Lansky

Lansky

دانلود زیرنویس Turkish

هماهنگ با نسخه‌های زیر

Lansky 2021 BDRip AAC2 0 x264-VETO
ناشر sub.Trader
IYUNO-SDI GROUP | Faruk Berk

برچسب‌ها

bdrip
bdr
x264
BDR
تاریخ انتشار: 2021-12-01
تعداد دانلود: 23
مخصوص ناشنوایان: No

پیش‌نمایش زیرنویس Turkish

نخستین 200 خط.

Bay Lansky, Amerikan yetkilileri neden peşinizde?

Görünüşe göre bir gazeteci 300 milyon dolarım olduğunu yazmış.

Bu doğru mu?

Keşke bir milyon dolarım olsaydı.

Beni başkan seçtirmekle suçluyorlar.

Bay Nixon'ı gazetelerden okuduğum kadarıyla tanıyorum.

Lübnan ve Monte Carlo kumarhanelerinin yüzde 50'sine

sahip olduğumu iddia ediyorlar.

Daha ne kadar saçmalanabilir ki?

Bay Lansky, organize suç diye bir şey var mı?

Konu hakkında bir bilgim yok.

Eva, Florida'dayım tatlım. Baban buraya çalışmaya geldi.

Burada neler mi var?

Portakallar, timsahlar ve Mickey Mouse.

Bir dahakine söz birlikte geliriz.

Pekâlâ Eva, anneni verebilir misin?

Christie, lütfen, çekin geçersiz çıktığını biliyorum.

Tamam ama Miami'de olduğum için.

Kitap imzalayacağım. Tabii ki imzalatacaklar.

Beni havalı bir otele yerleştiriyorlar, bana...

Christie, sorumluluklarımı biliyorum, tamam mı?

Bak Christie, elimden geleni yapıyorum, tamam mı?

Elimden geleni yapıyorum.

CİNAYET AŞ'NİN BEYNİ

KOMPLO, MAHKEMEYE İTAATSİZLİK VE VERGİ

- David Stone. - Bay Lansky, memnun oldum.

- Yolculuk nasıldı? - İyiydi, sağ olun.

Umarım kahve almam ayıp olmamıştır.

- Buraya oturabilir misin? - Evet, elbette.

Teşekkürler.

- Selam Bay Lansky, nasılsın? - İyiyim bebeğim.

- Annen nasıl? - Bazen iyi bazen kötü, anlarsın ya.

- Bu bir görev. - Anlıyorum.

Ne istersin tatlım?

İki tane dilli sandviç alalım.

Orta kesim, kalın olsun, turşusu bol olsun.

Her zamankinden. En iyilerini seçeceğim.

Teşekkürler.

Onu kaldırmanı istiyorum.

Pekâlâ.

Pittsburgh'lusun.

Princeton'tan burslu ve onur belgeli mezun oldun.

Kitap yazmadan önce Fort Wayne'deki News-Sentinel'in suç bölümündeydin.

Bir eşin, Christina, iki de küçük çocuğun var, Eva ve Jack.

İş yaptığım insanları tanıdığımdan emin olurum Bay Stone.

Eski iş alışkanlıkları işte.

Karışık bir şey, değil mi? Evlilik, çocuklar.

Hakkınızda birkaç makale okudum.

Hepsini unut.

Sana gerçek hikâyeyi anlatacağım.

Pekâlâ, bu harika çünkü... Gerçek hikâyeyi yazmak için buradayım.

60 yıl boyunca günde dört paket içtim, nihayet bırakma cesareti bulabildim.

Bir hafta sonra doktoruma gittim, öleceğimi söyledi.

Bir yazar olarak bu ironi hoşuna gider dedim.

Gitti ama bunu duyduğuma çok üzüldüm.

Durumum sayesinde hikâyemi kime anlatacağımı seçme lüksüne eriştim.

- Kennedy kitabından iyi kazandın mı? - Fena değildi.

Şans perileri seni ziyaret edeli birkaç yıl oldu.

Tarih her zaman tekerrür etmiyor.

Küçük bir çocukken günlerimi halk kütüphanesinde geçirirdim.

Her şeyi okurdum.

Ve tarihe özel bir ilgim vardı.

İnsanların aynı şeyi farklı perspektiflerden görmesi

beni büyülüyor.

Ama senin çıkarın ne?

David Stone neden Lansky hakkında kitap yazmak istiyor?

Hakkınızda okuduğum tüm kitaplar karmaşık bir insan olduğunuzu söylüyor,

belki de öyle insanların hikâyelerini seviyorumdur.

Ve bence gerçek hikâyeniz henüz hiç anlatılmadı

ve bence bu hikâye bir insan değil, 20. yüzyılla alakalı bir hikâye.

İyi konuşmaydı ama soruma cevap vermedin.

- Paraya ihtiyacım var. - İşte gerçek.

Öldüğümde kitap senindir.

O zamana dek kimseye göstermeyeceksin.

Sana söylediklerimin hiçbiri kayda geçmeyecek,

ta ki kitaba koymana izin verene dek.

İznim olmazsa kitap kurgudan ibaret olur.

- Kendimi suçlamayacağım. - Tamam.

Toplantılarımız dışında benim hakkımda konuştuğun her şeyi bilmek istiyorum.

- Elbette. - Bana ihanet edersen

sonuçlarına katlanırsın.

Bu şartlar sana uygun mu?

Evet efendim.

Umarım iş birliğimiz başarıyla sonuçlanır.

- Alo? - Selam Christie, benim.

Bir şey yok bebeğim, annen yanında.

Sen iyi misin?

- Sesin iyi gelmiyor. - Değilim.

Jack'in ateşi 40 ve bir şey yiyemiyor.

- Doktora götür. - Pardon?

Tabii ki götürdüm. Şu an bunu yapamayacağım, tamam mı?

Christie, yeni bir kitap yazma şansım var.

- Tamam mı? Ve... - David, hayır.

- Çok iyi bir şey olabilir. - Bak David, yayınevini aradım.

Miami'de olduğunu bilmiyorlarmış, yani bana yalan söylüyorsun.

Yapamayacağım, kapamalıyım.

Gazetede hakkımda bir şeyler okumuşsun.

Namım genelde benden önce gelir.

Seni tanımıyorlarsa üzerine etiket yapıştırırlar.

Usta borsa manipülatörü.

Amerika tarihinin en başarılı kumarhanecisi.

Mafya muhasebecisi.

Federaller, 300 milyon dolar zula yaptığım haberini bile basına sızdırdı.

Onu kimin tavan arasında bulursanız bana da haber verin.

- Evet. - Sizde kalamaz.

- Arayın, pay vereyim. - Gayet makul.

Bu etiketler doğru mu?

- Kitap senin, sen karar ver. - Pekâlâ.

Tamam.

Bana oldukça yağcı biri gibi göründün David.

Memnun etmesi kolay birisin.

- Öyle olduğumu hiç düşünmedim. - Karından ayrısın.

Karın bu konuda ne düşünüyor? O da böyle mi düşünüyor?

Sizin hakkınızda konuşmak için buradayız.

- Bay Lansky. - Hayır.

İkimiz hakkında konuşmak için buradayız.

Anlarsın ya, ben de evlendim.

- Öyle mi? - Evet, iki kez.

Onlarsız yaşanmaz, onlar vurulmaz.

- Nereden başlıyoruz? - Çocukluğunuzdan başlayalım.

Rusya.

Rusya hakkında hatırladığım tek şey, bir gün amcamla yürüyorduk

ve birkaç Kazak, amcama patates çuvalını açmasını

ve bir patatesi havaya atmasını emretti.

Amcam da itaat etti.

Havaya bir patates fırlattı

ve Kazak da kılıcını çekti ve...

Patatesi hedeflememişti.

Hedefi amcamın eliydi.

Kesiverdi.

Sert adamlar. Kılıçları var. Bizim kılıcımız yoktu.

Fark buydu.

Bunu hiç unutmadım.

Bir daha hiç çaresiz olmayacağıma yemin ettim.

Bir dahakine bıçağı tutan ben olacaktım. Rusya'nın bana kattığı tek şey bu.

O gün gördüğüm şey...

Beni güçlendirdi, keskinleştirdi.

Keşke o piçin nerede olduğunu bilsem. Sert adam nasıl olunurmuş gösteririm.

Gerçek hikâye Amerika'da başlıyor.

On yaşına geldiğimde bir bıçak gibi keskindim.

Kaçış yerim zihnimdi, en çok da sayılar. Sayılar dünyama biraz düzen getirdi.

Sayılara bu kadar ilgili bir çocuk için de

zar oyunundan daha heyecan verici bir şey olamazdı.

Onları izlerdim.

Ama babam vaktimi böyle harcadığımı öğrenince...

Babam mı?

Her şeyi bizim için yaptı.

Hayatını dürüstçe kazanan dürüst bir adamdı.

- Bunda bir sorun yok. - Hayatını yaşamıyordu.

Hayatı onu yaşıyordu.

Sanırım yaptığımız bu, kendimizi babalarımızla kıyaslıyoruz.

Peki ya senin baban nasıl biriydi?

Babam ben küçükken öldü.

Zor olmuş olmalı.

Yani dürüst bir adam, dürüst bir baba olmak...

Evet.

Sizce güçsüzlük müydü?

Bildiğim tek şey hayatın beni beklemeyeceğiydi.

Her şey çok hızlı oldu.

Annemin ekmek almak için verdiği parayı kumara yatırdım.

Param saniyeler içinde yok oldu.

Annemle babama o gece neden yemek yiyemediğimizi

söylediğimi düşünür müsün?

Paranızı aldı, siz de utandınız.

Öfkeydi.

Bunu hiç hissettin mi David?

Yolunu değiştirecek kadar güçlü bir öfkeyi?

Hiç hissetmedim.

Bu dünyada, senden daha iyi olduklarını sana inandırmaya çalışan insanlar var.

Sırtından geçinebileceklerini düşünen.

Öfke, o insanların gözünün içine bakıp yanıldıklarını kanıtlamamızı sağlar.

- Bu yüzden mi oyunu kazanmak istediniz? - Kazanmaktan fazlasını istedim.

Oyunu kontrol etmek istedim.

İhtimalleri ve sonuçlarını hesapladım.

Olasılıkların artıp azalışını izledim.

Ama bir saçmalık vardı. Bir işler döndüğünü biliyordum.

Başkasının göremediği görünmez bir şey.

Ama sonra gördüm.

Bir göz kırpışında, bir kulak kaşıyışında

ne yaptıklarını anladım.

Şike yapıyorlardı. Dışarıdaki kişi.

Oyunu o kontrol ediyordu.

Hepimizin istediği de bu değil midir David?

Kumarın tek kazananları hayatta da olduğu gibi oyunu kontrol edenlerdir.

Bence gülümsemen güzellik kraliçelerine benziyor, tamam mı?

Hayır, bence yamuk değiller.

Bence büyük bir boşluk yok ama...

Düzeleceklerini düşünüyorsan niye tel taktırasın?

Annem haklıymış.

- Hangi konuda? - Paramız yetmez.

Bu yüzden tel taktırmamı istemiyorsun.

Öyle mi dedi? Anneni ver bakayım. Eva?

- Konuşamazmış. - Ne demek konuşamazmış?

Konuşamaz mıymış, konuşmaz mıymış?

Seninle konuşmuyormuş baba.

- Annene bir mesaj iletebilir misin? - Olur.

Babamın Miami'de olma sebebi Meyer Lansky adında bir adammış, de.

- Meyer Lansky mi? - Sorun değil, o tanır.

Ve Bay Lansky'nin babana hayatının kitabını yazdırdığını söyle.

Tüm yayınevleri isteyecek ve bir çok satan olacak.

نظرات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left