyorsun? Hey!
Alo? Rick! Sağır mı oldun?
Hayır!
Aman Tanrım!
-Morty? Ne yaptın? -İstemeden oldu!
Ne yaptın?
"Rahatsız Etmeyin" yazısını neden görmezden geldiğini söyler misin?
-Ben... Önemli değil. -Umarım önemlidir.
Az önce damıtma tesisimi mahvettin.
Ya bir acil durum ya da önemli bir şey var!
Ve çok çok önemli olsa iyi olur çünkü bugün, en önemli işim buydu!
Şimdi söyle: Sen, buraya ne halt etmeye geldin?
Beni Pokemon kartı almaya götürür müsün diye soracaktım.
-Üzgünüm. -Beni hiç mutlu gördün mü Morty?
Ne? Şey yani pek sayılmaz...
Mutlu anlarım oldu ama bak,
bu tabloda neşemin senin varlığınla kesiştiği tek nokta bile yok!
O zaman niye takılıyorsun?
Bilmiyorum! Seni bulduğumda yemdin.
O balığı öldürdüğümde misinayı kesmeliymişim!
Çünkü şu an elimde sadece bir solucan kaldı!
Bunun doğru olmadığını söylemiştin! Sadece canımı yakmaya çalışıyorsun!
Ah Morty, hayır, demek istediğim...
Kahretsin.
Lanet olsun! Şimdi bir içkinin tam zamanıydı!
Basınç ölçer, fermantasyon odası, bakır kaplama...
Morty hepsini havaya mı uçurdu?
-Mayşe kazanı ne? -Onun yerine boş bira fıçısı al.
Ayrıca 200 litrelik varillere ihtiyacım olacak.
Bu arada, senin işini yaparken kendime de bir şeyler alacağım.
-Kabul. -Bana da bir sürpriz var mı?
Hayır. Amex seni otomatikman engelliyor.
Kartı kullandığımı nasıl anlıyor?
Aldığın şeylere bakıyor.
-Ne alıyormuşum ki... -Aptalca şeyler.
Bilgisayar. Patatesi bul.
Galaksideki tek Grimaldia Patatesi şurada.
Lanet olsun!
-Hadi gidelim. -Yok kalsın. Yine bağıracaksın.
Ya bir daha hiç bağırdığımı duymamanı sağlayacak bir icadım var desem?
Bekle, cidden mi? Ne, tür bir şey?
Ne oluyor Rick?
Rick, ne yaptın sen?
Bu bir Simpatid. Konakçısında sınırsız empati üreten bir tür.
Ben ne dersem diyeyim,
Simpatid üzerini örtecek.
Bir korku filminin Disney kurgusu gibi.
Bak, izle: "değersiz pisliğin tekisin Morty!
-Beni hayal kırıklığına uğrattın!" -Ne oluyor Rick? Git şuradan!
-Bağırdığını duyabiliyorum! -Tamam.
Biraz daha derine inmesi gerekiyormuş.
İşte oldu. Bir daha deneyelim.
Sen bir pislik...
İyi iş Morty.
Golden Retriever gibi, bir Rick'in en iyi dostu
ve hayal kırıklığı dediğimde
aslında çok daha iyi olabileceğine inandığım içindir.
Nasıl? Bayağı iyi, ha?
Empati merkezlerini kemirip ortaya çok daha güçlü bir şey çıkarıyor.
Bekle! Empatimi mi yiyor?
Merak etme, beraber bir patates kazanacağımız kadar kalsa yeter.
Kazanmamız mı gerekiyor? Ama nasıl...
Yıldızlarla Dans Ederek!
Tamam sorun değil.
Kalçalarıma odaklan, ağırlık merkezim orada.
Bilmiyorum Rick...
Yaparsın! Sana inanıyorum.
Sıra sizde!
Ve şimdi Godzilla Canavarlar Kralı fragmanındaki
"Claire de Lune: Epik Remiks" performansıyla
Rick Sanchez ve partneri Morty Smith!
Bravo!
Hareketin zaferi!
-Başardım Rick! Yakaladım seni! -Yapabileceğini biliyordum.
Yeni şampiyonlara tebrikler! İşte ödülünüz:
Bir adet Kusursuz Grimaldia Patatesi!
Üçlü dönüşü kusursuz yaptık değil mi?
Zamanlaman metronom gibiydi Morty!
Sonra seni yakaladığımda...
Bütün bunlar Simpatid sayesindeydi, değil mi?
Gerçekten dans ettik mi yoksa...
Dans gerçekti. Ama güven ve bağ, pek sayılmaz.
Ama seninle böyle hissetmek çok güzeldi.
Sonsuza dek orada kalamaz. İnişi de olacak.
Ne tür bir iniş...
Berbat hissediyorum.
-Vay canına, dışarısı çok güzel! -Beni suçlamayı bırak!
Aman Tanrım, bu beşinci yapı marketti.
-Yapı marketlerden bıktım. -O varilleri almadan dönmem.
Büyükbaba Rick'in listesindeki son şey.
Belki de Summer alışverişine çıkmadan önce Rick'in alışverişini yapmalıydık.
Gucci X Kellogg's indirimini kaçıramazdım.
Ayrıca 200 litrelik varillerin tükeneceğini nereden bilebilirdim?
Ne oluyor öyle?
-Şu herif varilleri istifliyor! -Bu adam neden bu kadar varil delisi?
Petko'yu arıyorum, köpeğimin bir...
Seri katilmiş.
Tanrım! O kızı kurtarmalıyız! Polisi arayalım!
Şaka mısın sen? O variller kanıt! Hepsine el koyarlar!
Sadece beni takip et.
-Şu hatchback'ler ha? -O ölü bir kız mı?
Beni yakaladın. Bu halı iş görür sanmıştım ama belli ki öyle değilmiş.
Ama bak şunlar iyi fikirmiş.
200 litrelik varilleri nasıl düşünemedim?
Evet, bunlar bir bakıma endüstri standardıdır.
Bak utandım şimdi! Amatör seri katil işte.
Senden birkaç tanesini satın alabilir miyim?
Tabii. Perakende fiyatı 75 dolar.
Oh! Sağ ol.
Kurtardın beni. İşte, yüzlüğüm varmış.
-Hiç bozuğum yok. -Sorun değil! Kalsın.
Hayır, hayır. Ben katilim, hırsız değilim.
Bak, aslında evde bir sürü bozukluğum var.
Hemen sokağın aşağısında.
-Kızı kurtarmamız gerek. -O varilleri almamız gerek!
Hey beyinsiz, otobüse bin de seninle dalga geçeyim!
On dört yaşında bir çocuk vücudun var!
Gel de o vücudu pestile çevireyim!
Zorbalık hayattır! Seni öyle bir üzeceğim ki anlatamam!
Tabii dostum! Sana bol şans!
Ay sonunu zor getiriyorlar!
Ve hâlâ çıkarlarının aleyhine oy veriyorlar!
Seni anlıyorum. Ne kadar acı çektiğini biliyorum.
Senin suçun değil.
İşte bu yüzden Boston Çay Partisi Amerikan devrimini ateşlemiştir.
Tam sayılar adına! Bir el kalktı!
Bu yüzden sadece matematik öğretiyorum! Tarih dersleri linç ettirir!
Tek söyleyeceğim, tüm taraflarla empati kurduğunuzda
bu tarih dersi biraz farklı görünüyor.
Zekâ hapı mı aldın sen? Bir çocuk için fazla bilgesin!
Bir dahaki sefere, boş dersi benim yerime sen doldur!
Asıl meseleyi atlamayalım Bay Goldenfold.
Eski karınız. Onu arayın.
Hiç şansınız yok ama en azından sonuca bağlarsınız.
Keşke sen oğlum olsaydın.
Soyadım yüzünden lisede uğradığım zorbalığı anlatabilir miyim?
Zamanım herkese yeter Müdür Vajina.
BAYAN UNDERWOOD
BAYAN ANLAŞILMIŞ
HARRY HERPSON LİSESİ
Beklettiğim için kusura bakma, eşyaları indirmem gerekti.
-Çay? -Tabii.
Endişelenmeme gerek yok, değil mi?
Bilmem ki!
Var mı?
Sana şu varil parasının üstünü vereyim.
Kim var orada? Lütfen yaşamama izin ver, her şeyi yaparım!
Sen hayattasın.
Aman Tanrım, aman Tanrım! Yardım edin.
-Yardım edin! -Şşş!
Tamam. Evet. Seni oradan çıkaracağım.
Teşekkürler, teşekkürler!
Şu varilleri buradan çıkarmama yardım edersen.
Söylemem lazım.
Sen hiç de bir seri katile benzemiyorsun.
İnan bana, tam kâbus gibi biriyimdir!
-Kötünün de kötüsü. -Gerçekten mi?
İmzan nedir peki?
İmzam mı!
Seninki ne?
Ben, kurbanlarımın cebine kedi oyuncağı bırakırım.
Bu yüzden bana Kedi ve Fare Katili derler.
Şey, ben de kurbanlarımın saçlarına bal dökerim,
sonra da bol bol un alırım
ve onu oraya iyice yediririm. Üstüne pasta süsü, bir tane balon
ve "Doğum Günün Kutlu Olsun" yazan bir kart koyarım.
Sonra onları hediye paketine sararım
No comments yet. Be the first to leave one.