نخستین 200 خط.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush'un
Irak işgalini savunan sözlerine İngiltere Başbakanı Tony Blair'dan tam destek geldi.
İngiltere Başbakanı Tony Blair ülkesinin Irak savaşına girme kararını savundu.
Blair, Saddam Hüseyin sonrası dünyanın daha güvenli bir yer olduğunu ifade etti.
Sayın seyirciler, bir son dakika gelişmesiyle devam ediyoruz.
İdam cezası kaldırıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi
uzun zamandır yoğun tartışmalara neden olan idam konusunda son kararı verdi.
Bundan sonra Türkiye'de idam cezası olmayacak.
Özellikle Avrupa Birliği idam cezasının kaldırılması konusunda
yoğun girişimlerde bulunuyordu.
Türkiye'de idam cezası en son 1984 yılında uygulanmıştı.
Özbekistan vatandaşı Rüstem Kasımcanov rakibi İngiliz Micheal Adams'ı yenerek
Dünya Satranç Şampiyonu oldu.
Ova Koyuncu.
Aferin, Ova.
- Lingo, lingo! - Şişeler!
- Lingo, lingo! - Şişeler!
Baba bak, kurdele kazandım!
-A, kırmızı Ova. -Evet.
Geri zekâlıya bakın. Aptallar.
Deli! Deli! Deli! Deli! Deli!
-Bak, bak, bak. - Çocuklar! Çocuklar!
-Yakışıyor mu hiç? - Özür dileriz öğretmenim.
Aferin. Hadi.
Öğretmenim!
Geri zekâlı ya, hadi gel.
Ova bak, kuşlar.
-Baba dur, yetişemezsin! -Ova ama kuşlar kuşlar!
Kuşlar! Ayşeme selam söyleyin, kuşlar.
Kuşlar! Memo iyi deyin. Ova iyi deyin.
- Kemal abi kırptırmaya devam mı? - Heidi'li çanta!
Heidi'li çanta!
N'aber Memo? Ne yapıyorsun kız? Nasıl gidiyor okul?
-Osman Emmi, kaç para bu çanta? - 400.
Çok pahalıymış, Osman Amca.
Olduğu kadarını ver sen, gerisini sonra hallederiz.
Yok öyle olmaz.
-Oğlum al. -Olmaz, babaannem kızar.
-Allah Allah. -Hadi gel.
Alamayız değil mi? Çok pahalıymış.
Yarın bayramda elma şekeri satacağım ya alacağız o zaman çantayı.
Hep aynı şey.
Böyle olmaz, Rıza. Herkes ne yapıyorsa sen de onu yapacaksın.
Valla babaanneme söylerim ha!
Baksana Hasan'a!
Oğlum izin versenize sütü...
Buraya gel!
Gel buraya!
Nene...
- Hm? -Benim babamın nesi var?
Nesi varmış babanın?
Deli mi benim babam?
O ne biçim laf kız? Alırım şimdi ayağımın altına.
Ama öyle diyorlar.
Kim öyle diyor?
Okuldakiler.
Sen onlara de ki,
bir daha babama deli derseniz
sizi neneme söyleyeceğim o da gelip dilinizi kesiverecekmiş de.
Valla Kocabaş'a söylerim he... Rıza!
Ama öbür babalara hiç benzemiyor.
Benzemez. O hiç kimselere benzemez.
Neden benzemez biliyor musun?
Çünkü senin baban seninle aynı yaşta.
Benim babam benimle aynı yaşta...
Tamam hadi gidin lan. Yeter hadi!
Yeter hadi! Yeter tamam yürü!
Yürüyün hadi!
Gelin lan buraya!
Yürüyün hadi! Gelin benle!
Heidi, Peter
ve keçilerle birlikte
çayıra gitmeyi çok seviyormuş.
Baba?
Baba?
Hı?
Heidi'nin annesiyle babası ölmüş, biliyor musun?
Evet. Melek olmuşlar.
Ondan teyzesi bakıyormuş Heidi'ye.
Sonra teyzesi iş bulmuş hem de büyükşehirde.
Baba...
Sen ölmeyeceksin değil mi?
Annem gibi gitmeyeceksin.
Baba gitmeyecek Ova. Ben hep seninle kalacağım.
Bir gün Heidi'nin teyzesi
çıkıp gelene kadar
böyle mutlu yaşamaya
devam etmişler.
İnce oldu Memoş. Koyult oğlum, koyult.
- Nar çiçeği, nar çiçeği. - Nar çiçeği atıver.
Nene! Baba!
Buradayız!
Elmadan şeker yaptık!
Hadi bakayım. Elini yüzünü yıka da ekmeğini ye.
Geceden beri he dedi çanta he dedi çanta diye. Ne uyudu ne uyuttu.
Beş para ver. Beş para ver. Beş para yoksa on para ver.
Bunları satacağım ya baba verecek para.
Baba marş bu marş. Sen de hiçbir şey bilmiyorsun.
Beş para ver. Beş para ver. Beş para yoksa on para ver.
Niye öyle dedin, Ova? Babaannem de hep öyle diyor.
Memoş bilmez diyor.
- Neden öyle dedin? -Beş para ver...
- Heidi'li çanta! - Heidi'li çanta!
Sağ ol!
- Sağ ol! - Sağ ol!
Sağ ol!
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü.
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü.
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım!
Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku ne keder!
Gölgende bana da, bana da yer ver.
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar?
Yurda ay yıldızının ışığı yeter.
Savaş bizi karlı dağara götürdüğü gün kızıllarında ısındık.
-Ova! - Dağlardan çöllere...
-Ova! -...düştüğümüz gün gölgene sığındık.
- Ne yapıyorsun? -Ey şimdi süzgün rüzgârlarda dalgalı.
Barışın güvercini, savaşın kartalı!
Yüksek yerlerde açan çiçeğim!
Senin altında doğdum, senin altında öleceğim.
- Çocuk bayramı! -Tarihim, şerefim
şiirim her şeyim!
Yer yüzünde yer beğen.
Nereye dikilmek istersen söyle seni oraya dikeyim.
- Heidi'li çanta yok. - Heidi'li çanta yok!
- Teşekkürler. - Güle güle kullanın.
Osman Amca, o çantayı biz alacaktık. Parayı da getirmiştik.
Başka getireyim kızım, olur mu?
Ama biz alacaktık, Osman Emmi. Al 400.
Ne diyor bunlar?
-Siz kusura bakmayın komutanım... -Çekil!
onlar da ne zamandır bakıyorlardı.
Uzatma, oğlum.
Memo, yapma oğlum! Gel!
Komutanım parası da burada. Siz alın.
Uzaklaş.
Ama bu Ova'nın sevdiği çanta. Ova'nın çantası bu.
Komutanım.
Baba!
Kim oluyorsun da kızıma dokunmaya kalkıyorsun?
Yarım akıllı, komutanım, yapmayın.
Tamam dönün yok bir şey.
Araç bin.
Yürü, kızım, yürü.
Delinin zoruna bak. Yok bir şey.
Kuzular, gelin bakayım.
Hani, nerede çanta?
Çanta yok. Çanta gitti.
Nereye gitti?
Seda'nın babası onu Seda'ya aldı.
Hay Allah bak sen.
Aman o kadar üzülecek ne var? Heidi'yse Heidi.
Ben ona üzülmüyorum ki.
Seda'nın babası babama vurdu.
Memoşum.
İyisin değil mi?
He?
Bir şeyin yok ya.
Babaanne, Ova gülecek mi?
Gülecek. Gülecek.
Sakın kendini hor görme, oğlum.
Senin onlardan hiçbir farkın yok. Fazlan var eksiğin yok.
Güzel kalpli oğlum benim.
Hadi kalk. Kalk koyunları gezdir bakayım.
Hadi.
Ne iyi ettik geldik değil mi?
Evet, komutanım.
- Acıktın mı? -Çok, komutanım.
Davetiniz için sağ olun, komutanım.
Ne demek, başçavuşum...
-Temiz hava iyidir. -İyidir, komutanım.
O kadar körükleme oğlum ateşi. Etleri yakacaksın. Yavaş yavaş.
Emredersiniz, komutanım.
Bu yeni nesil erler çocuk gibi, komutanım. Dünyadan bir haber.
Çocuk demeyin koca adamlara, komutanım.
Bu çocuk dediğiniz anarşistler memleketi yakıyorlardı az daha.
- Seda! - Ya abi ya! İstop!
Ananın yanından ayrılma, Rıza!
Mavi!
Delide mavi var. Koşun, oğlum, koşun!
Mavi! Mavi! Mavi! Mavi! Mavi!
Deli! Deli! Kulakları küpeli! Deli! Deli! Kulakları küpeli!
Ya abi ya tamam! Ova'nın babası o.
Deli! Deli! Kulakları küpeli!
Heidi'li çanta!
Çocuklar etler hazır gelin!
Hadi, Seda.
Çok mu seviyorsun bu çantayı?
Heidi'li çanta.
Babası onu Seda'ya aldı.
E, hadi bırakın tavlayı. Sofra hazır buyurun masaya.
Gel! Gel! Gel.
- - Yakalayamazsın ki!
Çantama baksana.
Kırmızı çanta!
Gel, gel! Koş!
Heidi'li çanta!
No comments yet. Be the first to leave one.