1883

1883

دانلود زیرنویس Turkish

فصل 1

هماهنگ با نسخه‌های زیر

1883 S01E09 Racing Clouds 1080p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-NTb-NHI
ناشر egww

برچسب‌ها

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
1080
تاریخ انتشار: 2022-02-22
تعداد دانلود: 55
مخصوص ناشنوایان: No

پیش‌نمایش زیرنویس Turkish

نخستین 200 خط.

Buraya gelene kadar kendimi dünyanın...

...sakinlerine karşı çelişik duygular beslediğine inandırmıştım.

Burası hiç de sakinlerini istemiyor.

Hiçbir bitki yenilmiyor, her nehir yatağı kuru.

Daha Eylül olmasına rağmen dağların zirvesinde kar var.

Kış bizi beklemeyecek.

Toprağa katılıp bizi kaçırmak veya öldürmek için sabırsızlanıyorum.

Toprağın duyguları olsaydı, burası bizden nefret ederdi.

Bizden nefret ediyor ve herkes hissedebiliyor.

Risa!

Ateş etme! Atları korkutacaksın.

Ne kadar kötü?

- Ne oldu? - Yılan soktu.

- Turnike sende miydi? - Evet.

- Ordu mu yapmıştır sence? - Neden yapsınlar? Sadece kadın ve çocuklar var.

Daha önce yapmalarını engellememişti.

Şuradakiyle iş görmüşler.

Birileri eğlencesine yapmış.

Atlar için de yapmışlar.

Burada izler var ama ayakkabı izi değil.

Buradaki tüm izler nal izi.

- En az altı kişiler. - Aynen.

Bunlar birer Lakota.

Gidecekleri yere gidecekler, savaşçılar onlara bakmak için dönecek.

Çoktan yola çıkmadılarsa tabii...

James dur!

Yaşlanıyorum. Özensizleşiyorum ve yaşlanıyorum.

- Lanet olsun. - Ben de düşünemedim.

- Gerçekten üzgünüm Yüzbaşı. - Neyi düşünemedin?

İzlerimiz her yere dağıldı. Olan bu, çiftçi.

Buradan geçen birisi bunu bizim yaptığımızı sanacak.

Orada kal.

- Ne oldu? - At hırsızları saldırmış. Görmesen de olur.

Josef'i yılan soktu. Karısı attan düştü. Kötü durumda.

Göster.

1883 S01E09 Yarışan Bulutlar

Tamam. Sabit durmak için elinden geleni yap.

İşte başlıyoruz.

İyi gidiyorsun.

Karısı nasıl?

İçiyor ama içinde tutamıyor.

Doktora ihtiyacı var. Kocasının da.

Hırsızlar ne olacak?

Doktora ihtiyaçları var. Fort Caspar'da doktor olacaktı.

Bulduğumuz sorunu halletmek istiyorsak diğer yöne gitmemiz gerek.

Biliyorum.

James.

Ne kadar kötü?

Daha kötüsü olamaz.

- Nasıl yardımcı olabilirim? - Elinden geldiğince onları rahat ettir.

Bir çaresine bakacağız.

Belki hepimiz kaleye gitmeliyiz.

Bununla uğraşmaları için askerleri göndeririz.

Önümüzdeki altı ay boyunca buradan geçen her araba bu sorunla karşılaşacak.

Lakota, Shoshone, Nez Perce ve Blackfoot arazilerinden geçeceğiz.

Biz oralara gidene kadar burada olanları hepsi öğrenecek.

Katilleri bulana kadar burada beklemeliyiz...

...onları öldürmeliyiz, sikik kafa derilerini yüzmeliyiz...

...sonra da atları alıp bu insanların kocalarına ve babalarına geri getirmeliyiz.

Birkaç arabayı kaleye gönderirsek...

...Kızılderililer birkaç arabanın olanlardan sorumlu olacağını sanmıyorum.

Rehber veremeyiz.

Wade ve Colton burada kalmalı, geriye hırsızların peşine düşecek üçümüz kalıyoruz.

Hırsızlar gece at sürer, o kadarını biliyorum.

Orospu evlatları buralarda bir gölgenin altında uyuyordur.

Onları halledip arabaları kaleye doğru götürürüz.

- Wade. Colton. - Ne oldu?

Yılan ne kadar büyüktü?

Siktir. Bu kadar büyükleri sokamayacak olana kadar sokar durur.

- Kadın nasıl? - Kafası balon gibi şişti.

Kaleye götürmeliyiz.

Hırsızlar etraftaki Kızılderili ailelerini öldürmüş.

Onların icabına bakmamız gerek yoksa herkes bizim yaptığımızı sanacak.

- Neden bizim yaptığımızı sansınlar? - Çünkü izlerimiz oraya kadar gidiyor.

Herkesin izin oraya kadar gidiyor. Burası Oregon Yolu.

Etrafta başka iz görüyor musun?

Onların ve bizim izlerimiz var sadece.

Kızılderililer gelirse ne yapacağız peki?

Onları cesetlerin yanına götürüp göstereceksiniz.

Elinizden geldiğince hırsızların peşine düştüğümüzü açıklayacaksınız...

...ve biz de atlarını ve kafa derilerini getireceğiz.

Lakota dilinde mi açıklayacağım? Lanet göçmenlere bile kendimi zor anlatabiliyorum.

Bir çaresine bakarsın.

- Onları gömmemizi ister misin? - Hayır, dokunmayın.

Tamam.

Keşke daha iyi bir yolu olsaydı.

Bana geri dön yeter.

Seni seviyorum.

Ver bakayım.

Hayır. Bir kere yaptık. Tekrar yapmayacağız.

Burada kal.

Bir sorun çıkarsa elbise sandığına saklanacaksın, anladın mı?

- Ne tür soru olursa? - Herhangi bir sorunda.

Siktir. Neden herkes durdu?

- Risa attan düştü ve Josef'i yılan soktu. - Buradan gitmeliyiz. Shea nerede?

Shea nerede?

Babam ve Thomas'la beraber hırsızların peşine düştüler.

Paralı asker yok mu burada hiç?

Tamam. Herkes toparlasın.

Arabaları yola çıkarmalıyız. Kaleye doğru gitmeliyiz.

- Burada kalacağız. Karar verildi. - Kim verdi?

Kervan başı ve kocam tarafından.

Burada olmayan kişileri mi kastediyorsun Margaret?

Lakotalar ailelerini bu sikik düzlüklerde öylesine gezinsinler diye bırakmaz.

Şu anda avlanıyorlar. Döndüklerinde bunu bulduklarında ne olacak?

Sonrasında da bizi avlayacaklar lan.

Fort Caspar buradan altı saat uzakta. Ben dört saate giderim.

Benimle kaleye gelmek isteyen varsa atlara binsin. Gidelim!

Bekleyin! Bekleyin!

- Burada kalacağız. - Josef ve Risa'nın doktora ihtiyacı var.

Burada kalıp kocalarının bizi öldürmesini beklemeyeceğiz.

Burada kalmalıyız.

Daha iyisi babamın izini takip edip ona yetişmek olur.

- Onu arabayla nasıl takip edeceğim? - Arabayı bırak.

Kardeşini de bırakayım mı?

Bu ülkedeki en tehlikeli arazide iki kadın ve bir çocuk bir başımıza mı?

Birlikten kuvvet doğar ve bizim yanımızda kimse yok. Onlarla gideceğiz.

- Bana kalırsa hata olur. - Bunların hepsi bir hata Elsa.

Doğru seçim şans olur, o kadar.

- Elbise giymelisin. - Niye?

Yarı çıplık, Kızılderili gibi giyinmiş hâlde ordu kalesine girmeyi mi düşünüyorsun?

Yolculuk boyunca erkekler hakkında yeterince şey öğrenmedin mi?

Kaleye girmem o zaman. Dışarıda beklerim.

Endişelenecek daha az şey olsun.

Hadi Joe.

- Nereye gidiyorlar? - Kaleye.

- Biz burada mı kalacağız? - Ne yapmalıyız sence?

Bence bu lanet sığırları burada bırakmalı ve atları dörtnala kaleye sürmeliyiz.

Kızılderililerle daha önce savaştım, bir daha yapmamayı tercih ederim.

Pekâlâ.

Anne.

Geri geleceğim.

Keşke aynam olsaydı.

Kendine bir bakardın.

Kendim için giymedim.

Sen görebiliyorsun.

Tek önemli olan da bu sanırım.

Yemin olsun biliyordum. Kız olduğunu biliyordum.

Daha önce de farkındaydın.

Annem askerlerin beni kovboy gibi giyinmiş görmesinden endişeleniyor.

Hiç de kovboy gibi giyinmiyorsun.

Neye benzediğini bilmiyorum ama şunu söyleyeyim, elbisenden daha güzel duruyor.

Sohbete yolda devam etmeye ne dersiniz?

- Bizi gördüler. - Onlara gizlice yaklaşmamızın imkanı yok.

Onlar Kızılderili midillisi.

Sikiklere doğrudan saldıralım diyorum.

Tanrım, vurulmaya can atıyorsun.

Aileme geri dönmeye can atıyorum. Ateş etmeye can atmama sebep oluyor.

Al sana şans.

- Burada ne işiniz var? - Ben de aynısını sorabilirim

Kolluk kuvveti misiniz? - Vekiliz. Wyoming Hayvancılık Birliği.

Wyoming eyalet değil. Sizi kim vekil atadı?

Atlarımızın ve sığırlarımızın çalınmasından bıktıktan sonra kendimiz atadık.

Şunlar sizin atınızmış gibi durmuyor.

Etrafta sığır da göremiyorum.

Bayım kimsiniz ya da neredensiniz bilmiyorum ama işinize baksanız iyi olur.

Buralarda at hırsızlarıyla takılıp vaktimizi harcamayız, onları vururuz.

- Bizde de aynı felsefe var. - Öyle mi?

Atın üzerinde durabildiğin için şanslısın babalık.

Tabancanın bitiremeyeceği kavgayı ağzın başlatmasın.

O kadınların ve çocukların at hırsızı olduğunu mu söylüyorsun yani?

Hayır, erkekleri at hırsızı ve ailelerini ölü gördükten sonra...

...bizim peşimize düşecekler, biz de onları buraya gömeceğiz.

O insanları erkeklerini tuzağa düşürmek için mi öldürdünüz?

Kızılderililer sinek kurdundan başka bir şey değildir.

Onları gördüğün yerde vurmalısın, aynı...

Siz etraflarından gelin. Ben dümdüz gidiyorum.

Sen vekil değilsin.

Yargıç değilsin ve siktiğimin jürisi hiç değilsin.

Bu insanlar hırsız değildi. Hırsız sendin.

Şimdi de onun için öleceksin.

Elbise bana özel yapılmış bir hapishane gibi hissettiriyordu, boğazımı sıkıyordu.

Koltuk altlarıma saplanıyordu.

Göğüslerimi kavurgalarıma doğru bastırıyordu.

Beni kadın yapan her şeyi kıskanç kadınların...

...ve açgözlü erkeklerin bakışlarından gizliyordu.

Kendilerine saygı veya irade güçlerinin yetersiz olması tek sorunummuş gibi.

Zayıfların kendilerinin güçlü olmaya çalışmalarındansa...

...güçlüleri suçlamayı tercih ettiği o dünyada bir daha asla yaşamayacağım.

Hayır. Bu dünyada kalacağım.

Bu dünya zayıfların ne istediğini umursamaz.

Bu dünya zayıfları yer.

- Nereye gittiğimizi bilmiyor mu? - Ona söylerim.

Tanrım.

- Arabaları çember yapın! - Çember yapın!

Lanet arabaları çember yapın!

- Buraya, buraya! - Çember yapın!

Hadi, hadi!

Çok yakın durmayın! Yakarlar.

Tüm atları tutun, çemberin ortasında tutun.

Onlara bakmayı bırakın lan. Gelin buraya, hadi.

Yere yatın, güvenli bir yer bulun.

Aman Tanrım! Aman Tanrım!

- Saklanayım mı anne? - Gel bebeğim, benimle gel.

- Gir. - Orada durun.

Yere yatın, siper alın!

- Onları ne yapacağız? - Seçimlerini yaptılar, kendileri bilir.

Yere yatın!

- Bekle, çok uzaktalar. - Gel canım.

Hadi!

More Turkish subtitles for 1883

نظرات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left