نخستین 200 خط.
Sakin ol oğlum, sakin.
Oradan ittirme, arkaya geç!
Arkaya geç!
Bozkırda ölüm kol gezer.
Akla gelen her şekliyle.
Bazıları en kötü kabusunuzdan bile beterdir...
Ölüm nehir yatağında gizlenir...
...hayvanları ele geçirir...
Uzun çimenliklerde gizlenir, bekler...
Her ölümle birlikte...
...babamız kampı biraz daha uzağa götürdü.
Ölümün kazaların ve hastalıkların bir sonucu değilmiş de...
...ölümün kendisi bir hastalıkmış gibi.
Dikkatsizlik bulaşıcıydı.
Ama bizi bekleyen tüm tehlikelerden...
...hastalıktan, yılanlardan, kötü atlardan ve haydutlardan...
...daha beter olanı insanlara ve yaratıklara dehşeti anımsatan bir şey vardı.
Korkusundan adının bile zikredilmeyen bir kelime vardı.
Zar zor fısıldanan...
Nehir.
1883 S01E03 Nehir
Çeviri: Snake93 İyi seyirler dilerim.
Arabaları buradan geçiremezsin.
Doğuya gidelim. Denison'da feribot buluruz.
Denison yanlış tarafta. Batıda bir yere gitmeliyiz, burası da olabilir.
- Batı Teksak zorludur. - Hepsi zorlu zaten.
Daha iyi bir geçiş için ne kadar daha batıya gitmemiz gerek?
Bayağı bir gitmek lazım.
En az 160 kilometre.
Sığ olan yerler de bataklık gibi. Tam bir bataklık.
- Doğuya gidip feribota biniyoruz. - İstediğinizi yapın. Ben batıya gidiyorum.
- Doğuya dedim. - Ne dediğin umurumda değil.
Senin için çalışmıyorum.
Başaramazlar. Ülke çok zorlu. Su yok.
Her kanyonda haydutlar var ve özerk bölgenin etrafında da duvar yok.
Senden izin isteyen olmadı.
Verdiğim kararı söylüyorum. Kararım da batıya gitmek.
Denison bizi iki hafta geriye atar.
Kış gelsin o zaman düşünürüz onu.
Buradan geçersek boğulurlar, batıya gidersek susuzluktan ölürler.
Şimdi de ölüyorlar zaten Yüzbaşı.
Teksas'a gelmedik bile.
Kışı aklımızda bulunsa iyi olur çünkü yolda.
Onları nereden geçireceğimizi bilmiyorum ama burasının ya da doğunun olmadığını biliyorum.
Batıya gidersek Brazos Nehri'ni geçmek zorunda kalacağız.
İyi seçenek yok Yüzbaşı. Tek bildiğim kışın en kötüsü olduğu.
İlerledikleri hıza bakarsak bayağı oyalandık zaten.
Buradan mı karşıya geçeceğiz?
Batıya gideceğiz.
- Batıda nereye? - Henüz bilmiyorum.
Kovboylar kamplarına dönüyor. Sürüye sahip çıkmak için birkaç elemana ihtiyaç var.
- Seç birkaç tanesini. - Deniyorum.
Çoğu İngilizce konuşamıyor, konuşanlar da ata binemediklerini söylüyor.
- Elbet öğrenecekler. - Katılıyorum.
Yemeğimizin elimizden kaçmasını önlemek iyi bir vakit mi bilmiyorum ama.
Siz işimize yararsınız tabii.
Şimşek'i eyerleyebilirim.
- Tek başına gidemezsin. - Sen de geliyorsun ya.
Hayır, avlanacağım. Yemeye et lazım.
Poco'nun peşine ben de takılırım. Oğlunla ilgilen.
Sürüyü mü güdeceksin?
Arabanın dişlerimi takırdatmasından sıkıldım.
Kütüğün üstünde oturmayı seçiyorum...
...eyerin üstünde oturmayı ve oturacağım da.
Beş yaşındaki bir çocukla nasıl avıma gizlice yaklaşacağım?
Sessiz olmayı öğret ya da aptal bir geyik bul.
Sessiz olabilirim.
Öğrenmek üzeriyiz sanırım, değil mi?
Hay anasını.
Kayışı ikiye katlasan daha iyi olur.
Senin atlar hakkında bilmediğin kadar unuttuklarım var benim kızım.
Hazır mısın? Hadi gidelim.
- Takım oyuncusu sayılmaz. - Evet ama yeteneği var.
- Bizi sorgulamasını sevmiyorum. - Yapacak bir şey yok.
- Bize çalışmıyor. - Evet.
Ortada iki lider varsa liderlik eden yoktur.
Ortada iki lider varsa liderlik eden yoktur.
Bir çaresine bakmamız gerekecek.
Kocası arabanın altında kalan kadın mı o?
Kocasını haydutlar öldürdü.
- Şu lanet atlar yok mu... - Susamışlar sadece.
Her şeyden önce atlarla ilgilenmen gerek. Sulamaya götürürüm.
Sonra da onları nasıl köstekleyeceğini göstereyim de kaçmasınlar...
- Ateşe yakmalısın. - Hava ateş yakmak için çok sıcak.
Ateş sadece ısınmak için değildir. Böcekleri uzak tutar. Yılanlar yanına yaklaşmaz.
Şuraya doğru bakarsan...
...onları görebilirsin. Ne kadar çok ateş görürlerse...
...ne varmış diye bakmaya kampa gelme ihtimalleri o kadar azalır.
En son ne zaman su içtiler?
Bilmiyorum.
Burada başka ailen var mı?
- Evli misin? - Hayır.
- Senin eşin olabilirim. - Eş istemiyorum.
Çocuklarım iyi huyludur ve iyi bir eş olabilirim.
- İyi bir eş olabilirim. - Dur.
- Lütfen gitme. - Bırak.
Eş istemiyorum.
Sana yardım edeceğim. Atlar için yardım edeceğim.
Kamp kurman için yardımcı olabilirim. Çocuklarınla...
Eşim vardı ve başka bir tanesi aramıyorum. Anlıyor musun?
Sizi Oregon'a götüreceğim. Söz veriyorum.
Sonra ne olacak? Oregon'da benim için ne var?
Bilmiyorum. Belki bir koca bulursun.
Belki toprağını kendin ekersin.
- Bilmiyorum. - Nasıl ekilir bilmiyorum.
- Bilmiyorum... - Belki öğrenirsin.
Belki de sen öğretirsin. Belki öğretirsin.
Öğretmek için orada olmayacağım.
Onun nesi var?
- Benimle evlenmek istiyor. - Hayır dedin sanırım.
Ya da evet dedin ve kararından çoktan pişman oldu.
Şakanın zamanı değil Thomas. Zor zamandan geçiyor.
Zor zamanlar burada bulabileceğinin en iyisi Yüzbaşı.
Zor zamanlarla ancak gülerek başa çıkabilirsin.
Senin somurtkan suratınla evlenmediği için şanslı derken de dalga geçmiyordum.
Nasıl yaptığımı gördün mü? Şakaya şaka kattım.
Aynen, komikmiş gerçekten.
Efendim. Atları nasıl köstekleyeceğinizi göstereyim.
Hâlâ sulayabilirsin ve senden kaçamazlar.
Şu şekilde yapacaksın, sekize benziyormuş gibi.
Sekizi biliyorsundur. Ne dediğimi anladın mı?
Şuradakinde dene bakalım.
Adın ne?
Noemi.
Portland'a vardığında...
...kasabada yakışıklı bir çiftçinin ilgisini çekeceksin...
...ve büyük gözlerinin içine baktıktan sonra...
..ellerinde çiçek ve çikolatayla sokak boyunca seni kovalayacak.
Görürsün bak.
Korktuğun için evlenmene gerek yok.
Buradan sağ salim çıkacaksın. Sana sahip çıkacağız.
İşte o zaman adamın birinden karşılık beklemektense...
...kalbini kazansın.
Güven bana, o huysuz şerefsiz var ya?
Mutluluk ondan yaralı bir köpek gibi kaçar.
Hayır efendim, Yüzbaşı'nın hiçbir şeyi olmak istemezsiniz.
Hiçbir şeyi olmak istemezsiniz.
Yemekte ne var?
Yiyecek hiçbir şeyin yok mu?
- Elimizden aldılar. - Kim aldı?
- Ne oluyor lan? - Olan bu.
Eşyalarını geri verin.
Onun bir şeyi yoktu. Kocasınındı. Kocası da hırsızdı...
- Eşyalarını geri verin. - Çingene onlar. Her şeyleri...
Dediğimi yapmazsan canın fena yanar.
Burada işler böyle yürüyor...
...ve dediğimi yapana kadar ya da yüzünü iyice dağıtana kadar devam edecek.
Hayır, hayır, hayır!
- Nasıl yolculuk yapacağız? - Yapamayacaksınız. Benimle değil.
Hırsızlık yaparsanız çaldığınız yerde kalırsınız.
İster doğuya ister güneye gidin.
Benim gitmediğim bir yere gidin. Sizi bir daha görürsem öldürürüm.
- Sorumlu sensin sanıyordum. - Benim.
Öyle davran o zaman. Adamlarını yola sok.
Benim adamım değiller. Onları kontrol etmiyorum, kimse etmiyor.
Onları kontrol etmiyorsan sorumlu değilsin demektir.
- Başkasını bulurum. - Buna sen karar veremezsin.-
- Burası özgür bir ülke. - Orası özgür bir ülke.
Orası Komançi bölgesi. Oranın ötesi sahipsiz topraklar ve biz de oraya gidiyoruz.
Henüz özgür değilsiniz.
- İyi misin? - Harikayım.
Yaptığın pek de harika değildi.
Yüzbaşı...
Shea.
Bu insanların bize güvenmesi gerek. Güvenmezlerse bizi takip etmezler...
Bize mi güvenecekler? Daha birbirlerine bile güvenmiyorlar.
Yolculuğa başlamak için kötü bir yol.
Yolculuk çoktan başladı ve baştan beri kötüydü.
- Şüphen mi var? - Senin yok mu?
Evet var.
Ama...
Düşünüyordum da belki...
...çocuklarından birinin çocuğu olur...
...ve o çocuk da öyle bir şey yapar ki...
...öyle bir şey...
Dünya da o çocuk yüzünden daha iyi bir hâle gelir.
Anlatabildim mi?
Dünya daha iyi bir hâl almayacak Thomas.
İçinde ne kadar çocuk olursa olsun.
Biri benim biri senin.
Birisini zaten kapmışlar. Kocası da dövüşülecek birisine benzemiyor.
Kızının peşinden koşarken aklımın bir köşesinde tutarım.
Güzellik aileden geliyormuş demek ki.
Terbiye senin ailenden gelmiyor gibi görünüyor.
Sığırları suya doğru götürelim, gece de orada tutarız onları.
Plan da bu. Sadece kovboyların gelip yapmasını bekliyoruz.
Mazeretiniz kalmadı o zaman.
Sanırımı ekibin yeni bir patronu var o da biz değiliz.
Başkan'a bile patronluk taslayabilir.
Başkan'ın işine yarayabilir.
Söyleyecek zekice bir şeyin yok mu bugün?
Hazır cevabımı verdim ve karşılığında hazır cevap aldım.
Korkman için bu kadarı yetti mi yani?
- Tanrım, çok açık sözlüsün. - Şimdi kim kızarmış bakalım?
Yüzünü kızarttığımı mı söylüyorsun?
Belki de kızartmışsındır.
Kötü bir erkek zevkin var.
Sen erkek değilsin. Çocuksun sadece.
Yeterince adamım.
Çocuksun. Sanırım kötü bir çocuk zevkim de varmış.
No comments yet. Be the first to leave one.