نخستین 200 خط.
2025 Berlin Film Festivali - Gümüş Ayı Jüri Büyük Ödülü & Ekümenik Jüri Ödülü
Berliner Morgenpost Okuyucu Jürisi Ödülü
Günaydın, Brezilyalılar.
Buradan, her birinizi sevgiyle kucaklıyoruz.
Özellikle de Brezilya'ya yıllarca hizmet etmiş yaşlılarımızı.
Yaşlılara bakmak bir tercih değil, vatanseverlik görevidir.
Hükûmet, halkımızın tarihini temsil edenlere saygılarını sunmak...
...ve onların korunmasını sağlamak için...
...Brezilya'nın görkemli göklerinde uçuyor.
Ülkemiz, geleceğe doğru uçuyor...
Kalkış zamanı.
Brezilya Hükûmeti.
Gelecek Herkesin
- Burada neler oluyor? - Ev sahibi Bayan Tereza mısınız?
Bu, hükûmetten size bir hediye.
Para mara vermem. Kim istedi kapıma kadar gelip gösteriş yapmanızı?
Ama hediye bedava. Keyfini çıkarmalısınız.
- Hediye mi? - Evet, yaşınıza hürmeten.
Ne zamandan beri insan sırf yaşlandı diye hürmet görüyor?
- Girebilir miyim? - Ne yapacaksın girip?
Birkaç soruya cevap vermenizi istiyorum. Kısa sürer.
- Yürümek için yardıma ihtiyacınız var mı? - Ne?
Tekerlekli sandalye, yürüteç, koltuk değneği?
Yok.
- Alt bezi kullanıyor musunuz? - Hayır. Bu soruları anlamıyorum.
- Tuvalet ihtiyacınızı kendiniz giderebiliyor musunuz? - Tabii ki. Neden?
- Kendinizi temizleyebiliyor musunuz? - Tabii ki temizleyebiliyorum.
- Artık, yaşayan bir ulusal mirassınız. - Ben mi?
Aynen. Siz ve sizin yaşınızdaki herkes Şeref Nişanı'yla ödüllendiriliyor.
Bu nişan, ülkemize hizmet ettiğiniz tüm yıllar için bir takdir niteliğinde.
Tebrikler.
Madalya oldukça güzel.
Neyden yapılmış, gerçek altın mı?
Yok canım.
Yaşlıları bakmak için para harcarlar mı sence?
- Peki ya evinin önündeki çelenk? - N'olmuş ona?
Artık önünden geçen herkes yaşını bilecek mi?
Bir sistem hatası olmalı.
Hatun, bacağındaki şu zonklamaya bir baktırsana!
Kimlik kontrolü.
Yaşlı görünebilirim; ama hâlâ gencim, tamam mı?
Sorun yok.
- Paki ya siz, hanımefendi? - Üç yılım kaldı.
Burada, acilen Belediye Binası'na başvurmanız gerektiği yazıyor.
- Polis aracıyla mı gitmek zorundayım? - Hayır, hayır.
Aferin.
Mola bitti. Lütfen görev yerlerinize dönün.
Sıcak bir dedikodun varsa, hadi, kaydol işte.
Hem de süslü püslü bir adı var...
“Halk Müfettişi”
Bütün işi, ödül için laf kovalayıp dedikodu uydurmak.
Evet, ama en azından bu sayede insanlar, yapmamaları gerekeni yapmaktan vazgeçer.
Yoksa sen de mi inanıyorsun buna?
Tereza, patron seni çağırıyor.
Seninle konuşmak istiyor.
Ama Bay Daniel, işsiz halde evde ne yapacağım ki?
- Hiçbir arzun yok mu senin? - Arzu mu?
Evet, hayatında hiç yapmadığın bir şey.
Keyfini çıkar. Şimdi tam sırası.
Torunun var.
Git, torununla vakit geçir.
Son maaşın da burada.
Hükûmet, dinlenmeni emretti.
Ama kimse zorla dinlendirilemez ki! İrademe mi karışacaklar şimdi de?
Artık “irade” diye bir şey yok.
Numaramı iki kez seslendiler, bense seni bekleyip duruyorum burada.
Öf, anne. İşten zar zor izin alıp yanına geldim ya işte!
Sakin ol.
Hükûmetin duyurusunu görmediniz mi?
Benim aklımda 80 yaşındakiler için olduğu kalmış.
Öyleydi, ama 75'e düşürüldü. Ve siz 77 yaşındasınız.
Programa çoktan dahil oldunuz.
Kızınız da, velayetiniz ona geçtiği için maddi tazminat almaya başladı bile.
Ya şimdi gitmek istemiyorsam?
Hayır, anne ya. Tanrı aşkına, başımıza iş açma şimdi.
Romário'nun babasının derdi bana yetiyor da artıyor zaten.
Hükûmet, gençlerin, yaşlılara bakma kaygısı olmadan üretim yapabilmesini istiyor.
Bu kanun, hanımefendi. Uymak zorundasınız.
Millî üretkenliği sabote etmek suçtur. Hem de ağır bir suç.
Hayır, hayır. Öyle demek istemedi. Annem bundan memnun. Değil mi anne?
Kimliklerinizi görebilir miyim, lütfen?
- Koloni'ye gideceğini zaten bilmiyor muydun? - Şimdi gideceğimi bilmiyordum.
Ne fark eder ki? Ha şimdi gitmişsin ha sonra?
Senin için söylemesi kolay, hâlâ gençsin.
Fırsatı değerlendir. Git, rahatına bak hatun.
Ama ben hâlâ yaşamak istiyorum.
Saçmalama, orada kimse seni öldürmeyecek.
Hatta arkadaş bile edinebilirsin.
Hâlâ yapmak istediğim şeyler var.
Oraya gidince yaparsın. Hem ne yapacaksın ki?
Orası beni ilgilendirir.
Ne istediğini bile bilmiyorsun...
...ve herkesin minnettar olduğu bir şeyi eleştirip duruyorsun.
Uçakla uçmak istiyorum.
Uçup da ne yapacaksın?
İlla bir şeye yaraması mı gerekiyor; sadece uçmak isteyemez miyim?
Neden önceden uçmadın o zaman?
Bunu düşünmeye vaktim olmuş mudur sence?
Babasız bir kızı büyütüp, gece gündüz demeden iki işte çalıştım...
Doğal olarak ancak şimdi aklıma geldi.
Merhaba.
Bir Jaraquis alabilir miyim, lütfen?
Orada ne oldu?
Dostum, dedeyi Koloni'den saklıyorlardı; ama ihbar edildiler.
Hükûmet geldi, dükkanı kapattı, yaşlı adamı aldı götürdü.
Onu almaya geldiklerinde yüzündeki o hüznü görmeliydin...
Hükûmet, aile yanlısı olduğunu iddia ediyor; ama yaşlıları ayırmak hiç doğru değil.
Koloni'ye giden yaşlıların bir daha geri dönmediğini söylüyorlar.
- Teşekkürler. - Artık kimseye güvenilmez.
Gelecek Herkesin
Dedemi geri verin!
Uçak bileti almak istiyorum.
- Çok güzel tur paketlerimiz var. - Hayır, hayır, sadece bilet alacağım ben.
- İlk uçuş hangisiyse... - İlk uçuş...
- Gideceğiniz yer belli mi? - Neresi olursa.
- Ne zaman döneceksiniz? - Aynı gün.
Herhangi bir yere, aynıı gün için gidiş-dönüş bilet mi istiyorsunuz?
Aynen.
Sadece kimliğinizi alayım.
Joana, kızınız mı?
Alo, Joana?
Merhaba Joana, nasılsın?
Ben, Bellatur Seyahat Acentesi'nden Genivaldo.
Annene uçak bileti satışını tamamlamak için onayına ihtiyacım var.
Evet.
Evet, şu anda burada ve uçak bileti almak istediğini söylüyor.
Anlıyorum.
Tamam. Teşekkürler. Hoşça kal.
Kızınız onay vermedi.
- Hayatım üzerinde onun ne yetkisi var ki? - Bakın, sistemde vasi olarak kayıtlı.
Peki, bana bilet satmayacaksanız, havaalanına gidip oradan alırım.
Bakın, hiçbir havaalanı kızınızın izni olmadan size uçak bileti satmaz.
Seyahat etmenizi engellemeye çalışan ben değilim.
Sistem engelliyor. Buna izin vermeyen sistem.
Bu sistemi kullanmadan bilet alamaz mıyım?
Pilota nakit ödeme yaparım, o da beni uçurur.
Hanımefendi, biz burada ticari uçuşlar yapıyoruz.
- Ultra hafif uçaklarla gezi uçuşları değil. - Peki onu nerede bulabilirim?
- Neyi? - Söylediğiniz o uçuşu.
Hanımefendi, ultra hafif uçaklarla uçuş yapmak yasaktır.
Ama sanırım Itacoatioca'da bulabilirsiniz.
- Ita-ne? - Itacoatioca!
- İyi yolculuklar. - Teşekkürler.
Sıradaki.
- Nereye? - Itacoatioca'ya.
Yaşınız nedeniyle kimlik görmem gerekiyor, hanımefendi.
Sisteme giriş yapabilmek için kimliğinizi görmem gerekiyor.
Sıradaki.
- Delikanlı, nereden tekne kiralayabilirim? - Ne götüreceksiniz, hanımefendi?
Yolcu olarak... Itacoatioca'ya gideceğim.
Yok, burada kimse yolcu taşımıyor, hanımefendi.
Selam, beni Itacoatioca'ya götürür müsün?
Yolcu taşımacılığı limanda; gişeden bilet almalısınız.
Ama benim kayıt dışı yolculuk etmem gerekiyor.
Bu teknede bir bayan rahat edemez, hanımefendi.
Hele ki sizin yaşınızda...
Şu ilerilere sorun.
Bir tabure yeter bana.
Sıkıntı çıkarmam.
Para da sorun değil, bak.
- Ne kadar ödeyeceksiniz? - 500.
Yol dolambaçlı, kestirmeleri kullanacağım; başınıza iş alıyorsunuz, demedi demeyin.
- Yer misin? - Hayır, teşekkürler.
Teknemde, açlıktan bitap düşmüş kimseyi istemem.
Bir muz ye.
- Bu tekneyi uzun zamandır mı kullanıyorsun? - Benim değil.
- Başkaları için kullanıyorum. - Para kazandırıyor mu?
Yüküm özel olduğu için iyi para bırakıyor.
Yoluma bakarım, yükümü teslim ederim, kimseye de hesap vermem.
- Karın seni özlüyor olmalı. - Hangi karım?
Artık karım yok. Özgürüm.
- Parmağındaki yüzük ne peki? - N'olmuş ona?
Alyansa benziyor.
Al, dergi oku da zaman geçsin.
Güneşte, yağmurda, çiyde yıpranan bu lastik cenneti de kimin?
Kauçuk artığı.
Lastik kauçuğu yapmak için ağaçların bütün sütünü sıktılar...
...sonra lastik ömrünü doldurunca, buraya geri postaladılar.
Ama “kauçuğu, çıktığı yere iade ediyoruz” diyorlar.
Kötü şey çok olunca gözü aldatır, hatta güzel bile görünür.
Güzel değil.
- Bir şey mi oldu? - Beklememiz gerekecek.
Senin de varış saatin yok yani.
- Fişekleri gördün mü? - Gördüm.
Bizimkilerdi işte; yolun kapalı olduğunu haber veriyorlar.
Sen kaçakçılık yapıyorsun, değil mi?
Yapmayan kaldı mı?
Bütün gün burada mı kalacağız?
- Bunun için vaktim yok. - Ancak yol açıldığında ilerleyebilirim.
Peki yolun açıldığını ne zaman anlayacaksın?
Sarı fişekleri gördüğümde. Kırmızı kapalı demek, sarı da açık.
- Senin Koloni'de olman gerekmiyor mu? - Gitmeme bir haftadan az kaldı.
Şanslısın. Benim annem henüz kabul edilmedi.
Zavallıcık Purus'ta yapayalnız yaşıyor; Koloni'ye erken gitmek için başvurdu.
Ama talebi reddedildi, hükûmet bunun sadece yaşlılar için bir hak olduğunu söyledi.
Peki sen, Itacoatioca'da ne yapacaksın?
Cennetteki yerimi garantileyeceğim.
İyi birine benziyorsun; cennetteki yerin garantidir bence.
Sanırım, bir Mavi Sümüklü Salyangoz buldum.
Ne zaman yola çıkacağımızı bilmek istiyorum.
No comments yet. Be the first to leave one.