نخستین 200 خط.
Hepinizi o kadar fazla önemsiyor ki şunu bilmenizi istiyor.
Evliliğimiz tamamen, en derinden ve dönüşü olmayan şekilde
boku yedi.
Evet, öyle.
Doğruyu söylüyorum.
Kendinizi bizimle kıyaslamayı kesebilirsiniz.
Hatta ve hatta
kitap endüstrisine...
Şu an müsait değilim. Lütfen mesaj bırakın.
Selam Enid.
Defalarca aradım açmadın, yine arıyorum.
Muhtemelen hâlâ dünü atlatmaya çalışıyorsun,
biz de öyle.
Zaten bir cinayeti
kocasına yıkmaya çalışacak kaç kadın var ki?
Tag utanç içinde.
Yaşananları telafi etmek istiyor.
Bugün öğleden sonra hep birlikte oturup konuşsak diyorum.
Plan yaparız.
Bana dönüş yap lütfen Enid.
Sağ ol.
Seni asla ağlatmayacağım
Asla yalan söyleyip seni üzmeyeceğim
30. yıl dönümümüze bekleriz. Teşekkürler.
Aman! Hayır!
Selam.
Selam.
Erkencisin.
Başın ağrıyor mu?
O kadar sarhoş değildim.
ULUSAL BAĞIMLILIK HASTALIKLARI ENSTİTÜSÜ
Günaydın.
Erken daha, uyu sen.
Koşuya çıkacağım.
İyi eğlenceler.
Pekâlâ.
Vay be.
Sürpriz oldu.
İkiniz.
Bizi biraz yalnız bırakır mısın Benji?
Olur tabii.
Dinle, patavatsızlığımı mazur gör
ama siz hiç...
Merritt hiç madde kullanır mıydı?
Hayır. Neden?
Kanında yüksek dozda yatıştırıcı madde bulunmuş.
Yatıştırıcı mı?
Keyfî kullanmıyor muydu?
Hayır. Öyle şey...
Hayır, imkânı yok.
Hayır.
Anne?
Anne!
Polis gelmiş.
Günaydın Bayan Winbury.
Karakola gelmeniz gerekiyor, birkaç sorumuz var.
Tabii.
Çantamı alayım.
Kapıyı açar mısınız? Sağ olun.
Hadi.
Arkandayım.
Hadi. Tamam.
- Baba! - Buradayım Will.
Annemin eşyalarını alıyorlar. Bir şey yapsana.
- Yapamayız Will. - Nedenmiş?
Çünkü onlar polis.
Ama bilgisayarını alıyorlar. Onda...
Will, soru sormayı kes lütfen.
- Reklam ekibini aramamız lazım. - Avukatını aramamız lazım.
Annem suçlu değilse avukatı niye arıyoruz?
Sen gidip şu yelkenli zımbırtına hazırlansana ufaklık.
- Yelkenli yarışı! - Peki.
Babam bana para vermiyor.
Aix-en-Provence'da yeni bir ev aldım.
O yüzden borcunu ödemen lazım.
Biliyorum, ödeyeceğim. Söz.
Fonumu devralmama az kaldı.
Çok şanslısın.
Değil mi?
Selam tatlım. Evet, dönüyorum şimdi.
Ne dedin?
Annemin bilgisayarını ve eşyalarını mı aldılar? Niye?
Arkadaşınız mı?
Hayır.
- Ama tanışıyorsunuz. - Pek sayılmaz.
Adı Broderick Graham, sicili uzadıkça uzuyor.
Soygun, saldırı, madde taşıma.
Son zamanlarda Türk mafyasıyla bağlantılı bir çeteye çalışıyormuş.
Eroin ticareti, tetikçilik falan filan.
"Tetikçilik" mi?
Merritt'i öldürmesi için Broderick'i tutup ödemeyi Shooter Dival'a yaptırdınız.
Böylece sizi koruyacak
ve kendisi de diplomatik dokunulmazlığını kullanacaktı.
Olayı anlatmayacak mısınız?
Gerçi zaten biliyoruz.
Bay Graham için yakalama kararı çıkarttık.
Malumunuz, ada pek büyük sayılmaz.
Bay Dival'ın dokunulmazlığını da düşürmeye çalışıyoruz ve düşüreceğiz.
Ne benim ne Bay Dival'ın olayla ilgisi var.
Vaktinizi boşa harcıyorsunuz.
Pekâlâ.
- Müsaadenizle... - Bir dakika.
- Hemen döneceğiz. - Evet.
Tamam.
- Tom döndü mü? - Ne?
- Tom döndü mü? - Ne bileyim ben?
Tamam, numarasını gönder.
- Dışarısı muhabir kaynıyor. - Bir saniye.
- Ne yapıyorsun sen? - Gidemiyorum ki.
Her yer muhabir dolu, kapıdan bile çıkamıyorum.
Canım, yarışını kaçıracaksın.
Seni sonra arayayım mı? Tamam.
Neden gazetecilere açıklama yapmıyorsunuz?
Cinayet anında neredeydiniz?
Sayın Winbury, ne söyleyeceksiniz?
Arazinizde bulunan cesetle ilgili ne diyeceksiniz?
Eşiniz şüpheli statüsünde mi?
Selam herkese!
Selam, pardon ama özel mülkümdesiniz.
Merritt Monaco'yla birlikte miydiniz?
Yola kadar çekilin.
Çekilin lütfen. Teşekkürler!
Bayan Winbury gözaltında mı?
Bay Winbury, eşiniz neden sorguya alındı?
Geri çekilin!
Thomas, nereden geliyorsun?
Açın şu yolu! Çekilin! Duyuyor musunuz?
Geri basın! Kapıdan uzaklaşın!
Tanrım! Leşçil akbabalar sizi.
Lütfen kapıdan uzaklaşın.
Kameraları unutmamaya çalış.
Bunlara sert davranmazsan olmuyor.
Tabii.
Çekilsenize lan!
Greer Winbury'yi mi koruyorsunuz?
Duydunuz, uzayın!
- Teşekkürler tatlım. - Sus.
- Halk bilmeli! - Ailede olaya karışan başkası var mı?
Winbury ailesi iş birliğine yanaşmıyor...
Koşu demek.
Cidden mi?
Paranoyak davranmayı bırakır mısın?
Annen polise ifade veriyor,
basın aç kurt gibi kapıda,
sen ise Fransız kaşara çakıyorsun.
Abby, sakin ol.
Olmayacağım! Sen sakin ol. Aletine hâkim ol!
Bebeğim!
Öyle bir şey yapar mıyım hiç sana?
Babamın tanıdığı manyak bir Fransız'la takılacak hâlim yok.
Bebeğim! Yapma böyle!
Seni seviyorum!
Abby, ben aptal değilim.
Seni seviyorum.
Abby.
Buraya gel.
DASH VE DOLLY GÖZALTINDA ÜNLÜ GİZEM YAZARI SUÇLU MU?
- İnanamıyorum. - Yani,
aynı masaya oturmak isteyeceğim ilk insan o değil
ama bunu yapabileceğini sanmıyorum.
Ben de sanmıyorum
ama şu noktada başka ne olmuş olabilir bilmiyorum.
Kanında nasıl yatıştırıcı çıkmış olabilir?
Canım, şu anda kimse bir şey bilmiyor.
Bilmeden etmeden bir yargıya varmamalıyız. Tamam mı?
Bay Graham'i tanımıyorsanız
neden son dört günde evinizi dokuz kere aradı?
Shooter Dival'a ulaşmak için mi?
Belli ki Bay Dival onu iyi tanıyor.
300.000 dolar havale yapacak kadar.
Ama ne için? Sizin adınıza Merritt Monaco'yu öldürmesi için mi?
Broderick eski bir ortağım.
Onu uzun zamandır tanıyorum.
Beni aradı. Paraya sıkışmış, muhtaç hâldeydi.
O sıra durumum elvermediği için
Shooter'dan borç istedim.
Çok cömert hareket.
Geçen günkü ifadenizde
Bayan Monaco'nun öldüğü gece bir buçukta yattım dediniz.
Ama saat 3.08'de ofisinizdeki sabit hattan
Bay Graham'in kaldığı otel odası aranmış.
Ortaklarınızı sık sık gecenin köründe arar mısınız?
TRENDEKİ KIZ
Polislere "Paranın gönderilme amacını bilmiyordum" desem?
Bilmiyorum zaten. İyilik istedi, sebep sormadım.
O zaman polisler ne biliyor öğrenelim.
Bu insanlar benim ailem gibi. Anlıyor musun?
Ama ailen değiller.
300.000 dolar çoğu insan için büyük bir meblağ.
Öyle.
Neden Bay Graham'e bu kadar para verdiniz?
Onu uzun zamandır tanırım.
Bay Dival da parayı bu yüzden mi verdi?
Sizi epeydir tanıdığı için mi?
O...
Doğrusu...
Çok yakınızdır.
Geri ödeyeceğimi bildiği için bana borç verdi.
Ne kadar yakın?
Kendi oğlumdan ayırmam.
No comments yet. Be the first to leave one.