نخستین 200 خط.
Bugün çok geç kaldım, biliyorsun.
Patronum beni bugün öldürecek.
- Hadi ama! Sadece bir gün. - Öyle mi?
Bankadan haberin yok.
Baksana, kredi çekmek istesem bankandan hâlledebilir misin?
- Niye? Kredi çekmek mi istiyorsun? - Hayır, sadece soruyorum.
Borsa için endişeleniyorsun, değil mi?
Borsanın daha iyiye gideceğini sanmıyorum.
Başka bir yatırım aracı bulmam lazım.
- Aklında özel bir şey var mı? - Bilmiyorum. Bakacağız...
- Kimmiş arayan? - Bilmem... Bilinmeyen numara.
Bilinmeyen numaralardan gelen aramalara cevap vermiyor musun?
Hayır.
Alo?
Alo? Kimsiniz?
Bilinmeyen numaralardan gelen aramalara cevap vermiyorsun sanıyordum!
- Telefonda kiminle konuşuyorsun? - N'apçaksın?
Sen soruma cevap ver.
Telefon görüşmelerimi niye sana söyleyeyim ki?
- Söylemek zorunda değil misin? - Değilim tabii.
Ben de seninkileri sorayım mı?
Neden bana yalan söyledin?
- Telefonunu ver, Rehana. - Vermem.
- Rehana, telefonunu ver, hemen. - Telefonunumu falan vermeyeceğim.
Derdin ne senin?
Hâlâ eski sevgilinle konuştuğunu biliyorum.
- Bırak çantayı. - Sazzad, canımı yakıyorsun.
Bırak şu lanet çantayı.
Alo? Rehana?
Orada mısın, Rehana?
Alo?
- Kim o kadın? - Teyzem.
- Çağrılarına niye cevap vermiyorsun? - Sadece evlilik hakkında konuşuyor.
Özür dilerim.
Rehana...
Rehana.
- Çantanı unuttun. - Ha, o şey...
Unutmadım.
Senin için bir şeyler getirmiştim.
- Niye bu kadar çok? - Çok değil.
Sadece zeytin, mango turşusu ve birkaç kurabiye.
- Bu kurabiyeler çayla iyi gider. - Peki.
- O turşuları sadece senin için yaptım. - Vaktini boşa harcamışsın.
Şimdi de son dakika haberleri.
İki günlük düşüş eğiliminin ardından...
...Dakka Borsası bu Çarşamba 120 puanlık keskin bir kayıp yaşadı.
Dehşete kapılan binlerce yatırımcı sokaklara dökülerek...
...Dakka Borsası'nın yanındaki yolu trafiğe kapatıp...
...odun ve kağıt yığınlarını ateşe vererek eylemlerine devam etti.
Protestocular, saat 13.30 sularında...
...kortejler eşliğinde Bangladeş Merkez Bankası'na girmeye çalıştı.
Polis de onlara coplarla acımasızca saldırmaya başladı.
Protestocuların polise taş atması üzerine...
Polis de biber gazı ve plastik mermi ile karşılık verdi.
Daha sonra polis, göstericileri dağıtmak için tazyikli su kullandı.
Genç bir yatırımcının intihar haberine öfkelenen protestocular...
Daha iyi bir yaşam hayali kuran Dakkalı Rom Jaman Tongi...
...akrabalarından borç aldığı 500 bin taka ile...
...hisse senedi yatırımı yapmaya başladı ama son 5 ayda yaşadığı kayıplar, onu yıktı.
Ve kendini öldürmeye karar verdi.
Münir, ben Dakka'dan Sazzad.
- Şimdi duyabiliyor musun? - Bunca yıldır nerelerdeydin! İşler nasıl?
Benim facebook hesabım yok, dostum.
Yani anlayacağın, kimseyle bağlantım yok.
Evet, hâlâ hisse senedi işindeyim; ama...
...borsanın çöküşününden haberdarsındır.
Son beş ayda neredeyse her şeyimi kaybettim.
Hâlâ birkaç hissem var; ama onları da satacağım.
Bir şeyler deniyorum; ama şu ana kadar sonuç alamadım.
Araban nerede dostum? Hâlâ sende, değil mi?
Şu anda sahip olduğum tek şey o.
Münir...
Seni bir sebepten dolayı aradım.
Biraz huzursuz hissediyorum dostum.
Seni uzun zamandır aramadım ve şimdi iyilik istemek için arıyorum...
...ama inan bana, artık mahcup hissetmeyi göze alamam.
Alo? Münir?
- Seni çok iyi duyamıyorum. - Alo, şimdi duyabiliyor musun?
Çok net değil, dur...
Münir...
Artık bu şehre katlanamıyorum.
Senin gibi Rusya'ya yerleşmek istiyorum. Bana yardım et, lütfen.
Rusya'ya yerleşmek istersem yardım edeceğini söylemiştin.
Demek hâlâ dairede yaşıyorsun. Anlıyorum.
Uyuşturucu rehabilitasyon merkezinden kaçtın, değil mi?
Bu doğru değil Michael.
- Senin bana yaptığın doğru muydu peki? - Senin iyiliğin için yaptım.
Hayır, kesinlikle benim için değildi.
Sadece benden kurtulmak istedin.
- Evde yemek var mı? - Buzluğa bak.
Abi! Telefonum ve anahtarlarım sende değil mi?
Çekmecendeler.
Michael...
Aradığınız numaraya...
- Kim o? - Mosharraf.
- Kim? - Kooperatif derneğinden Mosharraf.
Nasılsınız, Bay Sazzad?
Sizi birçok kez aradım, ama açmadınız.
Geçen gün sokakta bile beni görmezden geldiniz.
Neyse...
Sizin gibi insanlar bizden kredi alıp sonra unutuyorlar...
...benim işim de size bunu unutturmamak.
- Kaç taksit kaldı? - Sadece altı.
Tamam görünüyor, bugünlük hoşça kalın.
- Dekont nerede? - Doğru ya.
Buyurun.
Diziniz nasıl oldu?
Sanırım daha iyi, değil mi?
O zaman, gelecek ay görüşürüz.
Görüşürüz.
Kusura bakmayın, sizi bekletmek zorunda kaldım. Bugün çok yoğun.
- Ben Shahed. - Ben de Sazzad.
Ofisime geçelim.
Oturun, lütfen.
Şey, bu bir sorun olabilir.
Ama, Rusya'ya gitmeye bu kadar kararlıysanız...
- ...size başka bir seçenek sunabiliriz. - Ne seçeneği?
Bu tamamen sizin kararlılığınıza bağlı.
Ne pahasına olursa olsun Rusya'ya gitmek istiyorum.
O hâlde size turist vizesi alabilirim.
Rusya'ya turist olarak girersiniz.
Sonrası size kalmış.
Yani, kaçak bir göçmen mi olacağım?
Rusya konusunda gerçekten kararlı mısınız diye sormamın nedeni de bu.
Peki... Rusya'ya...
Turist vizesi ne kadar?
Bay Ripon, sizinle konuşmalıyım.
Tüm hisselerimi şimdi satarsam elime ne kadar geçer?
Hadi be dostum! Sen de mi?
Zor zamanlar geçiriyorum, lütfen, şimdi bilgi verebilir misiniz?
Tamam o zaman, kodun ne?
- 357. - Bir saniye bekle.
Aşağı yukarı 350 bin.
Bay Ripon, lütfen tüm hisselerimi satın. Ayrılıyorum.
Ne? Ne saçmalıyorsun sen, Sazzad?
Dostum... diğerleri gibi ezik olma, birkaç gün dayan, her şey yoluna girecek.
- Bana bir kez daha güven. - Size güveniyorum zaten, Bay Ripon.
Ama acilen paraya ihtiyacım var. Lütfen, en kısa zamanda tüm hisselerimi satın.
Merhaba.
Kusura bakma... Çok beklettim, değil mi?
- N'oldu? - Kimdi o adam?
Hangi adam?
- Anlamadın mı? Ciddi misin? - Enteresan! Nasıl anlayabilirim ki!
Gülüştüğün adam kimdi?
- Ne var ki bunda? - Ne mi var?
- Önüne gelen erkekle flört mü ediyorsun? - Flört mü!? Sen ne saçmalıyorsun be!
Ne zaman yapmışım bunu? Saçma sapan konuşma!
İnkâr etmeye kalkma Rehana, her şeyi gördüm.
Sazzad, artık dayanamıyorum.
Allah aşkına Sazzad, seninle bir gün daha geçirirsem, delireceğim.
- Seninle gelmiyorum. - Otur oturduğun yerde!
Sazzad! Bırak beni.
- Otur oturduğun yerde dedim! - Sazzad! Bırak beni!
Bırak elimi, seninle gelmeyeceğim.
- Otur. - Bırak elimi, seninle gelmeyeceğim.
- Hayır. - Kapat şu soktuğumun camını.
- Gelmeyeceğim, dedim! - Kapat camı!
Sazzad! Bırak elimi. Seninle gelmeyeceğim, hayır...
Seninle gelmeyeceğim dedim. Demedim mi?
- Canıma yettin artık. - Bir daha başkasıyla gülüşecek misin?
Gülüşecek misin, kaltak?
Bir daha başka adamlarla gülüşecek misin?
Neden böyle yapıyorsun?
Senin sıkıntın ne?
Neden böyle yapıyorsun lan? Neden?
Canını yaktım mı?
Ya ben?
Alıcılar si̇zi̇nle nasıl i̇leti̇şi̇me geçebilir?
- Abi, biraz paraya ihtiyacım var. - Ne kadar?
- 5 bin civarı. - Ne zamana lazım?
Şimdi olsa daha iyi olur.
- O kadar parayı şimdi nereden bulayım? - Çok değil ki.
Belki senin için değil.
İhtiyacın olduğunda 500 bin bile senin için çok para değil.
Ama ben isteyince, 5 bin çok para oluyor.
- Ne demek istiyorsun? - Unut gitsin...
Sadece parayı ver. Ona şu an ihtiyacım var.
- Şu an hiç param yok. - Paranın olduğunu adım gibi biliyorum.
Michael, sana param olmadığını söyledim. Değil mi?
Michael!
Orospu çocuğu, kendi tedavin için yüz binler harcayabiliyorsun...
...ama benim için 5 bin dolar harcayamıyor musun?
Sen bu dünyadaki en bencil abisin. Sikeyim!
Michael, sana uyuşturucu kullanman için para vermeyeceğim.
Vereceksin amına koyayım!
- Hemen şimdi vereceksin. - Bırak, Michael! Bırak!
Hemen şimdi vereceksin amına koyayım!
Abi...
Abi...
Kapıyı aç, lütfen.
Abi, kapıyı aç, lütfen.
Abi, orada olduğunu biliyorum.
Lütfen, aç.
Lütfen, abi.
Lütfen, abi.
Yemin ederim, bir daha asla uyuşturucu kullanmayacağım.
Sana yemin ediyorum bir daha asla uyuşturucu kullanmayacağım.
Orospu çocuğu!
Kapıyı kıracağım şimdi.
Orospu çocuğu, aç şu siktiğimin kapısını!
No comments yet. Be the first to leave one.