نخستین 200 خط.
Bir yılda nelerin değişebileceğine akıl ermiyor.
KISS'e ilk geldiğimde o kadar yabancılık çekmiştim ki.
İlk gece az kalsın dönüyordum.
Ama kısa sürede evimde gibi hissetmeye başladım.
Arkadaşlarım ailem oldu.
Sonra inanılmaz bir şekilde gerçek ailemi de buldum.
Bursum bittiği için eve döneceğim, o yüzden yapmam gereken son bir şey kaldı.
Bu sana.
Fındıklı latte.
Teşekkürler.
Sanırım o arıyor.
Lütfen iyi haberler ver.
Halmoni olur dedi.
-O Jiwon mu? -Evet, pardon.
Kuzenimiz Jiwon!
Selam Margot.
Yani yüz yüze mi görüşeceğiz?
Evet, sabırsızlanıyorum.
İnanılmaz! Halmoni'yi nasıl ikna ettin?
Aslında halaboji ikna etti.
Torunların da bu kadar uzun süre küs kalsa ne hissederdin, dedi.
Ayrıca kızının da bunu istediğini hatırlattı.
Bana izin verdi. Yeni işime başlamama birkaç hafta kaldı.
O arada uçak bileti bakacağım.
-Teşekkürler, seni seviyorum! -Hoşça kal.
Ben de seni.
Kitty, istediğin gibi KISS'e mutlu veda edeceksin.
Aranızda çekim olduğunu düşünmüştüm.
Hayır, Stella'yla çok mutlu.
Kitty, biz aileyiz.
Dürüst olabilirsin.
Peki, son zamanlarda ona karşı
bir şeyler hissetmeye başladım.
Ama önemi yok. Çok geç.
Emin misin?
Büyükannelerimizin kavuşması için de aynı şey söylenebilirdi.
-Bunun yaşandığına inanamıyorum. -Aynen!
Cidden mi? Jin yine Gilded Age'i izlememizi istiyor.
Sorun ne ki? O diziyi severdin.
Evet, Downton Abbey gibi ama şapkaları daha abartılı.
Sadece koşamadığı için depresyona girmesinden korkuyorum.
O yüzden her şeyi baştan izliyor.
Üstüne üstlük D1 okullarından e-postalar alıyorum.
USC'nin yaz atletizm programına davet edildim.
-Ne? -Ne?
Bu harika. Tebrikler.
Teşekkürler.
Bu inanılmaz Q.
Biliyorum.
Jin daha kötü olur diye korkuyorum.
Hayır, senin adına sevinir, seni seviyor.
-Doğru. -Sevilesi biriyim.
Söylemek için yanıp tutuştuğun şeyi söyle artık.
O kadar mı belli?
-Evet. -Pekâlâ…
-Selam, tam vaktinde. -Selam.
Haber şu ki halmoni kardeşiyle kavuşmayı kabul etti.
Margot şu an uçak bileti alıyor.
Harika bir haber Covey.
Ne büyük bir lütuf. Heyecanlı olmalısın.
Evet, sağ ol Stella.
Min Ho, yeni gömlek giy.
Babasıyla yemeğimiz var da.
Evet. Yarın büyük gösteri var.
Sonra görüşürüz.
Olur.
Stella ayakkabılarını çıkarmadı.
Min Ho da hep içtiği kolajen suyu yerine sentetik enerji içeceğinden içti.
Düşene tekme atmak istemem
ama teni Edward Cullen havası veriyor ve seksi anlamda değil.
Bir sorun var.
Sence Stella…
Hayır, yanıldım, unuttun mu?
Pekâlâ, nasıl olmuşum?
"Affedilmeye ve sevilmeye değerim" havası veriyor mu?
-Annem arıyor. -Açman gerekmez mi?
Hayır, yine Dario hakkında konuşmak isteyecek.
Şu çıktığı masaj terapisti.
-Pardon? -Evet?
Şuradan şuraya kadar her şeyi alıyorum.
Üstümdekini de alıyorum.
Babam.
Konserin yaklaşmasıyla iyice huysuzlandı.
Kuyruk acısındandır.
Pop star hayalini yaşayan çocuklar görmek
ona rock star olamadığını hatırlatmıştır.
Demek bu yüzden gitarında hüzünlü şarkılar çalıyor.
Aman tanrım.
Juliana hikâyeme kalp attı.
Bence barışmaya hazır olabilir.
Ne? Geçen haftaki dansta yakınlaşmıştık.
Hanımefendi? Bu kart reddedildi.
Annem dikkatimi çekmek için kartlarımı donduruyor.
O zaman bunları bana ayırın.
Olur efendim.
Pekâlâ, üstümü değiştireyim. Konser başlamak üzere.
Mesajını aldım, ne oldu?
Konu Stella, bu akşam yarışıyormuş ve Min Ho ona yardım ediyor.
Ne? Bu imkânsız.
Teknik provaya en son çıktı ve Moon onu avantajsız yarışmacı olarak tanıttı.
Bu Min Ho'nun tuhaf davranışını, enerji içeceğini ve mat tenini açıklıyor.
Bu Min Ho'nun suçu değil.
Nasıl yani? Min Ho hep biliyordu.
Bunu bize nasıl yapabilir?
Stella, Moon'u devirmek için Min Ho'yla sahte ilişki yaşıyordu.
Ne? Sen ne diyorsun?
Min Ho'yu kapana sıkıştırmış.
Öyleyse Min Ho'ya yardım etmeliyiz.
Gösteriye hazırlanmalısın. Stella'ya dikkat et. Bu işi çözeceğim.
-Burada ne işin var Kitty? -Sana neler oluyor?
Stella seni kapana sıkıştırdı, değil mi?
Haklıydın. O tam bir psikopat.
Joon Ho'nun, dansçısını hamile bıraktığını öğrendi
ve yarışmayı kazanmazsa bunu basına söylemekle tehdit etti.
Yok artık, Slytherin'e 10 puan.
Baban ne diyor?
Ona söylemedin. Min Ho!
Konuşup da ne diyeceğim?
"Selam baba, sonunda saygını kazanabildim.
Seni ikna ederek yarışmaya soktuğum sevgilim
şantaj yapıyor ve imparatorluğunu yıkmayı planlıyor.
Sağ ol, hoşça kal!"
Evet, söylemeliydim ama ben…
Acınası bir hâldeyim.
Hiçbiri senin hatan değil ama bu yarışı kazanmamalı.
Ünlü olursa sana ve ailene neler yapacağını bir düşün.
Tam bir aptalım.
Bana bak.
Kuzu postuna bürünmüş bir ucubeden korkmam.
Dostlarıma bulaşırsa
"Hayırlı günler" diyemeden o sürtüğe tekmeyi yapıştırırım.
Tamam Covey, sakin ol.
Gidelim.
İyi seyirler.
Geldiğiniz için teşekkürler.
Yönetim kurulunu ağırlamak bizim için bir şeref.
Ama asıl önemli olan iç güzellikti.
Moonİfşa'nın arkasında Stella mı vardı? Niye şimdi söylüyorsun?
Stella ofisini dinlemiş.
Joon Ho'nun servet avcısı bir dansçıyı hamile bıraktığını öğrendi
ve kazanmazsa haberi yayınlamakla tehdit etti.
Son kez söylüyorum, Eunji servet avcısı değil.
Joon Ho, yine başlama.
Onu sevdiğimi sana söylemiştim. Onunla evlenmek istiyorum.
-Bekle. -Bu kızı seviyor musun?
Sen de kimsin?
Kitty Song Covey.
Cildin efsane.
Biliyorum.
Kariyerin, hayranların ne olacak?
Uğruna çalıştığımız her şeyi bırakıp gidecek misin?
Eunji'yi bırakıp çocuğumun hayatında olmayayım mı yani?
Asıl hata bu olur.
Bence bunu en iyi sen anlarsın.
Değil mi baba? Yoksa halaboji mi demeliyim?
Daha iyi bir baba olmak istiyordun.
O hâlde kanıtla.
Haklısınız.
İstediğin buysa elbette seni desteklerim.
Bu sorundan kurtulmak için iyi bir yol bulmuş olabiliriz.
Joon Ho, dinle. Bir fikrim var.
Bu akşam herkes Ay'a inmeye hazır mı?
İyi akşamlar Seul!
Önce Eunice, sonra Andre, Sophie, Dae.
Selam, al bakalım.
İçecek getirdim.
Selam. Nefes almayı unutma.
-Evet. -Selam çocuklar, su içmeyi unutmayın.
Teşekkürler, sen mi getirdin?
Tabii ki.
-Çok tatlı olmuşsun. -Teşekkürler.
Rengine bayıldım. Çok…
-Pardon. -Neyin var senin?
Moon'un Genç Yetenek Gösterisi'ne hoş geldiniz.
Kore'nin en sevilen oğlunun özel bir ziyareti de olacak.
Ama önce Moon Sanat Programı'nın özenle seçilen adaylarıyla tanışacaksınız.
Ay'ı hedefleyip…
Yıldızların arasına inecekler!
Eunice, sıra sende. Hadi.
İyi şanslar Eunice.
Teşekkürler.
Dae, seni giydirelim.
Hanımlar ve beyler, Eunice Kang!
Al, susuz kalma.
Teşekkürler.
Tanrım, topuğu mu kırıldı?
Toparlıyor.
Stella yapmış olmalı.
Sabote ediyor.
Rakiplerini saf dışı bırakıyor.
Dae nerede? 15 dakikaya çıkacak.
Neler oluyor?
Mahvoldum, tüm dansçılarımın midesini bozuldu.
Stella müziğini ve görsellerini de bozmuş.
Tamam, panik yapmayın. Halledeceğiz.
Plan şu. Dae'in müziği ve görselleri sabote edildi.
Min Ho, ses sitemine erişip bunu düzelteceksin.
Kalanımız Dae'in dans ekibi olacağız. Onu prova yaparken izlemiştik…
-Ben varım. Dae'i ortada bırakamayız. -Ben varım.
Ben de.
No comments yet. Be the first to leave one.