Feel the Beat

Feel the Beat

دانلود زیرنویس Turkish

هماهنگ با نسخه‌های زیر

Feel The Beat (2020) 720p webrip yts mx Turkish tur
ناشر Barel

برچسب‌ها

webrip
web
720p
720
BRip
TS
YTS
تاریخ انتشار: 2021-09-17
تعداد دانلود: 19
مخصوص ناشنوایان: No

پیش‌نمایش زیرنویس Turkish

نخستین 200 خط.

NETFLIX SUNAR

Hatırlatma. Bugün saat onda seçmeler var.

Hatırlatma. Bugün...

Beni evimden atacaklar.

Taksi!

Hadi ama.

Hadi be taksi.

-Teşekkürler! -Bu benim taksim!

Bu bir hayat memat meselesi.

Broadhurst Salonu'na. Hızlı olalım, mühim bir seçmem var.

Sert olun!

Sıradaki grup.

Sert!

Devam!

Evet.

Evet. Bastırın, devam!

Pekâlâ, birkaç eleme yapacağız hanımlar.

16 numara.

Ve 22 numara.

Evet be.

Ön sıra, hepiniz sağ olun.

Elendiniz.

Collette.

Bir saniye hanımlar. Hemen geliyorum.

Ruth Zimmer sizleri görmek istiyor.

Birazdan gelecek.

Sucuk gibi oldum.

-Ne? Çok kötü olmuş! -Tanrı'm.

Nasıl bir bencil Ruth Zimmer'a bunu yapar?

Böyle bir bencil.

Demek çok iyi bir dansçısın, öyle mi?

Eminim çok iyisindir. Öyle duruyorsun.

Mükemmeliyete ulaşabilmek için

gece gündüz her becerini, her hareketini geliştiriyor gibisin.

Ama hayallerin gerçek olmayacak yavrum

çünkü ben hayatta olduğum sürece ki daha epey yaşarım,

herhangi bir gösteriye alınmana engel olacağım.

Broadway'de, Broadway dışında veya ufak salonlarda.

Kariyerin bitti Revü Kızı.

-Bayan Zimmer... -Sıradaki seçimin gelsin.

-Açıklayabilirim. Buna gerek yok. -İşin bitti.

-Bayan Zimmer, lütfen, bir... -Bırak.

Lütfen.

-Bir... Lütfen. -Bıraksana.

-Bir anlatayım, anlarsınız. -Bırak!

Revü Kızı...

Birilerinin sabahı güzel geçmiş.

Ne var Deco? Rezil bir gün geçirdim.

Biliyorum. Gördüm.

-Nasıl? -Kızım, sosyal medyada patladın.

Her yerdesin.

Ne diyorsun sen?

-Kariyerin bitti Revü Kızı. -Tanrı'm.

Bir anlatayım!

-Bırak beni, bırak! -Lütfen!

Benim suçum değildi.

-Kayıp düştü. -Evet, bacağını da kırmış.

Ayrıca bileğini de.

Bak, biri daha RT'ledi.

-Kaç kişi izlemiş? 200-300 falan mı? -Daha çok 30,000 civarı.

-Saydığımdan değil tabii. -Bu gerçek olamaz.

Kariyerimi bitirecek nüfuzu yoktur, değil mi?

Sırf Broadway'in kodamanlarından diye...

Lütfen ama.

Menajerimi aramalıyım.

-Selam, ben April, şeyi... -Ruth Zimmer'ı sahneden atan April mı?

Evet, o April.

Alo?

Alo?

Kapattı.

Seni tanımak güzeldi.

Müzikli fitness kariyerinde başarılar.

Hayır, ondan korkmayan biri vardır.

-Kimi isterse oynatabilecek biri. -Hayır canım, herkes ondan korkuyor.

O korkmaz.

WELLY WONG WHIRLY GIRL MÜZİKALİ

Welly Wong korkmaz.

Tamam.

Peki menajerin olmadan Welly Wong'la nasıl görüşeceksin?

Nicole, seçme yapmamı söyleyip duruyorsun.

Yapacağım işte.

Her yerde arıyoruz ama daha yıldızımızı bulamadık.

-Beş, altı, yedi, sekiz. -Nicole, iletişim kurabilelim istiyorum.

Yetenek ve sevecenliğin mükemmel bileşimini arıyorum.

Anladın mı? O olmaz!

Aramaya devam et.

Daha baş dansçımı bulamadın.

-Çekil atkuyruk! -Tanrı'm!

David, ensemde boza pişiriyorlar.

Önümüzdeki hafta bir gün belirleyip

dansçımızı bulmamız gerekecek.

Buna mecburuz!

TAHLİYE İHBARI KİLİTLER DEĞİŞTİRİLMİŞTİR

Selam baba.

İşte benim kızım. N'aber?

İdare ediyorum işte.

Diyetimi ödüyorum.

Zamanla olacak. Yeteneklisin tatlım.

Sen koridorda mısın?

Evet, şey...

Yemek söyledim, onu alacağım.

Onun dışında iyi misin? Bir ihtiyacın var mı?

Yok, her şey yolunda.

Dur, yemek geldi, ben en iyisi...

Tamamdır.

-Fırsatın olunca beni ara. -Tamam, ararım.

Görüşürüz.

BABA BENİ KANDIRAMAZSIN. EVE GEL.

Annenden ses seda var mı?

Yok.

Of, umarım videomu görmemiştir.

Buradakiler de görmemiştir umarım. Utancımdan ölürüm.

Şımarma bence.

Burada milletin başka dertleri var.

Doğru.

Adına Google e-posta uyarısı koyan tek kişi benimdir.

İnternetten nefret ediyorum.

Tamam çocuklar, hadi koşun. Dizlerinizi çekin.

-Churners çok yaşa. -Süper!

Böyle giderse en yavaş takım oluruz. R.J., hızlan.

Elimden geleni yapıyorum.

Sen de sarışın, hadi.

-Takım hâlâ kötü demek. -Haftaya anca varırız.

-Buzz. -Daha hızlı.

Selam Frank, nasılsın?

Bu koşmak mı şimdi? Hadi.

BELEDİYE

Eski dükkânını alan oldu mu?

Hayır.

Pis eczaneler zinciri, bizim gibi esnafı işsiz bırakıyor.

-En azından sana iş verdiler. -Evet, ama part-time.

Ama...

Her şeyin içine ettim baba.

Tam bir fiyaskoyum.

Deme öyle.

Moralini düzeltecek şeyi biliyorum.

Peynir.

Sağ ol Karen. Annene selam söyle.

April!

-Bayan Barb. -Tanrı'm!

Etkinlik için bir şey alıyordum. Churners çok yaşa!

-Churners çok yaşa! -Seni görünce "Bu April mı ya?" dedim.

Sonra dedim ki "Olamaz ya. April, New York City'de çünkü."

Ama buradasın işte! Tanrı'm!

Demin Nick'i gördüm.

Bak sen şu acayip işe.

Nick burada mı?

Tanrı'm.

Aynı eski günlerdeki gibi. Tabii bu sefer öpüşmüyorsunuz.

Ondan mesajla ayrılmandan öncesi.

Karşımda olduğuna inanamıyorum.

Benim ufaklığı hatırlıyor musun?

June.

Doğru ya, sen gördüğünde daha bez bağlıyorduk. Junie, bak.

İşte bahsettiğim kız buydu.

Lisemizin gelmiş geçmiş en iyi ponpon kızı. Churners çok yaşa!

Churners çok yaşa!

Ve annenin en büyük başarı hikâyesi.

Kendisi bir Broadway yıldızı!

Tanrı'm!

Tanrı'm, stüdyoya gelip

kızlarla tanışmalısın!

Çok isterim.

Süper!

Ama babam hasta.

-Kim hasta? -Eyvah. Frank, hasta mısın?

-Evet. -Tanrı'm.

Sana güveç yapayım.

Evet... Evet, onu yapayım. Tamam.

Seni görmek çok ama çok güzeldi ve ben...

Kızlar seninle tanışamadıklarına çok üzülecekler ama...

Evet, çok kötü oldu.

Kızları üzmeyelim. Onlarla seve seve tanışır.

Gerçekten mi? Ay, şahane!

Tanrı'm! Peki madem. Stüdyonun yerini biliyorsun.

17,30'da görüşürüz.

-Kendine iyi bak Frank. -Süper.

Hasta rolü yapsan ölür müydün?

Kızı unuttuk. Churners çok yaşa!

-Churners çok yaşa! -Churners çok yaşa!

DANS

Hadi hanımlar.

Hadi bakalım, geldik.

Bir şeyinizi unutmayın.

Görüşürüz!

İyi dersler.

Sarah, Michelle'e ayakkabı konusunda yardım et, tamam mı?

Söylemene gerek yok Nick.

Görüşürüz.

Merdiveni özlememişsindir eminim.

Bak, fotoğrafını duvara astık.

Canım, bırak şimdi şu işi.

Minik dâhi, muhasebemi yapıyor.

Dans dersi borcumu ödüyorum ama.

Fişler bekleyebilir.

Gel de kızları toplayalım.

Özel bir misafirimiz var. Hatta şey...

April Hanım'a bir sandalye getirir misin?

Tabii, hemen.

Sana sadece sekiz yıl üç ay 22 gün eğitim vermiş olabilirim,

نظرات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left