The North Water

The North Water

دانلود زیرنویس Turkish

فصل 1

هماهنگ با نسخه‌های زیر

The North Water S01E05
ناشر egww

برچسب‌ها

other
تاریخ انتشار: 2021-09-06
تعداد دانلود: 21
مخصوص ناشنوایان: No

پیش‌نمایش زیرنویس Turkish

نخستین 200 خط.

Teşekkürler Anna.

Bir şey yiyecek misin?

Al.

Yardım edeyim.

Ağzını biraz açarsan daha iyi yedirebilirim.

Çiğne şimdi.

Çiğnemeyi unutmamışsındır herhalde?

Düzgünce çiğnemezsen

bir faydasını göremezsin.

Güzel. Güzel.

Daha sonra bir bardak da çayla deneyelim.

Bakalım onunla aran nasıl.

YAŞAMAK ACI ÇEKMEKTİR

Seni bulan adamlar seni Angakkuq olarak görüyor.

Ayıların büyük güçleri olduğuna ve

seçilmiş kişilerin onlara dahil olacağına inanıyorlar.

Ayı dehası olan insanların

insanüstü güçleri oluyor.

Karanlığa, ilkelliğe daha yakınlar.

Bu da onları daha iyi bir avcı yapıyor, buna inanıyorlar.

Angakkuq'ları kendi gözümle görmüştüm,

ve şunu söyleyebilirim ki...

sihirbaz ve şarlatandan başka bir şey değiller.

Ürkütücü maskelerini ve diğer

incik boncuklarını takıyorlar

ve Eskimo evlerinde şarkılar söyleyip dans ediyorlar,

ama bir olayları yok. Pis, barbar şeyler,

en ilkel batıl inançlardan.

Ama başka bir şey bilmiyorlar.

Nasıl bilsinler?

Ben buraya gelmeden önce İncil bile görmemişler,

hiç samimiyetle vaaz verilen bir müjde duymamışlar.

Yavaş ve acı veren

geçen bahardan beri burada yalnızım.

Güvenlerini kazanmam aylarımı aldı,

başta hediye, bıçak gibi şeylerle,

sonra da iyiliklerle,

ihtiyacı olana yardım ederek, kıyafet ve ilaç vererek.

İyi niyetli insanlar.

Ama çocuk gibiler.

Soyut düşüncelerden ya da diğer

kıymetli duygulardan yoksunlar.

Erkekler avlanıyor, kadınlar çocuk emziriyor

ve bu da ilgilerinin ya da bilgilerinin hudutlarını oluşturuyor.

Bir tür metafizikleri var, orası doğru,

ama ham ve kendine hizmet ediyor,

ve yanılmıyorsam,

çoğu kendine inanmıyor.

Benim görevim...

...büyümelerine yardım etmek denebilir,

ruhlarını geliştirmek ve kendilerinin farkına varmalarını sağlamak.

Ve bu yüzden İncil çevirimi burada yazıyorum.

Çünkü düzgün yapabilirsem,

kendi dillerindeki

doğru kelimeleri seçebilirsem,

anlamaya başlayacaklar.

Onlar da Tanrı'nın mahlukları,

tıpkı sen ve ben gibi.

Efendim?

İlaçlar? İlaçlar? Tabii ki. Tabii ki, tabii ki.

Bende pek yok,

ama bayağı bir tuz kullandım tabii.

Afyon ruhun var mı?

Afyon ruhu?

Hayır, hiç kalmadı.

Bir şişe vardı ama çoktan kullanıldı.

Yalın İngilizce konuşuyorsun,

çünkü Sırp, Pollackya da başka bir

kahrolası zümreden olduğundan şüphelenmeye başlamıştım.

Nerelisin?

Bir önemi yok.

Ölü bir ayının vücudunda bulundun,

çiğnenmeden yutulmuş gibi.

Bazıları buna...

mucize der.

Ben demezdim.

Sen ne dersin?

Belki de ayının kendisine sormalısın.

Akıllı bir adammışsın.

Günlerce orada yattın, ölü gibi sessizdin,

tek kelime etmemiştin ve gel gör ki...

Kalkıp benimle keyif çatıyorsun.

Buraya gönderilmesi bir sebebi var.

Neden her zaman bir sebep olmak zorunda?

Çünkü her zaman bir sebep vardır.

Henüz sebebi bilmiyorum,

ama Tanrı...

Tanrı'nın bir sebebi olacak.

O deli saçması şeyde yer almak istemiyorum.

Kimin olduğunu biliyor musun?

Evet.

Kimin?

Gemidendi.

Zıpkıncılarımızdan biriydi.

Cesedini buldular.

Ve iki ölü Eskimo'yu.

Avcılara bir şey bilmediğimizi söyle.

Onları kim öldürdü?

Henry Drax adında bir adam.

Neden?

Kıyafetlerini istemiş olabil

Kürklerini.

Ama neden öldürsün ki?

Kuzeye gitmiş olmalı.

Baffinland'ın kuzey kabilelerinin

kendi kanunları var.

Ölmüş de olabilir, ama...

muhtemelen kürkleri barınmak için vermiştir

ve baharı bekliyordur.

Senin ismin ne?

Henry Drax değil.

Bunu duyduğuma çok sevindim.

İsmin ne?

Patrick Sumner.

Ya geçmişin?

Konuşacak bir geçmişim yok.

Her adamın geçmişi vardır.

Benim yok, şimdi değil.

Ayının karnından yeniden doğduğuna inanıyor musun?

Yeniden doğmuş olsam bile,

bu yeni bir şeyi öğrenmek istediğim anlamına gelmez.

Öğrenmeye değer bir şey görmüyorum.

Avlanmanı istediklerini söylüyorlar.

Ama aslında avlanmanı istemiyorlar.

O zaman neden istediler?

Sadece orada olmanı istiyorlar.

Onlara ne söylersem söyleyeyim,

sihirli güçlerin olduğuna ikna olmuşlar.

Hayvanların sana çekileceğini düşünüyorlar.

Ne kadar süreliğine gideceğim?

Bir hafta.

Yeni bir grup kürk teklif ediyorlar.

Ve avdan da makul bir miktar.

Onlara kabul ettiğimi söyle.

Emin misin?

Kulübenin konforu olmayacak.

Seve seve yaparım.

Burada beni meşgul edecek çok az şey var zaten.

Onlarla birlikteyken, medeni erdemlerin iyi bir örneği olabilirsin belki de.

Öyle bir şey olmayacağım.

Düşündüğünden daha iyi bir adamsın.

İyi sır tutuyorsun, bunu biliyorum.

Haydi, haydi, haydi, işte bu.

Batıl inançlarını teşvik ettin mi?

İstedikleri şeye inanmalarına müsaade ettim.

Onları cahil bırakarak onlara bir faydan olmuyor.

Onlara söyleyebileceğim daha iyi bir doğru yok.

Sorun ne?

Gücüm tükendi, o kadar. Bana göre...

hayvanlar alemine yakın görünüyorlar, değil mi?

Belki biz fazla uzaklaşmışızdır.

Ama çok...

hayvani ve ilkel bir hayat sürüyorlar.

Duygusuz.

Ama hayvani demezdim.

Varoluşlarını ve dünyayı

olduğu gibi kabul ediyorlar.

Zorla bir değişim yapmaya ihtiyaç duymuyorlar.

Bunun onları ilkel yaptığını düşünmüyorum.

Sana biraz konyak getireyim.

Konyak, konyak, konyak.

Neresi, Peder? Göster bana, göster bana.

Kör bağırsağında apse ya da ülser oluşmuş.

Hangisinin olduğu önemsiz.

Bunu nereden biliyorsun?

Cerrahtım.

Bunu daha önce yaptın mı?

Ne yaptım ne de yapıldığını gördüm.

Londra'daki Charing Cross Hastanesinde

yıllar önce Hancock adında bir adamın yaptığını okumuştum.

O olayda, hasta hayatta kalmış.

Londra'dan çok uzağız.

Bu koşullarda elimden geleni yapacağım,

ama büyük bir şansa ihtiyacımız olacak.

Sen elinden geleni yap

ve Tanrı gerisiyle ilgilenir.

Senin de yardımın gerekecek Anna.

Onu tutmanı istiyorum

ve her söylediğimde bundan daha fazla sürmeni istiyorum.

Tut onu. Tut onu.

Tut onu. Tut onu. Tut onu.

Başlıyoruz.

İşte bu.

Neredeyse bitti.

Aman yarabbi.

İşte.

İçimde ne buldun?

İyi bir şey değil.

Ondan kurtulmak gerek o halde.

Ebedi hayata inanan bir adama göre,

bu hayattaki acı ve mücadelenin arasında yaşamaya

bayağı niyetli gibi görünüyorsun.

Dinlenmeni istiyorum, Peder.

Bana göz kulak olacak mısın?

Bahar gelene kadar yapacak başka bir şey yok sayılır.

Evet.

Uzun, karanlık bir kış olacak.

Avlanmaya gidersin sanmıştım.

Ben fok avcısı değilim.

Biraz yanımda otur.

More Turkish subtitles for The North Water

نظرات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left