نخستین 200 خط.
Benim için mi?
Çekilin yolumdan.
Çekilin!
Fena cadı!
Hey.
Bugünlük bu kadar yeter.
Bakın, orada!
Bu ne cüret!
Winifred Sanderson.
Sürpriz!
DOĞUM GÜNÜN KUTSANMIŞ OLSUN
Bu hayatımın en kötü günü!
Ama Winnie, bak ne yaptık.
Domuz toynaklarını öğütüp suyla karıştırırsan
gizemli bir yapışkan oluşuyor.
Derken Mary'nin aklına bir damla keçi kanı karıştırma fikri geldi.
Bak. Titriyor. İşte.
Tadına bak Winnie. Muhteşem!
Bir şey yiyemem. Canım çok sıkkın.
Turner'lar seni yine samanlığa mı kapattı?
Daha kötüsü.
Yaşlandığımı ve John Pritchett'la evlenmem gerektiğini söylüyorlar.
Peder Traske ayarladı.
Babam öldüğü için bu onun göreviymiş.
- Hayır dedin mi? - Tabii ki.
Sonra Tanrı'nın adını iki kez boşuna andım.
Çok fenasın Winnie.
Sadece sefil biri bana böyle şeyler söyletebilir.
En sevdiğim tabaktı o.
Üzülme Winnie.
Peder'i ve John Pritchett'ı unutalım.
Hediyelerini açmak ister misin?
Çok seveceksin.
Bulabileceğimiz en büyük parçayı aradık.
- Çok sevimli. - Adını ne koyalım?
Peder geldi.
Saklanın. Burada yokmuşuz gibi yapın.
Kapıyı açın.
Evde yokuz!
Evet?
- Sefil ruh! - Şuna bak!
Winifred Sanderson.
Sana merhametle bir şans daha vereceğim.
İğrenç laflarının karşılığı olarak John Pritchett'la evlenmeyi kabul et.
- Düşünmeme izin ver. - Evet, elbette.
Evet.
- Hayır. - Tanrı'ya şükür.
- Tanrım. - Ne dedi?
- Küfür bu! - Özür dilerim Peder.
Yalnız o çok çirkin ve nahoş biri.
- Katılıyorum. - Ve sen bana ödül müsün?
Şeytan dişli!
Doğru, çok tuhaf biri. Ama ne cüretle böyle söylersin?
Bir erkekle öyle konuşamaz.
Bu hödükle evlenmeyi reddediyorum.
Birisiyle evleneceksem o kişi Billy Butcherson'dır.
Billy?
- Ne? Neden ben? - Kim?
Çünkü biz ruh eşiyiz.
- Ne zamandan beri? - Ne?
Mezarlıkta öpüştüğümüzden beri.
Aman tanrım.
Huysuzluktan keyif alıyor.
Doğru. Hoşça kalın.
Sen kilisenin otoritesine karşı geldin.
Kutsal değerlerimizi yok sayıp
böyle bir alçaklıkta ısrar edeceksen
bunu burada yapmamalısın.
Çürük bir elma, komşusuna hemen bulaşır.
Ve senin gibi olmak istemiyoruz.
Seni Salem'dan kovuyorum!
Sonsuza kadar.
Kızları götürün.
- Ne? - Hayır, hayır.
Hayır, hayır.
Hayır.
Bunu yapamazsınız. Kardeşlerimden çekin ellerinizi.
Hayır! Kes şunu!
Ama burası bizim evimiz.
Artık değil.
İyi yürekli Smith'ler kız kardeşlerini almayı
ve onları düzeltmeyi kabul etti!
- Dur! Kardeşlerimi götüremezsin! - Hayır! Dur!
- Hayır! - Hayır.
Winnie, lütfen!
- Hemen bırak beni! - İnançlı olmalısınız.
- İnançlı olmalısınız. - Hayır!
- Hayır! - Bu...
Aman tanrım!
- Aman tanrım. - Şuna bakın!
- Peder. - Şeytanın eli bu.
- Peder, iyi misiniz? - İyi değilim.
Peder'i öldürmeye çalıştı.
Winnie!
Çabuk. Yasak ormana.
- Ama orası yasak. - O yüzden peşimizden gelmezler. Hadi!
Sekiz günahkâr ayakla!
- Üstümdeydi! - Hepsi fena! Hepsi!
Bulun onu!
Dokunma bana!
Devam edin.
Yakın durun.
- Neredeyiz? - Bilmiyorum.
Ormanın bu kadar derinine hiç girmemiştim.
Burayı sevmedim.
Belki de bir sakinleşme çemberi yapmalıyız.
Pekâlâ.
Rahatlatıcı şeyler düşünün.
Taze çamur kokusu.
Peder'in örümceği gördüğündeki çığlığı.
Sakinleştirici düşünceler.
O neydi?
Gelin küçük çocuklar Sizi götüreceğim
Sihir dolu bir diyara
Hayır Sarah!
Gelin küçük çocuklar
Hayır! Dur!
- Susamış gibisin evlat. - Bırak onu!
- Ormanıma neden girdiniz? - Başka seçeneğimiz yoktu.
Kız kardeşlerimi alacaklardı.
Benim yediğim diğer çocuklardan farklısın...
Tanıştığım demek istedim.
Onları yozlaştıracağından korktular.
Aynı tas, aynı hamam.
Ama senden korkmakta haklıydılar.
Öfken.
Ben öfkeli değilimdir.
Senin...
...gücün.
Halk neden bu ormandan korkuyor, biliyor musun?
Burası cadılar için kutsal bir alan.
Biz buraya sihir gücümüzü yenilemeye geliyoruz.
Daha kuvvetli olmak için.
Daha güçlü.
Salem'ı çok özel yapan şey bu sunak.
Özel mi?
- Salem dehşet verici. - Sadece aptalların elinde olduğu için!
Ama bir gün Salem bizim olacak.
Biz mi?
Büyünün, bir araya gelmesi gereken şeyleri birleştirici bir gücü vardır.
16'ncı doğum günün kutlu olsun çocuğum.
- Ama... - Ben bir cadıyım. Bir şeyler bilirim.
Hadi.
CADILIK VE SİMYA REHBERİ
Kedi Dönüşümü. Uçurma Büyüsü.
Bir eczacılık kitabı. Babamınkilerden biri gibi.
Hayır, bu bir büyü kitabı.
Magicae Maxima. Güç Büyüsü.
Bunu yapalım.
Magicae Maxima bir cadıyı fazla güçlendirir.
En karşı çıkılan şeydir bu.
Bu büyüyü kullanan cadı lanetlenir.
Asla yapmayacağına söz ver.
Neden?
Çünkü ben öyle dedim.
Ayrıca Kitap bunu sevmez.
Merak etme Bay Kitap.
O büyüyü yapmayacağım, söz.
Peki ya kedili olan?
John Pritchett'a yapmak iyi olurdu.
Birbirinize sahip olduğunuz için şanslısınız.
Bir cadı, meclisi olmadan bir hiçtir.
- Senin cadı meclisin nerede? - Korkarım gideli çok oldu.
Dünya cadılara pek düşkün değil.
Nedenini tahmin bile edemiyorum.
Çocukları yediğin için olabilir mi?
Başka nasıl genç ve saçma derecede güzel kalınır ki?
Sana nasıl teşekkür edebilirim?
Yapraklara dönüştü.
Onunla ne yapacağız Winnie?
Devam edin!
Tamam Bay Kitap, intikam alalım mı?
DUMAN VE ALEV BÜYÜSÜ
"Duman ve Alev Büyüsü."
"Evinde o kadar çok yalan var ki..."
"Ichita copita melaka mystica."
"Gazabım gelsin, şimdi yangın vakti!"
İşe yaradı!
Aman tanrım.
Yangın! Uyanın!
Uyanın!
Artık bizi asla alamayacaklar!
Artık sonsuza dek birlikte olacağız.
Şeytanın işi bu! Çabuk! Su atın!
Örümceğin işi bu!
Hissediyor musunuz?
Etrafımızda! Kötülük bu. Kötülük!
SALEM, GÜNÜMÜZ
İyi ki doğdun.
- Korkuttum mu? - Evet, korkuttun.
Annem bu gece bende kalacağın için tabii ki çok heyecanlı.
- Susan etkinliklere bayılır. - Evet, gerçekten öyle.
Geliyor.
- Selam. İyi ki doğdun. - Teşekkürler.
Bu akşam ne yapıyorsunuz?
Doğum günü ritüeli, korku filmi maratonu. Her yıl olduğu gibi, billirsin.
Evet.
Selam bebeğim. Üzgünüm, geciktim.
İki kahvaltı yapmaya karar vermiştim.
Brian'ın arabasını görmen gerek.
No comments yet. Be the first to leave one.