نخستین 149 خط.
Bu dizinin betimlemesi KANAL D tarafından Sesli Betimleme Derneği'ne yaptırılmıştır.
Alo?
Benim, Özlem.
Sana kaç kere söyledim burayı arama diye!
Arama!
Arama dedim, anlamıyor musun? Arama!
-(Hicran) Benim seninle... -(Özlem) Konuşmamız lazım.
Konuşacağız.
Konuşacak bir şey yok. Ben sana diyeceğimi dedim.
Bak gelirim oraya!
Tamam.
Tamam. Yarın sabah Şile-Ağva yol ayrımına gel.
Beni orada bekle kimseye gözükmeden.
Bin hadi.
Demek sen beni tehdit ediyorsun ha?
Mecbur bıraktın.
Sana kaç kere söyledim. Benim seninle konuşacak bir şeyim yok.
Ben diyeceğimi dedim artık.
Ya nasıl oluyor da bu kadar umursamazmış gibi davranabiliyorsun ya?
Ya ben senin kızınım!
Sen benim annemsin tamam mı annem?
Tamam, sus!
Niye susacakmışım ya?
Ya susmayacağım işte ya. Annemsin benim tamam mı? Annem!
Tamam, kes!
Kes!
Bana bundan sonra anne demeyeceksin.
Ne diyeyim peki sana ha?
Ne diyeyim?
Hicran de...
Bana artık Hicran de!
Gelmediler abi hani?
Gelirler gelirler, birazdan gelirler.
Hep böyle dışarıda mı çalışıyorlar abi? Atölyede çalışmıyorlar mı?
Bunlar atölyede de çalışırlar, dışarıda da çalışırlar.
Sait Usta, sanatkâr adamdır.
İşini iyi yaptığı için, arayanı, isteyeni çoktur.
O hani; camiydi, kiliseydi, tarihi evler, konaklarda falan...
...tamirat, tadilat yapar da, işte o durumlarda hep Sait Usta'yı çağırırlar.
Çıkarma!
Sana kaç kere söyledim, ağzın yüzün açık çalışmayacaksın diye?
Alış.
Ama Sait Usta öyle her çağırana gitmez, müşteri seçer.
Sanatının kıymetini bilecek adama gider.
O’nun gibisi kalmadı.
Başka çalışan var mı yanında?
Cık. Yok, tek ikisi.
Güzel oldu.
Hadi bakalım. Sen üstünü değiştirir.
Ben malzemeleri yüklerim.
Kızın adı ne?
Hicran.
Hicran!
Ya bak Nazif, ben sana anlattım.
Sait Usta, temiz, namuslu, sözünün eri adamdır.
Mahallede sevilir sayılır. Muteberdir.
Hicran desen zaten, babasının...
...dizinin dibinde, babasının sözünden çıkmaz.
Hani...
...“Görgülü kuş gördüğün işler derler'' ya işte öyle.
Sokağa adımını attığında, başı önde.
Annesi de çok muhterem kadındır. Çok temiz aile.
Hem, Hicran da güzel kız şimdi.
Abi güzellik benim neyime ya? Kamyoncu adamım ben.
Namuslu olsun. Ben uzun yola çıkıyorum. Benim aklım evde kalmasın yeter abi.
Ben...
...ne yapayım güzelliği?
Çalışmasıymış, iyiymiş ama.
Ya oğlum sen de o zaman çalıştırmazsın evlenince olur biter ya. Ne var bunda?
Gelmeyecekler mi abi bunlar?
Oo! Nazif Bey, hele dur bakalım ya, bu ne acele?
Kız almak kolay mı ya?
Hicran Hanım.
-Hicran. -Hicran.
Nasırların azmış. Eve gidince merhem sür.
Ee seninkiler de nasır. Sen sürüyor musun?
Sen benimle bir misin kızım?
Benimkiler usta elleri, Sait Usta'nın elleri.
Ee gün gelir, belki benim ellerim de usta eli olur.
Ee usta eli dediğin de nasırlı olur değil mi?
Sen gene de eve gidince merhem sür.
Peki.
İşte geldiler.
Hicran'la Sait.
Kız araba mı kullanıyor?
Çok beceriklidir çok.
Senin kamyonu bile kullanır.
Yok artık...
Bak Nazif!
Tamam dersen, gönderirim yengeni, gider konuşur Hicran’ın anasıyla ha?
Tamam abi, Şadiye yenge gitsin konuşsun.
Hoş geldin Şadiye.
Vakitsiz geldim ama Hicran’la Sait geldiler mi?
Yo gelmediler daha, hayırdır?
Hayırdır, hayır.
İyi onlar gelmeden evvel sana diyeceklerim var.
Geç içeri.
İyi.
Bir şey mi var?
Hayır.
Selamünaleyküm.
Aleykümselam.
-Babacığım hayırlı akşamlar. -Hayırlı akşamlar.
Düğün salonu dekore ediyoruz, onunla ilgili görüşmeye geldim.
Kapatıyorum evlat, yarın gel.
Babacığım ne kapatması? Çok büyük iş, büyük para kaldıracaksın.
Evlat...
...sen şimdi git...
...ama yarın da gelme.
Babacığım, bu memlekette bu işin üzerine atlayacak birçok camcı var.
İyi, sen de onlardan git işte.
Peki, sen bilirsin.
Deli midir nedir ya?
“Camcı” dedi.
Duydum.
Hadi kalk evimize gidelim.
Sen git. Ben bakkala uğrayıp öte beri alıp geleceğim.
Ee kalsaydım, yardım ederdim.
Yok canım, öyle fazla bir şey almayacağım, kendim taşırım.
Ee tamam.
At, at!
Aa!
Alsana!
Tuh! Bir atamadın sen de ya!
Bir tane versene.
Hicran abla!
Hicran abla misketleri getirdin mi?
Getirmedim.
-Niye ama ya? -Öyle işte.
Yarın getirsene Hicran abla.
Vallahi bilmiyorum.
Getir ya!
Cık. Cam fabrikasına uğrarsam belki.
-Yemin et? -Yemin etmem.
Bilmiyorum, bakacağız.
Hicran abla?
Ya bu sefer vermedi ama her gün veriyordu değil mi?
Getirmiş!
Çok korktun mu Hicran abla?
Korktum tabii ya.
Az kalsın eziliyordum ha.
Sen de kaçmasaydın? Verseydin misketleri?
O zaman tadı çıkmıyor ki.
Daha var mı?
Al, son dört.
O kadar.
-Ne zaman getireceksin yine? -Canım ne zaman isterse.
Şişt! Tamam.
Hadi, hadi, hadi bakalım miskete hadi.
No comments yet. Be the first to leave one.