The Walking Dead: World Beyond

The Walking Dead: World Beyond

دانلود زیرنویس Turkish

فصل 1

هماهنگ با نسخه‌های زیر

The Walking Dead World Beyond S01E03 The Tyger and the Lamb 720p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-NTb
ناشر levanten
You are welcome

برچسب‌ها

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
720p
720
تاریخ انتشار: 2020-10-16
تعداد دانلود: 57
مخصوص ناشنوایان: No

پیش‌نمایش زیرنویس Turkish

نخستین 200 خط.

The Walking Dead: World Beyond'un önceki bölümlerinde...

Neden gelmek istiyorsun?

Buradakilerin düşündüğü kişi olmak istemiyorum.

Yola koyulmalıyız.

Felix peşimizden gelir.

Harita arkada uçak pisti gösteriyor.

Yani doğudan gelen boşların etrafından dolaşması gerek.

Çatıda eski hortum sireni var.

Onu çalıştıran kişi, güzelce dikkat dağıtmış olur.

Birini yem olarak mı göndermek istiyorsun?

Yem olan için çok tehlikeli.

Selam Silas. Büyükannenle büyükbaban, doğum günün için bu kaseti hazırladı.

Seni çok ama çok seviyoruz ve seni o kadar çok özledik ki evlat.

Altı yaşına girdiğin için çok heyecanlıyız.

Zaman nasıl da geçmiş...

Özel olduğunu bil, Silas.

Sen tatlı, düşünceli ve şefkatli bir delikanlısın

ve torunumuz olman bizi çok gururlandırıyor.

Hey, uykucular. Uyanın be!

Hope?

Neredesin, Hope?

Tahmin et. Elton'ın planını uygulayacağız.

Hayır, uygulamayacağız. Sen de uygulamayacaksın.

Fabrikaya ulaşıp sireni çalabilirim.

Size geçecek yol açılır.

Sağ çıkmanızı sağlayacak en iyi ihtimal bu.

Siren çalışır mı ya da çalıştırabilir miyiz, bilmiyoruz bile.

Kimseyi riske atmayacaktık. Karar vermiştik.

Sen karar verdin.

Lütfen geri dön, Hope.

Sakin ol, tamam mı? Burası o kadar kötü de değil zaten.

En azından senin aşçılığına kıyasla.

Başka yol buluruz. Sen geri dön.

Yola çıkarken neyle karşılaşacağımızı biliyorduk.

Ama babam için yola çıktık. Bunu ben yapmalıyım.

Ben olmak durumundayım. Sıçayım. Gitmem lazım.

Hope.

Orada mısın, Hope?

Hope!

Hope!

Burada olmana mutluyuz, Silas.

Amcanın sana kefil olmaya karar vermesine de.

Bu ne demek biliyorsun, değil mi?

Yeni bir başlangıç yapacaksın demek.

Hey.

Omaha oldukça iyidir, tamam mı?

Ama burası, çok büyük olmasa da büyüktür.

Şimdi...

Anladığım kadarıyla sen...

Okula gitmek yerine burada amcanla fabrikada çalışmak istiyorsun.

Evet, Silas görüp göreceğiniz en çalışkan işçidir.

Bak, Silas. Fikrini değiştirecek olursan

istediğinde okula gidebilirsin, tamam mı?

Anıt Lisesinde yaşıtlarınla tanışabilirsin.

Bu fırsat için size minnettar.

İkimiz de öyleyiz.

O iyi bir çocuk.

Başkaları ne derse desin.

O iyi bir çocuk.

Hope?

Orada mısın, Hope?

Affedersin, işler biraz karıştı.

Tanrım.

Bak. Fabrikanın ön tarafındaki bir ofisteyim.

Girişin hemen karşısında.

Çok fazla boş yok.

Buradan çıkış yolu açmak için sireni kullanabilirim.

Geliyoruz. Orada kal.

Şöyle ki siz gelene kadar ben gitmiş olurum.

Buraya gelin.

Sonra sirenin çalmasını bekleyin ve çalınca çıkışa doğru koşun.

Çıkışta buluşuruz.

Hayır. Orada kal. Seninle geleceğim.

Yalnızken daha hızlı ve sessiz olurum. Bana güvenmelisin.

Hope...

Iris. Bana güveniyor musun?

-Evet. -Güzel.

Güvenli olana kadar telsizi kapatacağım.

Siz de söylediklerimi harfiyen uygulayın.

Tamam mı?

Iris!

-Evet. Tamam, yapacağım. -Harika.

Bir şey daha var, Iris.

Ne?

Sırıt, kızım. Seni seviyorum.

Sırıtıyorum.

Hayır, telsizden bana hareket çekiyorsun.

Sırıtıyorum.

Güzel.

Ofisi görüyorum.

Aynen dediği gibi tam karşısında.

Boşların çoğu iki yandaki alevlere gidiyor

ama yine de birkaçıyla karşılaşabiliriz.

Hemen gitmeliyiz.

Umarım öldürmek zorunda kalmayız

ama gerekirse bunu yapabilir misin?

Ben çantalarınızı taşırım, siz öldürürsünüz.

İkiniz de.

Güçlüyüm. Şu an elimden gelenin en iyisi bu.

Böylece daha hızlı gideriz.

Gidelim.

Silas!

Gidelim.

Hey.

İyi misin?

Yolumu şaşırdım, o kadar.

Hope'tan haber gelene kadar burayı incelemeliyiz.

İşe yarar bir şey var mı, bakalım. Silah, yiyecek, herhangi bir şey.

Anlaşıldı.

Ha siktir.

Ne oldu?

Annem bana bunlardan alırdı.

Almasını isterdim. Omaha'da.

Yani önceden.

Onu özlüyor musun?

Hayır.

Bazen.

Sen özlüyor musun?

Her gün.

O mesele neydi? Dışarıda ne oldu?

Korkmanda bir sorun yok...

Korkmuyorum.

Onlardan korkmuyorum.

Silas, yardım eder misin?

Galiba bu kapı sıkışmış.

Sakin olun. Benim.

Felix!

-Merhaba. -Selam.

İyi misin?

Hope nerede?

Hope hangi cehennemde?

Iris...

Durun bakalım.

Bütün bunlar Hope'un değil, senin fikrin miydi yani?

Onu ben ikna ettim.

İzleri bırakan ikinizden biri miydi?

İz mi? Ne izi?

Sokaktaki konserve şeftali.

Grafiti.

Buraya gelelim diye bırakılan izler.

Hayır. O yapmadı. O bunu yapmaz.

O mu? Yani Hope mu yaptı diyorsun?

Kasıtlı yapmış olamaz diyorum.

O da babamı bulmayı benim kadar istiyor.

Bize onun yerini söyler misin?

Çalmaya gittiği siren nerede?

-Söyleyemem. -Iris.

Sen akıllısın, tamam mı?

Hope'un hayatı söz konusu.

Sana Hope'un yerini söylersem

Huck'la onun peşinden gidersiniz ve ölürsünüz.

Bir plan var ve bu kısmını o gerçekleştiriyor.

Hiç hoşuma gitmiyor.

Ama buradan sağ çıkabileceğimiz tek ihtimal bu.

Ona güvenmen gerek.

Tıpkı bizim gibi.

Bunu demek istemezdim ama kız haklı.

Bir çirkinler sürüsü geliyor.

Dikkatlerini dağıtmadan buradan çıkamayız.

Merak etme. Hâlâ kurtulabiliriz. Bu iş bitmedi.

Sonra ne olacak?

Şimdi neler olacağını biliyorum. Hep aynısı oluyor.

Selam!

Selam.

Burası babamın laboratuvarı.

Edebiyat ödevim burada kalmış da.

Seni rahat bırakayım.

Görüşürüz.

Babam bir hafta önce İttifak Bilim Takası'na gitti.

Anlarsın ya, Sivil Cumhuriyet'le.

Nerede olduğunu ya da ne zaman döneceğini bilmiyorum.

Kız kardeşim gittiği için kızgın.

Bense onu özlüyorum.

Her ailenin kendi derdi var, değil mi?

Hoşça kal.

Tamam.

Bakalım çalışıyor mu...

Sıçtığımın...

Pekâlâ, şey...

Şunu bir anlayalım. Onu bulmamızı istiyor,

sonra bir anda başına buyruk davranıp dosdoğru Ateş'in içine dalıyor.

Neden?

Biz dalmayalım diye.

Sorumluluğu bana yüklememek için.

Ona neler oluyor bilmiyorum ama...

Ama şimdi yaptığı şey...

Sadece babamla alakalı değil.

Ben...

Sanırım...

Sebebini biliyorum.

Sanırım.

Evet?

Ağaç evdeyken...

O boş kendi kendine gitmedi.

Onu gönderen Hope'tu.

Söylemememi istedi.

Neden?

Bana şunun gibi bir şey demişti.

"Hatalarımız, peşimizden gelmemeli."

Peki...

More Turkish subtitles for The Walking Dead: World Beyond

نظرات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left