Joy

Joy

دانلود زیرنویس Turkish

هماهنگ با نسخه‌های زیر

Joy 2015 1080p WEB-DL AAC2 0 H264-RARBG
Joy 2015 1080p WEB-DL H264 AC3-EVO
Joy 2015 720p WEB-DL H264 AC3-EVO
Joy 2015 WEB-DL XviD MP3-RARBG
Joy 2015 WEB-DL x264-RARBG
Joy 2015 HDRip XviD AC3-EVO
ناشر SystemTN
Thanks for RARBG'File

برچسب‌ها

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
x264
hdrip
HDRip
XviD
AC3
HD
720p
720
1080
تاریخ انتشار: 2016-04-07
تعداد دانلود: 32
مخصوص ناشنوایان: No

پیش‌نمایش زیرنویس Turkish

نخستین 200 خط.

Hiç aklım almıyor.

Böyle bir şey nasıl olur, anlamak mümkün değil.

Ne yapacağımı bilmiyorum.

Tüm hayatım buydu ama şimdi hepsi uçtu gitti.

Ne yapacağımı bilmiyorum.

Pendleton Endüstrileri benim her şeyimdi.

Şimdi hepsi elimden alınıyor.

Biri bende bir zayıflık görürse o yönümü avantaja çeviririm.

Danica, çok güçlüsün.

Böyle bir şey yapabileceğimi sanmıyorum.

Arazinin tapusu için savaşarak...

hayatını değiştirdiğini hayal edebilirsin Clarinda.

Bunun için de Bartholomew'un ölmesi şart.

O arsanın tapusunu asla geri alamayacaksın.

Buna asla izin vermeyeceğim.

İndir o silahı seni aptal kız.

Adımına dikkat et Bartholomew.

Ridge yolda, geliyor.

Ayrıca hala Clarinda'ya aşık.

Ve Jared beni seviyor.

Clarinda...

bu doğru.

Yanındayım.

CESUR KADINLARIN GERÇEK HİKAYELERİNE DAYANMAKTADIR

ÖZELLİKLE DE BİR KADININ

Bu, Joy'un hikayesi ve bu hikayeyi benden, yani büyükannesinden dinleyeceksiniz.

Herkes çocukken ileride neler olacağıyla ilgili hayaller kurar.

RUDY USTA'NIN OTOBÜS VE KAMYON TAMİRHANESİ

Joy'un hayali babasının tamirhanesinde başladı.

Torunumun en iyi arkadaşının adı Jackie'ydi.

Ayaklarım donar

Ama pozumu veririm

Üvey ablası Peggy.

Köpeği.

Şimdi seni kurtaracağım Mitzy.

Babası.

Annesi...

yani kızım.

Büyükannesi. Yani ben.

Odasında çok güzel şeyler üretirdi.

Sihir.

Bazı insanlar yeni şeyler yaratmayı sever.

Hem sabırlıdırlar hem de elleri beceriklidir.

Joy yeni şeyler yapmaktan keyif alan insanlardandı.

Kapıyı açınca, büyük, yemyeşil bir çayır görüyorum.

Sonra ormana girdim.

Ve pek çok tehlikenin üstesinden geldim.

Bir kurt...

ve korkunç başka şeyler.

Sonra kendi evimi inşa etmeye başladım.

Burada yaşayıp...

dünyanın dört bir yanına gidecek harika şeyler...

yaptım.

Belki bunlar ormanın diğer ucundaki...

şatoda yaşayan prens ve prensese de gitti.

Gördün mü?

Onlar birbirine aşıktı.

Belki ürettiğim şeylerden dolayı...

beni şatoya davet etmişlerdir.

Sana yakışıklı bir prens lazım, başka bir şey değil. Bir prens.

Hayır, prense ihtiyacım yok.

Bu özel bir güç. Prense ihtiyacım yok.

Kızım Terry eşinden ayrılmıştı, hiç yatak odasından çıkmadan...

pembe dizi seyrederdi.

Arazinin tapusu için savaşarak...

hayatını değiştirdiğini hayal edebilirsin Clarinda.

Bunu sana getirdim.

Ah, Danica...

Çok güçlüsün.

Böyle bir şey yapabileceğimi hiç sanmıyorum.

Joy'a yol göstermek bana kalmıştı.

Ben de ona dedim ki...

Büyüdüğünde güçlü ve zeki bir genç kadın olacaksın...

okula gideceksin, hoş bir delikanlıyla tanışacaksın, güzel çocukların olacak...

ve odanda harika şeyler yaratacaksın.

Anladın mı?

Bu kızın hayallerine ne oldu peki?

İzleyin ve görün.

Anne, kimlik kartımı gördün mü?

O olmadan havalimanına giremem.

Joy, kimliğini mi arıyorsun? Yardım edeyim mi?

Hayır, ama...

Tatlım, dinle.

Senin için hayatın konuştuğumuz gibi gelişmediğinin farkındayım.

Daha gençsin, hayat seni bekliyor diyemem...

ama yine de önünde uzun yıllar var.

Hayattan ümidini kesme.

-Sağ ol Mimi. -Rica ederim.

Anne, bak kimliğim yerine ne buldum.

Ne o?

Ne olduğunu nasıl unutursun?

Lisede icat ettiğim köpek tasması.

Mitzy birkaç kere tasma yüzünden boğulmuştu...

ben de köpeklerin boğulmasını engelleyen hızlı açılan...

bir tasma icat etmiştim.

Ayrıca hem reflektörlüydü hem de pire tasması görevi görüyordu.

Patent alsaydın veya bir avukat tutsaydın...

bugün işe yetişmek gibi bir derdim olmazdı.

Mucit Joy. Canım sen sürekli bir şeyler icat ediyordun.

Hepsini hatırlamamı beklemiyorsun herhalde.

Şimdi o tasmanın patenti Hartz şirketinde.

Patent nasıl alınır, ben nereden bileyim?

Bu koku ne?

Anne, buraya yoğurt mu döktün?

Ben de o koku ne diyordum.

Küflenmiş bile.

Aynen öyle, çünkü el alemin derdinin beni böyle germesine izin veremem.

Joy, bak kim döndü. Bak kim döndü!

Evet, Bartholomew döndü.

Hayır, olamaz.

Bartholomew ölmemiş miydi?

Ben bir hayaletim.

Hayalet olarak döndü, artık daha da güçlü.

Hayalet, defol git!

Artık daha güçlüyüm.

Dayanamayacağım. Nasıl olabilir?

Ondan uzak dur.

Clarinda, hayaletler nelere kadirdir bilmiyorsun!

Mezardan çıksalar bile.

Büyükannem sizi doğum günü partisine götürecek.

Beş dakika.

Selam. Burada ne arıyorsun?

Bunu sana geri getirdim. Artık onu istemiyorum.

Ne?

Dengesiz.

Başka gidecek yeri yoktu.

İki yıldır evimde kalıyordu.

Baba, çok üzgünüm.

Ama biliyorsun, bodrumda Tony kalıyor.

Eski kocan bodrumunda yaşamamalı.

Bu ne biçim boşanma?

Seni nereye yerleştireceğimi bilmiyorum.

Baba, odaya girme. Annem orada.

Al senin olsun Terry. Artık onu istemiyorum.

Sharon'la olmanın nesi daha iyiydi Rudy?

Baba, cevap verme.

Metropolitan Sanat Müzesi'ne gittik.

-Müzede neyi sevdin? -Neyi mi? Anlatayım.

Eski Roma heykellerini sevdim. Orta Çağ zırhlarını sevdim.

Etrurya dönemi takıları sevdim.

-Müzeler toz ve ölüm demek. -Kafeye gidip...

espresso içip sandviç yemeyi sevdim.

Koca bir tabutun içinde sandviç yemişsin Rudy.

-Tozlu, sıkıcı bir tabut. İğrenç. -Ne diye sordun o zaman?

Deli misin sen?

Tımarhaneden mi kaçtın?

Daha daha Kaptan Jack? Başka neyi sevdin?

Kaptan Jack oldum ha, peki.

Evet, uçan hıyar Kaptan Jack.

Sen nesin biliyor musun? Gaz kaçağısın.

-Göremesek de kokunu alamasak da... -Hiç de bile!

-sessizce bizi öldürüyorsun. -Lafını geri al!

Sharon'la başka neler yaptın anlat!

Seni dev göl canavarı.

Yeter! Bu diyalog bitmiştir.

-Ben gidiyorum. Size bol şans. -Tanrım. Başlıyoruz.

Dikkat et Joy. Cinnet geçirmesine ramak kaldı!

İstediğin de bu değil mi zaten, yeter ki...

Porselenleri saklayın!

-Terry, bunu seviyor musun? -Baba, yapma!

Nasıl, güzel cinnet geçiriyor muyum?

-Hayır! Yapma. -Böyle nasıl?

Al sana cinnet!

-Baba! Dur! -Bu adam hasta Joy!

Ruh hastası!

-Ben mi hastayım? -Hasta bu adam!

Doğru, hastayım.

Çünkü sen beni hasta ettin!

Kusura bakma tatlım.

Benim de hoşuma gitmiyor.

Böyle şeyler görmemelisin.

Çok özür dilerim. Gerçekten çok üzgünüm.

Bir daha olmayacak, tamam mı? Başka bir...

Burayı temizleyeceğim.

Baba, dur. Temizleme.

Dur lütfen. Bırak.

Bırak. Ben yaparım. Sen bu odadan çık yeter.

Sağ ol.

Selam çocuklar. Bağırışlar için özür dilerim.

Mimi sizi partiye götürecek, tamam mı?

Merhaba canlarım.

-Yine bir şeyleri kırdın. -Evet, kırdı.

Doğru, kırdım ama büyükanneniz haksızdı.

Ben de biraz haksızdım ama o çok haksızdı.

Dedeniz bir süre bizimle kalacak.

Yaşasın!

Dedem yatıya kalacak! Yaşasın!

Sharon renklilerle beyazları beraber yıkardı. Beyazlar hep gri oldu.

Ama o sihirli dokunuşunla bunu halledersin, değil mi?

Tamam, hallederim. Çantanı al.

Peki, muhasebe defterlerim ne alemde?

Hallettim. Sonra veririm.

-Seni seviyorum dede. -Ben de seni.

Vergi formlarını doldurdum.

Berbat söylüyorsun!

Burada ne işi var?

Sharon onu geri getirdi...

yeni bir aşka yelken açana veya yeni bir yer bulana dek bizde kalacak.

Aynı terane.

Baba, kalk.

More Turkish subtitles for Joy

نظرات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left