نخستین 200 خط.
Önceki bölümlerde...
Bu Bayan Friedman.
Dylan maçtan sonra kayboldu. Bir şeyler biliyordur, değil mi?
Belki onu Dr. Kent'e o götürdü.
- Burası benim yeni restoranım! - Ken ne düşünüyor?
- İki yıllığına yer kiraladım. - Ne?
Siktir git!
- Bu da ne? - Emma?
Angelica Wyatt niye burada?
- Angelica Wyatt annen mi? - Evet.
Seni anneni tanımadan önce sevmiştim
ve şimdi de seviyorum.
Vay be! Ema'nın annesi Angelica Wyatt mı?
Kelebek dövmesini gördüm.
Ajan yaptı.
Kelebek bir tür Abeona Tisi-bir şeyle ilgiliymiş.
Ailemin çalıştığı hayır kurumu.
Burası babamın son istirahatgâhı. Burada değilmiş gibi.
Baban Ahtapot Surat'ı tanıyormuş.
O plakayı araştırmalıyız.
Ahtapot Surat'ı bulup öğrenelim.
Benim için bu plakayı araştırır mısın?
Araba Antoine Lemaire'e kayıtlıymış.
Galiba Ahtapot Surat'ın adı bu.
- İçeri girmeliyiz. - Hazırlıksız asla içeri giremeyiz.
Öyleyse çıkmasını bekleriz.
SIĞINAK
Mickey, Kasselton'a dönmeliyiz. Hemen.
Uyandığında orada olmazsan halan hiç mutlu olmayacaktır.
Hadi, sadece... Birkaç dakika daha. Her an çıkabilir.
Evet ama o...
Arkadan sıvışmış ya da içeride sızmış olabilir.
Ashley'nin yerini biliyor.
Evet ama bunu bilmiyoruz.
İyi olabilir, hatta kaçmış bile olabilir.
Siktir! Bok gibi para harcadım. Kulüpteyiz be!
Derdin ne senin?
Mickey.
Aman Tanrım!
Defol buradan!
Lanet olsun. Gidelim.
- Siktir! Lanet olsun! - Ne?
Mickey geldi, gitmelisin!
Tamam, bilirim bu işleri. Aynen eskisi gibi.
Evet. Eğlenceli işler.
Rachel'la tarih dersi için
okul projesi yapıyorduk, uyuyakalmışım.
Evet, sorun değil.
Peki.
Bir şey diyeyim mi? Affedersin, aslında sorun.
- Aramalıydın. - Evet.
Kız arkadaşında yatıya kalmak yok!
Hâlâ kız arkadaşım değil ve bir dahakine de ararım.
Tamam.
Biraz tuhaf davranıyorsun.
Davranmıyorum.
Kesinlikle öyle.
Uykusuzluk gerçek bir sorun. Kahvaltı ister misin?
Evet, çok açım.
Bugün Dylan Shakes'i anma törenine gideceğim.
Bana katılma durumun var mı?
Evet.
Harika! Okuldan sonra alayım mı seni?
Evet.
Tamam.
Bir şey rica edeceğim.
Dinliyorum.
Ben...
Babamın mezarı açılsın.
Ne?
Bunu niye isteyesin?
Rahat etmek için.
Rahat etmek için?
Evet.
Kafanda bir şeyleri bitirmenin yolu mezar açtırmak değildir Mickey.
Bana anlatmadığın şey ne?
- Delilik gibi gelecek... - Geldi zaten, devam et.
Babamın mezarda olduğunu bilmeliyim.
Olmadığını düşündüren ne?
Bilmem. Bir sezi belki de.
Mezarının başında bir şey hissetmiyorum.
Orada değilmiş gibi geliyor.
Tutarsız başka şeyler de var.
Ne gibi şeyler?
Bu konuda bana güvensen olur mu?
Günaydın.
Gece Shira'da kaldım.
Oğlumuz ne düşünür sence?
Evliliğimizin sallantıda olduğunu bilmiyor mu?
Hayır, bir hafta öncesine kadar ben de bilmiyordum.
- Öyleyse dikkat etmemişsin. - Kavga etmek istemiyorum Hannah.
Dün gece eve gelmediğinde
içimdeki tüm öfke akıp gitti.
Daha çok kendimi üzgün hissettim.
Restoran fikrini desteklemeliydim.
Bunun için üzgünüm. Boktan bir koca gibi davrandım.
Nasıl düzelteceğimi söyle.
Ahtapot Surat kulübün ön tarafından çıkmadı.
Belki arkadan çıktı ya da hâlâ içeridedir.
Buradan şimdilik sonuç çıkmaz.
Elimizde sadece iyi doktor var.
Dr. Kent, Ashley'nin babası gibi davranıyordu
ve Dylan'ın da doktoruydu.
Dylan'ı kaybolduğu gece gördü.
- Çocukların Dr. Kent'le bağlantısı var. - Evet.
Onunla konuşmalıyız.
Yarasa Kadın'ın Siyah Giyen Adam'ı onları nereye götürdü bilmiyoruz.
Yani çıkmaz sokak.
Neredeyse 27 yıl önce Dylan'ı kaçıran kişi
Ashley'yi de mi kaçırdı diyoruz?
Dylan Shakes'i anma töreni.
Belki kaçıran kişi ortaya çıkar.
Öyle mi dersin?
Suçlular yol açtıkları acıları görmekten keyif alır.
Bu rezil bir şey.
Shira'yla gideceğim, böylece beraber otururuz.
- Evet, ben varım. - Ben de.
- Selam. - Selam.
Nasılsınız Develer? Sabah anonslarıyla Buck Renna karşınızda.
Herhangi bir konuya girmeden önce
Ema Winslow'u kocaman tebrik ediyorum.
Kasselton'ın sonbahardaki
Operadaki Hayalet yapımında başrolü kaptığı için.
Tebrikler Ema.
Klasik Hayalet karakterine yeni bir bakış açısıyla
cinsiyetler arasındaki engelleri ortadan kaldırmamız harika bence.
Hedefin Tony ödülü olsun Ema. Doğal yetenek işte.
Tebrikler Ema. Senin adına çok sevindim.
Özellikle de annenle çalışabileceğin için!
Aynen öyle, Develer.
Ema Winslow'un annesi
tiyatro ve sinemanın süperstarı Angelica Wyatt!
Biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum da.
- Nereye Bay Bolitar? - Tebrikler Ema.
Şansın bol olsun, ortalığı yakacaksın.
Diğer haberlere gelince, bugün kimin
basketbol A takımına girdiğini öğreneceğiz
ve benim tahminim Truck.
Ne oluyor be?
Buyurun?
Kuzenin Rob hâlâ Essex Sağlık Kurulu'nda mı çalışıyor?
Evet. İlgileniyor musun? Çünkü boşandı da.
Pek cazip.
Bir mezar açtırma konusunda bana yardım etmesini umuyordum
aslında.
Tamam. Vay be.
- Kimin? - Kardeşimin.
- Kardeşinin mezarını mı açtıracaksın? - Aslında istemiyorum.
Peki niye?
Mickey, Brad'in mezarda olduğu konusunda kuşku duyuyor.
Niye kuşku duyuyor?
İçine doğmuş.
Bunu bir ergenin sezilerine dayanarak mı yapmak istiyorsun?
Evet.
Çünkü bende de benzer, ne bileyim,
bir his var.
Tamam. Neye dayanarak?
Merhaba Shira, ben Brad.
Ayrıntı veremeyeceğim ama Birleşik Devletler'e döndük.
Şu anda çok şey anlatamam ama güvendiğim tek kişi sensin.
Mickey'ye göz kulak ol, tamam mı?
Beni ara. Çok üzgünüm.
Birkaç saat sonra ölmüştü.
Trafik kazası tesadüf değil miydi yani?
Hayır.
Bak, Brad paranoyaya kapılmıştı.
Bence kaza muhtemelen tesadüftü
ve sesli mesajı da kötü zamanlamaydı
fakat Brad'in mezarını açtırmak bize huzur verebilir.
Evet.
- Rob'ı ararım. - Sağ ol.
Selam.
N'aber Mayweather?
- Kaşık! - Duydun mu?
Evet.
Buck'ı bir kaşık suda boğdum diyebiliriz.
Kaşık. Muhteşemdi.
- En berbat esprindi. - Evet.
- İşte, geliyor. - Geliyor!
Haberler çabuk yayılıyor.
Evet. Bunu yapabileceğini sanmazdım.
Öfke doluyum.
Ceza aldın mı?
- İki gün. - Vay be.
- Beş gün istedim. - Niye daha çok istedin?
Pazarlıkta çok kötüyüm.
Baksana... Ema'yla konuştun mu?
Yok, tüm aramalarım sesli mesaja düşüyor.
Benimkiler de. Bunu kabullenmek için daha çok zamana ihtiyacı var gibi.
Annesini hep sır olarak sakladı.
Evet. Galiba bu durumda anma töreninde yalnızız.
Galiba öyle.
Bunu yayınlamayı aklına bile getirme!
Telefonunu tuvalete atıp sifonu çekerim.
Tamam. Görüşürüz.
Boş ver. Alayı sahtekâr sürtük bunların.
Sahtekâr sürtükleri konuşalım mı?
- Göründüğü gibi değil. - Ona niye söyledin?
Bir hata yaptım. Kendimi berbat hissediyorum.
Neden yaptın peki?
No comments yet. Be the first to leave one.