نخستین 194 خط.
Anam. Dört yok.
Çekiyorum. Güzel.
Oldu mu? Ver bakayım? Getir bakayım getir.
Ver bakayım.
Çok güzel çıkmış. Bakın, görüyor musunuz?
-Görüyor musunuz? -Hayır.
Al bakalım oğlum. Çocuklar şimdi bakın.
Bugün, sizlere global futbolun, yeni nesil futbolun en önemli şeyi olan
vuruş tekniğinden bahsedeceğim.
Ama önce biraz futbol üzerine konuşalım.
Futbolda esas olan güçtür çocuklar. Güç.
Aygır gibi olacaksınız.
Aygır gibi olacaksınız.
Gücünüzü sahaya yansıtacaksınız.
Bunu da nasıl yapacaksınız?
Aha bakın. Bu nedir bu?
-Ayakkabı! -Nah ayakkabı!
Bu silahtır. Silah.
Bu futboldaki en ciddi silahtır.
-Bu ne? -Burun.
Buna pis burun derler koçum.
Pis burunu dayayacaksınız.
Ayak içi hiç uğraşmayacaksınız. Direk pis burunu dayayacaksınız.
-Anlaşıldı mı? -Anlaşıldı.
Bakın. Futbolcu dediğin Hami Mandıralı'dır.
İnan Karaman'dır.
Ayil Göçmen'dir.
Rambo Yusuf'tur.
Beşiktaşlı Recep'tir.
Kendi kalesine rövaşata atar.
Anal gücünü yansıtır.
Bilmiyorum anlatabildim mi?
-Tamam mı buraya kadar? -Tamam.
O zaman şimdi size Hayrettin abinizle bunu göstermeli olarak
anlatacağım çocuklar. Hayrettin kaleye geç.
Evet çocuklar pis burunu öğrenecek miyiz?
Evet!
Hadi bakalım aslanlar. İyi izleyin. Hadi bakalım.
Bismillahirrahmanirahim
Bayıldı. Hayrettin abinizi hastaneye kaldırın.
Sağlık ocağına bırakın. Koşun.
Koşun.
Ne oluyor orada ya?
Çekim yapacaksınız.
Hayırdır kardeş.
-Recep abi ayakkabın. -Sağ ol koçum, hadi işinize gücünüze.
-Napıyorsunuz burada? -Bir problem yok. Keşif yapıyoruz.
Neyi keşfediyorsunuz kardeş? Burası yılların Güngören'i.
Yani varsa keşfedilecek bir şey beraber keşfedelim.
Beyefendi biz mal sahibiyiz.
Ali Bey burayı satın aldı. Onun için alan keşfi yapıyoruz. Buraya inşaat yapılacak.
Siz mal sahibiyseniz biz de mahalleliyiz.
Lan burada artistlik mi yapıyorsun? Burası da mahallemizin tek top sahası.
Burada yıllardır çocuklar top oynar.
Ben çocuktum burayı İbrahim abi bize bıraktı.
Zaten kendisi de taşındı, gitti buradan.
Aynı şeyi konuşuyoruz koca oğlan. İbrahim abin gitti.
Yalnız ebediyete gitti. Zaten gittiği de iyi oldu.
Bugünü göre çok mutsuz olurdu.
Bunun akrabaları bu öldükten sonra anam bir kavga.
Anam büyük bir dövüş ortamı çıktı ki burada bir huzursuzluk ortamı.
Müdahale yapmak zorunda kaldım zabıta kolluk kuvveti olarak.
Bunun patronu varlıklı Ali Algantare var.
Onu aradım. Ali abi dedim.
Bak buraya gel. Durumu karışık bir arsa var.
Sen dedim burayı al. Benim bir beklentim yok.
Burayı al dedim. Katına katına arsayı çık buraya dedim.
Ne anlatıyorsun sen saatlerdir burada?
Yok onu verdim. Yok onu aldım. Bilmem ne. Ne anlatıyorsun?
-Ama-- -Konuşma lan!
-Yani-- -Konuşma lan!
Adamın asabını bozmayın burada. Canını sıkmayın.
Ben bu arsaya inşaat yaptırmam kardeş.
Burası bizim top sahamız. Şu Ali beyle gerekirse biz de konuşalım bakalım.
Derdimizi anlatalım Ali Bey'e. Hadi yürüyün beni götürün.
Yürüyün beni götürün. Düşün önüme. Düşün önüme.
-Selamunaleyküm kardeş. -Aleykümselam.
-Ali Alkantara mısın sen? -Evet. Ali Alkantara'yım.
Ben de Recep İvedik.
Şimdi kardeş. Duyduğuma göre galiba bizim o top sahasını almışsın.
Orada inşaat yapmaya karar vermişsin.
Ben ona müsaade etmem kardeşim.
Orası bizim çocukluğumuzdan beri top sahamız.
Orada biz de top oynadık şimdi yeni nesil çocuklar da top oynuyor.
Anladın mı kardeş?
O yüzden ben o arsaya inşaat yaptırmam.
-Bunu o kafana sok. -Ben oraya para bağladım.
Yatırım yaptım. Sana mı soracaktım?
Sana buradan ben bir yapıştırırım. Seni iki--
Şu itini benim üzerimden çek. Bak sana açık konuşuyorum Ali.
Sen mafyaysan sen gayri meşruysan bizde de her türlü delilik var Ali.
Bizim de rengimize göre şeklimiz var Ali.
Sana mı soracağım? Ben oraya yatırım yaptım.
-Para bağladım. -Kaç para bağladın?
-İki yüz elli bin. -Ben sana 300 bin veriyorum.
Bana satın arsayı.
-Recep ne 300'ü? -Ticaretse ticaret.
Onun kuralına göre oynayacağız.
Verdim gitti.
Al lan al.
Üç ay içinde bu senet ödenecek.
Ödenmezse dozerimi sokarım arsaya. Sen de havanı alırsın.
Ne garip bir adamsın sen. Ne garip bir tarzın var.
Yumuşak mısın? Değil misin? Sert mafya mısın? Belli değil.
Üç ayın var. Üç ayın.
Tamam. Sözümüz söz. Üç ay içinde o parayı sana getireceğim.
-Tamam mı? -Tamam. Senin arsa.
Hadi bize müsaade. Yürü oğlum.
-Selamunaleyküm -Aleykümselam.
Arkadaşlar iyi akşamlar diliyorum öncelikle.
Şimdi sizlere kısa bir bilgi vereceğim. Ardından da icraate geçeceğim.
Bugün top sahasında çocuklarla antrenman yaparken
bir grup insan geldi ve arsayı satın aldığını söyledi.
Yılların, mahallemizin top sahası.
Çocuklarla futbol oynadığımız, çocukluğumuzdan beri
bize tahsis edilmiş top sahası.
Bu kadar betonlaşmanın arasında bir can damarı bizim için.
-Yalan mı? -Doğru.
Ben de hemen satın alan müteşebbisle görüşmek için yola çıktım.
Gittim kendisiyle görüştüm.
Adamın o arsayı aldığı fiyatın daha fazlasını teklif ederek
arsayı mahallemiz için geri aldım arkadaşlar.
Helal olsun.
Tabii bunun da bir bedeli var.
Ne kadar diyeceksiniz.
Üç yüz bin Türk Lirası.
Çok para.
O yüzden de bana girdi.
Aslında hepinize de girdi arkadaşlar.
Bana giren hepinize de girdi arkadaşlar. Tren yapacağız. Öyle. Kusura bakmayın.
Bir ben miyim keriz burada? Bana giriyorsa size de girecek.
Arkadaşlar bu kadar basit.
Tamam. Susalım.
O yüzden de şimdi
Nurullah abimizin elindeki çuvala
cebinizde ne varsa boşaltıyorsunuz. Bu paraya ortak oluyorsunuz.
Hadi göreyim sizi.
Hadi bakalım. Göreyim sizi.
Bak, gazoz kapağı koymuş.
Utanmamış tırnak makası koymuş.
Yuh. Eşek bunlar. Vallahi eşek.
Bak, şuna bak. Kulak çubuğu atmış içine.
Kullandığı kulak çubuğunu koymuş içine.
Kulağının pisliği de sarı sarı burada duruyor. Bak şuna.
Bak şuna, kokla.
İnsan çocuğa bunu atar mı?
Çocuk için senden para topluyoruz. Ayır bunu buraya.
Adli tıp Mehmet Abi'ye yollayacağım bunu kimliğini öğreneceğim.
Anladın mı? Servetten şüpheleniyorum.
Ama baktıracağım. DNA'sından kim olduğunu bulduğumda
ben de ondan bir örnek alacağım. Anladın mı?
Kulak çubuğuyla. Kulağından değil.
Al şunu da ekle.
-Elli dört yetmiş. -Şunu da ekle.
-Elli beş yetmiş. -Çakmak. Bunu da bakkala satarsın.
Bitti. Kaç oldu toplam?
-Elli beş yetmiş. -Ayıp ya!
Vallahi ayıp! Billahi ayıp!
Otuz, kırk kişiden 55.70 mi çıkar?
Böyle olmaz. Bunlarla olmaz.
Bizim cebinde parası olan adam ulaşmamız lazım.
Anladın mı? Parayı amuduyla götürenlere.
Kodamanlara. Ensesi kalınlara.
Para bunlarda. Bunları sağacağız.
Bunlardan alacağız. Hayır işi yapacağız. Böyle olur bu iş.
Alo. İyi günler efendim.
Rahmi Koç'la görüşecektim ben.
Nerede kendisi? Dışarıda.
Nerede dışarıda kendisi?
Hayır. Tam yerini söylerseniz belki gider yakalarım.
Bir arsa meselesi var. Bunlarda da para var.
Birazcık bize verecekler. Bu kadar yani.
Tamam oğlunu ver. Mustafa Koç'u ver.
O nerede? Anlaşıldı. Golf oynuyor.
Tamam sen onu bırak da şeyi ver.
Ali Koç'u ver bana. Ali Koç'u, yakışıklıyı.
Maçta mı? Sinek gibi maç peşinde koşuyor bu çocuk.
Tamam. Küçük kardeşlerini ver. Kâmil Koç.
Kâmil Koç nasıl aileden değil? Dışladınız mı?
Size yakışıyor mu? Bu kadar köklü aile. Neyi paylaşamıyorsunuz.
Çocuk her gün yol yapıyor o Kamil Koç.
Hadi kapat tamam. Ben kapattım.
Sekretere bak. Soyadı Koç sanki.
P-Ç-T-K
Peçete. Kafes. Fıstıkçı Şahap.
Büyük sesli uyumu muydu?
Alo. İyi günler Özgeciğim. Sen misin?
Özge Ulusoy değil mi?
Bir dinle hemen yanlış numarayı yapıştırma Özgeciğim.
Bugüne bugün Özge Ulusoy'sun.
Babandan birazcık para avuçla bakalım.
Baban kim mi? Baban Yılmaz Ulusoy değil mi?
Özge Ulusoy olarak Ulusoylarla alakanız yok.
Biz de yedik.
No comments yet. Be the first to leave one.