The Last of Us

The Last of Us

دانلود زیرنویس Turkish

فصل 1

هماهنگ با نسخه‌های زیر

The Last of Us S01E02 720p/1080p/2160p HMAX WEB-DL DDP5 1 H 264-SMURF
The Last of Us S01E02 720p/1080p/2160p HMAX WEB-DL DDP5 1 H 264-NTb
The Last of Us S01E02 1080p WEB H264-CAKES
The Last of Us S01E02 DV/HDR 2160p WEB H265-GLHF
The Last of Us S01E02 WEBRip x264-ION10
The Last of Us S01E02 720p/1080p HEVC x265-MeGusta mSD
The Last of Us S01E02 720p WEB x265-MiNX FENiX RUBiK T0PAZ TORRENTGALAXY XEN0N
The Last of Us S01E02 720p 10bit WEBRip 2CH x265 HEVC-PSA
The Last of Us S01E02 1080p 10bit WEBRip 6CH x265 HEVC-PSA
The Last of Us S01E02 2160p 10bit HDR DV WEBRip 6CH x265 HEVC-PSA
ناشر hadilan
[Resmi altyazıdır, "HBO Max" WEB-DL/WEBRip versiyonlarla uyumludur, "sezon 1", "bölüm 2"]

برچسب‌ها

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
720p
720
1080
HD
webrip
x264
BRip
x265
HEVC
2CH
تاریخ انتشار: 2023-01-23
تعداد دانلود: 153
مخصوص ناشنوایان: No

پیش‌نمایش زیرنویس Turkish

نخستین 200 خط.

CAKARTA, ENDONEZYA 24 EYLÜL 2003

Öğle yemeğiniz için üzgünüm.

Özre gerek yok.

Bitirmek üzereydim zaten.

Affedersiniz bayım.

Bir suç mu işledim?

Hayır, olur mu hiç.

Doğru kişiyi mi aldınız?

Siz Ibu Ratna'sınız.

Endonezya Üniversitesi,

Mantarbilim Profesörü.

Doğru kişiyi aldık.

Ibu Ratna, preparattaki numuneyi lütfen inceler misiniz?

Fark edeceğiniz üzere...

Bırak kendi yorumlasın.

Bu ophiokordiseps.

Slayt preparatında niye chlorazol kullandınız?

Çünkü bu preparat insandan alınan numunede kullanıldı.

Kordisepsler insan vücudunda barınamaz.

Mideniz bulanırsa

hemen çıkın lütfen.

Sol bacağının altında.

Bu bir insan ısırığı mı?

Ne zaman oldu?

Yaklaşık 30 saat önce.

Nerede?

Şehrin batı tarafındaki bir un ve tahıl fabrikasında.

Biçilmiş substrat.

Ya sonra?

Normal bir kadın birden vahşileşmiş.

Dört iş arkadaşına saldırıp üçünü ısırmış.

Onu tuvalete kilitlemişler, polis gelince...

...onları da ısırmaya kalkmış. Polis de vurmuş.

Isırdığı insanlara ne oldu?

Gözlem altına alındılar.

Birkaç saat sonra

prosedür gereği onları infaz etmek...

...kaçınılmaz oldu.

Kadını kim ısırmış?

Bilmiyoruz.

Demek hâlâ dışarıdalar.

Kayıp başka işçi var mı?

On dört işçi.

Ibu Ratna,

bunun yayılmasını engellememize yardım etmen için seni getirdik.

Bize aşı lazım

veya bir ilaç.

Hayatımı bu şeyleri araştırmakla geçirdim.

O yüzden dikkatle dinle.

İlaç yok.

Aşı yok.

Ne yapacağız peki?

Bombalayacağız.

Bombalamaya başlayacağız.

Bu şehri bombalayacağız...

...içindekiler ile birlikte.

Affedersiniz.

Biri beni eve bırakabilir mi?

Ailemin yanında olmak istiyorum.

Günaydın.

Enfekteye benzer hâlim mi var?

Bize kolunu göster.

Daha kötüye gittiği yok, değil mi?

Eğer açık şehirdeysek niye etrafımızı sarmıyorlar?

- Sen kafanı yorma. - Yoracağım.

Marlene'in enfekte bir çocukla ne işi vardı?

Ben enfekte değilim.

Beni ısırıldıktan sonra buldu.

- Seni vurmadı mı? - Göründüğü üzere.

Beni kilitledi ve hastalanıyor muyum diye

her gün test yaptırdı.

Nasıl test yaptırdı?

Çişim var.

Nasıl test yaptırdı?

Ona kadar saydırdılar, elimi kaldırtıp

sabit tutmamı istediler.

Ama bence onları asıl etkileyen

kahrolası bir canavara dönüşmemem oldu.

Şimdi müsaadenizle.

Tamam.

Arkada yer vardır.

Şunu da al.

Birkaç sayfa yırt.

Kötü bir şey falan çıkmaz ya?

- Bir tek sen varsın. - Ne komik.

Kırık.

Belki çatlaktır.

Çabuk iyileşir.

- Geceyi atlattı be. - Önemi yok.

Er ya da geç olacak.

Tamam mı? Hâlâ Duvar'a yakınız. Gizlice KB'ye gireceğiz,

aküyü almanın farklı yolunu bulacağız.

En iyi şansımız bu.

Onu KB'ye geri götürürsek biri kolunu fark edecek,

onu tarayacaklar.

- Sonra öldürecekler. - Bizim öldürmemizden iyidir.

Sanki çocuğun önünde

upuzun bir hayatı varmış gibi konuşmayı kes.

Acıktın mı?

Bizimkilerden alabilirsin.

Teşekkürler. Marlene kendi erzağımla gönderdi.

Tavuk mu o?

Evet.

Marlene kaçakçılardan aldığını söyledi.

Herhâlde sizden değil.

- Hey. Hey. - Niye...

Niye Marlene için bu kadar önemlisin?

Bana yalan söyleme.

Yoksa seni geri götürürüz.

Geri götürürseniz aküyü rüyanızda görürsünüz.

Duydun mu?

O zaman seni vurmak istediğini de duymuşsundur.

Seninle bir yetişkinmişsin gibi konuşacağım.

Tamam mı?

Joel ve ben iyi insanlar değiliz.

Bunu çıkarımız için yapıyoruz.

Çünkü görünüşe göre bir kıymetin var.

Ama elimizdekini bilmeden kıymetini bilemeyiz.

O yüzden soruma cevap ver.

Kimseye söylemememi söyledi.

Karşıma çıkan ilk insanlara söylüyorum...

Batıda bir yerde Ateş Böcekleri üssü var.

Doktorlar falan. Bir tedavi üzerinde çalışıyorlar.

Daha önce duymuştum.

Başıma her ne geldiyse

- aşıyı bulmanın... - Aşıyı bulmanın anahtarı.

Bu mu yani?

Bunu milyonlarca kez duyduk.

Aşılar, mucize tedaviler. Hiçbiri tutmadı. Asla.

Siktir git. Bunu ben istemedim.

Al benden de o kadar.

Bu işin sonu iyi olmayacak Tess.

Geri dönmemiz gerek.

Bitirelim şu işi.

Ateş Böcekleri'nin dediği şey olsa da olmasa da bir önemi yok.

O olduğuna inanıyorlarsa

o zaman istediğimizi alırız.

Bir kez bile bir yeri seğirirse...

Yapma.

Peki. Tamam.

Tamam mı?

Tamam.

Silah alabilir miyim?

- Hayatta olmaz. - Hayır.

Tamam be, aman.

Üzerlerine sandviç atarım artık.

Güvenli.

Evet.

Gün ışığında farklı, değil mi?

İlerlemeliyiz.

Anasını ağlatmışlar.

Bombaladıkları yer burası mı?

Evet.

Büyük şehirlerin çoğunu bu şekilde vurdular.

Yayılmasını bir şekilde yavaşlatmak zorundaydılar.

Burada işe yarasa da çoğu yerde yaramadı.

Karşıda Hükûmet Binası var.

Dümdüz gidersen on dakikalık mesafede.

- O zaman... - Uzun yol mu yoksa kestirme mi?

Yani ya uzun yol ya da "biz canımıza susadık" yolu.

Ben uzun yol derim.

Eldeki sınırlı bilgilere dayanarak.

Önce otelden göz atmalıyız.

Tamam.

Hangi cehennemdeler?

Yaklaştıklarında anlarsın.

Geçen sefer anlamadım.

Nasıl ısırıldın?

KB'deki eski alışveriş merkezi vardı ya?

Kimse girmesin diye mühürlenip pencerelerine tahta çakılan AVM mi?

Orası mı?

Neyse ne. Gizlice girdim.

İçeriyi merak etmiştim.

İçeride bir şey yoktur sandım.

Sonra bir tanesi birden üzerime geldi.

Kaçtığımı sanmıştım ama...

İçeride bir tek sen mi vardın? Yalnız mıydın?

Evet.

Kaç yaşındasın?

On dört.

Vay canına.

Taşaklıymışsın kızım.

Teşekkürler.

Peşinden gelecek kimse yok, değil mi?

Annen, baban, erkek arkadaşın?

Ben yetimim.

Hayır.

Herkes açık şehrin zıvanadan çıktığını söylemişti.

Enfekte sürüleri dört bir yanda koşturuyormuş falan.

Pek öyle değil.

İnsanlar masal anlatmayı sever.

Üzerinize mantar sporları patlatan Süper-Enfekteler yok mu o zaman?

Yoktur umarım.

Geceleri karanlıkta yarasa gibi gören yarık kafalılar?

O neydi?

Biz yola devam edelim.

Dalga geçiyorsunuz.

Hiç böyle bir yerde kaldınız mı?

Hayır. Bizim bütçemizi aşıyor.

Ne olduğunu nereden biliyorsun?

نظرات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left