نخستین 200 خط.
Bugün ani sancı adında bir tıbbi rahatsızlık hakkında konuşacağız.
Kimsenin neden OxyContin demediğini merak ediyorduk...
...OxyContin'i tanıtmak için tasarlanan bir videoda.
Ne diyeceğimi bilemiyorum.
Hayatımı iyi yönde değiştirdi.
Onların istediğini yaptık biz sadece.
Bizden kamu spotu hazırlamamızı istediler, biz de onu çektik.
Bu ilaç daha üç yıldır piyasada...
...ve şimdiden aşırı dozlarda ve suç oranlarında büyük artış var.
Purdue Pharma halkıma büyük bir hizmet sağlıyor.
Onlardan tanrı razı olsun.
Peki ya birileri ani sancı çekerse ve zaten 40 miligram doz kullanıyor olursa?
Dozu tekrar ikiye katlamanın zamanı geldi.
Karşınızda 80 miligramlık hap.
Nabız, ateş, tansiyon, solunum sayısı.
Bunlar dört yaşamsal bulgu.
Vücudun hayati fonksiyonlarının durumunu gösterir.
Ve potansiyel sağlık problemleri için temel bir uyarı olarak hizmet eder.
Bu bulgular standart dışı bir düzeydeyse eğer.
Ancak ben şunu söylüyorum...
Hastalarımızın gerçek sağlık oranını öğrenmek istiyorsak...
...bu dört yaşamsal bulgu yeterli değildir.
Çünkü bunlar ağrıyı gözlemlemez.
Ağrıdan hastanın acı çekip çekmediğine anında karar verebiliyoruz.
Ve hastanın sağlığının durumunu...
...ağrı oranlarından daha iyi ne gösterebilir?
Bu nedenle bugün sizlere bu büyük salonda şunu teklif ediyorum.
Medikal topluluk ağrıyı beşinci yaşamsal bulgu saymalı.
Çeviri: @asosyalpsikolog Metinleştiren: certan
Daha iyi görünüyor. Nasıl hissediyorsun?
Daha iyi.
Güzel. Duymak istediğim buydu.
Dört hafta oldu.
İlaçlarını azaltmak istiyorum.
Pazartesiden başlayarak günde bir hap almanı istiyorum...
...önümüzdeki pazartesiye kadar.
Sonra hepsini bırakacağız.
- Peki. - Tamam mı?
Kulağa güzel geliyor.
Bir problemin olursa eğer, beni ara.
İlk yaralandığında yapmadığın gibi.
Evet. Patron sensin.
Aynen öyle. Patron benim.
Eureka Springs'de gelişmeler ne?
Emlakçıyı aradım.
Bize bir yer bakıyor.
Ailenle konuştun mu?
Annemle konuşmaya çalıştım.
Nasıl geçti?
Cehenneme gideceğimi düşünüyorlar.
O yüzden söyleyeceklerimin bir önemi yok.
Sen cehenneme gideceğini düşünüyor musun?
Hayır.
Ben bunlara hiç inanmamıştım zaten.
Çocukken bile.
O halde bu durumda endişelenecek bir şeyin yok.
Cehenneme gitmezsem eğer.
Evet.
Bir de o var.
Ne yapacağım onlar için?
Bağışla onları.
Sev.
Sabırlı ol.
Bilemezsin. Seni şaşırtabilirler.
Git hayatını yaşa Bets.
Bazen bir şeylerin peşini bırakman gerekir.
Demek istediğimi anlıyor musun?
Sikerler.
Doktorların ani sancıya hastanın dozunu ikiye katlayarak...
...büyük başarılar sağladığına dair raporlar alıyoruz.
Bu yüzden ani sancıya daha başlamadan engel olmanın yollarını...
...bulabiliriz belki diye düşünmeye başladık.
Ve bu da bizlere bu fikri verdi.
DOZU BİREYSELLEŞTİRMEK
Neden birilerini 20 miligrama ya da 40 miligrama ihtiyacı varken...
...10 miligramdan başlatalım ki?
Biz hastaların ihtiyaçlarını doktorları kadar bilemeyiz...
...bu yüzden doktorlara ve hemşirelere...
...dozlarını bireyselleştirmeleri gerektiğini söyleyeceğiz.
Bu tam olarak doğru.
Evet, katılıyorum.
Çok iyi Michael. Çok iyi.
- Bu konuda harekete geçelim. - Harika.
Herkese teşekkürler.
İyi iş çıkardınız.
Paul, bir dakika kalabilir misin?
OC'i Almanya'da piyasaya sürmeyi araştırmak istiyorum.
Sakin bir durum altında.
- Almanya mı? - Evet.
Eğer sakin bir durum sağlarsak orada denetimsiz oluruz.
Ama Alman düzenlemeleri FDA'den daha sıkıdır.
Ve onlarla uğraşmak büyük zaman alır.
Almanlar işte.
Coğrafya dersi için teşekkürler Paul.
Almanya'nın ABD gibi olmadığının farkındayım.
Belki de ABD'yi desteklemeyi düşünmeliyiz yabancı hamleler yapmadan önce.
Üzerinde aylarca yıllarca çalışabiliriz.
Bir yere gitmeyecek.
Bunu asla yapmazlar.
Mortimer amcam da bunu söylemişti.
Uzun vadeli ağrıyı hafifleştirmek için bir narkotik yaratmamız gerektiğini söylediğimde.
Teşekkürler.
Teşekkürler.
Bu köy doktorlarının dozları bireyselleştirmelerini sağlarsanız...
...bonuslarınızı bireyselleştirme konusunda pozitif yan etkiler görürsünüz.
Pekala.
Purdue aynı zamanda bir osteoartrit çalışması gerçekleştirdi.
Dağıtır mısın bunları? Ve diyor ki...
...bir hasta günde 60 veya daha az miligram kullanıyor olursa...
...bırakma konusunda hiçbir sıkıntı çekmez.
Bunları doktorlarınıza gösterdiğinize emin olun.
Harika bir ilaç bu.
Pekala, şimdi biraz eğlenceli bir haber vereyim.
Yönetim sizlerin ne kadar sıkı çalıştığınızı biliyor.
Ve sizlere teşekkür etmek için ufak bir şey yapmak istiyor.
Bu yüzden sizlere Purdue'nun bir satış yarışması...
...başlattığını söylemekten mutluluk duyuyorum.
Üstünler Yarışması adında.
Her bir bölgede en yüksek satışı yapan satış temsilcisi...
...tüm masrafları karşılanmış bir seyahate çıkacak...
...Bermuda'ya.
Pekala, şimdi hepiniz dışarı çıkın, satmaya devam edin...
...ve sonunda bu odadan biri sağlam bronzlaşacak.
Bunu söylememe alınma ama...
O seyahati kazanmak için şahdamarına bıçak bile saplarım.
Pekala. Şuna ne dersin?
Dozumuzu ikiye katlayalım ve ortak olalım.
Ben kazanırsam sen yanımda götüreceğim kişi ol.
Sen kazanırsan beni götür.
Ya da sen kazanırsan seninle gelirim ve ben kazanırsam başka biriyle giderim.
Buna ne dersin?
Evet, demek istediğim bu değildi tam olarak.
Billy, senin eğlenceli olduğunu düşünüyorum.
Ama ben sadece çok seksi erkeklerle ve çok zengin erkeklerle yatıyorum.
Ve sen ne seksi ne de zenginsin.
Ama eğlencelisin.
Şerefsizin teki olmaya çalışmaman çok tatlı.
Bu yüzden arkadaş olalım sadece. Tamam mı?
Çünkü bu tek taraflı cinsel çekim yorucu olmaya başladı.
Ben yarışmayı kazanırsam, Bermuda seyahatinde sevişen iki arkadaş olabilir miyiz?
Düşünürüm.
Belki de o bok çuvalını değiştirmenin zamanı gelmiştir.
Dozları bireyselleştirmem gerekiyor sadece.
Çok güzelmiş doktor.
Evet, en sevdiğim yerlerden biri.
Drea Price Orlando'ya gelip gelmeyeceğini sormamı isteyip duruyor.
Öyle mi?
Evet.
Senden hoşlanmış kesinlikle.
Gelip onu bir randevuya falan çıkarmaya ne dersin?
Randevu mu?
Randevuda ne yapılıyordu hatırlamıyorum bile.
Neler konuşuluyor bilmiyorum.
Şey konuşuyorsun...
Ben de bilmiyorum aslında.
Bu konularda uzman değilim ama...
Kız arkadaşın var mı?
- Hayır, hayır. - Hayır mı?
Bir satış temsilcisi var aslında. Çok seksi.
Bana işkence etmekten zevk alıyor.
Senden hoşlanıyor mu?
Kesinlikle hayır. Hayır.
Ama devam etmem için yeterince flört ediyor.
Evet.
Bir fikir vereyim.
Belki de senden gerçekten hoşlanan bir kız bulabilirsin.
Kulağa korkunç geliyor.
Dostum. Şuna bak.
- Doktor. - Evet?
Sana bir şey soracaktım.
Hastalarını daha fazla dozla başlatmayı düşünür müsün?
Ağrıları çok güçlüyse.
10 miligram yerine 20 miligramla başlatır mısın mesela?
Hayır.
10 verdiysem eğer gerekirse arttırırım sadece.
- Doğru. - Neden sordun?
Bir sebebi yok.
Merak ettim sadece.
Hastalarının Oxy ile arası nasıl?
İyi, iyi.
Birininkini azaltmaya çalışıyorum.
Hiç ağrısı yok. Geçti ağrısı.
Azaltmanıza gerek yok.
Aslında yeni bir çalışmayı okudum...
...günde 60 miligramdan az kullanıyorlarsa hiç sıkıntı çekmeden bırakabilirlermiş.
Gönderirim sana.
Hayır.
Ben azaltmayı tercih ederim. Ne olur ne olmaz diye.
Hey, Grace.
Bu gece gelemeyeceğim sanırım.
Neden bahsediyorsun?
Rattlesnake'e geldim bile ben.
Hayır, biliyorum. Biliyorum, sadece kendimi pek iyi hissetmiyorum.
Bir şey olmadığına emin misin?
Çünkü çok garip davranıyorsun.
Hayır. Hayır, Grace.
Hiçbir şey olmuyor. Sadece...
Kendimi iyi hissetmiyorum tamam mı?
Peki. Bir şeye ihtiyacın olursa haber et.
Hayır. Yok.
No comments yet. Be the first to leave one.