نخستین 200 خط.
Lisede yılsonu haftası...
Bir geçici İngilizce öğretmenine âşık oldum.
Tam bir skandaldı.
Aslında Corin başlarda kötü biri değildi.
10 yıl kadar beraberdik ve iki çocuğumuz oldu.
Sonra Starbucks'ta çalışan birine âşık olup...
...Kaliforniya, Palo Alto'ya yerleşti.
Üçümüzle de artık iletişimi neredeyse kesmişti.
Ailem, onları savunmam gerekirse, ki savunmam...
...vaktinde Corin için "gözü hep dışarıda" derdi.
Hiç sevememişlerdi.
Evden ayrıldığım hafta olay iyice büyüdü.
Ailem kötü şeyler söylemişti. Hiç normal bir durum değildi.
Sonra bir akşamüstü sonu çok kötü olmuştu.
19 yaşımda ayrıldım. 15 sene boyunca ailemle konuşmadım.
Her neyse, bunlar artık eskide kaldı.
Yakın zamanda beni internetten araştırmışlar.
Torunlarıyla tanışmak istediler.
Bizimle bir hafta kalsınlar dediler.
Ben de ailemi araştırdım, bir danışmanlık siteleri var.
İnsanlar bayılıyor.
Komiktir, onlar insanlara danışıyor. Gerçekten komik.
Neyse işte... Çocuklara anlattım. Gitmek istiyoruz dediler.
Ben de gitmenizi istemiyorum dedim. Onlar da, ne olursa olsun, gideceğiz dediler.
Laf anlamıyorlar, ne yapayım?
15 yaşındaki kızımsa bunu bir belgesele dönüştürmek istiyor.
Dur, dur, dur. Daha öncesi...
19 yaşında ailenin çiftliğinden ayrıldığın gün olanları anlat.
Size anlatmamayı yeğlediğim şeyler yapmıştım.
Ama onlar anlatmak isterse, buna hakları var.
Tamam mı?
Bunu senin için yapmak istiyorum.
Bak, onlar iyi insanlar.
Onlara sor.
Benim çekimim bitse olur mu? Daha eşyalarınızı toparlayacağım.
İki ayrı kızla mesajlaşıyorum.
İyi ki "ayrı" kelimesini kullandın...
...yoksa kızları yapışık ikizler sanacaktık.
"Mesajlaşmak" kısmını açıkla.
Sadece konuşuyorlar, o kadar.
Hayır, hepsini ayarladım.
Sen 13 yaşındasın! Kimseyi ayarlayamazsın!
Duştayken gördüm, yapabilmesi hiç mümkün değil.
Senin de daha memelerin yok!
İkiniz de kesin!
Mesajlaşmam lazım.
Bir hafta sürecek.
Gittiğimiz yerde telefonlarınız çekmeyecek.
Cumartesiye de evdesiniz.
Kameramı düzgün tutuyor musun?
Dön önüne, kızım. Tamam mı?
Annemiz, Loretta Jamison...
...akla yatkın ve eli yüzü düzgün, Miguel Diego Torres diye...
...bir adamla çıkıyor.
Ve adam ona âşık.
Biraz baş başa kalsınlar diye bu hafta sonunu kabul ettik.
Bir geziye çıkacaklar.
Royal Caribbean ile tura.
Bildiğimiz mavi tur.
Biz de hiç tanışmadığımız büyükanne ve büyükbabamızı göreceğiz.
Huylarını ya da alışkanlıklarını bilmiyoruz.
Evet.
Neleri sevdiklerini bile bilmiyoruz.
Fotoğraf albümlerini seviyorlardır belki.
Erkek pop gruplarını hoş buluyor olabilirler.
Bilet?
Masonville, Pennsylvania'ya iki kişi. Büyükannemiz bizi alacak.
Film mi çekiyorsun?
Aslında ben eskiden iyi oyuncuydum.
Kameramın ışığı yanıyor...
"Rezil bir şekilde ithamlarla şaşkına dönmüş haldeyim."
Batarya bitiyor.
"İftiranın zehirli mızrağı ruhumu delip geçiyor..."
Maalesef kamerayı kapatmam gerekiyor.
Babamız gittiğinden beri kardeşimin mikroplarla bazı sorunları var.
Bir ay boyunca psikoloğa gittik ve...
...bazı şeyleri böyle kontrol ettiğini söyledi.
Bak kızım, takılıyorum yine Çok havamdayım yine
Iron Man ve Batman gibiyim Yine kahraman benim
Beni küçük sanıyorsun ama Geçen ay 3 santimetre uzadım
Kendini bir şey sanıyorsun Ama benim hiç şakam yok
Böyle şeylere hiç takılmam Çünkü öyle duygusal değilim
Eninde sonunda yatağıma gireceksin Sadece arkadaş kalmak yok
Mesaja ayıp şeyler yazıp Sonra tıklayacaksın "Gönder"e
Birlikte içeceğiz güzel kahve
Burada felsefe yapmıyoruz Bunların hepsi bilim
Çünkü bunlar gerçek dedi Benim çocuk doktorum
Sizin boyunuz uzun ama Ben de ergenliğe girdim
Sürtük!
Çak.
Vay...
Belki belgeselin sonunda rap yaparım.
Tabii... Bütün Oscar'lı belgeseller böyle zaten.
Kadın düşmanı şarkıları var.
Annemiz burada büyümüş.
Hayatının erkeğini bulduğunu sanarak terk etmiş.
PAZARTESİ SABAHI
- Merhaba. - Merhaba.
Becca'ydı, değil mi?
Becca Jamison.
Bu, Marja Bella Jamison.
Anneannem.
Çok iyi aşçıdır.
Bir de gözlerimiz benziyor.
Bu da Fredrick Spencer Jamison.
Dedem.
Şimdi çiftçilik yapıyor ama ayrıca gönüllü danışmanlar.
Yeni büyükannen ve büyükbabanı nasıl buldun, Tyler?
Gayet iyi.
One Direction'ın ne olduğunu bile bilmiyorlar...
Anneanne, bu açmaları sen mi yaptın?
Evet, ben yaptım.
Çok teşekkürler.
İşte geldik.
Tyler, bak! Annemin salıncağı.
Tamam, kameraya bak, annem bize ne demişti, söyle.
Arkadaşları geleceği zaman salıncağa oturup beklermiş.
Belgeselin açılışı için harika bir sinematik sahne.
Yanına git.
Dur! Dur, dokunma.
Kendi kendine sallansın.
Annemin büyüdüğü eve giriyoruz.
Bak!
Bak, bize anlattığı o saat.
Sporla uğraşır mısın?
Spordan hoşlanmam.
Eskiden hoşlanırdı.
Neler yapıyorsun?
Neden pantolonun düşük?
Rap yapıyorum.
Bir çeşit modern şiir.
Bir konu açarsanız...
...bunun üzerinden kafiyeli doğaçlamalar yapar.
Sahnedeki takma ismi "T-Diamond Stylus".
Hadi anneanne, bir konu söyle.
Yemek olur mu? Çok severim.
Evet, elbette.
Mesela...
...ananaslı çabuk pasta?
Evet. Tabii, neden olmasın? Tamam.
Tamam.
Anladım. Tamam.
Kızlar bayılır bana Hepsi beni şeker sanır
Kızın biri baktı Çikolata sandı beni
Kızın adı Angie
Uzun boylu kızlar geldi Boş boş süzdü beni
Şimdi öncelikle Bir tanımanız lazım beni
Denizde kumsa Bende kafiye bolca
Hiç şaşırmadım, afallamadım "Ne oluyor böyle?" demedim
Denge bozukluğu olan Hawaiili bir kız geldi
"Görünce bir anda seni Ananaslı çabuk pasta sandım"
Sürtük!
İşte bu!
Öyle mi?
Annemin odası.
Göz alıcı değil.
- Büyük yatak benim! - "Benim" demek yok!
Hayır, hayır. Önce ben geldim!
Hayır, hayır, hayır.
Taş, kâğıt, makas?
Tamam.
Taş, kâğıt, makas. Göster!
Bir daha.
Taş, kâğıt, makas. Göster!
Sana orada iyi dinlenmeler.
Sizi iyi çocuklarsınız.
Harika bir hafta olacak.
Bu arada bodrumda biraz küf var.
İnip orada hasta olmayın.
Hiç sinyal yok burada!
Hiç!
Çantanı boşaltmaya devam et.
Hayır, kameraya bakma.
İşte böyle.
Ne kadar güzel.
Kameraya bakıp dur...
Her zamanki gibi çantanı boşalt. Ben yokmuşum gibi.
Doğal davran.
Bu yeterince doğal mı?
Tam bir aptalsın.
Bunlar, anneannemin ve dedemin hayatındaki insanlar.
Önceden biraz kavuruyorum.
Ama çok değil, birazcık.
Neredeler şimdi?
Dışarıda, tavuk kümesinin orada.
Nasıllar?
Neyse boş ver, umurumda değil.
İyi davranıyorlar mı? Benimle ilgili kötü bir şey söylediler mi?
Anlatmayın.
Boşanma anlaşması gibi.
15 yılda bir, bir hafta sizi alıyorlar, sonra medeni olmaya çalışıyoruz.
Anne, bunları konuştuk.
Bir karar verdik.
Sen git. Biz iyi vakit geçiriyoruz...
Evet, git artık.
Döndüğünde bu huysuzluğun da geçmiş olur.
Bizim Jacques Cousteau mayo almaya gitmek istiyormuş.
Birkaç saate limanda olmamız lazım!
- Merhaba, Miguel. - Günaydın.
Bunu yaptığıma inanamıyorum!
No comments yet. Be the first to leave one.