نخستین 200 خط.
Merhaba, ben Marian. Şu anda telefonu açamıyorum.
Mesaj bırakmak isterseniz...
Merhaba, ben Marian. Şu anda telefonu açamıyorum.
Merhaba, ben Marian...
RIOT POLICE
5. Bölüm Parra
- Moreno yarın kovulacak. - Şüphesiz.
- Ertelenemez mi? - Ellerinde onunla ilgili bir şey yok.
Ellerinde tam olarak ne var?
Yıllar öncesinden kalan ve sakladıkları bir şey.
- Ne yapmıştın? - Çaylakça bir şey.
Burada bir şey değişmeyecek. Buradaki soruşturmayı hâlâ Moreno yürütüyor.
Müfettiş Urquijo...
...duruşmaya çıkarken tüm prosedürlerin yerine getirilebilmesi için...
...İç İşleri'nden aktif bir ajana daha ihtiyacımız olacak.
İmzalaman gereken birkaç evrak olacak, seni arayacağız.
Anlaştık mı?
Davayla ilgili elindeki her şeyi bize ilet.
Tamam. Ama yine de davanın ne olduğunu bilmiyorum.
Bilmene gerek yok.
Pardon.
Yani, aksi takdirde bilgiyi yorumlayamam.
- O iş bizde. - Moreno...
Laia.
Burada olduğuma göre, herkes için en pratik olan şey bu olacaktır.
Pekâlâ...
...otel inşa ederek zengin olmak için tahliyeleri hızlandırmak şu üçlünün fikri...
Emilio Roca, organizatör, ve otel tarafının patronu...
...Antonio Jiménez, şehir planlama meclis üyesi...
...ve Paco Cardois, asıl ilgilendiğimiz kişi.
- Ne zamandır onun peşindesiniz? - Üç yıldır.
Moreno, resmî kanallardan kaçınmak için bu özel komisyonu kurmamızı önerdi.
Diana'dan kaçınmak için.
Hızlı tahliyeler konusunda ona gittiğinde seni durdurmaya çalıştı...
...ama sen devam ettin ve en kötü senaryo gerçekleşti...
...Diana da alarma geçti ve fuck buddysine söyledi.
Sonuç: Çevik kuvvet polisleri bir tepside teslim edilip mesele unutulacak...
...Moreno'dan da 15 yıllık kirli çamaşırlarla kurtulacaklar.
Ona verdiğim bilgilerden Moreno'nun bu işin arkasında olduğunu nereden biliyordu?
Moreno'yu tanıyan herkes...
...böyle bir davaya bakmak istememesinin iyi bir nedeni olması gerektiğini bilir.
Hiç fark etmedim.
Kanıtları yok etmek için çok çalışıyor olmalılar.
İşleri hızlandırmalıyız.
Davayla ilgili elindeki her şeyi bize vermenle başlayacağız.
Ama şu an saat 02:00...
...ve annemin Sintrom 'unu içmesi lazım. Yarın devam ederiz.
Amirim.
Kapıyı kapat. Bekle, bekle.
Bu meseleyi bir an önce sonuçlandırmak istiyorum.
Onları görmek istemiyorum. Söyle onlara.
Nasıl gitti?
Her ne yaptıysanız, sıçıp batırmışsınız.
Hem de öyle böyle değil.
Merkez, bunu örtbas etmek ve kendi içinde hâlletmek istiyor.
Merkez, anladınız mı?
Bize kalsa hepiniz sokakta olurdunuz.
O yüzden, şimdilik, üniformalı olduğunuza şükredin.
Anlaşıldı mı?
Odaklanın ve teşkilatı utandırmayı bırakın.
Tamam mı? İşinizin başına.
Rosales... Affedersin...
Zamanı değil biliyorum ama...
Tayinimi bekliyorum.
Hayır, unut onu Diego. Hadi, işinin başına.
Şimdilik unut.
- Buna inanabiliyor musun? - O ne yapıyor?
Değişiklik istedi.
- Niye? - Size sormalı.
Harika.
Kim o?
- Marian. - Evet?
Benim, Elías.
- Sana bir şey söylemek istiyorum. - Buyur.
- Yukarı gelebilir miyim? - Ben aşağı geliyorum.
- Nasılsın? - Merhaba.
Nasıl gidiyor?
İyi. Seni dinliyorum.
Günlerdir seni arıyorum ama cevap vermiyorsun.
- Endişelendim. - Haklısn.
Biraz yoğundum.
- Dinle, ailem evde. - Yo, tabii...
Bu sabah, ekip değiştirmek istediğini öğrendik.
Bayağı şaşırdık.
Sen o kadar da şaşırmamışsındır, değil mi?
- Uğraştığımız şeyin üstüne tuz biber oldu. - Haklısın. Üzgünüm, öyle oldu.
Dinle, Marian.
İkimiz de yetişkiniz, değil mi?
Ve meslektaşız.
Bunu, işimize yansıtmayabiliriz.
Ekip başka, biz başkayız.
- Onlar nasıl? - Kötüler.
Hepsi kötü durumda.
Geri dön. Onların iyiliği için.
İkimiz, hiçbir şey olmamış gibi davranırız.
Bu iş bittiğinde, duruma bakarız.
- Düşüneceğim, tamam mı? - Çocuklar minnettar olacak.
Düşüneceğim, dedim.
Yarın izinliymişsin.
Öğle yemeği yiyelim mi?
Öğle yemeği için başka biriyle buluşacağım.
O zaman sonra, bilmiyorum, ne zaman istersen...
...başka bir gün, ısrar etmiyorum.
- Tamam. - Günü sen belirlersin.
Haberleşiriz, olur mu?
Bulgularını Memur Diego López'le paylaştın mı?
- Hayır. - Ne kadarını biliyordu?
Tahliye edilenlerin dairelerinin otele dönüştürülüp kullanıldığını.
Memur arkadaşlarından birine söyledi mi?
Söylememesini açıkça belirtmiştim.
Çevik Kuvvet'in ne bildiğinin neden bu kadar önemli olduğunu anlamıyorum.
- Çevik Kuvvet'ten kimse bu işe karıştı mı? - Hayır, bildiğimiz kadarıyla karışmadı.
- Ama şüpheleniyorsunuz. - Hayır.
- Yeterli mi? - Bu konuda, evet.
Bazı şeyler anlam kazanmaya başlıyor.
Ne gibi?
Hızlandırılmış tahliyelerin sorunsuz bir şekilde gerçekleşmesini sağlamak için...
...çok sayıda minibüs kullanılıyordu normalde.
Olivo Sk. skandalı hariç. Sanırım başlarına gelen buydu.
- Bir de önceden hazırlanmış yanıt var. - Neymiş o?
Birisi onları Revilla hakkında sorgulayacağımız konusunda uyarmış.
O kişi, Diana ya da Cardois'ten öğrenmiş olmalı. İkisinden birinden.
Ama önceden hazırlanmış cevap fikri Memur Parra'dan geldi.
- Parra kim? - Alexander Parra, Rosales'in yeğeni.
Rosales'in memur sayısını belirleme yetkisi var.
Onları Revilla'yla o tanıştırmış olabilir, değil mi?
Yoksa sıradan bir çevik kuvvet polisi onun gibi birini nereden tanısın?
Hayır.
Diana ve Cardois, çevik kuvvet polislerini satıp...
...bu ikisini gündemden düşürmek için...
...kim bilir ne isteyen Revilla'yı ifşa etti.
Rosales işin içinde olsaydı, Çevik Kuvvet'i uyarma riskini almazdı.
Belki de alırdı. Rosales, yeğenini çok sever.
Peki...
Çok teşekkürler.
N'aber, Pablo?
- Bir saniye kullanabilir miyim, Juanjo? - Tabii, buyur.
- Dikkat et, sandalye sakat. - Tamam. Teşekkürler.
Uygun Değil
Salva, n'aptın?
- Sağ ol. - Rica ederim.
- N'aber Navas? - Hemen geliyorum.
- Maça hazırlanıyoruz. - Evet.
Sabıkalı beş kişi gelecek.
- İlk grup ne zaman gelecek? - Yarın. Sen iyi misin?
- İyiyim, biz de orada oluruz. - Sonra konuşuruz.
En acil davalara bakıyordum.
Şüphelendiğim bir şey olursa size sorarım.
- Sen Serna mısın? - Ruiz.
- Ruiz. - Serna benim.
Ofisime gel, olur mu?
Kendimi toparlamak için birkaç güne ihtiyacım var.
- Sen kimsin? - Ciganda.
- Ciganda. - Aitor.
Aitor. Görünüşe göre sen de Laia Urquijo'sun.
- Evet. - Güzel. Yakında görüşürüz.
- Laia? - Efendim?
- Konuşabiliyor musun? - Evet, evet, devam et.
- Ben Rosales. - Biliyorum.
- Merhaba, nasılsın? - Merhaba.
- Laia? - Dinliyorum, dinliyorum.
- Duyuyor musun beni? - Evet.
- Yeni adam nasıl? - İyi. İyi birine benziyor.
- Anlamadım? - Yok bir şey.
- İşin bitince buraya gel. - Tamam.
İyi biri, söyleyeyim.
- Harika. - Ama burada fazla kalmayacak.
Yakında, önemli bir görev için Algeciras'a gidecek.
Bir ekip oluşturması gerekiyor.
Her zaman yaptığın gibi yap, etkilenecektir.
Laia, sana bir özür borçluyum.
Moreno, söylediğim kadar temiz değilmiş.
Tünaydın.
Gir.
- Tünaydın. - Merhaba, Maru.
- Nasılsın? - İyiyim, her zamanki gibi.
Seni dinliyorum.
Bak, kim olduğunu bilmiyorum...
...ama biri bana...
...son zamanlarda işleri iyi gitmeyen...
...ya da biraz kafası karışık olan bazı memurların...
...burada biriyle konuştuğunu söyledi.
Biliyor musun bilmiyorum.
Tabii, evet. Polis psikologlarıyla görüşüyorlar.
Aynen.
Yani, ben de...
...konuşmak istiyordum da...
Sana vereceğim bu numarayı aramalısın.
Seni, bekleme listesine alacaklar.
Tamam, harika.
9-1-5-4...
- Uzun sürer mi biliyor musun? - Bilmiyorum.
- Ama uzun sürmeyeceğini tahmin ediyorum. - Harika, mükemmel.
Tamam. Önemli değil, sorun karım, anlarsın.
- Anladım. - Görüşürüz.
- Görüşürüz. - Hoşça kal.
- Merhaba. - Merhaba.
Daha net ifade etmeliyiz.
- Nasılsın, Laia? - İyiyim.
Buraya otur, lütfen.
No comments yet. Be the first to leave one.