نخستین 67 خط.
RUH KAPANI
O senin değil.
Rehberimiz.
Bırak onu.
Merhaba.
Biz dostuz.
İyi misin?
Kötü adamlar nerede? Korkma, biz dostuz.
Tamam.
BAMBİ
Ne oluyor?
Siper al!
Eğil.
- Harbir, iyi misin? - İyiyim.
Harbir, benimle gel.
Kadını koru.
Hadi! Gidelim!
Hey.
Hey!
General Yousif geldiğimiz yolu biliyordur.
B planımız var mı?
Yardım geliyor.
Beni takip edin.
Fang, gidelim artık.
Hadi!
- Neler oluyor? - Eğleniyoruz işte Jeff.
- Ne güzel işte. Film gibi. - Sana gezelim diye para verdik!
- Atla hadi! Ben Karen. - Hadi!
Hadi! Elimi tut!
Kusura bakma. Sağ ol.
- Interpol! - Yere çökün!
Eller başın arkasına! Kıpırdamayın!
Memnun oldum.
TEHLİKE!
Üzgünsen sarıl bir köpeğe Kediyi aklından bile geçirme
Selam. Ben Harbir.
Ben de Bull. Memnun oldum.
Keyfinize bakın. Ben almayayım.
Harbir, at da havada yakalayayım.
- Hazır mısın? - Evet.
Üç, iki, bir, başla!
Eliza, neler oluyor?
- Kim bu adamlar? - Sorun yok Louis. Onlar dostumuz.
Öyle sayılır.
Gitmekte özgürsünüz ama kamyonu alıyoruz.
Bravo Ekibi konum aldı.
Tamam.
Şaka gibisin.
Profesör.
Silahım tekrar çalışacak mı?
Profesör.
Çek elini!
- Siktir git. - Yanlış cevap.
Değişik bir lisan. Kıçını yalayan köpek sesi gibi.
Cihaz ne durumda Profesör?
Çalışıyor mu?
Hâlâ anlamadın, değil mi?
Bak şimdi. İyi bir arkadaşım var.
Birazdan burada olur.
Bu cihazı almak için yüklü miktarda para verecek.
Ama çalışmazsa bana niye para versin?
Bu senin asistanın, değil mi?
Yapma lütfen.
- Lütfen. Çalıştıracağım. - Hayır!
Lütfen.
Pardon. Ne diyordun?
Düzelt şunu.
No comments yet. Be the first to leave one.