The Ice Tower

The Ice Tower (La tour de glace)

دانلود زیرنویس Turkish

هماهنگ با نسخه‌های زیر

The Ice Tower 2025 1080p AMZN WEB-DL DDP5 1 H 264-Dooky
ناشر dikistutmaz
24 fps

برچسب‌ها

webdl
تاریخ انتشار: 2025-10-31
تعداد دانلود: 57
مخصوص ناشنوایان: No
FPS: 24

پیش‌نمایش زیرنویس Turkish

نخستین 185 خط.

2025 Berlin Film Festivali Gümüş Ayı - Üstün Sanatsal Katkı Ödülü

Karlar Kraliçesi'nin diyarı sınırsız, görkemli...

...ve buz gibi pırıl pırıldı.

Şatosunun duvarları rüzgârla savrulmuş karlardan örülüydü.

Pencereleri ve kapıları, delici rüzgarların oymasıyla yaratılmıştı.

Tipilerin şekillendirdiği...

...her biri devasa...

...ve ışıltılar saçarak bomboş duran yüzlerce odası vardı...

...ve hepsi de Kuzey Işıkları'nın büyülü parıltısıyla aydınlanıyordu.

Muhteşem bir manzaraydı.

THE ICE TOWER

Jeanne?

Jeanne!

Saatin kaç olduğunun farkında mısın?

Gittiğini sanıp korktum!

Buradayım işte...

Yeni hayatımda her şey çok iyi gidiyor! Sizi düşünüyorum. - Martine -

Bon Secours Koruyucu Aile Yurdu

Jeanne...

Kabus gördüm.

Gitme.

- Masal anlatayım mı? - Anlat.

“Kar taneleri düşmeye başladı...

...ve rüzgâr, kızağını süren bir silueti ortaya çıkardı.

Uzun boylu...

...göz kamaştırıcı buzdan yapılmış; ama canlı olan güzel bir kadındı bu.

Gözleri iki yıldız gibi parlıyor...

...ama sürekli yer değiştirip duruyordu.

Karlar Kraliçesi'nin ta kendisiydi!

Kraliçe, çocuğu öptü.

Kucaklaması o kadar soğuktu ki, çocuğun kalbini dondurdu.

Çocuk, bir anlığına öleceğini sandı.

Kraliçe, 'Bir öpücük daha alsaydın ölürdün,' dedi.

Çocuk, ona baktı.

Öylesine güzel...

...öylesine kusursuzdu ki!”

Kraliçe, ona gülümsedi.

Çocuk, başını kaldırıp gökyüzüne baktı ve o anda havalandılar.

Ormanların ve okyanusların üzerinden geçerek gökyüzünde süzüldüler.

Çok aşağılarda buz gibi rüzgar uğulduyordu.

Çok yukarıdaysa ay, kocaman ve pırıl pırıl şekilde parlıyordu.

Şafak sökerken, çocuk, Kraliçe'nin ayaklarının dibinde uyuyakalmıştı.

Al bunu.

Seni koruyacak sihirli bir boncuk.

Gidiyor musun?

Bu saatte dışarıda ne işin var?

Otobüsü kaçırdım.

Annen çok endişelenmiş olmalı.

- Nerede yaşıyorsun? - Şehirde.

Buz pateni pistinin yakınında.

Spor merkezindeki mi?

Şu...

- Noel pistini diyorsun. - Evet.

Kan mı o?

Elini mi yaraladın?

Pek hoşsohbet değilmişsin…

Hızlıca bir yere uğrayacağız, sonra seni evine bırakacağım.

Çok güzel kayıyorsun.

Teşekkürler.

- Gençlik yurdu nerede? - Bilmiyorum.

Kalacak bir yer arıyorum da...

Yardımcı olamayacağım, üzgünüm.

Kes!

Kes!

Karı durdurun!

- Daha geniş açıyla tekrar alalım. - Yeni bir çekim.

Seti temizleyin!

Stéphanie!

- Alo? - Agnès...

Jeanne? Neredesin?

Param yok. Beni arayabilir misin?

Numaranı ver, arayayım.

- 63 91 24. - Arıyorum.

Jeanne, iyi misin? Neredesin?

- Çok endişelendik. - İyiyim.

Henüz evden ayrılacak yaşta değilsin.

- Bianca! - Rose seni özlüyor.

Sen gittiğinden beri yemek yemeyi reddediyor.

Yanımda, telefonu ona vereceğim.

- Jeanne... - Rose.

- Ne zaman döneceksin? - Noel'de.

Noel'e daha çok var.

Biliyor musun, Karlar Kraliçesi'yle tanıştım.

- Gerçek hayatta daha da güzel. - Onunla mı kalacaksın?

Rose, uslu durur ve yemeğini yersen, sana onun kalesinden bir şey getiririm.

- Söz mü? - Söz.

Bianca.

Bianca Ligorio...

Bianca Ligorio.

Kırmızı Pabuçlar

Bana aldırma sen.

Ben Stéphanie. Merhaba.

- Bianca. - Bianca, güzel bir isim.

Burada ne yapıyorsun? Figüran mısın?

Evet...

Aslında, değilim...

Burada uyuyordum da...

Gidecek başka yerim yok.

Yaralandın mı?

Önemli bir şey değil.

Benimle gel.

Al şunu. Bende bir tane daha var.

Teşekkür ederim.

Kraliçe'nin kostümünden mi?

Yerde buldum.

Hırsız değilim ben.

Kraliçe öğrenirse pişman olursun.

Bayan van den Berg, hazırlar.

- Adın ne? - Bianca.

Bianca.

Eldivenime ihtiyacım olacak.

Sen de kimsin?

Figüranlardan biriyim.

Acele et. Diğerleri kostümlerini giydiler.

Bayanlar, yarım saat sonra başlıyoruz.

Bir figüran daha mı?

Orada durma, buraya gel.

Sette, Cristina'ya dikkat edin.

O her şeyi görür ve duyar.

Bir şey onu kızdırırsa, merhametsizleşir.

- Dur! Kes! Kes! - Kestik!

Cristina?

Cristina!

Konuşabilir miyiz?

İşte yine başlıyoruz ya...

Kaprislerinden bıktım artık.

Şımarık primadonna!

Kimse yaralanmadı.

Ara veriyoruz.

Cristina hazır olduğunda devam edeceğiz.

Kostümleri giyinik şekilde soyunma odasında beklesinler.

Cristina, kapıyı aç.

Cristina, lütfen kapıyı aç.

Cristina? Kapıyı aç!

Seni sette bekleyeceğim.

Benim. Max yukarı gelsin. Derhâl.

İyi olacaksın.

Bu Kraliçe çok talepkâr.

Gerçek bir tiran.

O ne olursa olsun, sen ondan çok daha fazlasısın, Cristina.

O bir canavar.

Bunun sonu gelmez.

Çok güzelsin.

Hiçbir şey doğru değil.

Ne makyaj, ne ışıklandırma, ne de objektif.

Ve gözlerimdeki bu parıltı, işkence gibi...

Dino, hiçbir şey göremiyorsam nasıl rol yapabilirim ki?

Bence harikasın ama...?

- Tekrar çekmeliyiz. - Lütfen...

Komple baştan çekmeliyiz.

Bianca sen misin?

Benim?

Bayan van den Berg seni görmek istiyor. Derhâl.

Yaklaş.

Isırmam.

Çok tatlısın.

- Kaç yaşındasın? - 20.

Yalancı...

Çok daha gençsin.

- Geçen ay 20 yaşına girdim. - Sana inanmıyorum.

Demek sen de figüranlarımızdan birisin?

Bu filmde çalışmak hoşuna gidiyor mu?

Evet.

Hem de çok.

Karlar Kraliçesi'ni çok seviyorum.

Masalı ezbere biliyorum.

Bu masalın en çok neyini seviyorsun?

Her şeyini.

Kraliçe'yi seviyorum...

...ve onun ölümsüz olmasını...

Ama o yalnız.

Kendi krallığı var...

...ve sonsuza kadar da onun kalacak.

Sence bu yeterli mi?

Biliyor musun, geçen gece sette...

Seni küçük bir fare gibi saklanırken gördüm.

Benden aldığın şeyi göster bana.

Artık birbirimize bağlıyız.

Cristina'nın yüzünden...

Ne? Cristina, orada bile değildi.

Karga korktu, hepsi bu.

Geçen gün, kargayı bana saldırttı.

Bana saldırmasını istedi.

Tamamen kafayı yemiş.

Affedersiniz... Ben hazırım.

The Ice Tower subtitles in other languages

نظرات

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left