Friendship

Friendship

دانلود زیرنویس Turkish

هماهنگ با نسخه‌های زیر

Friendship 2024 1080p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-BYNDR
ناشر dikistutmaz
23,976 fps

برچسب‌ها

webdl
تاریخ انتشار: 2025-06-15
تعداد دانلود: 90
مخصوص ناشنوایان: No
FPS: 23.976

پیش‌نمایش زیرنویس Turkish

نخستین 200 خط.

Teşekkürler.

Başka paylaşmak isteyen var mı?

- Ben, Tammy. - Merhaba, Tammy.

Merhaba.

Her şey yolunda. Evet.

Hâlâ daha büyük bir araba almak istiyorum.

Bu, TSDY için hedeflerimizden biri.

Pardon.

Bu yıl farklı bir şey deneyelim dedik.

İnternette bulduğumuz bir şeyi.

Ben iyileşince denemeye karar verdik.

Kanseri yeneli 12 ay oldu.

Ama...

Hâlâ nüksedeceği korkusuyla yaşıyorum.

Nüksetmeyecek.

O hep böyle söyler; ama ben çok endişeliyim bundan dolayı.

İşime odaklanmamın gerçekten faydası oluyor.

Arkadaşım Devin, beni çok güldürüyor.

- Yani... - Devin mi?

Evet, eski sevgilim. İtfaiyeci olan.

O arkadaşlığı yeniden canlandırmanın...

...bana çok yardımı oldu.

Bilirsiniz, sosyal çevre çok önemlidir.

Ama endişeliyim.

Oğlumun mezuniyetini görebilecek miyim?

Bir daha orgazm olabilecek miyim?

Üzgünüm. Çok ilginç bir şey değil belki...

...ama bu grup bana çok iyi geliyor. Yani, teşekkür ederim.

Craig...

Paylaşmak istediğin bir şey var mı?

Her şey harika.

Tammy, bir kutlamayı hak ediyor.

Orgazm konusunda da sıkıntım yok.

Ben paylaşmak istiyorum.

Benim için harika bir haftaydı.

Craig.

Postacı yine adresleri karıştırmış.

Paketi komşuya götürebilir misin?

Craig Waterman. Evet.

Evet, arabadayım şu an.

Daha doğrusu, otoparktayım.

Birazdan orada olurum. Harika. Harika... Hoşça kal.

Merhaba?

Merhaba?

- Merhaba. - Merhaba.

- Austin misin? - Yakalandım!

Evet, postacı adresleri karıştırmış da.

Şu bloğun sonunda oturuyorum.

- Satılık tabelası olan ev mi? - Evet. Mahalleden taşınmak üzereyim.

Yazık oldu. Keşke seni tanıyabilseydim, ama evet taşınıyoruz.

- Kusura bakma. - Senin suçun değil.

- Mal postacı, adresleri hep karıştırıyor. - Olur böyle şeyler, bence.

Evet. Açmadım, bakmadım ya da başka bir şey yapmadım.

- Bunun yasa dışı olduğunu biliyorum. - Teşekkür ederim.

Rica ederim, sorun değil.

- Baksana, adını duyamadım da. - Craig Waterman.

- Merakını kaybetme, Craig Waterman. - Sen de, Austin.

Dolu kupa geliyor!

Dikkat edin, dikkat edin. Ağzına kadar dolu!

Vay, kahve kralı!

Siktiğimin geri zekâlısı.

Serotonin Çözümleri'nden Nicholas. Sam yayında.

Hafta sonunuz nasıldı millet?

- Daha büyük bir arabaya ihtiyacım var. - Biliyorum. Önce evi satalım da.

Bu şeyleri sığdıramıyorum. Bak n'oldu, devrildi.

- Selam, Shannon. Selam, çete. - Selam.

Bir şey çalmadınız, değil mi? Evin temeli sağlam, değil mi?

Kusura bakmayın, karımın şeyleri her yerde.

Evet.

Mahalle de güzel.

Şu taraftakiler çok iyi insanlar.

Bu taraftakiler de gerçekten harika komşular.

İyi günler.

Harika.

Kahretsin.

Benimle konuşmadı bile amına koyayım.

Şunu ön tarafa koyabilir misin? Bir yer ayarlamaya çalış...

- Nereye koyacağımı bilemedim. - Tamam, tamam... Üstüme suyu döküldü.

Stevie, şunu uzatır mısın lütfen?

- Çok güzelmiş. - Teşekkürler.

- Nedir bunlar? - Tatlım. Yeni komşu Austin.

Bunları bize bırakmış.

Ayrıca seni bu akşam 20:00'de bir şeyler içmeye davet etti.

Gideceğini söyledim.

- Programımı bilmiyorsun ki. - Her akşam orada oturuyorsun.

Bir arkadaşın olması iyi olabilir, yani, bir dost işte.

Merhaba, Tammy'nin çiçekçisine ulaştınız, ben Steven.

Bir “hoş geldin” der çıkarsın.

Yeni bir Marvel filmi vizyona girdi. Manyak bir şeydir kesin!

İzlemeliyiz.

Eski sevgilim Devin, beni bu gece bir şeyler içmeye davet etti.

Çok teşekkür ederim.

Pekâlâ. 90. doğumgünü için 2 Luna aranjmanı var. Ekstra lavantalı.

Stevie, annen bizi terk ediyor.

Sadece sen ve ben varız. Bu akşam Marvel filmini izlemeye gitmeliyiz.

- Ben izledim bile. Oldukça... - Hop! Spoiler verme.

N'apıyorsun?

Tatlım.

Bu akşam, o mal soytarıyla takılma, lütfen.

Seninle yeni Marvel filmini izleyelim.

İnsanlar gerçekten çılgın olduğunu söylüyor.

İnsanları çıldırtıyormuş.

Nacho zamanı!

Nacho'nun gücünü küçümseme!

Nefis. Aferin.

Lezzetli, değil mi? Neyse, gitmem gerek.

- Ama seni seviyorum. - İyi eğlenceler.

- Görüşürüz. Sağ ol. - Birbirinizi dudaktan mı öpüyorsunuz?

Tatlım.

Git hadi.

Biliyor muydun...

...sokağımıza hız tümsekleri koydurmuştum.

Evet. Belediyeyle uğraşmak tam bir kâbustu.

Ama artık bütün mahalle lanet bir yarış pisti değil.

- Teşekkürler o zaman. - Rica ederim.

Peki, ne iş yapıyorsun?

Yani, birkaç işle uğraşıyorum ama...

...asıl işim, Kanal 3'te hava durumu sunup, bankadaki o yağmacılara ödeme yapmak.

Hava durumu sunucusu musun?

Genelde geceleri çalışırım, ama bu gece izinliyim.

Gözüm bir yerden ısırıyordu seni.

Bu harika.

Sen ne iş yapıyorsun?

Universal Digital Innovations adlı bir şirkette çalışıyorum.

Ürünlerin, kullanıcıların günlük rutinlerine daha kolay entegre olmasını sağlıyoruz.

Uzmanlık alanım, uygulamalar.

İnsanları ürünlere bağımlı hâle getirmeye çalışmak gibi mi?

Biz, “entegre olma” terimini kullanmayı tercih ediyoruz.

Beynin en ilkel katmanlarını tetikliyor.

Yani kişi kendini üründen ayırmaya çalıştığında, son derece hoşnutsuz oluyor...

...ve ürünü kullanmaya devam ediyor.

Çok gaddarca.

Evet, gaddarca.

Bende, beğeneceğin bir ürün var.

Peki, görelim bakalım.

- Porno dergisi mi? - Daha iyisi.

- Tanıdık geldi mi? - Bahçemdeki kutu bu ya!

Nedir bu?

Bu, Homo Erectus tarafından yontulmuş 400.000 yıllık bir taş el baltası.

Bunlar, insan eliyle yapılmış ilk nesneler.

Şu an elinde tuttuğun...

...Doğu Afrika Savanası'nda kadim bir insanın kullandığıyla tıpatıp aynı alet!

Toprak, gökyüzündeki alev alev altın topu yavaşça yutarken...

...şaşkınlıkla duraksadılar.

Oha, dostum.

Kahretsin!

Çok üzgünüm.

Çok üzgünüm. Normalde hiç...

Sikeyim.

- Hadi, bir yerlere gidip takılalım. - Ama benim sabah erken kalkmam lazım.

Sana temiz bir gömlek getireyim.

Tamam.

Pekâlâ.

- Ne var burada? - Gel, gel.

Bu taraftan.

Çabuk! Aynasızlar bizi görmeden girelim.

Su Kemeri. 1837 yılında inşa edilmiş.

Şuna bir baksana. Tüm şehri birbirine bağlıyor.

Vay be.

Hay sikeyim!

Her yerim battı!

Yine OVD'ye bir sürü para bayılacağız!

- OV ne? - Ocean View Dining.

Üzerime tam oturan tek marka o.

- Vay be. - Öyle.

- İyi görünüyor. - Evet, bunların hepsi OVD.

- Güzel. - Hepsi. Evet.

- Anladım. - Yemek bile yapıyorlar.

Bu taraftan.

Pekâlâ.

Hadi bakalım.

Hadi bakalım. Çıktın sayılır.

Elimi tut.

İşte böyle.

İyi misin? Çıktın.

Çek kendini, çek.

İşte oldu.

- İyi misin? - İyiyim.

Pekâlâ.

- İyi iş çıkardın. - Teşekkür ederim.

- N'oldu? - Ayakkabım aşağıda kaldı.

Dönüşte alırız. Gel.

- Çok güzelmiş. - Evet, buradan binaya bir giriş var.

Ananı avradını!

Onu gerçek sandım.

- Hangi cehennemdeyiz biz? - Belediye binasında. Gel.

Ne?

- Normal bir sigara, esrar değil. - Harika.

Bak ne diyeceğim.

Grubum yarın gece sahne alacak. Tammy'yle birlikte gelsenize.

- Kahrolası bir grubun mu var? - Evet, büyük bir gösteri olacak.

Umarım patron iş saplamaz.

İnan ki... Gece haberlerinden bıktım. Sabaha geçmek istiyorum.

E sorsana?

İş yerinde kendi ofisim olsun istiyordum.

Direkt sordum.

- Aldın mı? - Her gün orada tek başıma yemek yiyorum.

Ne istersem yiyebiliyorum.

Büyük ve yemesi zor bir şeyi.

Kimsenin görmesini istemediğim utanç verici bir şeyi.

نظرات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left