نخستین 190 خط.
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
Koç, bir şey sorabilir miyim?
Sen, bana bir söz verdin ya.
Hani sen düştüğünde, hep seni kaldıracağım oğlum.
Hep senin yanında olacağım, diye.
Ben hep varım yanında, diye.
Hı hı, varım hep.
Yani bugün.
Fiko'yu, sen kaldırdın ayağa.
Hepimizi, sen kaldırdın.
Sen, bize babalık yaptın bugün.
Eyvallah.
Teşekkürler yani.
Eyvallah oğlum.
Ben duygusal adamım ben.
Şimdi ağlatacaksın, zırlatacaksın beni, gece vakti.
Değil mi? Hadi.
Baba.
Kızım, sen gitmedin mi teyzenlerle?
Yok, teyzemler gitti. Ben seni bekledim.
Niye? Bir şey mi oldu?
Evet, hem de çok güzel bir şey oldu. Sana, harika bir haberim var.
-Artık, daha sık görüşebileceğiz. -Öyle mi?
Nasıl olacakmış bu?
Bizim koleje, seni basket koçu olarak istiyorlar.
Güzel haberi, ben vereyim istedim.
O kadar sevindim ki sabaha kadar bekleyemedim.
Sizin kolejden bana, koçluk teklifi öyle mi?
Hı hı, evet.
Yani artık bu mahalleden, kurtulacaksın.
Ee?
Bir şey demeyecek misin baba?
Bakarız kızım, sonra konuşuruz bu mevzuyu.
Nereden çıktı şimdi kızım, bu?
Çiler'le görüştüm ben bugün. O söyledi.
Bizim kolejde, zaten basket koçu yoktu.
Arıyorlardı bir süredir.
Macit amcanın aklına, sen gelmişsin.
Yani artık, bu çöplükte çürümene gerek kalmadı.
Çöplük derken?
Ha biz de çöp müyüz, burada?
Sen niye üstüne alındın şimdi, anlamadım?
Melis.
Babacığım, Macit amca yarın seninle görüşmek istiyor.
-Tamam, kızım bakarız biz, bakarız. -Tamam.
O zaman, yarın görüşürüz. İyi geceler.
İyi geceler kızım, iyi geceler.
Yarın idmanda görüşürüz, koçum.
İyi geceler koç.
Nerede kaldı bu ya?
Hadi Fiko'm lan, hadi Fiko'm, hadi aslanım, aç abim be!
Açmıyor mu?
Tüh! Cık!
Aa, belki okula gitmiştir.
Bizi bekliyordur salonda hı?
Hı! Kesin gitmiştir. Kesin okula gitmiştir.
Oğlum, şu elindekini ye bitir, açken hiç çekilmiyorsun, Sado ya.
Ali, ya bir daha arasana belki duymamıştır.
Ya usta...
...sabah Fiko diye gözümü açtım ya, 100 kere aradım, 1000 kere aradım.
O tosbağa, antrenmana falan gelmez.
Tamam ulan! Biz gidelim.
Dayanalım kapısına, yaka paça sürükleye sürükleye, getiririz.
-(Sadık) Tabii ya. -Koç ne dedi
Kardeşiniz kalkmıyor mu?
Tutup kolundan, kaldıracaksınız.
Aynen öyle Sadık.
-Yürümüyor mu? -Öpe öpe, yürütürüz usta.
Tekme, tokat Allah ne verdiyse bam, bam, bam!
Aynen öyle, bundan sonra öyle ağladım mağladım...
...geçeceksin bunları, geçeceksin hikâye.
O ağlıyorsa sen ağlamayacaksın.
O kendine acıyorsa acımayacaksın. Çünkü dost dediğin acımaz, hadi.
Durun lan!
Oğlum, öyle gaza geldik gidiyoruz ama.
Biz Fiko'yu dövmeyeceğiz, değil mi?
-Ne oldu lan, kıyamadın mı? -Yazık lan!
Yani biliyorsunuz, benim elim ağır.
Fiko desen...
...bu kadar.
Fiko mu lan?
Değil mi oğlum? İşte bu kadar.
İyi lan vurmazsan vurma, biz vururuz.
Anlaştık.
Hassas deve ya.
-Sadık. -(Sadık) Ha?
Fiko'nun yanında yapma, o hareketi.
Üzülmesin, ben yapacağım çünkü.
Günaydın.
Günaydın, günaydın.
Sen bizim okulda çalışacakmışsın, ablam öyle dedi.
Artık her gün göreceğim seni ee, sen de beni.
Ne güzel değil mi?
Sen niye bana söylemedin?
Sürpriz mi yapacaktın?
Hım, seni gidi seni.
Hadi baba, gel bizi bekliyorlar.
İdmana gitmem lazım benim, kızım.
İyi de sen artık burada çalışmıyorsun ki. İdmana gitmene, gerek yok.
Bırak, ne yaparlarsa yapsınlar.
Ya tamam işte kızım, siz okulunuza gidin geç kalmayın, ben de uğrayacağım okula.
Ama niye?
İdmanım var benim Zeyno, çocuklar beni bekler.
Beklesinler, biz yıllardır bugünü bekliyoruz.
Evet baba.
Sınıfımı gösteririm sana, arkadaşlarımı da.
Arkadaşlarımla sen daha hiç tanışmadın.
Öğretmenimle de tanışırsın.
Bir de benim yaptığım, bir resim vardı.
Birinci olmuştu, onu panoya asmışlardı.
Onu da gösteririm.
Biliyor musun? Bizim okulda havuz var.
Ve kocaman bir kütüphane, var.
İstediğin her kitabı, alabiliyorsun oradan.
Hadi gidelim, ne olur hadi?
Hadi, hadi.
-Uyuyorlardır belki. -Saçmalama oğlum.
Nurcan teyze, çoktan uyanmıştır. Bütün evi silkeliyordur ha şimdi.
Fiko'yu da silkeleseydi keşke.
Nurcan teyze, Fiko'yu, kıymetlisini?
Oğlum, Fiko'yu bizden başka kimse, silkeleyemez.
Oğlum, çek elini.
Lan yapma! Çek lan elini!
Ay çocuğum çek elini zilden, çek!
Fikret uyanacak!
Ee, biz şey için şey yaptık Nurcan teyze.
Ne geldiniz, sabah sabah? Alacaklı gibi, kapıya dayandınız.
Alacaklıyız zaten. Varsa bir Fiko'nuzu alıp çıkacağız, ya.
Yok çocuğum! Bugün size Fikret mikret, yok!
Hasta çocuk, içeride yatıyor. Karnı ağrıyor, midesini üşütmüş.
E, tabii bütün gün oturuyorsunuz öyle taşlarda, her yeriniz buz kesiyor.
Ben diyorum, çocuğum diyorum sana şöyle kalın bir gocuk alayım, diyorum.
Ama yok! Varsa yoksa o kısacık montuna takmış kafayı.
Yakasını bağrını da açıyor şöyle rüzgâra karşı, efelenecek tabii.
Neden? Rüzgâr bunun kanlısı.
Tavuğuna kışt dedi, ekinini harmanını dağıttı.
Bak! Al birini vur ötekine işte.
Çocuğum, hiç ananızın, babanızın derdi tasası yok değil mi?
Sen de öyle giyin, sen de! Hiç birbirinize akıl vereceğinize...
...bak Sadık'a hiç beresini çıkarıyor mu? Aferin sana çocuğum, aferin!
Nurcan teyze, yani Nurcan teyzeciğim.
Fiko, gözünü seveyim.
Fiko, çağırsana Fiko'yu lütfen.
Çocuğum, ben bir saattir ne diyorum burada? Çocuk içeride yatıyor.
İbişin tavuğu gibi, yapıştı yatağa.
Ya biz onun hastalığını biliyoruz, müsaadenle.
Çocuğum nereye?
-Bak ayakkabınızı çıkarın, girmeyin öyle. -(Sadık) Tut sen bir.
Ya ben ne diyorum, bir saattir burada?
Hakan! Bak girdi mi o ayakkabıyla içeri?
Hadi lan, hadi kalk!
-Biz geldik. -(Hakan) Hadi, hadi, kalk, kalk!
Hadi oğlum, kalk.
Ne oluyor lan? Gidin başımdan.
İdman var idman, koç bekliyor hadi!
Ha iyi, eşofmanı da varmış.
Sadık, sen çantasını hallet.
-(Fiko) Ya ağa ya-- -(Hakan) Ağa ne ağa? Ne ağa? Kalk lan, kalk!
-(Fiko) Ağa bırak, üstüme gelme ya! -(Hakan) Ayıp lan, bu senin yaptığın.
Bak hadi bizi geçtim, koça ayıp.
Adam ne yapıyor? Derdim var demiyor, geliyor sahip çıkıyor bize.
Ne diyeceğiz lan, herife ha? Ne diyeceğiz?
Çok özür dileriz, koç.
Fiko bir depresyondan çıktı, ötekine giriyor bu yüzden, idmanda koşamayacak.
Böyle mi diyelim lan?
Adam, bizim yüzümüzden kızlarından oluyordu.
Ama ne yaptı? Geldi, sahip çıktı bize.
Geldi, maç kazandırdı.
Adam bizim başımızı, öne eğdirmedi.
Ne yapacağız biz şimdi, adamın başını öne mi eğdirelim?
-Yapmayın be oğlum! -Yaptık lan zaten, yapacağımızı.
Daha ne yapalım? Daha ne yapalım oğlum? Lan son maçı, zaten elimizle verdik.
E, bir sonraki maç desen zaten Allah'a emanet.
Değil mi Sadık?
E, sen antrenmana gelmiyorsun, koşmuyorsun.
Sadık desen, zaten cezalı.
E Ömer geri zekâlısı kendi ayağına takıldı.
Oğlum!
Ne yapacağız?
Maçı kaybedip, koça sen sağ biz selamet mi diyeceğiz ha?
Bugün benim, ayakta duracak halim yok ya.
-(Fiko) Gidin siz. -(Hakan) Aa, yazık!
Ayakta duracak hali yokmuş, Sadık abisi.
-Al bakayım sırtına. -Ha?
Sadık, al sırtına, hadi.
Hadi, hadi! Hadi!
Sado ne yapıyorsun, Sado ya?
-(Sadık) Aç, aç,aç. -(Ali) Vur, vur, vur.
Anne!
-(Sadık) Sus lan! -(Fiko) Ya niye alıyorsun bunları, içeri?
No comments yet. Be the first to leave one.