نخستین 200 خط.
Hayır!
Balım?
Her şey yolunda mı?
Ellie.
Kimsin sen?
Sen kimsin?
Tamam.
Neredeyim ben? İnsanlar beni arayacak.
Ellie, nefes al.
Tamam, konuşalım.
Geri çeki.
Sana zarar vermeyeceğim.
Geri çeki!
Ellie, Ellie.
Sakin ol.
Sadece konuşmak istiyorum, tamam mı?
Sadece konuşmak.
Kalkma.
Yine indiririm seni.
Ellie, lütfen.
Anneciğim.
Sorun yok.
Anne kötü bir rüya gördü.
Kocama ne yaptın?
Senin kocan benim.
Oğlum nerede?
- Bu kızımız Alice. - Hayır.
Uyuşturucu mu aldım? Olay bu mu?
Bana ilaç vermiş olmalısın. Neler oluyor?
Bir kazaya karıştın. Kafan karıştı.
Kafam karışık değil! Şimdi neler olduğunu bilmek istiyorum!
Bana ne yaptın? Aman tanrım...
Tanrım..
Ellie, hafıza kaybı yaşıyorsun.
Durumunun bir yan etkisi.
Hayır. Bana öyle seslenme.
Bu benim adım değil! Bana öyle demeyi bırak!
- Sorun değil. - Hayır.
Güvendesin.
- Seni seviyoruz. - Hayır, hayır.
Bana yardım et lütfen. Bana yardım et, bir şeyler gerçekten yanlış.
Bir sorun var.
Bende gerçekten bir sorun var.
- Sorun değil. - Bana yardım et.
Bendesin.
- Yardım et lütfen. - Bendesin.
Buradayım.
Her şey yoluna girecek.
Bendesin. Buradayım.
"Sonra, tam kurt bacadan aşağı
inerken, küçük domuzcuk kapağı,
çekip patlatmış ve kurt, kaynar suya düşmüş.
Bunun üzerine küçük domuzcuk tekrar,
kapağ koymuş, kurdu kaynatmış, ve üç,
küçük domuz "onu akşam yemeği olarak yemişler."
Tamam dostum, yatma zamanı.
- Baba. - Evet?
Annemin sesleri taklit etmesi hoşuma gidiyor.
Eski halini özlüyorum.
Biliyorum. Ben de öyle.
Beni hâlâ seviyor mu?
Elbette öyle.
Ama beni hatırlamıyor.
Annen seni her zaman, her zaman,
ne olursa olsun sevecek, ben de öyle.
Ben de seni seviyorum baba.
Ah bebeğim.
İyi misin? Tamam.
Merhaba.
Nasıl hissediyorsun?
Garip.
Biraz zaman alacak.
Her zaman öyle olur.
Doktorlar böyle mi söylüyor?
Ellie, durumun tipik değil.
Alanındaki en iyi nörolojik uzmanlara gittik.
İyileşebilir miyim?
Bize söyledikleri şey;
bazen, nadir durumlarda, senin kazan gibi travmatik bir,
olaydan sonra,
beyin hayatın boyunca topladığın,
bilgi parçalarını çekebilirmiş.
Belki televizyon programında gördüğünü bir şeyi,
okuduğun bir hikayeyi, veya tanıştığın bir kişiyi,
ve onları sahte anılara sürüklebilirmiş, tıpkı rüya,
- gördüğündeki gibi. - Hayır...
Bilinçdışının ürettiği kurgusal deneyimler.
Gerçek olanla rüya olan arasındaki farkı biliyorum.
Çok gerçek görünebilir.
Hayır, hayır. Belirli ayrıntıları biliyorum.
Adımı biliyorum, Sarah Thompson.
Benim bir ailem var, bir oğlum ve bir kocam var.
Maine'de büyüdüğümü çocukluğumu hatırlıyorum.
Ben, benim bilgisayar bilimleri diplomam var.
Tanrı aşkına, Columbia'dan.
Yok..
Bir telefon açmalıyım. Benim, gitmem gerekiyor.
Ellie,
İyileşmenin büyük kısmı izolasyon.
Komşu yok, telefon yok.
Buraya gelme kararını birlikte verdik.
Sadece zamana ihtiyacın var.
Gerçek anılarınla bağlantılarını yavaş yavaş yeniden,
kurmamız gerekiyor.
Ev.
Harika.
Peki köpek?
Hep aynılarını söylüyorsun.
Öyle mi?
- Gördün mü? - Hmm.
Gri olanlar bugün çoğalmış.
Eh, yaşlandıkça böyle olur.
Geri gelen, bir şey var mı?
Hayır.
Ebeveynlerin.
Joe ve Eva.
Onlarla yakın mıyım?
Öyleydin.
Vefat ettiler.
Ah, vay be! Ah, çok iyi görünüyorsun tatlım!
Kamera konusunda yardımcı olabilir miyim?
Bunu nereden buldun Ellie?
Sanırım bu büyükannemden.
Unutma, O büyük kutu bana mı kaldı?
Ah, evet. Güzelliğinle birlikte.
Her zaman erkeğim olmak istiyordun, öyle mi?
Cevap verecek misin?
Bunu izlememelisin. Uygunsuz.
Baba, Bay Tavşan sıkılmaya başladı.
Gerçekten mi?
Bay Tavşan'a işimizin neredeyse bittiğini söyle.
Ne çiziyorsun?
Ben, Bay Tavşan, sen ve babam.
Alice, dün gece olanlar için gerçekten üzgünüm.
Bunun senin için oldukça korkutucu olduğunu biliyorum.
Sorun değil, anne.
Bazen hatırlamakta zorluk çekersin.
O dışarıda.
Bana ne olacak?
Ne demek istiyorsun?
Anılarım ne zaman geri gelecek?
Benim...gerçek anılarım.
Öylece ortadan mı kaybolacağım?
Bu sadece...
Tanrım, sanki kendimin değil de başkasının,
anıları varmış gibi hissediyorum. son ayrıntıya kadar.
Zamanla solacaklar.
Hamile olduğumu hatırlıyorum ama bir oğlum var.
Kocamı hatırlıyorum ah, benim diğer kocam.
Diğer ebeveynlerimi hatırlıyorum,
başka bir çocukluk, diğer arkadaşlar.
Geçen hafta Sarah Thompson olarak,
akşam ne yediğimi hatırlıyorum.
İyileşme sürecinin bir parçası.
Zihninin hala gerçek anılarınıla olan,
bağlantıları yeniden kurması gerekiyor.
Peki bu anılar kaybolduğunda,
benim bu versiyonuma ne olacak?
Hiçbir şey.
Sonra sen sadece Ellie, karım,
Alice'in annesisin.
Bu bizim şarkımız.
Peki, birlikte yaşadığımız hayata dair hiçbir şey,
hatırlayamıyorken,
nasıl senin sevdiğin o kadın olabilirim?
Üniversite ikinci sınıf.
Eve dönüş dansı.
Her ayrıntıyı zihnime kazıdım.
Boynumdaki elinin sıcaklığı.
Işık gözlerinde nasıl dans ediyordu.
Gülümsediğinde dudak parlatıcın nasıl da parlıyordu.
Seni öpmek için nasıl da
tüm cesaretimi topladım.
Zaman durdu,
ve sadece sen, ben ve bu şarkıydık,
oditoryumda yankılanıyordu.
Ve o anda biliyordum,
Seni hayatımın geri kalanı boyunca sevecektim.
Beni almaya çalışıyordu!
- Neydi o? - Canavardı.
Benim gibiydi, ama o ben değildim.
Ben değildim.
Şşş.
Canavarlardan kurtulmak için ne yaptığımızı hatırlıyor musun?
Parlak ışıktan korkuyorlar.
Eğer canavarlar varsa bu onları korkutup kaçıracaktır.
En sevdiğin hayvan hangisi?
- Tavşan. - Öyle mi?
- Evet. - Sana hiç tavşan aldık mı?
Hayır ama babam bana Bay Tavşan'ı aldı.
Çok güzel.
Sana da bir tane lazım.
- Öyle mi? - Evet.
Tatlı.
Üç, iki, bir, hadi..
Tamam, bu oldukça iyiydi ama sanırım,
benim baloncuklarımı yenmek için bundan,
biraz daha fazla çabalaman gerekiyor.
Birlikte ne tür şeyler yapmaktan hoşlanırız?
- Her şeyi birlikte yaparız - Evet ama favorin hangisi?
No comments yet. Be the first to leave one.