نخستین 200 خط.
Sence ona söylemeli miyiz?
Hayır.
Pekâlâ. Durumu anlar.
Yaşadığı onca şeyden sonra, yani...
Aramızda kalsın.
İşte, Kaptan Hastalıklı geldi.
Tamam, biz yattık.
Onun değil, benim suçum.
Sen yoktun, bu konuda kötü hissedemeyiz.
Yani, istediğin kadar çıldırabilirsin
ve bizi kurbağaya çevirebilirsin
ama yapacaksan hemen yap da bitsin.
Söylediğin için sağ ol.
Rica ederim.
Neye çevireyim demiştin?
Kurbağaya.
Bizden nefret edersen, bunu anlarız.
Hayır.
İkinizi de çok seviyorum.
Ne olursa olsun.
Bu kadar mı?
Başka bir şey var mı?
Gidip Humperdoo'yu alacağız
ve Kutsal Kâse'yi yok edeceğiz.
Belki dünyayı da fena bir kıyametten kurtarırız.
Ama sen hazır değilsen olmaz.
Humperdoo.
O nerede?
Çocuğum.
Çeker misiniz?
Hayır, yani...
Şey diyorsunuz...
Elbette.
Geçin şöyle.
Ve balerinler çıksın.
Cep dansçılarına 10 saniye.
Pandomime yaklaşın.
Pandomimlerim nerede benim?
Selam evlat.
Hadi gidelim.
Şimdi ortaya çıkmıyorsun.
Hadi!
KUTSAL BAR VE KUTSAL KÂSE
Bu biraz tuhaf olabilir
ama her şeyi göze alındığında, bozmak da istemiyorum
ama işlerin nereye varacağına dair içimde çok sağlam bir içgüdü var.
Anladınız mı?
Aramız iyi mi?
Cehennem'e gidip dönünce Cass,
insan bakış açısı kazanıyor.
O haklıydı. Ben yoktum.
Şimdi döndüm.
Şunu netleştirelim.
Humperdoo'yu almak derken onu kurtarmaktan mı bahsediyorsunuz?
Hump kimseyi incitmez. Bu bir kurtarma görevi.
Hey, Bay Cassidy.
Çok üzgünüm. Dağınıklığın kusuruna bakmayın.
Bu iyi mi?
Hazır olduğunda.
KUTSAL KÂSE
Tony bizi yine çıldırttı gibi duruyor.
SABAH PROGRAMI
Bu kahrolası sabah programları.
Size söylemeye çalıştım. Bu gezegen yoldan çıktı.
Reyting için her şeyi yapıyorlar.
Kimse dinlemedi...
KIYAMET 2020 VARYETE GÖSTERİSİ
Ne...
Bu ne?
Starr.
Bugün büyük gün, hanımlar, beyler, inançlılar ve dönekler.
Bu gülünç ve düzensiz dünyanın sona ereceği gün
bugün.
Evlerinden izleyenler için söyleyelim, şöyle olacak.
Öncelikle, birkaç açılış gösterisi.
Şarkıcılar, hokkabazlar, etnik müzisyenler,
kadın bir komedyen ve sonra da
saat sıfırı vurduğunda...
...Mesih...
...dans edecek!
Böylece kıyametin sinyali verilecek.
Feryat, kaos, gökyüzünden ateş, falan filan.
Erdemli olanlar, elbette bağışlanacak.
Ama günahkârlar...
Evet. Günahkârlar...
...feministler...
...yozlaşmış olanlar...
...ve haydutlar...
...bugün bedel ödeyecek.
Oğlum.
Çocuğumuza
dikkat et.
Her şeyi görürüm.
Anladın mı?
Her şeyi bilirim.
Ama Kabil, zavallı aptal bana inanmadı.
Bana sürekli "Hayır, Habil benim ağabeyim.
"En iyi dostum." deyip durdu.
Şaka mı ya bu?
- Rahatsız ettiğim için üzgünüm. - Selam baba.
Selam İsa.
Acaba ben... Biliyorum, bugün büyük bir gün.
O yüzden şans dilemek istemedim.
İkinize de.
Tamam.
Tamam.
Teşekkürler İsa.
Başka bir şey var mı? Dediğin gibi, yoğun bir gün
ve onun odaklanması gerek, yani...
Evet, tabii.
Sana inancım tam. Schnell.
Baba, son bir şey daha.
Güzel.
Ne diyordum, Habil ile Kabil...
Sessiz ol. Canın yanmadı.
Bu yakmıştır ama.
Farkındayım.
Korkunç. Ama kimsenin seni incitmesini istemeyiz.
Cass nerede?
Cass?
Buradayım. Şuna bakın.
Unutma, o ne iddia ederse etsin, bu bir kurtarma görevi değil.
Yapılması gerekeni biliyorsun, değil mi?
Millet nerede?
Burada.
Tamam. Gidelim.
Yine mi ya.
Cass?
Cass?
Kapatma zamanı
Aç tüm kapıları ve
Çıkar kendini
Benimle buluştuğun için sağ ol peder.
Seni çıkardıklarını duydum.
Evet.
Her niyeyse benim Peder Custer'ı yediğimi düşündüler.
Ama bokumdan çıkmadı, yani...
Ne istiyorsun?
Ben sadece...
Benim için sırada ne olduğunu
çözmeyi umuyordum.
Yani, ne...
Ne yapmalıyım?
Tanrı'nın planı ne?
Ben de aynı şeyi merak ediyordum.
Senin gibi biri için planı ne?
Mizahi karakter misin? Eğitici öykü müsün?
İştah bastırıcı mısın?
Rock yıldızına ne dersin?
Ya da belki artık bunu düşünmeyi bırakmıştır.
En iyisi unutmak denilebilecek türden hatalar yapıldı.
Ya da belki de nihayetinde,
konu senin gibi biri olunca,
plan falan yoktur.
Evet.
Rock yıldızı.
Cass!
Cassidy?
Ne yapmak istiyorsun?
Boş ver onu.
Bir dağ hayal et.
İki kilometre, oldukça yüksekte.
Tamamen Peru eroininden yapılmış.
Kızı hayal et.
Tulip. Tamamen senin.
İrlanda'yı hayal et.
Evet.
En derin arzuların.
Billy?
Hadi baba. Neyi bekliyorsun? Zafer alayını mı?
Dikkatli olun, onu ezmeyin.
Bu hayatımı kurtaran adama kötü bir teşekkür olurdu.
Çekilin yoldan genç veletler.
Bize geri döndün.
Sesini duyduğuma çok sevindim. Canım oğlum.
İkinci bir şans yaklaşıyor.
Elde etmiş olabileceğin hayat.
Olman gereken adam.
O kibirli orospu çocuğu Jesse Custer olmasaydı,
elinde olacak kız.
Tek yapman gereken
minicik bir şey.
Sorun yok Jesse.
Tamam mı? Cass başının çaresine bakar.
O kadar çok boka bulanıp sağlam çıktı ki o...
Evet, çok boka.
Hey, Jesse, beni dinle. Sorun olmayacak, tamam mı?
Bu Tanrı.
Beni dinle Jesse Custer, yemin ederim ki...
Onunla her çöle çıktığımızda,
onunla olduğum süre boyunca, bana kibirli, nefret dolu
biri olduğunu gösterdi.
Dişleri etimi kemirirken bile,
onu durdurmak hiç aklıma gelmedi.
Tanrı'yı durdurmak için gücümü kullanmak hiç aklıma gelmedi.
Mektubu ben de okudum.
Ve...
Ebediyet ne demek?
Sonsuza dek demek.
Bunu biliyordum. Sen biliyor musun diye baktım.
No comments yet. Be the first to leave one.