نخستین 200 خط.
- İyi akşamlar. Ne istersiniz? - Her zamankinden.
- Bu akşam da mı yol uzun? - Aynen öyle şeker kız.
Bilirsin, telsizden konuşuruz,
kornayı öttürmek için yukarıdan ipi çekeriz falan.
Burada işe başladığımdan beri her gece geldiğin için
bunun son akşamım olduğunu sana söylemek istedim.
Sahi mi? Nereye gidiyorsun?
Eski işime dönüyorum. Bu geçici bir şeydi.
Birkaç ay önce bir iş arkadaşımla açığa alındık çünkü...
Ayrıntıları duymasam da olur! Teşekkürler.
Bir müdürüm vardı.
Harika biridir.
Seni özlediğine eminim.
Seni görmek için her şeyi göze almış olduğuna bahse girerim.
Beni görmeye gelmesinde bir sorun yoktu ki.
Evet ama eşeği sağlam kazığa bağlamalı.
Tıra dönsem iyi olur. Yollar beni bekler.
Eşliğin için teşekkürler.
Ben de...
...hiç içmediğin iki dolarlık kahveye her zaman 20 dolar bahşiş verdiğin için
- teşekkür ederim. - Tabii.
Mesaj anlaşıldı.
- Umarım yeniden karşılaşırız. - Kim bilir?
Düşündüğünden daha erken olabilir.
Müşterilerimizin dikkatine! Okula dönüş zamanı geldi.
Defter, kalem, sanat malzemeleri, cetvel, sözlük, haftalık planlayıcı
ve hesap makinelerimizdeki indirimlere göz atın.
Veya tüm bunlar için telefonunuzu kullanabilirsiniz.
Kara Cuma hiç değilse bir gün.
Ama bu... İki hafta boyunca pantolon deneyen çirkin çocukları izliyoruz.
Seks kasetimiz yüzünden başımıza gelecekler için sabırsızlanıyorum.
Seks kaseti denebilir mi?
Çünkü kasette değildi. Daha çok canlı seks yayınıydı.
Hayır, seks yayını başka bir şey. Seyyar merdiven ve muşamba gerek.
Herkes "İkisini fotoğraf odasından uzak tutun" falan diyecek.
Veya "Neden artık çıkmıyorsunuz?"
- Beni mi kastettin? - Ne? Hayır.
Peki.
Neden artık çıkmıyorsunuz?
Aptalın biri bu soruyu sorsaydı
- cevabınız ne olurdu? - Bilmiyorum. Öncelikle,
eski kocamın çocuğuna hamileyim.
Yeni bir ilişki için iyi zaman değil.
Gebelik benim için dert değil.
Salon futbolu takımı ve hakemleri bir bir
- elden geçiriyorum. - Tekrar seks yapmayı düşünürseniz
kamera var mı bakın yeter.
- Hayır... - Veya yeşil çarşafta yapın.
Böylece sihirli bir halıda veya uzayda
yapıyormuş gibi montaj yapabilirsiniz.
Bo, yıldönümümüz için yapmıştı.
Kamyonumun yatağı müsait. Dilediğinizde şoförlük yapabilirim.
Videoya çekilme olasılığınız düşük.
Hepsi harika fikirler, teşekkür ederiz.
Amy ve Jonah dönmüş.
Yumruk yemiş gibi olmuşsundur.
Hayır, sorun değil.
Jonah'yı tekrar görmenin tuhaf olacağını
düşünmüştüm ama
sanırım gerçekten atlattım.
Atlattın.
Ne sıkıcı.
Sorduğun için sağ ol!
Pekâlâ Sarah. Çöp bidonları sende.
Mateo, sen de hasarlı malları toplayıp
şeye atıverirsen...
- ...fotoğraf odasına. - Fotoğraf odası. Tamamdır.
Peki.
Carol ve Justine, sizi okul gereçlerine alıyorum.
Bu yıl her şeyi düzenli tutmazsak
şeyi tutarız.
Affedersiniz. Kötü bir kelime seçimi oldu.
- Okul gereçleri! Anladım. - Elbette Amy.
Peki.
Tüm stokların sürekli yenilendiğinden emin olalım,
donsuz yakalanmak istemeyiz.
- Komik olan ne? - Komik bir şey yok.
Düşündüğümden çok daha iyi gidiyor.
Tek yaptığın kağıtta yazanları okumak.
Hayır, dur bakalım dur. J-enis'le tanıştın mı?
Sana artık J-enis mi diyoruz? Çok sevindim.
Bu adam fena becerir.
Nasıl becerileceğini öğrenmek istiyorsan J-enis'e danış.
- Hayır, daha iyileri var. - Haberleri ver bakalım J-enis.
- Amy'yle seks harika mıydı? - Aslında ben...
- Bu konuda konuşmaya gerek yok. - Neden? Çok mu kötüydü?
- Gerçekten çok kötü görünüyordu. - Hayır, öyle değildi.
Evet! Biliyordum! Kötü olmadığını biliyordum!
Ah, evet! Evet bebeğim!
- Gir çık! - Çok iyisin kızım.
- Bayılıyorsun... - Vücudun harikalar dünyası!
...değil mi?
Mateo!
- Dönmüş. - Ne yapışkan bir şey.
- Bilmez miyim? - Selam, buradaymışsın!
Sen misin yoksa The Rock mı emin olamadım.
Selam Jeff. Seni yine mağazaya hangi rüzgar attı?
Şirkette çalışan biri olarak buraya sık geliyorsun.
Terfi aldım diye kankilerimi unutacak değilim.
Ara sıra uğrayamayacak mıyım?
Şikago'dan arabayla beş saat falan sürmüyor mu?
Şirket jetiyle hayır.
Bu seferlik kullanmamış olsam da gördüm.
Kanatları çok havalı.
Gelip beni ziyaret etmek isterseniz,
sizi Çin Mahallesi'nde gezdirmeyi çok isterim. İyi müzeleri,
eğlenceli bir gece hayatı var.
Evim büyük, bende kalabilirsiniz.
- Jeff, ben aştım. - Ben de aştım.
Tanrım, geç artık bunları. Ben çok iyiyim.
Neyse, kartvizitimi vereyim.
Beni her konuda arayabilirsiniz.
Her zaman yardıma hazırım.
Almayacak mı... Çünkü...
Sınırlı sayıda verildiği için
fazlası cebimden çıkıyor.
O zaman geri alayım.
Aman aman kimler gelmiş. İşe döndün demek.
Kimse malları biricik Amy gibi istifleyemez.
İnsanlar durmadan olayla ilgili konuşacak diye düşünmüştüm.
Ama kimse lafını açmadı.
Tabii ki de açmayacak.
Zaten utandığın bir konunun
dile getirilmesine ne gerek var?
Gene'in molalarında seks yaptığını öğrendiğimizde
ona bir yıl boyunca Seks Macinesi dedik.
Saçma sapan bir şeydi ama tuttu işte.
Biliyorum ama bu farklı.
Seks Macinesi erkek. Onun için daha az utanç verici.
- Bu cinsiyetçilik oluyor. - Hayır.
Hiç de bile. Cinsiyetçi şekilde söylemedim.
Sen diyorsun ki,
kimsenin bana seks konusunu açmamasının nedeni,
kadın olarak bu konuda zaten utanç duyuyor olduğuma inanmaları, öyle mi?
Olabilir.
Yanılıyor da olabilirim. Bilmiyorum. Zamanlar değişiyor.
MeToo akımına pek yetişemedim.
Tek bildiğim Charlie Rose'un birden bire
ortalıktan kaybolduğu.
- Selam. - Selam.
İnsanlar sana seks kasetinden bahsediyor mu?
- Hem de hiç durmadan. - Kimse bana bir şey demiyor.
- İyiymiş. - Hayır, berbat.
İnsanlar konuşmasın istiyordun.
Orası öyle.
İnsanlar da konuşmuyor.
- Evet! - Kazanmış olmuyor musun?
Hayır! Çok kötü.
Seninle seks yapmaktan neden utanayım?
- Utanmamalısın. - Bence de.
- Gururlanmalısın! - Evet!
Hayır. Bu yüzden değil. Çifte standart olduğu için.
Erkekler için seks başarı gibi bir şey.
Ama kadınım diye faydalanılmış mı oldum?
İnan bana benim günümü yaşamak istemezsin.
Kalçalarını öne doğru itip itip duruyor, bana J-enis diyorlar.
Lakabın mı var?
- Benim yok! - İşin özünü kaçırıyorsun.
Sen J-enis'sen ben de A...
...jina olmak istiyorum.
Emin misin?
Tabii ki hayır.
- Görüşürüz A-jina. - Sus!
Sebepsiz yere bana kızmış gibi.
Sebepsiz yere kızgın değil.
Kızgın, çünkü şirket işi için Myrtle'ı sattın.
İyi ama...
- Siz benden nefret etmiyorsunuz. - Ediyoruz. Hepimiz ediyoruz.
İyi, tamam.
- Telafi etmek için ne yapabilirim? - Myrtle'a işini geri ver.
Bunu yapabilecek gücüm yok.
Öğle yemeğinde izin olmadan 12 dolardan fazla
harcayamıyorum bile.
Beni eskisi gibi sevmenizi sağlayacak
bir şeyler olmalı.
- Seni hiç sevmedik ki. - Durun!
Neden olmasın ya?
- Ne diyorsun anlamadık. - Susun.
Size Myrtle'ı geri getiremem ama daha iyi bir şey getirebilirim.
Hazır olun yeter.
Sürprize!
Öğleden sonra!
Şurada bir iki çocuk tahta kalemiyle kafayı buluyor.
Durdurmalı mıyım?
Hayır, işleri bittiğinde kapakları kapa yeter.
Selam çocuklar! Affedersiniz.
Bir saniyeliğine toplanabilir misiniz?
Herkesin etrafımda temkinli davrandığını biliyorum.
Şunu bilmenizi isterim ki,
seks yaptığım için utanmıyorum.
Amy, tabii ki de utanmıyorsun tatlım.
- Söylemene gerek bile yok. - Hayır, ciddiyim!
Millet! Ben seks yapıyorum. Seks yapmayı seviyorum.
Birinin seks yapması ve bunu sevmesi yanlış değil.
Evet! Şaşıracaksınız ama kadın olsa bile!
Not al genç adam. Gelecek kadınların. Şimdiden söylüyorum.
Tamam. Bu kadardı. Tüm söyleyeceklerim bu kadar.
Şimdi işe geri döneceğim
ve canım isterse seks düşüneceğim.
Aklım fikrim seks ve seks, aklım fikrim.
No comments yet. Be the first to leave one.