نخستین 159 خط.
Bu biraz saçma gelecek.
Ama Penny sanki bir çeşit
devrimci gerilla lideriydi.
Herkesin ensesine
çip takan bir yapay zeka hükûmetine karşı savaşıyordu.
Peki, o çipler büyü kullanarak mı takıldı diyorsun?
Hayır, o sonraki evren.
O tamamen bambaşka bir durumdu.
Doğru. Pardon.
Bambaşka bir durum.
Seni tanıyorum.
Yani kendi evreninde.
Ama sen psikiyatr değildin.
Nörobiyologdun.
Aferin bana.
Peki, tüm bunlar.
kıyametten önce mi oldu, sonra mı?
Önce.
Medeniyet çöktükten sonra nörobiyologlara pek talep kalmadı.
Sıçan yetiştiricileri gerekiyordu.
İnsan aç kalamaz.
Tamam.
Şimdi şöyle yapalım.
Chamoxil'i olduğu gibi bırakalım.
Trafederin dozunu iki katına çıkarayım. Bakalım iyi gelecek mi?
Deli olduğumu düşünüyorsun.
Burada o kelimeyi kullanmayı sevmeyiz.
Ama…
Hiç fark etmez.
Ben buradan çıkmalıyım.
Başka bir evrene gitmek için mi?
Sadece başka değil, iyi bir evrene.
Dev güvelerin ya da iblislerin olmadığı bir yere.
Tabii. Elbette.
Bak.
İlerleme kaydedersen
günün birinde buradan çıkman hiç ihtimal dışı değil.
Günün birinde mi? O ne demek?
Belirsiz bir gelecekte,
tam olarak belirlenmemiş bir zamanda.
Bu bana asla gibi geldi.
Burada asla asla demeyiz.
Üzücü olur.
GEÇMEYİN
İHTİYAÇ MOLASININ TAM ZAMANI
SİZ GİDİN, BİZ BEKLERİZ
VAY, ÇABUK DÖNDÜNÜZ.
ELLER YIKANDI MI?
DÜRÜST OLUN.
BİLİYORDUM. HADİ ELLERİ YIKAMAYA.
SÜRPRİZBOZAN: STUART CÜZDAN YAPIYOR
ÇİZGİ ROMAN MERKEZİ
Aç ağzını.
Teşekkür ederim.
Unutma, Dr. Fowler dozu arttırdı.
Ağırdan almalıyız.
Biz mi? Sen de mi içiyorsun?
Çok komiksin.
Seni sevdim.
ÇIKIŞ
Kim böyle bir koridor yapar yahu?
Bert!
Şükürler olsun.
Gidelim buradan.
Dikkat et Chachi.
- Sen kimsin? - Kim miyim?
Ben Mamie Eisenhower.
Ben şerpayım.
Şerpa mı?
Şerpayı bir etnik grup sanıyordum.
Öyle de ben din değiştirdim.
İnternette bir kızla tanıştım
Her şeyi yaptık. Yani dersler, tören.
Sonra kız eski sevgilisine döndü.
Ne diyeceğimi bilmiyorum. Üzüldüm.
Yok be, bununla yüzleşiyorum. Terapi görüyorum.
- Ayahuaska içmek de aklımda. - Bak bence bu iyi bir fikir.
Bilmem. Göreceğiz.
Kapıda bir sorun var.
Stuart.
Sen nasıl çıktın?
Çıkmadım. Senin kafan acayip güzel.
Nasıl çıktın sen?
Hayır! Anlamıyorsunuz. Burada kalamam!
- Bunların hiçbiri gerçek değil - Ben bu evrende kalamam!
Ne gerçek değil?
Bay Bloom, ziyaretçiniz var.
Denise!
İşte benim erkeğim.
- Beni buradan çıkarmalısın. - Ah canım.
Keşke yapabilsem. Ama önce iyileşmelisin.
Hayır, bende bir sorun yok.
Stuart, lütfen, destek almalısın.
Seni özledim. Çocuklar da özledi.
Çocukların mı var?
- Vah vah. - Ben baba mıyım?
Harika bir babasın.
Jayden ve Talia seni o kadar seviyorlar ki.
Tamam. Çabalayacağım. İyileşeceğim.
Teşekkür ederim.
Jayden ve Talia adlarını koymak kimin fikriydi?
Senin.
Gerçekten iyileşmeliyim.
Tamam. Çok yakın bir uyarlama.
Stuart, buna eklemek istediğin bir şey var mı?
Stuart.
Tamam.
Anne. Baba.
Söylemem gereken bir şey var. Sadece dinleyin.
İşte bu yüzden görünmez hissettim.
- Hayır baba, sen saçmalıyorsun! - İyi gidiyorsun.
Ben oğlunum. İsmim Stuart.
- Merhaba. - Amanın! Eve dönmüşsün!
Eskiden korkuyla dolup taşardım.
Şimdiyse sevgi ve huzuru hissediyorum.
Harikaydı. Tebrik ederim, çok iyiydiniz.
Çok çaba gösterdiğini görüyorum.
Gösteriyorum, evet.
Burada iş yeri terapistinden gelen güzel bir not var.
- Sahi mi? - Bay Bloom deri işçiliğine
heyecan verici bir coşku kaçıyor.
Ben bu cüzdanı yaptım.
Üç bölmesi ve
bozukluk gözü var.
Bozuk para için bir göze hep ihtiyaç vardır.
Şu diğer evrenler konusunda ne düşünüyorsun?
Aslında bunu sorduğuna sevindim.
Anladım ki ben kafayı fena yemişim.
Ben öyle demem ama
içimden geçer.
Hâlâ bazı endişelerim var.
Şey, ben…
iyi besleniyorum, iyi uyuyorum.
Film gecesinde "Üvey Kardeşler"i gösterdiler ve güldüm.
Doğru yerlerde.
Her açıdan iyiyim.
- Buna karar vermek sana düşmez, değil mi? - Evet.
Buna sen karar vereceksin.
Verdin mi?
Verdim.
Sana bir kemer yapabilirim.
Buna hiç gerek yok.
Eve gitme zamanı.
Teşekkür ederim, sağ ol.
Rica ederim.
Bert'ü de taburcu edecek misin?
Bizim Bert adında bir hastamız yok.
Tabii ki yok! Seni sınıyordum!
Ve geçtin!
Şimdi gidiyorum.
Hoşça kalın.
Arkadaşlarımdan biri kafayı yerse buraya gönderirim.
Sen iyi misin?
- Çok iyiyim. - Güzel.
Eve döneceğin için çok mutluyum.
Ben de.
Bak, seni zorlamak ya da fazla baskı yapmak istemem ama
Anne, koca babişini özledi.
Koca baba ben miyim?
No comments yet. Be the first to leave one.