نخستین 200 خط.
Çeviri: uc90tr
Thomas.
Hm-hmm?
Tatile gitmeye karar verdim.
Ne!? Neresi?
Sidney.
Neden? Niye?
Molaya ihtiyacım var.
Bir mola mı?
Ne için?
Senden uzaklaşmak için Thomas.
Bu da kim?
Bakabilir misin?
Bekle!
Merhaba Thomas.
Thomas? Tom?
-Sen kimsin? -Geri git.
Hareket et.
Param var. Sana ödeme yapabilirim...
Ryker 23:00'e kadar çıkmamızı istiyor.
Hadi bitirelim.
Günlük uyandırma servisiniz.
Günaydın.
Nasıl hissediyorsun?
Yorgun.
Evet, artık turnuva için hazırsın, değil mi?
Evet, iyi olacağım.
Babam, senin gelemeyeceğini bildiği için beni desteklemeye geliyor.
Evet biliyorum, üzgünüm.
Sarah'ı uyandırayım mı?
Ah hayır yapma. Gelmek istemediğini söyledi.
Yok canım?
Hm-hmm.
Ash'le ne yapacağımı bilmiyorum.
Pekala, hafta sonu tatile gideceğiz, belki bunun yardımı olur.
Evet, belki.
Bu öğleden sonra onu psikoloğa götürmeye çalışacağım.
Gelmek ister misin?
Yapamam. işim var
Evet.
Hayır, bu iyi.
O'nun yetenekli olduğunu biliyorum, lakin sen çok daha iyisin.
Bilmiyorum baba. Zar zor finale kaldım.
Bunu yapabilirsin. Unutma, cesur ol, risk al.
Ödül elinin altında.
Aynen öyle. Bir dünya şampiyonluğu kazanmama yardım eden bu mantra.
Sen de yapabilirsin.
Sağol baba.
Dokuz, Liz Knight'a.
Matthews için dokuz.
Fırtınanın gözü. Liz Knight için on.
On.
Matthews ikinci okuyla hedefte onu vurdu.
Dokuz. Bu, Knight için 30 üzerinden 28.
Teşekkürler, bayanlar baylar.
Kate Matthews'ın 28'i geçip geçemeyeceğini görme zamanı.
Beni affet.
Aferin.
Teşekkürler. Hey, sonunda seni yenmek zorundaydım, değil mi?
Şimdi çok iyisin.
Oh, sanırım bugün oyundan çıktın.
Git kutla. Kazandın!
İkincilik hala oldukça iyi görünüyor.
Batırdım. Konsantre olamıyorum.
Gerçekten mi?
Ash'le aranız nasıl?
Halletmeye çalışıyoruz.
Yarın Sarah ile kısa bir tatil için güneye gidiyoruz.
Kulağa hoş geliyor.
Pazar günü neden gelmiyorsun?
Gelmeye çalışacağım. Üzerimde çok yük var.
Her şey yolunda mı?
Seni görmek istiyor.
Bunun yardımcı olduğunu düşünüyor musun, Sarah?
Sarah'da yanlış bir şey yok.
O tamamen normal bir genç kız.
Konuşmuyor. İçine kapandı.
Katılmak istemiyor. Yani, bu normal olamaz.
Bu kaygı bozukluğunda tipik bir davranıştır.
Kaygı bozukluğu mu?
Ash ve senin evlilik sorunlarınız olduğunu anlıyorum.
Kızımı endişelendirdiğimi mi söylüyorsun?
Sen ve kocan.
Bak, zor bir durumdan geçtiğinizi görebiliyorum.
Ama çocuklarına bunu nasıl yapacaklarını göstermek evli çiftlerin elinde...
Ona ne göstereyim?
Nasıl mutlu olunur.
Daha yavaş gidebilir misin tatlım?
Yayı gerçekten getirmemiz gerekiyor mu?
Evet,biraz talim yaparız. Biraz dinlenmeye ihtiyacı var.
Tamam, merak etme.
-Kiminle mesajlaşıyorsun? -Sizi ilgilendirmez.
Hey Ben, naber?
Şanghay fonu az önce indi.
Bugün daha sonra netleşmesini bekliyorum, ama otuzun tamamı olacak gibi görünüyor.
Harika iş, Benny.
Pekala, hadi Thomas'a anlaşmadaki güzel vuruşunu ödetelim.
Ona söyledin mi?
Bugün görünmedi.
Onu ara.
Aradım. Telefonu açmıyor.
Bu garip.
Bence sana hala kızgın.
Bana mı? Onu dışarı çıkmaya zorlamadım.
Ayrılmak kendi seçimiydi.
Evet. Sanırım onun yarısında kötü bir zamanlamaydı, ha?
Bu işte, Benny. Herkes kazanamaz.
Ona tekrar ulaşmayı deneyeceğim.
Pekala, teşekkürler.
İyi misin?
Hafta sonu için işin bittiyse, ben hazırım.
Evet, şimdi listem tamamlandı.
Aile zamanı, söz.
Ne düşünüyorsun?
Evet, oldukça güzel.
Tamam.
Bu oldukça harika bir manzara.
Beğeneceğini düşündüm.
-Baba! -Evet, bekle. Bekle.
Merhaba. Selam.
Alarmı duydum.
Ah evet, üzgünüm. Kodu girmeyi unutmuşum. Özür dilerim.
Sorun yok. Birşeye ihtiyacın varsa bileyim.
Teşekkürler.
Tak, tak bayanlar.
Burası oldukça harika, Ash.
Evet, biliyorum, öyle değil mi? Ne düşünüyorsun Sarah?
Evet, harika.
Hey, neden gidip ormanı keşfe çıkmıyoruz?
Şimdi, bu iyi bir fikir. Ne düşünüyorsun?
Mecbur muyuz?
Şimdi, hadi. Eğlenceli olacak.
Telefonunu aldım! Hadi aşkım gidelim
Ah, bak ne kadar da büyümüşsün.
-Bu adam kim? -Telefonumu ver!
Thomas, ben Ash. Bütün gün sana ulaşmaya çalıştım.
Şangay anlaşması kapandı, dostum.
Müsait olduğunda beni ara.
Herhangi bir sözün var mı?
Hala hiçbirşey yok.
Buradayken iş sözü vermediğini sanıyordum.
Evet, üzgünüm.
Her zaman bana geri döner.
Belki de sadece karısıyla vakit geçiriyordur.
Susan ile mi?
Evet.
Öyle olmalı.
-Hey. -Hey.
Sadece içeri girip iyi geceler demek istedim.
Her şey yolunda mı?
Umarım sen ve babam işleri yoluna koyarsınız.
Deniyoruz.
Biliyorum.
Sarah, üzgünüm.
Ne için üzgünsün?
Bütün bunları sana yaşattığım için.
Bunun senin hatan olmadığını biliyorsun, değil mi?
Evet. Bu senin de hatan değil, anne.
Biraz uyu, olur mu?
Evet, on dakika daha.
Bunu daha önce de duymuştum.
İkinci şişe mi?
Ben de kutlama yapıyorumdum.
Sana bir bardak doldurmamı ister misin?
Olur.
-Hmm. -Güzel, değil mi?
Sanırım bu hafta sonu onun için iyi olacak.
Evet.
Temiz havanın yardımı olacaktır.
Sanırım bir kereliğine hep birlikte olduğumuzu düşünüyorum.
Doğru.
Şerefe.
Bizim şerefimize.
Daha fazla zamana ihtiyacım var, Ash.
Sanırım aşağıda uyuyacağım, değil mi?
Lütfen.
Peki bunun hakkında konuşabilir miyiz?
İstemiyorum.
Bu akşam olmaz.
Tatlı Rüyalar.
Henüz değil.
İzin alamadık.
Kimden?
Ryker'dan!
O burada mı?
Evet.
O dışarıda bir yerde.
Vakti gelince bize mesaj atacak.
Çevre güvenlik alarmı açık. Devre dışı bırakın.
Uyan!
Tanrı aşkına!
Ryker, çevre alarmını çalıştırdıklarını söylüyor.
- Kodu biliyorsun, değil mi? - Evet.
-Kodu biliyor musun? -Evet!
İyi.
İşte evin planı.
Sen çocuğu al, ben ebeveynleri alacağım.
Onu öldürme, tamam mı?
Evet, öldürmeyeceğim.
Harekete geçiyoruz.
No comments yet. Be the first to leave one.